Bir sanayi kuruluşu, hukuk müşavirliği biriminde çalıştırılmak üzere bir avukatla "şirketin taraf olduğu bir adet maddi tazminat davasının takibi" amacıyla yıl süreli yazılı bir iş sözleşmesi imzalamıştır. Ancak fiili uygulamada avukat, bu yıllık süre boyunca söz konusu davanın yanı sıra şirketin tüm icra takiplerini, personel sözleşmelerinin hazırlanmasını ve genel hukuki danışmanlık işlerini yürütmüştür. yıllık sürenin dolması üzerine işveren, sözleşmenin sürenin bitimi nedeniyle kendiliğinden sona erdiğini bildirerek işçinin ilişiğini kesmiştir.
sayılı İş Kanunu ve yerleşik yargı içtihatları dikkate alındığında, bu hukuki duruma ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Yapılan işin niteliği ve fiili uygulama dikkate alındığında objektif nedenin bulunmadığı kabul edilir; bu durumda sözleşme en baştan itibaren belirsiz süreli sayılır ve işçi şartları varsa ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanır.Answer
- BSözleşmede objektif bir neden (tazminat davası) açıkça belirtildiği ve sözleşme yazılı yapıldığı için, işçinin yan işler yapması sözleşmenin belirli süreli olma niteliğini ortadan kaldırmaz.
- CObjektif neden bulunmasa dahi tarafların hür iradesiyle süre kararlaştırması yeterlidir; ancak sözleşme en az bir kez yenilenseydi zincirleme sözleşme yasağı gereği belirsiz süreliye dönüşürdü.
- Dİş Kanunu uyarınca yılı aşan tüm iş sözleşmeleri, yazılı yapılması kaydıyla işin niteliğine bakılmaksızın belirli süreli statüsünde kabul edilir.
- ESözleşme başlangıçta belirli süreli olarak geçerli kurulmuş sayılır; ancak işçiye genel işler yaptırılması işverenin yönetim hakkı kapsamında olup sözleşmeyi sadece süre bitiminde belirsiz süreliye dönüştürür.
Answer
İşin niteliği ve fiili uygulama gereği objektif neden bulunmadığından sözleşme başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılır ve işçi tazminat haklarını elde eder.
Doğru yanıt olan seçenek, İş Kanunu'nun . maddesi ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına tam uyum sağlar. Bir iş sözleşmesinin belirli süreli kabul edilebilmesi için sadece kağıt üzerinde bir süre yazması veya yazılı yapılması yeterli değildir; işin niteliği gereği objektif bir sebebin bulunması şarttır. Senaryoda avukatın genel ve rutin işlerde çalıştırılması, gösterilen nedenin (tazminat davası) gerçek olmadığını veya işin esasının belirsiz süreli olduğunu kanıtlar. Bu durumda hukuk, sözleşmeye atfedilen ismi değil, fiili durumu esas alarak sözleşmeyi en baştan itibaren belirsiz süreli sayar. Sonuç olarak, sürenin dolması geçerli bir fesih nedeni olamaz ve işçi ihbar tazminatı ile kıdem tazminatına (çalışması yılı aştığı için) hak kazanır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Belirli süreli iş sözleşmelerinde objektif neden (esaslı neden) zorunluluğu ve muvazaa
Practice More
İş güvencesi kapsamında işe iade davası açılabilmesi için sözleşmenin belirsiz süreli olması şartını bu senaryo ile birleştirerek inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s