Yıllardır bu ıssız kayalıktaki deniz fenerinde, gecenin karanlığını yırtan o devasa ışık çemberinin gölgesinde yaşıyorum. Kıyıya vuran dalgaların hırçın melodisi, artık zihnimin ayrılmaz bir parçası oldu. İlk zamanlar, şehirden ve insanlardan bu denli uzak kalmanın getirdiği yalnızlık içimi kemirirdi; fırtınalı gecelerde sığınacak sıcak bir sohbet arardım. Şimdilerde ise bu mutlak sessizliğin sunduğu huzuru hiçbir şeye değişmem. İnsanların karmaşık dünyasından kaçıp sığındığım bu kule, benim hem zindanım hem de sığınağım oldu. Bazen fenerin merdivenlerini tırmanırken geride bıraktığım yılları düşünüyor, o gençlik heyecanlarının, bitmek bilmez koşturmacaların ne kadar uzağında kaldığımı görüyorum. Hatalarımla, kırgınlıklarımla ve en çok da kendimle yüzleştiğim bu tecrit edilmiş yaşam, beni yavaş yavaş törpüledi. Artık ne fırtınalardan korkuyorum ne de limana yanaşmayan gemilere sitem ediyorum. Rüzgârın getirdiği soğuk nefesi bile dostça karşılıyor, hayatı olduğu gibi kabullenmenin dinginliğini yaşıyorum.
Bu parçada kendisinden söz eden kişiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- AGeçmişte yaptığı hatalar nedeniyle derin bir hayıflanma yaşamakta ve insanlara karşı sitem duymaktadır.
- Zamanla mevcut yaşam koşullarına uyum sağlayarak içsel bir dinginliğe ulaşmıştır.Cevap
- CYaşadığı tecrit edilmişliği sona erdirmek için geçmişteki sosyal ilişkilerini canlandırmaya çalışmaktadır.
- DDoğanın zorlu koşullarıyla mücadele ederek gücünü ve kararlılığını kanıtlama arayışındadır.
- Eİçinde bulunduğu yalnızlığı kabullenemediği için doğayı kendine zoraki bir sığınak olarak seçmiştir.