Ekosistem Ekolojisi ve Güncel Çevre Sorunları

56 soru

Soru 1Soru

Azot döngüsünde görev alan üç farklı canlı türünün (X, Y ve Z) gerçekleştirdiği bazı metabolik faaliyetler ve hücresel özellikleri aşağıda verilmiştir:

* X türü: Topraktaki amonyağı (NH3NH_3) oksitleyerek nitrit (NO2NO_2^-) oluşturur ve bu süreçten elde ettiği kimyasal enerjiyle kendi organik besinini sentezler.
* Y türü: Hücre dışı sindirim enzimleriyle organik atıkları parçalar ve oluşan amino asitleri hücresine alarak solunumda kullanır; bu süreçte amonyak açığa çıkarır.
* Z türü: Topraktaki nitrat (NO3NO_3^-) tuzlarını indirgeyerek atmosfer azotuna (N2N_2) dönüştürür ve bu süreçte oksijensiz solunum yapar.

Buna göre X, Y ve Z canlıları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X canlısı, gerçekleştirdiği organik besin sentezi reaksiyonları s��rasında ışık enerjisine ihtiyaç duymadığından bu faaliyeti gece ve gündüz kesintisiz sürdürebilir.

Cevap

X canlısı besin sentezi sürecinde ışık enerjisine ihtiyaç duymadığından bu faaliyeti gece ve gündüz kesintisiz sürdürebilir.
Doğru olan seçenekte belirtildiği gibi, X canlısı topraktaki amonyağı oksitleyerek nitrit oluşturan kemosentetik bir bakteridir. Kemosentez sürecinde organik besin üretimi için ışık enerjisi yerine inorganik maddelerin oksitlenmesiyle elde edilen kimyasal bağ enerjisi kullanılır. Bu sebeple kemosentez olayı ışığa bağımlı değildir; gece ve gündüz kesintisiz olarak gerçekleştirilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
X, Y ve Z canlılarının azot döngüsündeki rollerini ve metabolizma tiplerini belirleme.
X canlısı amonyağı nitrit yaptığı için nitrifikasyon (kemosentez) yapan bir ototrofdur. Y canlısı organik atıkları amonyağa dönüştürd��ğü için çürükçül (saprofit) bir heterotrofdur. Z canlısı nitratı serbest azota dönüştürdüğü için denitrifikasyon yapan bir heterotrofdur ve oksijensiz solunum yapar.
Soruda verilen öncülleri yorumlayarak canlıların ekolojik rollerini ve temel özelliklerini ortaya koymak gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin bu canlıların biyolojik özellikleriyle uyuşup uyuşmadığını analiz etme.
X canlısı kemosentetik olduğundan ışık ve klorofil kullanmaz. Y canlısı bakteri (prokaryot) ise salgı kofulu oluşturamaz. Z canlısı oksijensiz solunum yapar, oksijenli solunum tüm canlılarda ortak değildir. Y ve Z heterotrof olduğundan tamamı üretici olamaz.
Yanlış çeldiricileri eleyerek doğru yargıya ulaşmak hedeflenir.
3
Doğru seçeneği doğrulama.
Kemosentez reaksiyonları ışığa bağımlı olmadığı için gece ve gündüz kesintisiz olarak devam edebilir. Dolayısıyla X canlısının besin sentezi faaliyeti için gün ışığı zorunlu değildir.
Kemosentezin en temel özelliklerinden biri olan ışık enerjisine bağımlı olmama durumunun doğru seçenekte verildiğini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Azot döngüsündeki canlıların hücresel yapıları, ekolojik rolleri ve metabolik özellikleri (kemosentez, saprofitlik, denitrifikasyon).
Soru 2Soru

Bir tatlı su gölü ekosisteminde bulunan biyotik (canlı) ve abiyotik (cansız) bileşenler arasındaki etkileşimlerle ilgili,

I. Göl suyunun pHpH değerindeki ani değişimler, ayrıştırıcı (saprofit) bakterilerin hücresel enzim faaliyetlerini olumsuz etkileyerek organik atıkların inorganik maddelere dönüşüm hızını düşürebilir.
II. Sudaki kalsiyum ve potasyum gibi mineral tuzlarının miktarındaki artış, üretici algler tarafından fotosentez reaksiyonlarında enerji kaynağı (ATP sentezi için) olarak doğrudan kullanılır.
III. Sıcaklık artışı, sudaki çözünmüş oksijen miktarını azaltarak ve solunum enzimlerinin yapısını bozarak sucul tüketicilerin metabolik faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Birinci ve üçüncü ifadeler doğrudur.
Göl suyunun pH değerindeki değişimler enzimlerin yapısını etkileyerek saprofitlerin organik atık ayrıştırma hızını azaltır. Sıcaklık artışı da gazların çözünürlüğünü azaltarak sudaki oksijen miktarını düşürür ve enzim faaliyetlerini olumsuz etkiler. Bu nedenle birinci ve üçüncü ifadeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadenin analizi yapılır.
Birinci ifade doğrudur.
pH değeri, enzimlerin üç boyutlu yapısını ve çalışma hızını etkileyen kritik bir abiyotik faktördür. Saprofit bakteriler organik atıkları ayrıştırmak için dış ortama enzim salgılar; ortam pH'ının değişmesi bu enzimlerin etkinliğini azaltarak atık birikimine yol açar.
2
İkinci ifadenin analizi yapılır.
İkinci ifade yanlıştır.
Mineraller inorganik bileşiklerdir. Düzenleyici (koenzim) veya yapısal olarak kullanılırlar ancak fotosentezde (veya hücresel solunumda) hiçbir canlı tarafından ATP sentezlemek amacıyla doğrudan enerji verici substrat olarak tüketilmezler.
3
Üçüncü ifadenin analizi yapılır.
Üçüncü ifade doğrudur.
Sıcaklık artışı, suyun gaz çözme kapasitesini azaltarak sudaki çözünmüş oksijen miktarını düşürür. Ayrıca yüksek sıcaklık, tüketicilerin solunum enzimlerinin yapısını bozarak hücresel solunumu olumsuz etkiler.

Anahtar Kavram

Ekosistemin Biyotik ve Abiyotik Bileşenlerinin Karşılıklı Etkileşimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

Bir ekosistemde bulunan beş farklı canlı türünün (KK, LL, MM, NN ve PP) bazı özellikleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

Canlı TürüH��cre YapısıKarbondioksit ÖzümlemesiHücre Dışı Sindirim Enzim AktivitesiIşık Enerjisi Kullanımı
KÖkaryotVarVarVar
LProkaryotVarYokYok
MÖkaryotYokVarYok
NProkaryotVarYokVar
PÖkaryotYokVarYok

Buna göre, özellikleri belirtilen bu canlılar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: L ve N canlılarının her ikisi de inorganik bileşiklerden organik monomer sentezlerken karbon kaynağı olarak karbondioksit (CO2CO_2) kullanırlar.

Cevap

L ve N canlılarının her ikisinin de organik monomer sentezlerken karbon kaynağı olarak karbondioksiti kullanması doğrudur.
Doğru olan ifade, her iki üretici canlının da (L ve N) karbondioksit özümlemesi yaparak karbon kaynağı olarak karbondioksit (CO2CO_2) kullandığını belirtir. Karbondioksit özümlemesi (fiksasyonu), fotoototrof ve kemoototrof canlılar için ortak ve ayırt edici bir özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Tabloda verilen canl��ların beslenme biçimlerini ve hücre tiplerini belirleme.
K miksotrof (ökaryot), L kemoototrof (prokaryot), M heterotrof/saprofit (ökaryot), N fotoototrof (prokaryot) ve P heterotrof/holozoik (ökaryot) olarak sınıflandırılır.
Her bir canlının ekolojik ve metabolik rolünü doğru analiz edebilmek amacıyla bu belirleme yapılır.
2
L ve N canlılarının karbondioksit özümleme özelliğini inceleme.
Hem L hem de N canlısı inorganik karbonu (CO2CO_2) organik moleküllere çevirebilen ototrof (üretici) canlılardır.
Karbondioksit özümlemesinin tüm üreticiler için ortak karbon kaynağı kullanımı anlamına geldiğini tespit etmek amacıyla incelenir.
3
N canlısının hücresel yapısını ve fotosentez mekanizmasını kloroplast varlığı açısından kontrol etme.
N canlısı prokaryot olduğundan kloroplast organeli bulunduramaz; fotosentezi sitoplazmada gerçekleştirir.
Zarlı organel yokluğu kuralının prokaryotlar için geçerliliğini test etmek amacıyla kontrol edilir.
4
Kloroplastta üretilen ATP'nin kullanım yerlerini sorgulama.
Kloroplastta üretilen ATP sadece fotosentezde kullanılır; hücre dışı sindirim enzimlerinin salgılanması gibi sitoplazmik olaylarda mitokondri veya sitoplazmada üretilen ATP kullanılır.
Fotofosforilasyon ATP'sinin hücre içi lokalizasyon sınırlarını belirlemek amacıyla sorgulanır.
5
Besin zincirinde biyolojik birikimin ve kemosentezde ışık ihtiyacının doğruluğunu değerlendirme.
Üst trofik düzeylere doğru biyolojik birikim artar, kemosentez ise ışıktan tamamen bağımsızdır.
Diğer seçeneklerin neden yanlış olduğunu kesinleştirmek amacıyla bu değerlendirme yapılır.

Anahtar Kavram

Ekosistemdeki canlıların beslenme şekilleri (ototrof, heterotrof, miksotrof) ile hücre tipi ve metabolik özelliklerinin ilişkisi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4Soru

Belirli bir alan ve zaman diliminde yaşayan, aynı türe ait bireylerin oluşturduğu topluluğa popülasyon denir.

Buna göre, aşağıda verilenlerden hangisi bir popülasyon örneğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Van Gölü'ndeki inci kefalleri

Cevap

Van Gölü'ndeki inci kefalleri
Popülasyon, belirli bir bölgede yaşayan aynı türe ait bireyler topluluğudur. İnci kefali bilimsel olarak tek bir türü (*Alburnus tarichi*) ifade eder ve Van Gölü'nde yaşayan bu türün bireyleri popülasyonu oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Popülasyon tanımının temel kriterini belirleyin.
Popülasyonun belirli bir alanda yaşayan 'tek bir türe' ait bireylerden oluşması gerekir.
Çözümde aranan temel özellik, seçenekteki canlı grubunun tek bir türü belirtmesidir.
2
Seçeneklerdeki canlı gruplarının tek bir türü mü yoksa birden fazla türü mü temsil ettiğini analiz edin.
İnci kefali tek bir türü belirtirken; kuşlar, balıklar, sürüngenler ve algler birden fazla türü barındıran genel gruplardır.
Birden fazla tür içeren gruplar komünite oluşturur, tek tür içeren grup popülasyon oluşturur.

Anahtar Kavram

Popülasyon ve komünite kavramlarının farkı
Soru 5Soru

Karadeniz ekosistemi temel alınarak hazırlanan aşağıdaki ekolojik birimlerin, kapsam genişliği bakımından en dar olandan en geniş olana doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama birey (tek bir hamsi), popülasyon (hamsi topluluğu), komünite (tüm canlılar), ekosistem (canlılar ve abiyotik faktörler) ve biyosfer (tüm canlılık kuşağı) şeklinde en dar kapsamlı olandan en genişe doğrudur.
Doğru sıralama, ekolojik organizasyon basamaklarının kapsam genişliğine dayanmaktadır. En dar kapsamlı birim tek bir canlıyı temsil eden bireydir (hamsi balığı). Aynı türe ait bireylerin oluşturduğu popülasyon (hamsi topluluğu) daha geniş kapsama sahiptir. Farklı türlerin popülasyonlarından oluşan komünite (tüm canlı türleri) popülasyondan daha geniştir. Canlı toplulukları ile cansız etmenlerin bir araya geldiği ekosistem (Karadeniz'deki tüm canlılar ve abiyotik faktörler) komüniteyi de içine alır. En kapsamlı düzey ise dünya üzerindeki tüm ekosistemleri barındıran biyosferdir. Bu nedenle sıralama birey, popülasyon, komünite, ekosistem ve biyosfer şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen ekolojik örneklerin hangi kavramlara karşılık geldiğini belirleme.
İlk tanım tek bir canlıyı (birey), ikincisi aynı türe ait topluluğu (popülasyon), üçüncüsü farklı türlerin birlikteliğini (komünite), dördüncüsü canlı ve cansız çevreyi (ekosistem), beşincisi ise yeryüzündeki tüm canlı alanı (biyosfer) ifade eder.
Ekolojik kavramların kapsam genişliğini doğru sıralayabilmek için öncelikle tanımların hangi düzeylere ait olduğunun teşhis edilmesi gerekir.
2
Belirlenen ekolojik düzeylerin kapsam genişliklerine göre kuramsal ilişkisini kurma.
Kapsam genişliği en dar olandan en geniş olana doğru hiyerarşik sıralama: Birey < Popülasyon < Komünite < Ekosistem < Biyosfer şeklindedir.
Popülasyon bireylerden, komünite popülasyonlardan, ekosistem komünite ve abiyotik faktörlerden oluşur; biyosfer ise tüm ekosistemleri kapsar.
3
Tanımlanan örnekleri bu hiyerarşik sıraya göre dizme.
Sıralama: tek bir hamsi balığı (birey) -> hamsi balıklarının oluşturduğu topluluk (popülasyon) -> tüm canlı türleri (komünite) -> canlılar ve abiyotik faktörler (ekosistem) -> tüm ekosistemleri kapsayan canlılık tabakası (biyosfer) şeklindedir.
Kuramsal sıralama ile örneklerin eşleştirilmesi tamamlanarak doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Ekolojik organizasyon basamaklarının (birey, popülasyon, komünite, ekosistem, biyosfer) tanımları ve hiyerarşik sıralaması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen ekolojik durum ve tanımları, sağ sütundaki uygun ekolojik kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karadeniz'de belirli bir zaman diliminde yaşayan hamsi balıklarının oluşturduğu topluluk
Manyas Kuş Gölü'nde bir arada yaşayan ve etkileşim halinde olan tüm canlı popülasyonları
Bir organizmanın ekosistem içinde üstlendiği iş, görev ve beslenme ilişkilerinin tümü
Bir canlı türünün beslendiği, korunduğu ve neslini devam ettirebildiği doğal yaşam adresi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki durumların sırasıyla popülasyon, komünite, ekolojik niş ve habitat kavramlarıyla doğru eşleştirilmesi gerekir.
Karadeniz'deki hamsiler tek bir türe ait olduğu için popülasyondur; Manyas Kuş Gölü'ndeki tüm canlılar birden fazla tür içerdiği için komünitedir; canlının üstlendiği iş ekolojik niş, yaşadığı doğal adres ise habitattır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk ifadedeki tek bir canlı türüne ait topluluğun kavramsal karşılığını belirleme
Aynı türden bireylerin oluşturduğu topluluk popülasyon olduğundan Karadeniz'deki hamsiler popülasyon ile eşleşir.
Popülasyon tanımı gereği belirli bir alanda yaşayan aynı türden bireyleri kapsar.
2
İkinci ifadedeki çok sayıda farklı popülasyonun oluşturduğu topluluğun karşılığını belirleme
Belirli bir bölgedeki canlı popülasyonlarının tümü komünite ile eşleşir.
Komünite, aynı alanda yaşayan ve birbiriyle etkileşen farklı türlerin bütünüdür.
3
Üçüncü ifadedeki göreve ve işe dayalı ekolojik kavramı belirleme
Canlının ekosistemdeki işi ekolojik niş ile eşleşir.
Ekolojik niş, bir organizmanın ekosistemdeki biyolojik rolüdür.
4
Dördüncü ifadedeki yaşam adresine dayalı ekolojik kavramı belirleme
Canlının doğal yaşam yeri habitat ile eşleşir.
Habitat, bir canlının doğada en iyi uyum sağladığı ve arandığında bulunabileceği yaşam alanıdır.

Anahtar Kavram

Ekolojik Terimler ve Temel Kavramlar
Soru 7Soru

Bir karasal ekosistemde, ölü bir hayvanın yapısındaki protein molekülünde yer alan bir azot atomunun, saprofit faaliyetiyle başlayıp serbest azot gazı (N2N_2) halinde atmosfere verilmesine kadar geçen süreçte meydana gelen aşağıdaki olayları gerçekleşme sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sürecin doğru sırası: Ökaryotik ayrıştırıcının amonyak oluşturması, amonyağın nitrite yükseltgenmesi, nitritin nitrata yükseltgenmesi ve son olarak nitratın serbest azot gazına indirgenerek atmosfere salınması şeklindedir.
Süreç, saprofit faaliyetiyle amino asitlerin oksijenli solunumda yıkılarak amonyak üretilmesiyle başlar. Oluşan amonyak nitrifikasyonun ilk basamağında nitrite oksitlenir. Daha sonra nitrit, nitrata oksitlenerek nitrifikasyon tamamlanır. En son aşamada ise denitrifikasyon bakterileri nitratı indirgeyerek atmosfere serbest azot gazı salar. Bu sıralama madde döngüsündeki kimyasal dönüşüm basamaklarının doğal akışına uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Organik atıklardaki azotun amonyağa dönüştürülmesi belirlenir.
Protein hidrolizi ve amino asit solunumu ile amonyak (NH3NH_3) oluşur.
Döngünün başlayabilmesi için organik azotun inorganik forma dönüştürülmesi gerekir.
2
Amonyağın nitrite yükseltgenmesi incelenir.
Nitrosomonas gibi kemosentetik bakteriler amonyağı nitrite oksitler.
Bitkiler amonyağı doğrudan yüksek miktarda kullanamaz, azotun oksitlenmesi gerekir.
3
Nitritin nitrata yükseltgenmesi takip edilir.
Nitrobacter gibi kemosentetik bakteriler nitriti nitrata dönüştürür.
Nitrifikasyon sürecinin tamamlanması ve bitkilerin öncelikli tercihi olan nitratın oluşması sağlanır.
4
Nitratın serbest azot gazına indirgenmesi belirlenir.
Denitrifikasyon bakterileri nitratı indirgeyerek atmosfere serbest azot (N2N_2) gazı verir.
Azot atomunun atmosfere geri dönerek döngüyü tamamlaması bu aşamayla gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Azot döngüsünde organik maddelerin ayrıştırılması, nitrifikasyon (kemosentetik oksitleme) ve denitrifikasyon (oksijensiz solunumda nitrat indirgenmesi) basamaklarının ardışık sırası ve bu süreçleri gerçekleştiren canlıların hücresel özellikleri.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 8Soru

Bir ekosistemin abiyotik (cansız) bileşenlerinden olan mineraller ile bu ekosistemdeki biyotik (canlı) bileşenlerin ilişkisine dair,

I. Mineraller, canlı hücrelerde hücresel solunum reaksiyonlarında enerji verici olarak yıkıl��rlar.
II. Ototrof (üretici) canlılar da dahil olmak üzere tüm biyotik faktörler, mineralleri dış ortamdan hazır olarak almak zorundadır.
III. Ayrıştırıcı (saprofit) grupta yer alan bakteri ve arkeler, aldıkları mineralleri mitokondrilerinde hücresel solunum reaksiyonlarında tüketirler.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız II

Cevap

Yalnız II
Yalnız II ifadesi doğrudur çünkü üreticiler (ototroflar) dahil olmak üzere hiçbir canlı mineral sentezi yapamaz; mineraller ekosistemin abiyotik bileşeni olarak dış ortamdan hazır alınır. Diğer öncüllerden minerallerin enerji verici olarak parçalandığını belirten birinci öncül ve prokaryot ayrıştırıcıların mitokondrisinde minerallerin tüketildiğini belirten üçüncü öncül biyolojik olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunu kontrol et.
Mineraller inorganik maddelerdir ve hücresel solunum reaksiyonlarında enerji verici (ATP üretimi amacıyla) olarak parçalanmazlar. Dolayısıyla birinci öncül yanlıştır.
Minerallerin enerji verici olarak kullanılmadığı bilgisi canlının yapısındaki bileşiklerin temel özelliklerindendir.
2
İkinci öncülün doğruluğunu kontrol et.
Ototrof (üretici) canlılar kendi organik besinlerini üretebilirler ancak inorganik maddeleri (su ve mineraller) sentezleyemezler. Bu nedenle ekosistemdeki tüm canlılar gibi üreticiler de mineralleri abiyotik çevreden hazır almak zorundadır. Dolayısıyla ikinci öncül doğrudur.
İnorganik maddelerin canlılar tarafından sentezlenemeyeceği kuralını uygulamak için.
3
Üçüncü öncülün doğruluğunu kontrol et.
Bakteriler ve arkeler prokaryot hücre yapısına sahiptir. Prokaryot canlılarda mitokondri gibi zarlı organeller bulunmaz. Solunum enzimlerini sitoplazma veya hücre zarı kıvrımlarında bulundururlar. Dolayısıyla üçüncü öncül yanlıştır.
Hücre tiplerine göre organel dağılımını değerlendirmek için.

Anahtar Kavram

Mineraller gibi abiyotik bileşenlerin canlılar (biyotik bileşenler) tarafından dış ortamdan hazır alınması zorunluluğu, inorganik maddelerin enerji vermemesi ve prokaryot ayrıştırıcıların organel yapısı.
Soru 9Soru

Dim Mağarası'nın iç kısımlarında ışık almayan, sıcaklığı yıl boyunca 1214 C12\text{--}14\ ^\circ\text{C} arasında sabit kalan ve yüksek nem oranına sahip bölümünde yaşayan canlılar ve çevreleriyle ilgili yapılan bir araştırmada aşağıdaki bulgular elde edilmiştir:

* Mağarada sadece bu ortama uyum sağlamış, gözleri körelmiş bir eklembacaklı türü olan *Troglocaris anophthalmus* (mağara karidesi) yaşamaktadır.
* Mağaranın zeminindeki organik atıkları ayrıştırarak beslenen bakteri ve mantar türleri bulunmaktadır.
* Mağara tavanında yaşayan yarasalar, geceleri mağara dışına çıkarak beslenmekte ve dışkılarıyla (guano) mağara içi organik madde girdisini sağlamaktadır.

Buna göre, bu mağara ekosistemi ve burada yaşayan canlılar ile ilgili yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Işık almayan, yüksek nemli ve sıcaklığı sabit olan mağara içi fiziksel alan, bu komünitenin biyotopunu temsil eder.

Cevap

Işık almayan, yüksek nemli ve sıcaklığı sabit olan mağara içi fiziksel alan, bu komünitenin biyotopunu temsil eder.
Biyotop, canlıların (komünitenin) yaşam faaliyetlerini sürdürebilmesi için uygun fiziksel ve kimyasal koşulları sağlayan cansız coğrafi alandır. Mağara içi bölgedeki ışık almayan, nemli ve sıcaklığı sabit olan fiziksel ortam bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekolojik kavramların (popülasyon, komünite, biyotop, habitat, ekolojik niş) tanımlarını hatırlayarak mağara ekosistemindeki unsurlarla karşılaştırın.
Popülasyon aynı türden bireyleri, komünite farklı popülasyonların oluşturduğu topluluğu, biyotop cansız çevreyi, habitat canlının yaşam adresini, ekolojik niş ise canlının ekosistemdeki işini ifade eder.
Soruda verilen öncüller ile ekolojik kavramlar arasındaki ilişkileri doğru analiz edebilmek için temel tanımlara ihtiyaç duyulur.
2
Mağaranın fiziksel özellikleri ile canlı topluluğu arasındaki ilişkiyi biyotop tanımı üzerinden değerlendirin.
Işık almayan, nemli ve sıcaklığı sabit olan mağara içi fiziksel ortam cansız çevreyi temsil ettiği için bu alandaki komünitenin biyotopudur. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.
Doğru seçeneğin bilimsel gerekçesini ortaya koymak.
3
Yanlış seçeneklerdeki kavram kaymalarını analiz edin.
Karides, bakteri ve mantarlar farklı türler olduğu için popülasyon oluşturamaz (komünitedir). Yarasaların beslenme ve madde taşıma rolleri habitat değil ekolojik niştir. Ayrıştırıcı bakteri ve mantarlar tek bir tür olmadığı için popülasyon oluşturamaz.
Çeldirici seçeneklerin neden yanlış olduğunu kavramsal düzeyde doğrulamak.

Anahtar Kavram

Ekolojik Terimler ve Temel Kavramlar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

Orman ekosisteminde gerçekleşen madde ve enerji akışı süreçlerinde rol alan abiyotik (cansız) ve biyotik (canlı) faktörler arasındaki etkileşimlerle ilgili,

I. Topraktaki mineraller, üretici canlılar taraf��ndan hücresel solunumda enerji verici olarak tüketilir.
II. Sıcaklık ve pH gibi abiyotik etmenler, canlıların metabolik faaliyetlerinde görev alan enzimlerin çalışma hızını doğrudan etkiler.
III. Ayrıştırıc�� bakteri türleri, organik atıkları parçalamak üzere hücre dışına salgılayacakları enzimleri golgi aygıtında paketler.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız II

Cevap

Sıcaklık ve pH gibi abiyotik etmenlerin enzim çalışma hızını doğrudan etkilediğini belirten 'Yalnız II' ifadesinin bulunduğu seçenek doğrudur.
Sıcaklık ve pH gibi cansız (abiyotik) çevre faktörleri, canlıların (biyotik) metabolik süreçlerini yürüten enzimlerin çalışma hızını doğrudan belirler. Bu nedenle ikinci ifade biyolojik olarak doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncüldeki mineral kullanımını değerlendirme
Mineraller inorganik bileşikler olup hücresel solunumda enerji kaynağı olarak kullanılamazlar. Dolayısıyla birinci öncül yanlıştır.
İnorganik maddelerden mineral ve su, canlılarda yapısal ve düzenleyici olarak rol alır; ATP üretimi amacıyla solunum reaksiyonlarında yıkıma uğramazlar.
2
İkinci öncüldeki abiyotik faktörlerin etkisini değerlendirme
Sıcaklık ve pH gibi abiyotik faktörler protein yapılı enzimlerin üç boyutlu yapısını ve katalizör etkinliklerini doğrudan etkiler. Dolayısıyla ikinci öncül doğrudur.
Enzimler belirli optimum sıcaklık ve pH değerlerinde en yüksek aktiviteyi gösterirler; bu değerlerden sapmalar enzimin çalışma hızını değiştirir.
3
Üçüncü öncüldeki ayrıştırıcı bakterilerin organel yapısını değerlendirme
Bakteriler prokaryot hücre yapısındadır ve golgi aygıtı gibi zarlı organelleri yoktur. Dolayısıyla üçüncü öncül yanlıştır.
Prokaryotik hücrelerde sadece zarsız olan ribozom organeli bulunur. Hücre dışına salgılanacak protein yapılı enzimler zarlı organel yolları kullanılmadan hücre dışına aktarılır.

Anahtar Kavram

Ekosistemin abiyotik faktörlerinin (mineral, sıcaklık, pH) özellikleri ve biyotik faktörlerin (üretici, ayrıştırıcı bakteri) hücresel yapısal kısıtlamaları.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 11Soru

Bir ekosistemde yer alan üretici, tüketici ve ayrıştırıcı canlılar arasındaki beslenme ilişkilerini gösteren besin zincirleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üreticiden tüketiciye doğru gidildikçe dokularda biriken zehirli madde miktarı artarken, bir üst basamağa aktarılan enerji miktarı azalır.

Cevap

Üreticiden tüketiciye doğru gidildikçe dokularda biriken zehirli madde miktarı artarken, bir üst basamağa aktarılan enerji miktarı azalır.
Besin zincirindeki enerji akışı yukarı doğru azalarak gerçekleşir (her basamakta yaklaşık %10\%10 aktarım gerçekleşir). Buna karşılık, canlıların dokularında biriken zehirli maddeler (biyolojik birikim) üst basamaklara doğru gidildikçe artış gösterir. Dolayısıyla, doğru seçenekte belirtilen ifade besin zincirlerindeki temel kuralları tam olarak yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Besin zincirindeki enerji akışı kuralını hatırlayın.
Her trofik düzeyde (beslenme basamağında) enerjinin yaklaşık %10\%10'u bir üst basamağa aktarılır, geri kalanı ısı olarak çevreye verilir veya metabolik faaliyetlerde tüketilir. Bu nedenle aktarılan enerji yukarı doğru gidildikçe azalır.
Enerji piramidinin yukarı doğru daralmasının nedenini ve enerji kaybını belirlemek.
2
Biyolojik birikim (zehirli madde birikimi) yönünü analiz edin.
Canlıların vücutlarında parçalanamayan ve atılamayan zehirli maddeler (örneğin ağır metaller, DDT gibi kimyasallar), besin zinciri yoluyla üst basamaklara aktarılır ve üst basamaklardaki canlıların vücutlarında daha yüksek yoğunlukta birikir.
Besin zincirinde zehirli madde birikiminin üreticiden tüketiciye doğru artış yönünü saptamak.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru yargıyı belirleyin.
Doğru ifade, üreticiden tüketiciye gidildikçe zehirli madde miktarının arttığını ve aktarılan enerji miktarının azaldığını belirten ifadedir.
Ulaşılan ekolojik kurallar doğrultusunda doğru seçeneğe karar vermek.

Anahtar Kavram

Besin piramidinde üreticiden son tüketiciye doğru aktarılan enerji miktarının azalması ve biyolojik birikimin artması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 12Soru

Bir ekosistemde abiyotik ve biyotik faktörler sürekli etkileşim halindedir. Bu etkileşimler ekosistemin dengesini ve madde döngülerinin sürekliliğini belirler.

Aşağıdaki tabloda, bir kara ekosistemindeki bazı abiyotik değişimler ve bunların biyotik bileşenler üzerindeki etkileri verilmiştir:

Abiyotik DeğişimBiyotik Bileşen Üzerindeki Etkisi
Toprak pHpH değerinin asidik yöne kayması (pH5,0pH \approx 5,0)Topraktaki azot bağlayıcı kemosentetik bakterilerin enzim aktivitelerinin durması, saprofit mantarların ise faaliyetlerine devam etmesi
Ortam sıcaklığının optimum değerin üzerine çıkması (T>45CT > 45^\circ\text{C})Bitki yapraklarındaki stomalardan terleme hızının azalması, fotosentez hızının yavaşlaması
Topraktaki demir (Fe2+Fe^{2+}) ve magnezyum (Mg2+Mg^{2+}) iyon miktarının azalmasıBitkilerde klorofil sentezinin aksaması, dolayısıyla birincil tüketici seviyesine aktarılan besin miktarının düşmesi

Bu bilgilere göre, abiyotik ve biyotik bileşenlerin etkileşimleri ile ilgili yapılan aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir ve magnezyum gibi abiyotik faktörlerin eksikliği, üretici canlıların klorofil sentezini aksatarak ekosistemdeki trofik düzeyler arasında aktarılan besin ve enerji miktarının azalmasına neden olur.

Cevap

Demir ve magnezyum gibi abiyotik faktörlerin eksikliği, üretici canlıların klorofil sentezini aksatarak ekosistemdeki trofik düzeyler arasında aktarılan besin ve enerji miktarının azalmasına neden olur.
Demir ve magnezyum eksikliğinin üreticilerde klorofil sentezini aksatarak besin zinciri boyunca aktarılan enerji ve besin miktarını azaltacağını belirten ifade doğrudur. Magnezyum klorofilin yapısına doğrudan katılırken, demir klorofil sentezini katalizleyen enzimin yapısına yardımcı kısım (kofaktör) olarak katılır. Bu minerallerin eksikliği fotosentez hızını düşürür ve üretilen besin miktarını azaltarak üst trofik düzeylere aktarılan enerjiyi olumsuz etkiler.

Adım Adım Çözüm

1
Abiyotik faktörler olan mineral seviyelerinin bitkiler üzerindeki etkisini ve klorofilin önemini analiz edin.
Demir (Fe2+Fe^{2+}) klorofil sentezinde kofaktör olarak rol oynar; Magnezyum (Mg2+Mg^{2+}) ise klorofilin yapısına katılır. Bu minerallerin eksikliği klorofil sentezini aksatır.
Minerallerin biyolojik fonksiyonlarını belirlemek ve bitki metabolizmasındaki yerini anlamak için.
2
Klorofil eksikliğinin besin zincirine ve enerji akışına olan etkisini değerlendirin.
Klorofil sentezinin aksaması fotosentez hızını düşürür. Bu durum, üreticilerin sentezlediği organik besin miktarını azaltır.
Üretici düzeyindeki değişimin diğer trofik düzeylere yansımasını anlamak için.
3
Üretilen organik besin miktarındaki azalı��ın tüketicilere olan etkisini yorumlayın.
Fotosentez veriminin düşmesi, üreticilerden tüketicilere (birincil, ikincil vb. tüketiciler) aktarılan besin ve enerji miktarının da azalmas��na yol açar.
Ekosistemdeki madde ve enerji akışı prensibini sorudaki verilerle ilişkilendirmek için.
4
Diğer seçeneklerde verilen ifadelerin bilimsel doğruluğunu ve çelişkilerini kontrol edin.
Minerallerin hücresel solunumda doğrudan enerji verici olarak kullanılması, prokaryot bakterilerde mitokondri varlığı iddiası, kemosentezin veya saprofit faaliyetlerinin tamamen ışığa bağımlı olması gibi ifadelerin bilimsel olarak yanlış olduğu tespit edilir.
Çeldiricileri eleyerek doğru sonuca ulaşmak ve kavramsal hataları doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Ekosistemi etkileyen abiyotik faktörlerin (sıcaklık, pH, mineraller vb.) biyotik bileşenler (üreticiler, tüketiciler, ayrıştırıcılar) üzerindeki fizyolojik ve ekolojik etkileri.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 13Soru

Bir ekosistemde madde d��ngüsü ve beslenme ilişkilerinde görev alan XX, YY, ZZ ve TT canlılarının ekolojik işlevleri aşağıda belirtilmiştir:

* **XX canlısı:** Güneş ışığı yardımıyla inorganik maddelerden organik besin sentezlemektedir.
* **YY canlısı:** Ölü organik atıkları parçalayarak amonyak (NH3NH_3) açığa çıkarmaktadır.
* **ZZ canlısı:** Amonyağı oksitleyerek elde ettiği enerjiyle karbondioksit özümlemesi yapmaktadır.
* **TT canlısı:** Doğrudan XX canlısını tüketerek besin ihtiyacını karşılamaktadır.

Buna göre, bu canlıların hücresel özellikleri ve beslenme şekilleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Z canlısı, karbondioksit özümlemesi yaparken ışık enerjisine doğrudan ihtiyaç duymayıp, amonyağın oksidasyonu ile elde ettiği kimyasal enerjiyi besin sentezinde kullanır.

Cevap

Z canlısının karbondioksit özümlemesi yaparken ışık enerjisine ihtiyaç duymadan, amonyağın oksidasyonu ile elde edilen kimyasal enerjiyi kullanması doğrudur.
Kemoototrof beslenen canlılar (Z canlısı gibi nitrifikasyon bakterileri), amonyağı oksitleyerek kimyasal enerji açığa çıkarır. Bu kimyasal enerjiyi kullanarak karbondioksit ve sudan organik besin üretirler. Bu reaksiyonlar için ışık enerjisi gerekmediğinden gece-gündüz kesintisiz gerçekleşebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Canlıların beslenme şekillerini ekolojik işlevlerine göre belirleme.
X canlısı fotoototrof (güneş ışığı kullanan üretici), Y canlısı saprofit (organik atık ayrıştırıcısı), Z canlısı kemoototrof (inorganik madde oksidasyonu yapan üretici) ve T canlısı otçul tüketicidir (X ile beslenen).
Sorudaki öncüllerde verilen ekolojik roller canlıların beslenme tiplerini kesin olarak tanımlar.
2
X ve Y canlılarının hücresel yapı kısıtlamalarını prokaryot hücre modeline göre analiz etme.
Prokaryotlarda kloroplast ve golgi gibi zarlı organeller bulunmaz. Bu nedenle siyanobakteri olan X'te kloroplast, saprofit bakteri olan Y'de ise golgi veya ekzositoz ile enzim salgılanması görülemez.
Canlıların prokaryotik olduğu durumlarda zarlı organel içermediği bilgisini test etmek hücresel biyoloji kuralları gereğidir.
3
Z canlısının kemoototrof özelliklerini değerlendirme.
Kemoototroflar (örneğin amonyağı nitrite dönüştüren nitrifikasyon bakterileri) karbon özümlemesini (besin sentezi) ışık yerine kimyasal enerjiyle yapar.
Kemototrof organizmaların temel enerji elde etme ve besin sentezleme mekanizmasını doğru yorumlamak.
4
Ekosistemdeki madde akışı ve biyolojik birikim ilkelerini test etme.
Biyolojik birikim (toksik madde) üreticiyi takip eden besin zinciri boyunca yukarı doğru artar. Z bir üretici olduğundan birikimin en fazla onda olması beklenmez. T tüketicisinde X'ten fazla birikim olur.
Besin piramidinde yukarı çıkıldıkçe biyolojik birikimin arttığı kuralını uygulamak.
5
Hücresel solunumda kullanılan enerji kaynaklarını kontrol etme.
Su ve mineraller inorganik maddedir. Canlılar inorganik maddeleri solunumda enerji eldesi için kullanamaz.
Minerallerin enerji vermediği kuralını hatırlamak.

Anahtar Kavram

Ekosistemde ototrof, heterotrof ve hem ototrof hem heterotrof canlıların beslenme ilişkileri, madde döngülerindeki rolleri ve hücresel yapı kısıtlamaları (prokaryot/ökaryot farkları).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

Ekosistemdeki madde döngüsünde çok önemli bir role sahip olan ayrıştırıcı (saprofit) bir bakteri türü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre dışına salgıladıkları sindirim enzimleriyle organik atıkları parçalayarak elde ettikleri monomerleri hücre içine alırlar.

Cevap

Ayrıştırıcı bakteriler, hücre dışına salgıladıkları sindirim enzimleriyle organik atıkları parçalayarak elde ettikleri monomerleri hücre içine alırlar.
Ayrıştırıcı bakteriler, organik atıkları hücre dışı sindirim enzimleriyle monomerlerine ayırarak hücre içine alırlar ve madde döngüsüne katkı sağlarlar. Bu beslenme şekli saprofit beslenmenin temel özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Canlının hücresel yapısını belirleme.
Soruda bahsedilen ayrıştırıcı canlı bir bakteridir, dolayısıyla prokaryot hücre yapısına sahiptir ve zarlı organeli (mitokondri, kloroplast, golgi vb.) bulunmaz.
Soruda verilen canlının bir bakteri olduğu belirtildiği için hücre tipinin doğru analiz edilmesi gerekir.
2
Beslenme tipini ve madde döngüsündeki rolünü değerlendirme.
Ayrıştırıcılar (saprofitler) organik atıkları hücre dışına salgıladıkları enzimlerle sindirip monomerleri hücre içine alırlar ve bu atıkları inorganik maddelere dönüştürürler.
Ayrıştırıcıların temel beslenme mekanizması hücre dışı sindirime dayanır.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu test etme.
Golgi, mitokondri ve kloroplast gibi zarlı organeller içeren veya inorganik maddelerin solunumda enerji verici olarak kullanıldığını savunan seçenekler elenir. Hücre dışı sindirim enzimleriyle organik atıkları parçaladığını belirten ifade doğru kabul edilir.
Prokaryotların organel sınırlamaları ve inorganik maddelerin enerji vermeme kuralı uygulanarak doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Saprofit (Ayrıştırıcı) Canlıların Beslenme Mekanizması ve Prokaryot Hücre Özellikleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 15Soru

Bir ekosistemde yer alan beş farklı popülasyonun beslenme ilişkileri ve bazı hücresel özellikleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

PopülasyonBeslenme ŞekliKarbon KaynağıHücresel Özellikler
IFotoototrofCO2CO_2Çift zarlı organel bulundurmaz, elektron kaynağı olarak H2SH_2S kullanır.
IISaprofit (Ayrıştırıcı)Organik AtıkPeptidoglikan yapılı hücre duvarına sahiptir.
IIIHem Ototrof Hem HeterotrofCO2CO_2 ve Organik monomerlerGelişmiş kloroplastlara ve aktif hareket sağlayan kamçıya sahiptir.
IVHolozoikOrganik besin kalıntılarıSindirim kanalına ve gelişmiş sinir sistemine sahiptir.
VKemoototrofCO2CO_2Sitoplazmasında halkasal DNA taşır, inorganik maddeleri oksitler.

Buna göre, bu popülasyonlar ve ekolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V. popülasyondaki canlılar, inorganik maddelerin oksidasyonundan elde ettikleri kimyasal enerjiyi kullanarak inorganik maddelerden organik besin sentezini sitoplazmalarında gerçekleştirir.

Cevap

V. popülasyondaki canlıların inorganik maddelerin oksidasyonundan elde ettikleri kimyasal enerjiyi kullanarak organik besin sentezini sitoplazmalarında gerçekleştirdiğini belirten ifade doğrudur.
Doğru olan seçenek, V. popülasyondaki canlıların inorganik maddeleri oksitleyerek elde ettikleri kimyasal enerjiyi organik besin sentezinde (kemosentez) kullandıklarını ve prokaryotik oldukları için bu sürecin tamamen sitoplazmada gerçekleştiğini ifade eden seçenektir. Kemoototrof bakteriler zarlı organel taşımadıkları için karbon tutma (karbondioksit özümlemesi) reaksiyonlarını sitoplazmada gerçekleştirirler.

Adım Adım Çözüm

1
Tabloda verilen popülasyonların hücresel yapılarını (prokaryot/ökaryot) ve beslenme şekillerini analiz edin.
I. popülasyon çift zarlı organel taşımadığı için prokaryotik fotoototrof (fotosentetik bakteri); II. popülasyon peptidoglikan çeper taşıdığı için prokaryotik saprofit (bakteri); III. popülasyon kloroplastı olan ökaryotik miksotrof (Öglena benzeri); IV. popülasyon gelişmiş sinir sistemi olan holozoik ökaryot (hayvan); V. popülasyon halkasal DNA taşıdığı için prokaryotik kemoototroftur.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu denetlemek için canlıların hücre tipi ve beslenme mekanizmalarının belirlenmesi gerekir.
2
Seçeneklerde yer alan yanlış kavramsal yargıları ve hücresel kısıtlamaları değerlendirin.
Prokaryotların kloroplast taşımayacağı (I için), ekzositoz yapamayacağı (II için), kloroplast ATP'sinin sitoplazmik olaylarda harcanamayacağı (III için) ve inorganik oksidasyonunun hücresel solunum olmadığı (V için) tespit edilir.
Öğrencilerin hücre biyolojisi ve enerji metabolizmasındaki yaygın yanılgılarını eleyerek doğru yargıya ulaşmak.
3
V. popülasyonun gerçekleştirdiği kemosentez reaksiyonlarının mekanizmasını kontrol edin.
Kemoototrof prokaryotlar, inorganik maddelerin oksidasyonu ile elde ettikleri kimyasal enerjiyi (ATP ve NADPH) kullanarak sitoplazmada karbondioksit özümlemesi yapar ve organik besin sentezler.
Doğru seçeneğin bilimsel geçerliliğini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Ekosistemde Canlıların Beslenme İlişkileri ve Hücresel Yapı İlişkisi
Soru 16Soru

Bir karasal ekosistemdeki besin zincirinde yer alan canlılar arasındaki ilişki aşağıda belirtilmiştir:

OtC¸ekirgeKurbag˘aYılan\text{Ot} \rightarrow \text{Çekirge} \rightarrow \text{Kurbağa} \rightarrow \text{Yılan}

Buna göre, bu besin zincirinde dokularında biyolojik birikim (kimyasal zehirli madde miktarı) en fazla olan canlı türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yılan

Cevap

Yılan
Yılan bu besin zincirinde en üst trofik düzeyde (üçüncül tüketici) yer almaktadır. Besin zincirinde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe, canlıların dokularında biriken zehirli madde miktarı (biyolojik birikim) artar. Bu nedenle zehirli madde birikimi en fazla yılanda görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Besin zincirini oluşturan basamakları ve canlıların trofik düzeylerini belirleyin.
Ot üretici (1. trofik düzey), çekirge birincil tüketici (2. trofik düzey), kurbağa ikincil tüketici (3. trofik düzey) ve yılan üçüncül tüketicidir (4. trofik düzey).
Canlıların beslenme ilişkilerini ve piramitteki yerlerini anlamak için trofik düzeylerin belirlenmesi gerekir.
2
Besin zincirinde üreticiden son tüketiciye doğru gidildikçe biyolojik birikimin (zehirli madde miktarının) nasıl değiştiğini analiz edin.
Biyolojik birikim, trofik düzey yükseldikçe (aşağıdan yukarıya doğru) artış gösterir.
Zehirli kimyasal maddeler canlıların vücudunda parçalanamaz veya dışarı atılamaz, bu nedenle beslenme yoluyla bir üst basamağa aktarılarak birikir.
3
En üst basamakta yer alan canlıyı tespit edin.
Bu besin zincirinde en üst trofik düzeyde yılan yer almaktadır. Dolayısıyla dokularında en fazla zehirli madde biriken canlı yılandır.
Soruda bizden biyolojik birikimi en fazla olan canlıyı bulmamız istenmiştir.

Anahtar Kavram

Besin zincirinde trofik düzey yükseldikçe dokularda biriken toksik madde miktarının (biyolojik birikim) artması.
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru

Ekosistemde yer alan canlıların beslenme ilişkilerini gösteren aşağıdaki canlı grupları ile bu grupların ekolojik özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Üreticiler
Birincil tüketiciler
İkincil tüketiciler
Ayrıştırıcılar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Üreticiler - Işık enerjisini kimyasal bağ enerjisine dönüştürerek organik besin sentezleyen organizmalar; Birincil tüketiciler - Doğrudan üretici canlıları tüketerek enerji ihtiyacını karşılayan otobur organizmalar; İkincil tüketiciler - Otobur canlılarla beslenerek besin zincirinde üçüncü trofik düzeyde yer alan etobur organizmalar; Ayrıştırıcılar - Hücre dışı sindirim salgılarıyla organik atıkları inorganik maddelere dönüştüren organizmalar.
Ekosistemdeki canlılar beslenme biçimlerine göre ayrılır. Üreticiler fotosentez ile organik besin üretir. Birincil tüketiciler (otoburlar) üreticileri yer. İkincil tüketiciler (etoburlar) otoburları yer. Ayrıştırıcılar ise her basamaktan organik atıkları parçalar. Eşleştirme bu bilgilere dayanarak yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Üreticilerin beslenme özelliklerini belirleme.
Üreticiler, fotosentez ile inorganik maddelerden organik madde sentezler. Bu özellik 'Işık enerjisini kimyasal bağ enerjisine dönüştürerek organik besin sentezleyen organizmalar' ifadesiyle eşleşir.
Fotosentez yapan üretici canlıların temel görevini tanımlamak amacıyla.
2
Birincil tüketicilerin beslenme ilişkisini saptama.
Birincil tüketiciler otoburdur ve doğrudan bitkisel besinlerle beslenirler. Bu nedenle 'Doğrudan üretici canlıları tüketerek enerji ihtiyacını karşılayan otobur organizmalar' ile eşleşir.
Otobur canlıların besin zincirindeki yerini ve doğrudan üreticileri tükettiğini göstermek amacıyla.
3
İkincil tüketicilerin trofik düzeyini ve besin kaynağını bulma.
İkincil tüketiciler etoburdur ve otoburları yerler. Bu nedenle 'Otobur canlılarla beslenerek besin zincirinde üçüncü trofik düzeyde yer alan etobur organizmalar' ile eşleşir.
İkincil tüketicilerin üçüncü trofik düzeyde bulunduğunu doğrulamak amacıyla.
4
Ayrıştırıcıların madde döngüsündeki rolünü netleştirme.
Ayrıştırıcılar ölü organik atıkları inorganik maddelere çevirerek toprağı zenginleştirir. Bu nedenle 'Hücre dışı sindirim salgılarıyla organik atıkları inorganik maddelere dönüştüren organizmalar' ile eşleşir.
Saprofitlerin madde döngüsündeki kilit rolünü açıklamak amacıyla.

Anahtar Kavram

Besin zincirinde yer alan trofik düzeyler ve ayrıştırıcıların ekolojik rolleri
Soru 18Soru

Bir göl ekosisteminde yer alan besin zinciri aşağıda gösterilmiştir:

AlgGu¨mu¨s¸ Balıg˘ıLevrekPelikan\text{Alg} \rightarrow \text{Gümüş Balığı} \rightarrow \text{Levrek} \rightarrow \text{Pelikan}

Bu besin zincirinde dokularında biyolojik birikim (toksik madde birikimi) en fazla olan canlı ile toplam biyokütlesi (biyoması) en fazla olan canlı aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pelikan - Alg

Cevap

Pelikan - Alg
Besin zincirinde üreticilerden tüketicilere doğru gidildikçe biyolojik birikim artar, toplam biyokütle ise azalır. Bu durumda en üst basamaktaki pelikanda biyolojik birikim en fazla, en alt basamaktaki algde ise toplam biyokütle en fazladır.

Adım Adım Çözüm

1
Besin zincirindeki canlıların trofik düzeylerini belirleme.
Alg üretici, Gümüş Balığı birincil tüketici, Levrek ikincil tüketici, Pelikan ise üçüncül tüketicidir.
Besin zincirinde ilk halkayı her zaman üretici organizmalar oluşturur.
2
Canlıların dokularındaki toksik madde birikimini (biyolojik birikim) karşılaştırma.
Biyolojik birikim üreticiden tüketiciye doğru gidildikçe artış gösterdiğinden, bu zincirde birikimin en fazla olduğu canlı pelikandır.
Parçalanamayan kimyasal maddeler üst basamaklara aktarıldıkça daha dar bir biyokütlede toplanır ve yoğunluğu artar.
3
Canlıların toplam biyokütlelerini (biyomas) karşılaştırma.
Biyokütle üreticiden tüketiciye doğru gidildikçe azaldığından, toplam biyokütlesi en fazla olan canlı algdir.
Enerji piramidinde yukarı çıkıldıkça aktarılan enerji ve dolayısıyla sürdürülebilen toplam canlı ağırlığı (biyokütle) azalır.

Anahtar Kavram

Besin zincirinde biyolojik birikimin artması ve biyokütlenin azalması kuralları.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 19Soru

Bir karasal ekosistemde organik atıkların yapısında bulunan azot atomunun, üretici bir bitki tarafından amino asit sentezinde kullanılabilmesi sürecinde gerçekleşen a��ağıdaki olayları ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Saprofit canlıların amonyak açığa çıkarması, amonyağın nitrite dönüştürülmesi, nitritin nitrata dönüştürülmesi ve son olarak nitratın bitki tarafından organik besin sentezinde kullanılması şeklindedir.
Azot döngüsünde organik atıklar sırasıyla saprofit faaliyetiyle amonyağa, nitrit bakterileriyle nitrite, nitrat bakterileriyle nitrata dönüştürülür ve son olarak üreticiler tarafından asimile edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Ayrıştırma aşamasının tespiti
Organik atıklardan amonyak (NH3NH_3) üretilir.
Azot döngüsünün ilk basamağı organik atıkların saprofitler tarafından amonyağa dönüştürülmesidir.
2
İlk nitrifikasyon aşamasının tespiti
Amonyak kemosentetik bakteriler tarafından nitrite (NO2NO_2^-) oksitlenir.
Amonyak bu haliyle bitkiler tarafından doğrudan verimli kullanılamaz, nitrifikasyon süreci başlamalıdır.
3
İkinci nitrifikasyon aşamasının tespiti
Nitrit, kemosentetik bakteriler tarafından nitrata (NO3NO_3^-) oksitlenir.
Nitrifikasyonun tamamlanması ve bitkilerin öncelikli tercihi olan nitrat formunun oluşması gerekir.
4
Asimilasyon aşamasının tespiti
Bitki nitratı kullanarak organik besin sentezler.
Üreticiler topraktan aldıkları azot tuzlarını amino asit gibi organik moleküllerin yapısına katarlar.

Anahtar Kavram

Azot döngüsündeki nitrifikasyon ve asimilasyon reaksiyonlarının sırası
Soru 20Soru

Bir ekosistemde yer alan ve tek bir besin zincirini oluşturan KK, LL, MM ve NN popülasyonlarının bazı özellikleri şu şekildedir:

* Dokularında biriken zehirli madde (biyolojik birikim) oranı en yüksek olan popülasyon LL'dir.
* Toplam biyokütlesi en fazla olan popülasyon MM'dir.
* NN popülasyonundaki bireyler otçul (otla beslenen) beslenme özelliğine sahiptir.
* KK popülasyonu, enerji piramidinin üçüncü trofik düzeyinde yer almaktadır.

Buna göre, bu popülasyonların dokularında biriken zehirli madde miktarının en az olandan en çok olana doğru sıralanışı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Popülasyonların dokularında biriken zehirli madde miktarının en az olandan en çok olana doğru sıralanışı M - N - K - L şeklindedir.
Doğru sıralama olan M - N - K - L diziliminde, besin piramidinin tabanında yer alan üretici canlı (M) en az zehirli madde birikimine sahipken, piramidin en tepesinde yer alan son tüketici (L) en fazla zehirli madde birikimine sahiptir. Birincil tüketici (N) ve ikincil tüketici (K) ise bu ikisi arasında biyolojik birikim sırasına göre yerleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Toplam biyokütle ilişkisine göre üretici basamağını belirleme
Toplam biyokütlesi en fazla olan popülasyon üretici canlılardır. Bilgilerde toplam biyokütlesi en fazla olan popülasyon M olarak verildiğinden, M popülasyonu üreticidir ve besin zincirinin ilk basamağını (1. trofik düzey) oluşturur.
Besin piramitlerinde tabandan tavana doğru gidildikçe toplam biyokütle genellikle azalır.
2
Beslenme şekline göre birincil tüketiciyi belirleme
N popülasyonunun otçul beslendiği belirtilmiştir. Otçul canl��lar doğrudan üreticilerle (M popülasyonu ile) beslendiği için birincil tüketici basamağında (2. trofik düzey) yer alır.
Otçullar, üretici canlıları tüketerek enerji elde eden birincil tüketicilerdir.
3
Trofik düzey bilgisine göre ikincil tüketiciyi belirleme
K popülasyonunun enerji piramidinin üçüncü trofik düzeyinde yer aldığı belirtilmiştir. Bu durum K popülasyonunun ikincil tüketici olduğunu gösterir. Yani sıralamada N popülasyonunun üzerinde (3. sırada) yer alır.
Trofik düzeyler üreticiden başlayarak yukarı doğru sayılır: 1. düzey üreticiler, 2. düzey birincil tüketiciler, 3. düzey ikincil tüketicilerdir.
4
Biyolojik birikim oranına göre son tüketiciyi belirleme ve sıralamayı tamamlama
Dokularında zehirli madde (biyolojik birikim) oranı en yüksek olan popülasyonun L olduğu belirtilmiştir. Bu durum L popülasyonunun besin zincirinin en üst basamağında (üçüncül tüketici - 4. trofik düzey) yer aldığını gösterir. Böylece besin zincirinin aşağıdan yukarıya doğru yapısı M -> N -> K -> L şeklinde kurulur.
Besin zincirinde üreticiden son tüketiciye doğru gidildikçe dokularda biriken zehirli madde oranı (biyolojik birikim) artış gösterir.
5
Zehirli madde birikimine göre sıralamayı oluşturma
Zehirli madde birikimi en az olandan en çok olana doğru sıralama, besin zincirinin üreticiden son tüketiciye doğru olan sıralamasıyla aynıdır: M - N - K - L.
Biyolojik birikim üreticiden tüketiciye doğru artar.

Anahtar Kavram

Besin zincirinde trofik düzeyler boyunca biyokütle azalırken, biyolojik birikim (toksik madde birikimi) artış gösterir ve aktarılan enerji miktarı azalır.
Tahmini Süre:2m 0s
Sayfa 1 / 3Sonraki