Bir büyükşehir belediyesi, kent içi trafiği düzenlemek amacıyla bazı yollarda kalıcı güzergâh değişiklikleri yapmış ve belirli bir caddeyi tamamen yayalaştırmıştır. Bu işlem hukuka ve kamu yararına tamamen uygun olarak gerçekleştirilmesine rağmen, cadde üzerinde bulunan ve başka bir giriş kapısı olmayan bir lojistik deposu, faaliyetlerini sürdüremez hale gelmiş ve işletme sahibi ağır bir maddi zarara uğramıştır.
İdarenin bu hukuka uygun işleminden doğan özel ve olağan dışı zararı tazmin etmesi, aşağıdaki sorumluluk ilkelerinden hangisi ile doğrudan ilişkilidir?
- AHizmet Kusuru
- BSosyal Risk İlkesi
- Fedakârlığın DenkleştirilmesiAnswer
- DTehlike (Risk) İlkesi
- Eİstimval
Answer
İdarenin hukuka uygun işlemlerinden doğan özel zararların tazmini 'Fedakârlığın Denkleştirilmesi' ilkesiyle açıklanır.
İdarenin mali sorumluluğu iki ana başlıkta incelenir: Kusurlu sorumluluk (Hizmet Kusuru) ve kusursuz sorumluluk. Kusursuz sorumluluğun türlerinden biri olan 'Fedakârlığın Denkleştirilmesi' ilkesine göre; idare, hukuka tamamen uygun bir işlem yapsa dahi, bu işlem kamu yararı adına yapıldığı için bir kişinin mülkiyet veya çalışma hürriyetine 'özel, ağır ve olağan dışı' bir müdahale oluşturuyorsa, bu zararı tazmin etmek zorundadır. Senaryodaki yayalaştırma kararı hukuka uygundur ancak lojistik deposu sahibine yüklenen külfet genel toplumun katlandığı külfetten çok daha ağırdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Fedakârlığın Denkleştirilmesi (Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik)
Hints
1
İşlemin 'hukuka uygun' olup olmadığına dikkat edin.
2
Bir kişi kamu yararı için toplumun geri kalanından daha fazla zarara uğruyorsa, bu denge nasıl sağlanır?
3
Bu ilke, kamu külfetleri karşısında eşitliği sağlamayı amaçlayan bir kusursuz sorumluluk türüdür.
Practice More
İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden 'Risk İlkesi' ile 'Fedakârlığın Denkleştirilmesi' arasındaki farkı örneklerle karşılaştırın.
Estimated Time:1m 15s