All practice questions
2563 questions
Bir ödül töreninde Elif, Can, Burcu, Derya ve Ayhan isimli beş sanatçı sırayla sahneye davet edilmiştir. Sanatçıların sahneye çıkış sıralarına ilişkin bazı bilgiler şu şekildedir:
* Elif, sahneye ilk sırada çıkmıştır.
* Burcu, Can'dan hemen sonra sahneye çıkmıştır.
* Burcu, sahneye son sırada çıkmamıştır.
* Derya, Ayhan'dan hemen önce sahneye çıkmıştır.
Buna göre, sahneye üçüncü sırada çıkan sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Gazeteci:
(I) --------------------------------------
Deniz Biyoloğu:
- Güneş ışığının hiç ulaşmadığı bu derinliklerde yaşayan organizmalar, enerjilerini fotosentez yerine deniz tabanındaki hidrotermal bacalardan sızan kimyasallardan elde eder. Kemosentez adı verilen bu kimyasal süreç, zifiri karanlıkta tamamen bağımsız bir besin zincirinin kurulmasını sağlar. Yani güneşle hiçbir teması olmayan devasa bir yaşam ekosistemi mevcuttur.
Gazeteci:
(II) --------------------------------------
Deniz Biyoloğu:
- Bu canlıların ekstrem basınç ve sıcaklık değerlerine uyum sağlama mekanizmaları, biyoteknoloji ve tıp alanında çığır açıcı gelişmelere kapı aralayabilir. Özellikle yüksek basınca dayanıklı hücresel yapıları ve ekstrem koşullarda çalışan enzimleri, sanayide atık dönüşümünden yeni nesil ilaçların geliştirilmesine kadar pek çok alanda kullanılma potansiyeline sahiptir.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
II. Biyoteknoloji alanındaki çalışmaların derin deniz araştırmalarını yavaşlattığı iddiasına katılıyor musunuz?
II. Ekstrem koşullarda yaşayan canlıların hücresel yapılarının tıp dünyasında yarattığı etik tartışmalar nelerdir?
II. Derin deniz organizmalarının sahip olduğu bu benzersiz adaptasyon yetenekleri pratik hayatta nasıl bir karşılık bulabilir?
II. Sanayide atık dönüşümü sağlamak amacıyla üretilen yapay enzimlerin doğal enzimlerden farkı nedir?
II. Yeni nesil ilaçların geliştirilmesinde derin deniz canlılarının tıp dünyasındaki yeri neden henüz yeterince anlaşılamamıştır?
Bellek, genellikle geçmişten gelen bilgilerin eksiksiz bir şekilde depolanması ve gerektiğinde geri çağrılması yeteneği olarak tanımlanır. Bu tanım gereği, unutma ise belleğin işlevsel bir başarısızlığı, sistemin bir açığı olarak konumlandırılır. Oysa zihinsel dünyamızın ham veri bombardımanından kurtulup anlamlı yapılar inşa edebilmesi, ancak ayrınt��ların elenmesiyle mümkündür. Her anı, her görsel uyaranı ve her işitsel veriyi ilk anki canlılığıyla koruyan bir zihin, kavramlar arası ilişkiler kuramaz; genellemelere ve soyutlamalara ulaşamaz. Unutma, belleğin bozulan bir çarkı değil; aksine, deneyimlerden süzülen bilginin işlenebilir ve kullanılabilir hale gelmesini sağlayan, zihni aşırı yüklenmeden koruyan aktif bir ayıklama mekanizmasıdır.
Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Bir kütüphanenin arşiv tasnif çalışmasında , , , , , ve adlı yedi nadir el yazması eser; Tarih, Edebiyat ve Bilim konularına göre sınıflandırılacaktır. Bu eserlerin konularına göre dağılımıyla ilgili şunlar bilinmektedir:
* Her konuda en az bir el yazması eser vardır.
* Tarih konusundaki eser sayısı, Bilim konusundaki eser sayısından fazladır.
* ve eserleri aynı konuya göre sınıflandırılmıştır.
* ve eserleri farklı konulara göre sınıflandırılmıştır.
* ve eserleri Bilim konusunda sınıflandırılmamıştır.
* eseri Tarih konusunda sınıflandırılmıştır.
Buna göre, Bilim konusunda iki el yazması eserin sınıflandırıldığı biliniyorsa, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Enformasyon obezitesi, günümüz dijital dünyasında bireylerin aşırı miktarda bilgiye maruz kalmasıyla ortaya çıkan zihinsel doymuşluk ve odaklanma güçlüğünü ifade eder. Tıpkı fiziksel obezitede olduğu gibi, tüketilen bilginin kalitesizliği ve kontrolsüz tüketimi zihinsel sindirimi zorlaştırır. Birey, her an yeni bir içeriğe ulaşma dürtüsüyle hareket ederken derinlemesine düşünme becerisini zamanla yitirir. Bu durum, sadece bilgi sahibi olmakla gerçek bilgelik arasındaki ayrımın belirsizleşmesine yol açmakla kalmaz, aynı zamanda karar alma süreçlerinde ciddi kararsızlıklara ve zihinsel yorgunluğa neden olur. Bu zihinsel yükten kurtulmak için, modern insanın bilgi tüketim alışkanlıklarını düzenleyen dijital diyetlere yönelmesi kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmiştir.
Bu parçadan hareketle "enformasyon obezitesi" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Bir restoranda şef; , , , , ve adlı altı farklı yemeği sırayla 'den 'ya kadar numaralandırılmış bir sırayla servis etmiştir. Yemeklerin servis sırasıyla ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:
* yemeği yemeğinden önce, yemeğinden sonra servis edilmiştir.
* ile yemekleri arasında tam olarak iki yemek servis edilmiştir.
* yemeği, yemeğinden hemen önce veya hemen sonra servis edilmiştir.
* . sırada servis edilen yemek ya yemeğidir ya da yemeğidir.
Buna göre;
I.
II.
III.
yemeklerinden hangilerinin servis sırası kesin olarak bilinmektedir?
Bir caddenin kuzey ve güney kaldırımlarında, karşılıklı konumlanmış üçer dükkandan oluşan toplam 6 dükkanlık bir sokak düzeni vardır. Bu dükkanlar; Eczane, Fırın, Kasap, Kırtasiye, Manav ve Pastane'dir. Her bir kaldırımdaki dükkanlar batıdan doğuya doğru 1, 2 ve 3 şeklinde numaralandırılmıştır.
Dükkanların konumlarına dair bilinenler şunlardır:
* Pastane ve Eczane yolun kuzey tarafındaki kaldırımdadır.
* Manav ve Kasap yolun güney tarafındaki kaldırımdadır.
* Fırın, Kasap'ın hemen doğusundadır.
* Eczane, Pastane'nin doğusundadır.
* Kırtasiye, Manav'ın tam karşısındadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Tardigradlar (su ayıları), mikroskobik boyutlarda, sekiz bacaklı ve dünya genelinde son derece farklı ekosistemlerde yaşayabilen dayanıklı canlılardır. Aşırı sıcaklık, dondurucu soğuklar, yüksek radyasyon ve hatta uzay boşluğu gibi son derece zorlu çevre koşullarına karşı gösterdikleri dirençle bilim dünyasının ilgisini çekmektedirler. Bu canlılar, çevre koşulları yaşam için elverişsiz hale geldiğinde 'kriptobiyoz' adı verilen yarı ölüm evresine girerek metabolizmalarını neredeyse tamamen durdururlar. Bu süreçte vücutlarındaki su oranını %1'e kadar düşürerek yıllarca aktif olmadan hayatta kalabilirler. Çevre şartları tekrar normale döndüğünde ise yeniden su alarak aktif yaşam faaliyetlerine kaldıkları yerden devam ederler.
Bu parçada tardigradlar ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Arda, Beren, Ceyda, Didem, Emre ve Furkan adlı altı araştırmacı; Yapay Zeka (YZ), Veri Analizi (VA) ve Siber Güvenlik (SG) adlı üç farklı projede görev almaktadır. Araştırmacıların projelere dağılımına ilişkin bilinenler şunlardır:
* Her projede tam olarak ikişer kişi çalışmaktadır.
* Arda ve Beren aynı projede çalışmaktadır.
* Ceyda ve Didem farklı projelerde çalışmaktadır.
* Emre Yapay Zeka projesinde çalışıyorsa, Furkan Veri Analizi projesinde çalışmaktadır.
* Didem Veri Analizi projesinde çalışmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
ve
olduğunu göre, bu koşulları sağlayan sayısının onlar basamağındaki rakam kaçtır?
Bir kenar uzunluğu birim olan küpünde, cisim köşegeni üzerinde olacak şekilde bir noktası ve yan ayrıtı üzerinde olacak şekilde bir noktası işaretleniyor. Buna göre, ve noktaları arasındaki uzaklık kaç birimdir?
Bir caddede yan yana sıralanmış 1'den 7'ye kadar numaralandırılmış yedi dükkanda Aktar, Bijuteri, Çiçekçi, Eczane, Fırın, Giyim ve Kırtasiye bulunmaktadır. Dükkanların konumlarıyla ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:
* Aktar 4. sıradadır.
* Eczane, Aktar'ın hemen solundadır.
* Çiçekçi ile Eczane arasında yalnız bir dükkan vardır.
* Kırtasiye dükkanının hemen sağında Bijuteri dükkanı vardır.
* Giyim dükkanı ile F��rın yan yanadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Bir eleştirmenin asıl işlevi, yapıttaki kusurları ayıklayıp onu yargılamak değil; eserin derinliklerinde saklı duran estetik hazineleri gün yüzüne çıkararak okuyucuya yol göstermektir.
Bu cümleyle anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?
Bir kargo şirketi; K, L, M, N ve P kodlu 5 farklı paketi ağırlıklarına (Hafif veya Orta) ve teslimat mesafelerine (Yakın, Orta veya Uzak) göre sın��flandırmak için aşağıdaki gibi bir tablo hazırlamıştır. Her bir paketin ağırlığı ve mesafesi bu kategorilerden yalnızca birine uymaktadır ve tabloda her hücrede en fazla bir paket yer alacaktır.
| Ağırlık / Mesafe | Yakın | Orta | Uzak |
|---|---|---|---|
| Hafif | |||
| Orta |
Paketlerin tablodaki konumlarıyla ilgili aşağıdakiler bilinmektedir:
- K ve L paketlerinin teslimat mesafeleri aynıdır.
- L ve M paketlerinin ağırlıkları aynıdır.
- N paketinin ağırlığı da mesafesi de Orta'dır.
- P paketinin ağırlığı Orta'dır.
- M paketinin teslimat mesafesi Uzak'tır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?
Sabahın ilk ışıkları odasına süzülür süzülmez büyük bir telaşla yataktan fırladı. Bugün onun için çok önemli bir gündü ve kesinlikle geç kalmaması gerekiyordu. Hızla üzerini değiştirip akşamdan hazırladığı sırt çantasını omuzladı. Mutfağa geçerek tezgahın üzerindeki bardaktan alelacele birkaç yudum su içti ve dış kapıya yöneldi. Anahtarı çevirip kendini serin sabah havasına bıraktığında sokaklar henüz bomboş, dükkanların kepenkleri kapalıydı. Adımlarını olabildiğince hızlandırarak vapur iskelesine doğru adeta koşarcasına yürümeye başladı. Uzaktan vapurun hareket etmek üzere olduğunu bildiren son düdük sesi duyulduğunda adımlarını daha da sıklaştırdı. Son anda kendini vapurun güvertesine atmayı başardı, derin bir nefes alarak ahşap koltuklardan birine bıraktı kendini.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
1 - 2. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Akış teorisi, bireyin yaptığı faaliyete tamamen odaklandığı, zaman algısının değiştiği ve eylemden en üst düzeyde doyum aldığı zihinsel durumu tanımlar. Psikolog Mihaly Csikszentmihalyi tarafından ortaya atılan bu kavram, kişinin becerileri ile karşı karşıya kaldığı görevin zorluğu arasındaki hassas dengeye dayanır. Eğer görevin zorluğu bireyin becerilerinin çok üzerindeyse kaygı ve stres ortaya çıkar; aksine, beceri düzeyi görevin zorluğundan çok yüksekse bu durum sıkıntı ve monotonlukla sonuçlanır. Akış durumu ise tam olarak bu iki kutbun ortasında, becerinin ve zorluğun üst sınırda bulu��tuğu noktada gerçekleşir. Bu esnada kişi, benlik bilincini geçici olarak kaybeder ve tamamen 'şimdi ve burada' olmanın getirdiği derin bir odaklanma yaşar. Akış teorisinin en dikkat çekici y��nlerinden biri, bu deneyimin sadece sanatsal yaratım veya spor gibi yüksek konsantrasyon gerektiren alanlarda değil, günlük rutin işlerde dahi deneyimlenebilmesidir. Önemli olan, yapılan işin net hedeflere sahip olması, anlık geri bildirimler sunması ve bireyin kontrol hissini elinde tutmasıdır. Modern iş dünyasında ve eğitim süreçlerinde akış teorisinden faydalanılarak tasarlanan ortamlar, bireylerin hem üretkenliğini hem de psikolojik iyi oluşunu doğrudan artırmaktadır. Bu doğrultuda, bireylerin kendi potansiyellerini gerçekleştirebilmeleri için zorlayıcı fakat aşılabilir hedeflerle buluşturulması kritik bir önem taşımaktadır.
Bu parçadan hareketle 'akış teorisi' ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Bir şifreleme sisteminde, Türk alfabesindeki harf sırasıyla 'den 'a kadar numaralandırılmıştır. Harflerin alfabedeki sıralaması şu şekildedir:
A, B, C, Ç, D, E, F, G, Ğ, H, I, İ, J, K, L, M, N, O, Ö, P, R, S, Ş, T, U, Ü, V, Y, Z
Bir kelimenin şifresi şu kurallara göre oluşturulmaktadır:
- Kelimenin soldan sağa doğru . sırasındaki harfi sesli harf ise, bu harfin alfabe sırasındaki değeri ile sayısı toplanır.
- Kelimenin soldan sağa doğru . sırasındaki harfi sessiz harf ise, bu harfin alfabe sırasındaki değeri ile sayısı çarpılır.
- Elde edilen sayılar aralarına kısa çizgi (-) konularak soldan sağa doğru yan yana yazılır.
Örnek:
. harf olan sessiz K, . harf olan sesli A, . harf olan sessiz L ve . harf olan sesli E harflerinden oluşan KALE kelimesinin şifresi;
- K için (. konum, sessiz):
- A için (. konum, sesli):
- L için (. konum, sessiz):
- E i��in (. konum, sesli):
işlemleriyle olarak bulunur.
Buna göre, bu şifreleme sisteminde şifresi olan dört harfli kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Bilimsel yayıncılık dünyasında, öne sürülen hipotezleri doğrulayan pozitif sonuçların paylaşılmasına yönelik güçlü ve yerleşik bir eğilim mevcuttur. Akademik prestij kaygılarıyla beslenen bu durum, beklentilerin aksine sonuçlanan ya da başarısızlıkla neticelenen çalışmaları adeta görünmez kılmaktadır. Oysa bilimsel süreçte elde edilen olumsuz sonuçlar da en az olumlular kadar değerlidir; çünkü sonraki araştırmacılara hangi yolların çıkmaz sokak olduğunu göstererek ciddi bir zaman ve kaynak israfını önler. Hataların ve geçersiz kılınan varsayımların sistematik bir biçimde paylaşılmaması, bilim dünyasının benzer yanılgıları tekrar tekrar tecrübe etmesine yol açar. Gerçek anlamda kümülatif bir bilimsel ilerleme, yalnızca neyin işe yaradığını bilmekle değil, neyin işe yaramadığını da tescil edip toplumsal hafızaya aktarmakla mümkündür.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Sıvı kil teknolojisi, çölleşme ile mücadelede devrim niteliğinde bir yöntem sunmaktadır. Bu teknoloji, kil parçacıklarının suyla karıştırılarak ultra ince bir sıvı tabakası hâline getirilmesi esasına dayanır. Çöl kumuna uygulanan bu karışım, kum tanelerinin etrafını sararak onların birbirine tutunmasını sağlar. Böylece kumun su tutma kapasitesi artar ve buharlaşma oranı düşer. Normal şartlarda tarıma elverişsiz olan çöl toprakları, bu işlemden sonra bitki yetiştirilebilecek verimli alanlara dönüşebilir. Üstelik kimyasal katkı maddesi içermeyen bu yöntem, çevreye hiçbir zarar vermez ve yaklaşık on beş yıl boyunca etkisini korur.
Bu parçada sıvı kil teknolojisiyle ilgili olarak aşa��ıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
I. Ancak bu tohumların laboratuvar ortamında incelenmesi, geçmişteki iklim koşulları hakkında da önemli ipuçları sunmaktadır.
II. Arkeolojik kazılarda gün ışığına çıkarılan antik bitki tohumları, binlerce yıl öncesinin tarım pratiklerini anlamamızda anahtar bir rol oynar.
III. Bu veriler sayesinde, geçmişteki insanların hangi tarım tekniklerini kullandığını ve beslenme alışkanlıklarının nasıl şekillendiğini belirlemek kolaylaşmaktadır.
IV. Elde edilen iklimsel veriler ile tarım yöntemlerinin karşılaştırılması ise antik toplumların çevreye uyum sağlama yeteneğini gözler önüne serer.
V. Araştırmacılar, bu tohumların genetik yapısını inceleyerek ilk tarım topluluklarının hangi bitkileri evcilleştirdiğini tespit edebilmektedir.
Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü cümle olur?