İşsizlik

221 questions

Question 161Question

Emek piyasasında iş arama teorisi (search theory) bağlamında, friksiyonel işsizlik süresini ve işçinin iş kabul kararını etkileyen unsurlar dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İş arama maliyetlerinin düşmesi veya işsizlik yardımı gibi desteklerin artması, işçinin rezervasyon ücretini yükselterek uygun işi bulma süresinin uzamasına ve dolayısıyla friksiyonel işsizliğin artmasına neden olabilir.

Answer

İş arama maliyetlerinin azalması veya işsizlik yardımları gibi gelir destekleri, işçinin 'rezervasyon ücretini' artırarak iş arama süresini uzatır ve bu durum friksiyonel işsizlik düzeyini yükseltebilir.
Doğru ifade, iş arama teorisinin temel mekanizmasını yansıtmaktadır. İşçilerin iş arama maliyetleri (ulaşım, zaman, fırsat maliyeti) azaldığında veya işsizlik sigortası gibi gelir destekleri arttığında, işçiler kendilerine sunulan düşük ücretli işleri reddetme eğilimine girerler. Bu durum rezervasyon ücretini (işe girmek için gereken minimum ücret) yükseltir. Rezervasyon ücreti yükselen işçi, beklentisine uygun işi bulana kadar daha uzun süre piyasada 'iş arayan' statüsünde kalır; bu da friksiyonel işsizlik süresini ve oranını artırıcı etki yapar.

Step-by-Step Solution

1
Friksiyonel işsizlik tanımını analiz etme
İşçilerin bir işten diğerine geçerken veya mezuniyet sonrası ilk işlerini ararken geçen 'arama süresi' nedeniyle oluşan geçici işsizliktir.
Bu işsizlik türünün temelinde piyasadaki bilgi eksikliği ve eşleşme zamanı yatar.
2
İş arama teorisini (Search Theory) uygulama
İşçi, aramaya devam etmenin marjinal maliyetini (MCMC) ile beklenen marjinal faydasını (MBMB) karşılaştırır.
Rasyonel bir işçi, beklenen marjinal fayda marjinal maliyete eşit olana kadar aramayı sürdürür.
3
Rezervasyon ücreti değişkenlerini değerlendirme
İşsizlik yardımı veya düşük arama maliyeti, işçinin 'kabul edilebilir en düşük ücret' (rezervasyon ücreti) seviyesini yükseltir.
İşçi üzerindeki finansal baskı azaldığında, daha iyi bir iş teklifi beklemek için daha uzun süre işsiz kalmayı göze alabilir.
4
Sonuca ulaşma
Rezervasyon ücretinin artması iş arama süresini (durationduration) uzattığı için friksiyonel işsizlik artar.
Teorik çerçeve, destekleyici politikaların işsizlik süresini artırabileceğini öngörür.

Key Concept

İş Arama Teorisi ve Rezervasyon Ücreti Etkileşimi

Hints

1
İş arama teorisine göre bir işçinin bir iş teklifini kabul etmesi için gereken minimum ücret düzeyine ne ad verilir?
2
Rezervasyon ücreti ile iş arama süresi arasında nasıl bir ilişki vardır? Rezervasyon ücreti artarsa işsiz kalınan süre nasıl etkilenir?
3
İşsizlik yardımlarının varlığı, işçinin her işi kabul etme zorunluluğunu azaltarak arama süresini ve friksiyonel işsizliği nasıl değiştirir?

Practice More

İş arama teorisinin bir diğer boyutu olan 'uygun olmayan eşleşme' (mismatch) ve bunun yapısal işsizlikle farklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 162Question

Konjonktürel (devrevi) işsizlik, makroekonomik faaliyetlerin daralma (resesyon) evresinde toplam talep yetersizliği nedeniyle ortaya çıkan bir olgudur. Bu işsizlik türünü, emek piyasasında her zaman var olan ve 'doğal işsizlik' kapsamında değerlendirilen friksiyonel ve yapısal işsizlik türlerinden ayıran temel karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Toplam talep düzeyindeki artışın ve fiili hasılanın potansiyel hasıla düzeyine yükselmesinin sonucunda kendiliğinden ortadan kalkma eğilimi göstermesi

Answer

Konjonktürel işsizliği diğer türlerden ayıran temel fark, ekonomideki toplam talebin artması ve fiili hasılanın potansiyel seviyeye ulaşmasıyla ortadan kalkmasıdır.
Konjonktürel işsizlik, ekonomideki 'toplam talep yetersizliği' sonucu oluşan geçici bir fazlalıktır. Yapısal veya friksiyonel işsizlikten farklı olarak, ekonomi canlandığında ve fiili hasıla potansiyel hasıla düzeyine ulaştığında (negatif hasıla açığı kapandığında) bu işsizlik türü kendiliğinden ortadan kalkar. Bu durum, onu ekonominin doğal işsizlik bileşenlerinden ayıran en net farktır.

Step-by-Step Solution

1
İşsizlik türlerinin tanımlarını karşılaştırın.
Friksiyonel ve yapısal işsizlik ekonominin 'doğal' yapısında her zaman mevcuttur; konjonktürel işsizlik ise sadece talep yetersizliğinde ortaya çıkar.
Konjonktürel işsizliğin ayırt edici doğasını anlamak için doğal işsizlik bileşenlerinden farkını belirlemek gerekir.
2
Hasıla açığı (Output Gap) ile ilişki kurun.
Fiili hasıla (YY) < Potansiyel hasıla (YY^*) olduğunda konjonktürel işsizlik pozitiftir; Y=YY = Y^* olduğunda ise sıfırdır.
Konjonktürel işsizlik doğrudan ekonomik döngünün (konjonktürün) bir sonucudur.
3
Dinamik yapıyı analiz edin.
Ekonomi resesyondan çıktığında toplam talep artar, türev talep olan emek talebi yükselir ve konjonktürel işsizlik silinir.
Diğer işsizlik türleri (özellikle yapısal) talep artışıyla hemen çözülmez, kurumsal müdahale veya eğitim gerektirir.

Key Concept

Hasıla Açığı ve Konjonktürel İşsizlik İlişkisi

Hints

1
Konjonktürel işsizliğin ana nedeninin 'toplam talep yetersizliği' olduğunu hatırlayın.
2
Doğal işsizlik oranı (friksiyonel + yapısal) ile fiili işsizlik oranı arasındaki farkın ne zaman sıfıra indiğini düşünün.
3
Ekonomi tam kapasiteyle (potansiyel hasıla) çalıştığında hangi işsizlik türünün yok olduğunu belirleyin.

Practice More

Konjonktürel işsizliğin Keynesyen analizdeki nominal ücret katılığı (wage rigidity) ile olan ilişkisini inceleyen bir soru çözebilirsiniz.

Alternative Method

Okun Yasası çerçevesinde düşünerek; büyüme oranının potansiyel büyüme oranını aştığı durumlarda işsizlik oranındaki düşüşün hangi bileşenden kaynaklandığını analiz edebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 163Question

Hukuk fakültesinden yeni mezun olan ve avukatlık stajını tamamlayan bir bireyin, piyasadaki farklı hukuk bürolarının sunduğu çalışma koşullarını, ücret düzeylerini ve uzmanlık alanlarını değerlendirerek kendisine en uygun iş teklifini bulmaya çalışması nedeniyle bir süre işsiz kalması, çalışma ekonomisi literatüründe aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Friksiyonel (geçici) işsizlik

Answer

Mezuniyet veya işten ayrılma sonrası en uygun işi bulmak için geçen geçici arama süreci friksiyonel (geçici) işsizlik olarak tanımlanır.
Doğru cevap, iş arayanların piyasadaki bilgi eksikliği nedeniyle kendilerine en uygun pozisyonu bulana kadar geçen geçici süreyi tanımlayan friksiyonel işsizliktir. Senaryoda mezun olan birey, rastgele bir işe girmek yerine kendi uzmanlık tercihlerine en uygun teklifi değerlendirmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Senaryoyu analiz edin.
Birey stajını bitirmiş (işgücüne yeni katılıyor) ve aktif olarak kendi tercihlerine en uygun işi arıyor.
İşsizliğin nedenini (arama maliyeti ve zamanı) belirlemek için temel veridir.
2
İşsizliğin süresini ve niteliğini değerlendirin.
Süreç geçicidir ve bilgi eksikliğinden kaynaklanan bir eşleşme (matching) sürecidir.
Bu özellikler friksiyonel işsizliğin ayırt edici özellikleridir.
3
İlgili literatür tanımıyla eşleştirin.
Arama teorisi (search theory) kapsamında açıklanan bu durum friksiyonel işsizliktir.
Yapısal veya konjonktürel bir zorunluluk değil, 'en iyi eşleşme' arayışıdır.

Key Concept

Friksiyonel işsizlik, piyasadaki bilgi eksikliği nedeniyle iş arayanlar ve işverenlerin birbirini bulması için geçen süreden kaynaklanır.

Hints

1
İşsizliğin nedeninin ekonomik kriz mi yoksa bireysel bir arama süreci mi olduğuna odaklanın.
2
Bu bireyin becerileri piyasa ile uyumsuz değildir; sadece doğru 'eşleşmeyi' bulmak için zamana ihtiyacı vardır.
3
Piyasada işçi ve işverenlerin birbirleri hakkında 'tam bilgiye' sahip olmaması bu geçici durumu yaratır.

Practice More

İş arama teorisi (search theory) kapsamında rezerv ücret (reservation wage) kavramının işsizlik süresi üzerindeki etkilerini inceleyin.
Estimated Time:45s
Question 164Question

Keynesyen iktisadi yaklaşıma göre, bir ekonominin tam istihdam düzeyinin altında bir denge seviyesinde (eksik istihdam) takılı kalmasına ve işsizliğin kalıcı bir hal almasına neden olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Toplam efektif talep yetersizliği ve nominal ücretlerin aşağı yönlü katılığı

Answer

Toplam efektif talep yetersizliği ve nominal ücretlerin aşağı yönlü katılığı
Keynesyen analizde, ekonomide toplam harcamaların (efektif talep) tam istihdamı sağlamaya yetecek düzeyde olmaması üretim kaybına ve işsizliğe yol açar. Klasiklerin aksine Keynes, nominal ücretlerin aşağı doğru esnek olmadığını, bu yüzden piyasa mekanizmasının işsizliği kendiliğinden ortadan kaldıramayacağını savunur.

Step-by-Step Solution

1
Klasik ve Keynesyen ayrımını yapın.
Klasikler ekonominin her zaman tam istihdamda olduğunu, Keynesyenler ise eksik istihdamda dengelenme olabileceğini savunur.
Teorilerin temel hareket noktası istihdam düzeyidir.
2
Keynesyen işsizliğin nedenini belirleyin.
Efektif talep (tüketim, yatırım, kamu harcamaları toplamı) yetersiz olduğunda firmalar üretimi kısar ve işçi çıkarır.
Üretim miktarını belirleyen temel unsur taleptir.
3
Piyasanın neden kendi kendine düzelmediğini analiz edin.
Klasiklerin aksine, Keynesyenler ücretlerin sendikalar veya sözleşmeler nedeniyle aşağı düşmediğini (yapışkan olduğunu) belirtir.
Ücretler düşmediği için emek piyasasında denge kendiliğinden kurulamaz.

Key Concept

Efektif Talep ve Ücret Katılığı

Hints

1
Keynes, işsizliği bireylerin isteğiyle değil, piyasadaki harcama yetersizliğiyle açıklar.
2
Klasikler ücretlerin düştüğünü varsayar, ancak Keynes ücretlerin 'yapışkan' olduğunu söyler.
3
Cevap, 'efektif talep' kavramı ve ücretlerin aşağı yönlü esnek olmaması ile ilgilidir.

Practice More

Keynesyen yaklaşıma göre işsizliği azaltmak için uygulanması gereken maliye politikalarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 165Question

Keynesyen iktisadi yaklaşım çerçevesinde, makroekonomik konjonktürün daralma evresinde toplam talepte meydana gelen azalmanın, emek piyasasında ücretlerin kendiliğinden düşerek piyasayı dengeye getirememesi sonucunda ortaya çıkan "konjonktürel (devrevi) işsizlik" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi bu sürecin temel nedenini açıklar?

Show answer & explanation

Answer: Nominal ücretlerin aşağı yönlü katılığı nedeniyle reel ücretlerin denge düzeyinin üzerinde kalması

Answer

Nominal ücretlerin aşağı yönlü katılığı nedeniyle reel ücretlerin denge düzeyinin üzerinde kalması
Keynesyen iktisat okulu, konjonktürel işsizliği 'eksik talep işsizliği' olarak görür. Mal ve hizmetlere olan toplam talep azaldığında, firmalar üretimi kısar ve emek talebi sola kayar. Klasiklerin aksine Keynesyenler, nominal ücretlerin aşağı doğru esnek olmadığını (katı olduğunu) savunur. Ücretler düşmeyince reel ücretler denge seviyesinin üzerinde kalır ve bu durum piyasada temizlenemeyen bir emek fazlasına (işsizliğe) neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Toplam talep ve emek talebi arasındaki ilişkiyi belirle.
Mal ve hizmet piyasasında toplam talep azaldığında, firmaların üretim miktarı düşer ve buna bağlı olarak türetilmiş bir talep olan emek talebi de azalır.
Konjonktürel işsizliğin tetikleyici unsuru eksik taleptir.
2
Keynesyen ücret mekanizmasını analiz et.
Keynesyen modele göre nominal ücretler (para ücretler) toplu iş sözleşmeleri ve asgari ücret gibi kurumsal faktörler nedeniyle aşağı yönlü 'yapışkandır' (katıdır).
Piyasanın neden kendiliğinden dengeye gelemediğini anlamak için ücret esnekliğini incelemek gerekir.
3
Reel ücret ve istihdam dengesini değerlendir.
Emek talebi düşerken nominal ücretler düşmediği için reel ücretler (W/PW/P) denge düzeyinin üzerinde kalır. Bu durum, emek arzının emek talebini aşmasına ve gayri iradi konjonktürel işsizliğe yol açar.
Denge ücretinin üzerindeki her ücret düzeyi işsizlik yaratır.

Key Concept

Nominal Ücret Katılığı (Nominal Wage Rigidity)

Practice More

Konjonktürel işsizliği önlemek için uygulanacak genişlemeci maliye ve para politikalarının işleyişini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 166Question

Klasik iktisadi yaklaşıma göre, piyasa mekanizmasının kusursuz işleyişi ve ücretler ile fiyatların (ww ve PP) her iki yönde tam esnek olması, ekonominin her zaman tam istihdam seviyesine yönelmesini sağlar. Bu varsayımlar çerçevesinde, Klasik iktisatçıların varlığını teorik olarak reddettiği işsizlik türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gayri iradi (gönülsüz) işsizlik

Answer

Klasik iktisadi düşünce sisteminde varlığı reddedilen işsizlik türü gayri iradi (gönülsüz) işsizliktir.
Klasik iktisadi yaklaşıma göre, emek piyasasında ücretler aşağı ve yukarı yönlü tam esnek olduğu için, cari ücret düzeyinde çalışmak isteyen herkes iş bulabilir. Dolayısıyla, bir kişinin çalışmak istemesine rağmen iş bulamaması durumu olan 'gayri iradi işsizlik', piyasa mekanizmasının işlediği Klasik modelde mümkün görülmez. Eğer işsizlik varsa, bu ya kişilerin o ücrette çalışmak istememesinden (iradi) ya da iş değiştirme sürecinden (friksiyonel) kaynaklanmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Klasik teorinin temel varsayımlarını hatırla.
Ücretler ve fiyatlar tam esnektir; her arz kendi talebini yaratır (Say Kanunu).
Piyasanın kendiliğinden neden her zaman temizlendiğini anlamak için gereklidir.
2
Tam istihdam varsayımını analiz et.
Ekonomi her zaman tam istihdamdadır ve ortaya çıkan herhangi bir işsizlik geçicidir.
Klasiklerin işsizliğe bakış açısını netleştirmek için gereklidir.
3
İşsizlik türlerini Klasik perspektifle sınıflandır.
Piyasada sadece iradi (gönüllü) ve friksiyonel (geçici) işsizlik olabilir; gayri iradi işsizlik mümkün değildir.
Sorunun cevabına ulaşmak için nihai karşılaştırmayı yapmak gerekir.

Key Concept

Gayri İradi İşsizliğin Reddi (Klasik Teori)

Hints

1
Klasik iktisatçılar piyasanın her zaman 'temizlendiğine' (arzın talebe eşitlendiğine) inanırlar.
2
Gayri iradi işsizlik kavramı ilk kez Keynes tarafından, Klasik teorinin yetersizliğini göstermek için ortaya atılmıştır.

Practice More

Keynes'in bu soruya cevabının neden farklı olacağını (efektif talep yetersizliği bağlamında) araştırabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 167Question

Makroekonomik faaliyetlerin daralma (resesyon) evresinde gözlenen konjonktürel (devrevi) işsizlik olgusu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi, Keynesyen iktisadi yaklaşımın temel varsayımları ile uyumludur?

Show answer & explanation

Answer: Toplam talep yetersizliği sonucu emeğe olan türev talebin azalması ve nominal ücretlerin aşağı yönlü yapışkanlığı nedeniyle emek piyasasında bir arz fazlasının oluşmasıdır.

Answer

Konjonktürel işsizlik, toplam talep yetersizliği neticesinde emeğe olan türev talebin düşmesi ve nominal ücretlerin aşağı yönlü katılığı nedeniyle oluşur.
Keynesyen iktisadi düşünceye göre, konjonktürel işsizlik toplam talep yetersizliğinden kaynaklanan bir 'eksik talep' sorunudur. Mal piyasasında talep daraldığında, emeğe yönelik türev talep de azalır. Ancak nominal ücretler aşağı yönlü katı (yapışkan) olduğu için piyasa yeni denge noktasına ulaşamaz ve emek piyasasında bir arz fazlası, yani iradi olmayan işsizlik meydana gelir.

Step-by-Step Solution

1
Talep ve İstihdam İlişkisini Belirleme
Konjonktürel işsizlik, ekonomik daralma dönemlerinde mal ve hizmetlere yönelik toplam talebin (ADAD) azalmasıyla tetiklenir.
Emek talebi, mal ve hizmet talebinden doğan 'türev bir talep' niteliğindedir.
2
Keynesyen Varsayımları Uygulama
Düşen talep karşısında nominal ücretlerin (WW) aşağı yönlü katı (yapışkan) olduğu varsayılır.
Sendikalar, uzun süreli sözleşmeler ve asgari ücret gibi kurumsal faktörler ücretlerin hemen düşmesini engeller.
3
Piyasa Dengesizliğini Analiz Etme
Ücretler düşmediği için emek arzı emek talebinden fazla kalır ve iradi olmayan işsizlik ortaya çıkar.
Fiyat ve ücret mekanizması piyasayı temizleyecek hızda çalışmadığı için işsizlik kalıcı hale gelebilir.

Key Concept

Keynesyen Eksik Talep ve Ücret Katılığı

Practice More

Konjonktürel işsizliğin giderilmesi için önerilen genişlemeci maliye politikalarının emek piyasası üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 168Question

Bir kamu kurumunda yapılan verimlilik denetimleri sonucunda, mevcut işlerin aksamadan yürütülmesi için gereken personel sayısının çok üzerinde istihdam yapıldığı saptanmıştır. İnceleme raporunda, çalışanların %15\%15'lik bir kısmının farklı birimlere kaydırılması veya kurumdan ayrılması durumunda dahi kurumun sunduğu toplam hizmet miktarında (TPTP) herhangi bir azalma meydana gelmeyeceği belirtilmiştir.

Buna göre, söz konusu kurumda ortaya çıkan bu durum aşağıdaki işsizlik türlerinden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Gizli işsizlik

Answer

Kurumda personelin bir kısmı ayrılsa bile toplam üretimin değişmemesi, emeğin marjinal verimliliğinin sıfır olduğunu gösterir ve bu durum gizli işsizlik olarak tanımlanır.
Gizli işsizlik, bir ekonomik faaliyette istihdam edilenlerden bir kısmının üretimden çekilmesi halinde toplam üretim miktarında bir azalma meydana gelmemesi durumudur. Bu durumda emeğin marjinal verimliliği (MPLMP_L) sıfırdır. Soruda belirtilen kamu kurumundaki durum bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Emeğin marjinal verimliliğini (MPLMP_L) analiz etme
%15\%15 işçi ayrıldığında ΔTP=0\Delta TP = 0 olduğu için MPL=ΔTPΔL=0MP_L = \frac{\Delta TP}{\Delta L} = 0 sonucuna ulaşılır.
Gizli işsizliğin teknik tanımı marjinal verimliliğin sıfır olmasıdır.
2
Senaryoyu işsizlik türleriyle eşleştirme
Görünürde istihdam edilen ancak üretime katkısı bulunmayan bu kitle gizli işsizdir.
Kavramsal tanım gereği işten çıkarmanın üretimi düşürmediği tek durum budur.

Key Concept

Gizli İşsizlik ve Marjinal Verimlilik İlişkisi

Hints

1
Toplam üretimin (TPTP) değişmemesi, eklenen veya çıkarılan işçinin katkısının ne olduğunu düşünün.
2
Eğer ΔTP=0\Delta TP = 0 ise marjinal fiziksel verimlilik (MPLMP_L) kaç olur?
3
Marjinal verimliliğin sıfır olduğu durumlarda insanların çalışıyor gibi görünmesine ne ad verilir?

Practice More

Gizli işsizliğin genellikle gelişmekte olan ülkelerin tarım sektöründe veya kamu bürokrasisinde neden daha sık görüldüğünü araştırabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 169Question

Klasik iktisatçılar ve Keynes, emek piyasasının işleyişi ve emek arzının belirleyicileri konusunda farklı varsayımlara sahiptir. Buna göre, emek arz fonksiyonuna (LsL_s) ilişkin aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Klasik yaklaşıma göre emek arzı reel ücretin (w/Pw/P) bir fonksiyonuyken, Keynesyen yaklaşıma göre tam istihdam düzeyine kadar nominal ücretin (WW) bir fonksiyonudur.

Answer

Klasik yaklaşıma göre emek arzı reel ücretin (w/Pw/P) bir fonksiyonuyken, Keynesyen yaklaşıma göre tam istihdam düzeyine kadar nominal ücretin (WW) bir fonksiyonudur.
Klasik iktisadi düşünce, bireylerin 'para yanılsaması' içinde olmadığını ve ekonomik kararlarını reel değişkenlere göre aldığını varsayar; dolayısıyla emek arzı reel ücretin (w/Pw/P) bir fonksiyonudur. Buna karşın Keynesyen yaklaşım, işçilerin nominal ücretlerdeki azalışa sendikal baskılar veya psikolojik nedenlerle direnç gösterdiğini, ancak fiyat artışları yoluyla reel ücretlerin düşmesine aynı tepkiyi vermediklerini (para yanılsaması) savunur. Bu nedenle Keynesyen analizde emek arzı, tam istihdam düzeyine ulaşılana kadar nominal ücretin (WW) bir fonksiyonu olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klasik varsayımı analiz et
Klasikler işçilerin para yanılsamasına düşmediğini varsayar; bu yüzden emek arzı Ls=f(w/P)L_s = f(w/P) şeklindedir.
Rasyonel bireylerin sadece satın alma gücüne (reel değerlere) göre karar verdiği varsayılır.
2
Keynesyen varsayımı analiz et
Keynes, işçilerin nominal ücretlerdeki düşüşe direnç gösterdiğini ancak fiyat artışlarını hemen fark etmediğini varsayar; bu yüzden Ls=f(W)L_s = f(W) şeklindedir.
Para yanılsaması ve nominal ücret katılığı nedeniyle işçiler parasal (nominal) değerlere tepki verir.

Key Concept

Emek Arz Fonksiyonu ve Para Yanılsaması

Practice More

Keynesyen analizde para yanılsamasının gayri iradi işsizlik üzerindeki etkilerini inceleyen bir soru çözülebilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 170Question

Klasik iktisadi düşünceye göre, tasarrufların faiz oranına duyarlılığı ve 'Mahreçler Kanunu' sayesinde ekonomide genel bir üretim fazlası oluşmaz ve sistem her zaman tam istihdama yönelir.

Keynes'in bu 'kendiliğinden dengelenme' sürecine itiraz ederek, ekonominin neden 'gayri iradi işsizlik' içeren bir eksik istihdam dengesinde kalabileceğine dair temel açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tasarrufların faiz yerine gelir düzeyine bağlı olması ve toplam harcamaların (etkin talep) tam istihdam hasılasını satın almaya yetecek düzeyin altında kalabilmesi

Answer

Keynesyen yaklaşıma göre ekonominin eksik istihdamda dengelenmesinin nedeni, tasarrufların gelire bağlı olması ve toplam harcamaların (etkin talep) tam istihdam düzeyini sağlamada yetersiz kalabilmesidir.
Keynes, Klasik iktisadın 'her arz kendi talebini yaratır' (Say's Law) görüşüne karşı çıkar. Ona göre, sızıntı (tasarruf) ve enjeksiyon (yatırım) kararlarını farklı kişiler farklı güdülerle alır. Tasarruflar esas olarak harcanabilir gelir düzeyine bağlıdır. Eğer toplam harcamalar (etkin talep), tam istihdam düzeyinde üretilen malı satın almaya yetmiyorsa, ekonomi tam istihdamın altında bir dengeye (eksik istihdam) yerleşir ve gayri iradi işsizlik kalıcı hale gelir.

Step-by-Step Solution

1
Klasik ve Keynesyen varsayımların karşılaştırılması
Klasikler tasarruf ve yatırımın faizle dengelendiğini (S=IS=I), Keynes ise tasarrufların gelirin bir fonksiyonu (S=f(Y)S=f(Y)) olduğunu belirler.
İki teori arasındaki en temel fark, piyasanın kendiliğinden dengelenme mekanizmasının varlığına olan inançtır.
2
'Mahreçler Kanunu'nun (Say's Law) sorgulanması
Keynes'e göre 'her arz kendi talebini yaratmaz'; aksine üretim düzeyi 'etkin talep' (planlanan harcamalar) tarafından belirlenir.
Eğer planlanan harcamalar tam istihdam düzeyindeki üretimden azsa, stoklar birikir ve firmalar üretimi/istihdamı azaltır.
3
Denge durumunun tespiti
Ekonomi, Klasiklerin aksine, tam istihdamın altında bir seviyede (eksik istihdam) dengede kalabilir ve burada 'gayri iradi işsizlik' oluşur.
Ücretlerin aşağı yönlü yapışkan olması ve talep yetersizliği piyasanın kendiliğinden tam istihdama dönmesini engeller.

Key Concept

Etkin Talep (Effective Demand) ve Eksik İstihdam Dengesi
Question 171Question

Bir ekonomide toplam talep düzeyinin tam istihdamı sağlayacak seviyede olmasına karşın; işgücünün bir sektörden diğerine geçişini zorlaştıran kurumsal düzenlemeler, konut piyasasındaki fiyat katılıkları ve mevcut işgücünün değişen üretim yöntemlerine uyum sağlayamaması nedeniyle ortaya çıkan uzun dönemli işsizlik türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yapısal işsizlik

Answer

Yapısal işsizlik; emek piyasasındaki nitelik, mekan veya kurumsal engeller nedeniyle ortaya çıkan kronik işsizlik türüdür.
Yapısal işsizlik, ekonomide toplam talep yeterli olsa dahi, iş arayanların sahip olduğu beceriler ile işverenlerin talep ettiği nitelikler arasındaki uyumsuzluktan veya işgücünün işlerin bulunduğu coğrafi bölgelere konut maliyeti ya da kurumsal engeller nedeniyle hareket edememesinden kaynaklanan uzun dönemli bir durumdur. Soruda vurgulanan katılıklar ve uyum sorunları bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Ekonomideki talep koşullarını analiz edin.
Toplam talebin tam istihdam düzeyinde olduğu görülmektedir; bu durum işsizliğin konjonktürel (talep eksikliği) olmadığını gösterir.
Konjonktürel işsizlik talep yetersizliğiyle ilgilidir.
2
İşsizliğin süresini ve nedenlerini inceleyin.
İşsizlik uzun dönemlidir ve 'kurumsal düzenlemeler', 'konut piyasası katılıkları' (mekânsal engel) ve 'uyum sağlayamama' (nitelik uyumsuzluğu) gibi faktörlere dayanmaktadır.
Yapısal işsizliği friksiyonel işsizlikten ayıran en temel özellikler kronikleşmiş olması ve temel ekonomik yapıdaki değişimlerden kaynaklanmasıdır.
3
Kavramları eşleştirin.
Nitelik ve mekânsal uyumsuzlukların tanımladığı işsizlik türü yapısal işsizliktir.
Tanım gereği yapısal işsizlik, emek arzı ve talebinin yapısal nedenlerle eşleşememesidir.

Key Concept

Yapısal İşsizliğin Nedenleri (Nitelik, Mekan ve Kurumsal Katılıklar)

Hints

1
İşsizliğin 'uzun dönemli' ve 'nitelik/mekan uyumsuzluğu' vurgusuna odaklanın.

Practice More

Yapısal işsizliği azaltmak için uygulanabilecek kamu politikalarını (mesleki eğitim, coğrafi hareketlilik teşvikleri vb.) inceleyin.
Estimated Time:1m 15s
Question 172Question

Modern makroekonomik yaklaşımlarda, emek piyasasının dengesini açıklayan NAIRUNAIRU (Enflasyonu Hızlandırmayan İşsizlik Oranı) ve 'histeri' (hysteresishysteresis) hipotezi arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Histeri hipotezine göre, toplam talep yetersizliği nedeniyle ortaya çıkan geçici bir işsizlik artışı; beşeri sermaye kaybı veya içeridekiler-dışarıdakiler mekanizmasıyla NAIRUNAIRU düzeyini kalıcı olarak yükseltebilir.

Answer

Histeri hipotezine göre geçici şoklar, beşeri sermaye kaybı veya içeridekiler-dışarıdakiler modeli gibi mekanizmalarla NAIRU düzeyini kalıcı olarak yükseltebilir.
Histeri hipotezi, ekonomideki geçici dalgalanmaların işsizlik üzerinde kalıcı izler bıraktığını savunur. Özellikle uzun süreli işsizlik döneminde bireylerin yeteneklerini kaybetmesi (beşeri sermaye aşınması) veya sendikal pazarlıklarda sadece mevcut çalışanların (içeridekiler) çıkarlarının gözetilmesi, ekonominin kriz sonrası eski düşük işsizlik dengesine dönmesini zorlaştırır. Bu durum, enflasyonu hızlandırmayan işsizlik oranı olan NAIRUNAIRU düzeyinin yukarı doğru kaymasıyla sonuçlanır.

Step-by-Step Solution

1
NAIRU kavramını tanımlama
NAIRUNAIRU, enflasyonun sabit kalmasını sağlayan denge işsizlik oranıdır.
Sorunun temel kavramını netleştirmek için.
2
Histeri hipotezini analiz etme
Geçici talep şoklarının (örneğin resesyon) işsizlik üzerinde kalıcı etki yaratmasıdır.
Dinamik sürecin doğal işsizlik oranını nasıl etkilediğini anlamak için.
3
Mekanizmaları birleştirme
İşsiz kalanların becerilerini kaybetmesi (beşeri sermaye aşınması) veya çalışanların (insiders) sadece kendi ücretlerini koruması, işsizlik oranının eski düşük seviyesine (eski NAIRUNAIRU) dönmesini engeller.
Histeri etkisinin NAIRU'yu yukarı kaydıran teknik nedenlerini belirlemek için.

Key Concept

Histeri (Hysteresis) ve Patika Bağımlılığı
Estimated Time:1m 30s
Question 173Question

Bir aile işletmesi olan küçük bir konfeksiyon atölyesinde, mevcut teknik imkânlarla çalışan 66 işçi günlük toplam 120120 adet pantolon üretmektedir. İşletme sahibi, işlerin yoğunlaştığı düşüncesiyle bir akrabasını daha işe almış; ancak yapılan ölçümler sonucunda günlük toplam üretimin yine 120120 adet pantolon seviyesinde kaldığını gözlemlemiştir. Bu ekonomik gözlem çerçevesinde, işe yeni alınan yedinci işçinin durumu aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Marjinal verimliliği sıfırdır ve gizli işsizlik kapsamındadır.

Answer

İşe yeni alınan işçinin marjinal verimliliği sıfırdır ve bu durum gizli işsizlik olarak tanımlanır.
Senaryoda verilen durumda, yedinci işçinin işe alınması toplam üretim miktarında herhangi bir artışa yol açmamıştır. Çalışma ekonomisinde, bir üretim faktörünün (burada emek) miktarındaki artışın toplam üretimde (TPTP) bir değişikliğe yol açmaması, o faktörün marjinal verimliliğinin sıfır olduğunu gösterir. Bu durum, kişinin çalışıyor görünmesine rağmen fiilen üretime bir katkısının bulunmadığı 'Gizli İşsizlik' kavramının temel tanımıdır.

Step-by-Step Solution

1
İşçi sayısındaki ve toplam üründeki değişimi belirleyin.
İşçi sayısı (LL) 66'dan 77'ye çıkmış (ΔL=1\Delta L = 1), toplam ürün (TPTP) 120120'den 120120'ye kalmıştır (ΔTP=0\Delta TP = 0).
Marjinal verimlilik hesabı için girdi ve çıktıdaki değişim oranları gereklidir.
2
Marjinal ürün (MPLMP_L) formülünü uygulayın.
MPL=ΔTPΔL=01=0MP_L = \frac{\Delta TP}{\Delta L} = \frac{0}{1} = 0.
Son birim işçinin üretime ne kadar katkı sağladığını matematiksel olarak saptamak gerekir.
3
Elde edilen sonucu literatürdeki kavramla eşleştirin.
Marjinal verimliliğin sıfır veya negatif olduğu, işçinin çalışıyor görünüp üretime katkı sağlamadığı durum 'Gizli İşsizlik'tir.
Çalışma ekonomisinde istihdam edilmiş görünen ancak üretimden çekildiğinde toplam ürünü azaltmayan işgücü gizli işsiz olarak kabul edilir.

Key Concept

Gizli İşsizlik ve Marjinal Verimlilik İlişkisi

Hints

1
İşçi sayısı arttığında toplam üretimdeki değişim miktarını kontrol edin.
2
Marjinal ürünün (MPLMP_L) sıfır olması, teknik olarak hangi işsizlik türünün göstergesidir?

Practice More

Gizli işsizliğin yaygın olduğu ekonomilerde 'Ek İşçi Etkisi' ve 'Cesareti Kırılmış İşçi Etkisi' kavramlarını incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 0s
Question 174Question

Emek piyasasında iş arayanların sahip olduğu nitelikler ile açık iş pozisyonlarının gerektirdiği beceriler arasındaki uyuşmazlığın yanı sıra; asgari ücret uygulamaları, güçlü sendikal yapılar veya etkin ücret teorisi gibi nedenlerle ücretlerin piyasa denge seviyesinin üzerinde katılaşması sonucunda ortaya çıkan işsizlik türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yapısal işsizlik

Answer

Yapısal işsizlik
Yapısal işsizlik, ekonomideki yapısal değişimler (teknoloji, tüketici tercihleri) sonucu oluşan nitelik uyuşmazlığının yanı sıra, emek piyasasındaki kurumsal düzenlemeler (asgari ücret yasaları, sendikal baskılar) ve firmaların uyguladığı etkin ücret politikaları nedeniyle ücretlerin piyasayı temizleyecek denge seviyesine düşememesi sonucunda oluşur. Bu durum, ekonomide toplam talep yeterli olsa bile bir grup işçinin iş bulamamasına neden olan kronik bir fazlalık yaratır.

Step-by-Step Solution

1
Soruda verilen nedenleri analiz etme
Nitelik uyuşmazlığı, asgari ücret, sendikalar ve etkin ücret gibi unsurlar tespit edildi.
İşsizliğin kaynağını (arz-talep uyumsuzluğu veya kurumsal engeller) belirlemek için gereklidir.
2
Tespit edilen nedenleri işsizlik türleri ile eşleştirme
Ücretlerin denge seviyesinin üzerinde katılaşması (institutional rigidities) ve nitelik uyuşmazlığı yapısal işsizliğin temel bileşenleridir.
Friksiyonel işsizlik geçici, konjonktürel işsizlik ise talep kaynaklıdır; yapısal işsizlik ise kronik ve sistemiktir.
3
Doğru kavrama ulaşma
Yapısal işsizlik tanımıyla tam örtüşme sağlandı.
Çalışma ekonomisi literatüründe bu tür kurumsal engeller 'yapısal' başlığı altında incelenir.

Key Concept

Yapısal İşsizlik ve Kurumsal Katılıklar
Estimated Time:1m 15s
Question 175Question

Ekonomide mal ve hizmetlerin fiyatlar genel düzeyinin (PP) arttığı, ancak işçilerin elde ettiği nominal ücretlerin (WW) değişmediği bir ortamda; Klasik ve Keynesyen iktisadi yaklaşımların emek arzı (LsL^s) üzerindeki öngörüleri arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Klasik yaklaşıma göre reel ücretler düştüğü için emek arzı azalırken; Keynesyen yaklaşıma göre işçiler nominal ücrete odaklandığı (para yanılsaması) için emek arzı başlangıçta değişmez.

Answer

Klasik yaklaşıma göre reel ücretlerin düşmesi emek arzını azaltırken, Keynesyen yaklaşıma göre para yanılsaması nedeniyle nominal ücreti sabit gören işçilerin emek arzı değişmez.
Klasik iktisatçılar işçilerin tam bilgiye sahip olduğunu ve sadece reel ücretlere (W/PW/P) göre hareket ettiğini varsayar; bu yüzden fiyat artışı reel ücreti düşürdüğünden emek arzı azalır. Keynes ise işçilerin nominal ücretlere (WW) odaklandığını, fiyat artışlarını hemen çalışma kararlarına yansıtmadıklarını (para yanılsaması) savunur, dolayısıyla nominal ücret sabitken emek arzı değişmez.

Step-by-Step Solution

1
Klasik emek arz fonksiyonunu analiz etme
Ls=f(W/P)L^s = f(W/P) fonksiyonuna göre PP artıp WW sabit kaldığında reel ücret (W/PW/P) düşer ve işçiler daha az çalışmak ister (LsL^s azalır).
Klasiklerde işçiler rasyoneldir ve sadece satın alma gücüne (reel ücrete) göre karar verirler.
2
Keynesyen emek arz fonksiyonunu analiz etme
Ls=f(W)L^s = f(W) fonksiyonuna göre nominal ücret (WW) sabit kaldığı için işçiler fiyat artışını fark edene kadar emek arzlarını değiştirmezler.
Keynes'e göre işçiler 'para yanılsaması' (money illusion) içindedir; nominal ücretlerdeki düşüşe direnç gösterirler ancak fiyat artışı kaynaklı reel ücret düşüşünü hemen fark edip arzı azaltmazlar.
3
İki yaklaşımı karşılaştırma
Klasiklerde emek arzı düşerken, Keynesyenlerde (başlangıçta) sabit kalmaktadır.
Bu fark, işçilerin fiyat değişimlerini algılama ve nominal/reel ücret odaklı olma özelliklerinden kaynaklanır.

Key Concept

Emek Arzının Belirleyicileri ve Para Yanılsaması

Hints

1
İşçilerin fiyat artışlarını hemen fark edip etmemesi (para yanılsaması) hangi teoride vurgulanır?
2
Klasiklere göre işçiler rasyoneldir ve W/PW/P oranına bakarlar. PP artarsa bu oran nasıl değişir?

Practice More

Keynesyen analizde nominal ücretlerin aşağı doğru neden katı (yapışkan) olduğunu açıklayan 'sosyal normlar' veya 'sendikal etkiler' konusuna çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 176Question

Bir ekonomide toplam talep yetersizliği nedeniyle geçici bir durgunluk yaşanmış ve fiili işsizlik oranı yükselmiştir. Emek piyasasında "histeri" (hysteresishysteresis) hipotezinin geçerli olduğu varsayıldığında, bu talep şoku sona erip ekonomi tekrar canlanma evresine girdiğinde ortaya çıkması beklenen temel sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Geçici şokun etkisi geçse dahi işsizlik oranının eski düzeyine dönmemesi ve doğal işsizlik oranının (NAIRUNAIRU) kalıcı olarak yükselmesi

Answer

Histeri hipotezi uyarınca geçici şokun ardından işsizlik eski seviyesine dönmez ve doğal işsizlik oranı (NAIRUNAIRU) kalıcı olarak yükselir.
Histeri hipotezi, ekonomideki işsizlik oranının geçmişteki gerçekleşmelerden etkilendiğini (yol bağımlılığı) savunur. Geçici bir durgunluk sonucu artan işsizlik; işçilerin becerilerini kaybetmesi (beşeri sermaye aşınması), işverenlerin uzun süreli işsizleri 'düşük kaliteli' olarak damgalaması ve çalışanların (içeridekiler) kendi ücretlerini korumak için işsizlerin (dışarıdakiler) piyasaya girişini zorlaştırması gibi nedenlerle kalıcı hale gelir. Bu durum, enflasyonu hızlandırmayan işsizlik oranının (NAIRUNAIRU) daha yüksek bir seviyeye çıkmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Talep şokunun etkisini analiz etme
Durgunluk nedeniyle fiili işsizlik artar ve işçiler uzun süre işsiz kalır.
Histeri mekanizmasının tetiklenmesi için başlangıçta bir dışsal şok gereklidir.
2
Histeri mekanizmalarını uygulama (Beşeri sermaye ve içeridekiler-dışarıdakiler)
Uzun süreli işsizlik becerilerin kaybına yol açar ve çalışanlar (içeridekiler) dışarıdakileri dışlayan ücret pazarlıkları yapar.
Bu mekanizmalar işsizliğin neden eski seviyesine inemediğini açıklar.
3
Denge işsizlik oranındaki değişimi belirleme
Ekonomi canlansa bile işsizlik eski doğal seviyesine inmez, NAIRUNAIRU daha yüksek bir noktada yeni denge kurar.
Histeri hipotezinin özü olan 'yol bağımlılığı' (path dependencypath \ dependency) bunu gerektirir.

Key Concept

Histeri (Hysteresis) ve Yol Bağımlılığı

Hints

1
Histeri kavramı, ekonominin geçmişteki durumunun bugünkü dengeleri belirlemesi anlamına gelen 'yol bağımlılığı' ile ilgilidir.
2
Talep şoku bittikten sonra işsizliğin neden eski haline dönemediğini düşünün; işçilerin becerileri veya piyasadaki güç dengeleri değişmiş olabilir mi?
3
Beşeri sermayenin aşınması ve içeridekiler-dışarıdakiler modeli, histerinin temel nedenleridir ve bu nedenler doğal işsizlik oranını (NAIRUNAIRU) yükseltir.

Practice More

İçeridekiler-dışarıdakiler (insideroutsiderinsider-outsider) modelinin ücret katılığı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 177Question

Emek piyasasında "histeri" (hysteresishysteresis) hipotezinin geçerli olduğu kabul edildiğinde, ekonomide meydana gelen geçici bir negatif talep şokunun uzun dönemli sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Geçici işsizlik artışı; işgücünün beşeri sermayesinde aşınmaya veya "içeridekiler-dışarıdakiler" mekanizmasına yol açarak doğal işsizlik oranının (NAIRUNAIRU) kalıcı olarak yükselmesine neden olur.

Answer

Geçici işsizlik artışının beşeri sermaye aşınması veya içeridekiler-dışarıdakiler mekanizması yoluyla doğal işsizlik oranını kalıcı olarak yükseltmesi
Histeri hipotezine göre, ekonomi bir kez durgunluğa girip işsizlik arttığında, işsiz kalanların yeteneklerini kaybetmesi veya sendikal pazarlıklarda etkisizleşmesi nedeniyle şok geçse bile işsizlik eski seviyesine inmez ve doğal işsizlik oranı kalıcı olarak yükselir.

Step-by-Step Solution

1
Histeri kavramını tanımlama
Histeri, ekonomik sistemde meydana gelen geçici bir şokun, şok ortadan kalksa bile sistemin denge noktasını (doğal oranı) kalıcı olarak değiştirmesi durumudur.
Sorunun temelini oluşturan patika bağımlılığı mekanizmasını anlamak için gereklidir.
2
Mekanizmaları analiz etme
İşsiz kalan bireylerin yeteneklerinin körelmesi (beşeri sermaye aşınması) ve işe alım süreçlerinde dezavantajlı duruma düşmeleri (dışarıdakiler haline gelmeleri) tespit edilir.
Geçici işsizliğin nasıl kalıcı hale geldiğini açıklayan nedensellik bağını kurmak için gereklidir.
3
Denge üzerindeki etkiyi belirleme
Bu süreçlerin sonunda ekonominin şok öncesi işsizlik oranına dönemediği ve NAIRUNAIRU'nun (enflasyonu hızlandırmayan işsizlik oranı) yeni ve daha yüksek bir seviyede oluştuğu sonucuna varılır.
Soruda sorulan uzun dönemli sonucu netleştirmek için gereklidir.

Key Concept

Patika Bağımlılığı (Path Dependency) ve Histeri Etkisi

Hints

1
Histeri kavramını 'geçmişin izlerini taşıma' veya 'patika bağımlılığı' olarak düşünün.
2
Uzun süre işsiz kalan birinin iş bulma şansının, yeni işsiz kalmış birine göre neden daha düşük olabileceğini (yetenek kaybı vb.) değerlendirin.
3
Eğer geçici bir durgunluk kalıcı bir işsizlik artışına yol açıyorsa, bu durum ekonomideki 'doğal' seviyenin yukarı kaydığı anlamına gelir.

Practice More

İçeridekiler-Dışarıdakiler (InsiderInsider-OutsiderOutsider) modelinin ücret katılığı ve histeri üzerindeki rolünü inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 178Question

Bir ekonomide, belirli bir coğrafi bölgedeki temel üretim faaliyetlerinin sona ermesiyle işsiz kalan bireylerin; işgücü talebinin canlı olduğu farklı bölgelerdeki açık iş pozisyonlarına, yüksek konut maliyetleri veya sosyal/ailevi bağlar gibi nedenlerle geçiş yapamaması sonucunda ortaya çıkan uzun süreli işsizlik türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yapısal işsizlik

Answer

Yapısal işsizlik
Yapısal işsizlik, emek piyasasındaki arz ve talebin yapısal nedenlerle (beceri uyuşmazlığı, teknolojik değişim veya coğrafi konum farklılığı) bir araya gelememesi durumudur. Sorudaki senaryoda, işgücünün bulunduğu bölge ile iş imkânlarının bulunduğu bölge arasındaki kopukluk ve göç engelleri bu kavramın coğrafi boyutunu (spatial mismatch) tam olarak karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Verilen senaryoyu analiz et.
İşgücü arzı (işçiler) bir bölgede, işgücü talebi (açık işler) ise başka bir bölgededir.
İşsizliğin kaynağının mekânsal/coğrafi bir ayrışma olup olmadığını anlamak için gereklidir.
2
Engelleri ve süreyi değerlendir.
Yüksek konut maliyetleri ve göç engelleri geçişi zorlaştırmakta ve işsizliği uzun süreli hale getirmektedir.
Geçici arama sürecinden (friksiyonel) kalıcı uyumsuzluğa (yapısal) geçişi ayırt etmek için gereklidir.
3
Kavramsal eşleştirmeyi yap.
İşgücünün nitelik veya coğrafi konum bakımından açık işlerle uyuşmaması 'Yapısal İşsizlik' olarak tanımlanır.
Soruda tanımlanan durum yapısal işsizliğin coğrafi uyumsuzluk (spatial mismatch) boyutudur.

Key Concept

Yapısal işsizlik; teknolojik değişim, sektörel kaymalar veya coğrafi uyumsuzluklar nedeniyle işgücü arzı ile talebinin nitelik veya konum bazında eşleşememesi durumudur.

Hints

1
İşsizliğin nedeninin ekonomik daralma mı yoksa işçi ile iş arasındaki bir uyumsuzluk mu olduğuna odaklanın.
2
Soruda bahsedilen göç engelleri ve konut maliyetleri, işgücü hareketliliğini (mobilitesini) kısıtlayan kalıcı yapısal unsurlardır.
3
Friksiyonel işsizlik kısa sürelidir; ancak bu senaryoda engeller nedeniyle işsizliğin uzun süreli hale geldiği vurgulanmaktadır.

Practice More

Yapısal işsizliğin diğer önemli nedenleri olan 'beceri uyuşmazlığı' ve 'asgari ücret katılıkları' kavramlarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 179Question

Bir ülkede daha önce herhangi bir mesleki yeterlilik şartı aranmayan 'lojistik ve ağır vasıta' sektöründe çalışabilmek için, yeni bir yasal düzenleme ile oldukça yüksek maliyetli ve uzun süreli bir 'profesyonel sürücü sertifikası' alma zorunluluğu getirilmiştir. Sektörde açık iş pozisyonları bulunmasına rağmen, bu maliyeti karşılayamayan veya eğitimi henüz tamamlamamış olan mevcut iş arayanların işsiz kalması durumu, aşağıdaki işsizlik türlerinden hangisine bir örnektir?

Show answer & explanation

Answer: Yapısal İşsizlik

Answer

İşgücünün sahip olduğu nitelikler ile piyasadaki yasal/kurumsal engeller arasındaki uyuşmazlığı ifade eden Yapısal İşsizlik seçeneği doğrudur.
Yapısal işsizlik, ekonomideki yapısal değişimler veya emek piyasasına yönelik kurumsal müdahaleler (sertifikasyon, asgari ücret vb.) sonucu oluşur. Soruda verilen sertifika zorunluluğu, işgücünün işe girişini engelleyen kurumsal bir katılık yarattığı için bu durum yapısal işsizlik kapsamına girer.

Step-by-Step Solution

1
İşsizliğin nedenini analiz etme
İşsizlik, ekonomik bir daralmadan değil, 'yasal düzenleme' ve 'sertifika zorunluluğu' gibi kurumsal bir faktörden kaynaklanmaktadır.
Yapısal işsizliğin temel nedenlerinden biri emek piyasasındaki kurumsal katılıklardır.
2
Arz ve talep uyumunu kontrol etme
Sektörde açık iş (talep) olmasına rağmen, işsizlerin yasal nitelik eksikliği nedeniyle bu işlere giremediği görülmektedir.
Bu durum, işgücünün niteliksel uyuşmazlığını (mismatch) gösterir.
3
İşsizlik türünü belirleme
Kurumsal engeller ve nitelik uyuşmazlığı sonucunda ortaya çıkan bu durum yapısal işsizliktir.
Friksiyonel işsizlik arama süreciyle, konjonktürel işsizlik ise talep yetersizliğiyle ilgilidir.

Key Concept

Kurumsal Katılıklar ve Yapısal İşsizlik

Hints

1
İşsizliğin kaynağının piyasadaki toplam talep azlığı mı yoksa bir kural/nitelik sorunu mu olduğunu düşünün.

Practice More

Etkin ücret teorisinin yapısal işsizliğe nasıl yol açtığını incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olabilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 180Question

Emek piyasasında 'histeri' (hysteresishysteresis) hipotezine göre, ekonomide yaşanan geçici bir negatif talep şoku sonucunda işsizlik oranının yükselmesi ve şokun etkisi ortadan kalktıktan sonra bile işsizliğin eski seviyesine dönmeyerek daha yüksek bir düzeyde katılaşması söz konusudur.

Buna göre, geçici bir şokun doğal işsizlik oranı (NAIRUNAIRU) üzerinde kalıcı bir etki yaratmasının temel nedenlerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uzun süreli işsizliğin beşeri sermayede aşınmaya yol açması ve 'içeridekiler' (insidersinsiders) olan çalışanların sadece kendi ücretlerini korumaya odaklanması

Answer

Histeri hipotezi çerçevesinde kalıcılığın temel nedeni, işsiz kalanların yeteneklerini kaybetmesi (beşeri sermaye aşınması) ve çalışanların (içeridekiler) işsizlerin durumunu gözetmeden yüksek ücret pazarlığı yapmasıdır.
Doğru seçenek, histeri hipotezinin iki ana sütununu vurgulamaktadır: Birincisi, işsizlik süresi uzadıkça işçilerin becerilerinin körelmesi (beşeri sermaye kaybı); ikincisi ise sendikal pazarlıklarda sadece çalışanların (insiders) söz sahibi olması nedeniyle işsizlerin (outsiders) ücretleri aşağı çekememesidir. Bu durum, geçici bir durgunluk bitse bile işsizlik oranının eski seviyesine inmesini engeller.

Step-by-Step Solution

1
Histeri kavramını analiz etme
Histeri, geçmişteki ekonomik olayların (geçici şokların) bugünkü denge üzerinde kalıcı izler bırakmasıdır.
Sorunun kökenindeki 'kalıcı etki' ifadesini anlamlandırmak için gereklidir.
2
Mekanizmaları belirleme
Beşeri sermaye kaybı, damgalama (stigma) ve içeridekiler-dışarıdakiler modelleri temel mekanizmalardır.
Geçici işsizliğin neden yapısal işsizliğe (NAIRU artışına) dönüştüğünü açıklar.

Key Concept

Histeri Hipotezi (Hysteresis Hypothesis)

Practice More

İçeridekiler-Dışarıdakiler modelinin sendikal pazarlık güçleri üzerindeki etkisini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 9 / 12Next
İşsizlik Practice Questions — KPSS Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri — Page 9 | Examkin