Question

Difficulty: Hardİdarenin Sorumluluğu

Anayasa'nın 129. maddesinde yer alan; "Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir." hükmü uyarınca, idarenin sorumluluğu ve rücu mekanizması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. A
    Kamu görevlisinin görevini yerine getirirken işlediği hizmetle ilgili kusurlar nedeniyle zarar gören kişi, davasını doğrudan ilgili kamu görevlisine değil, husumeti idareye yönelterek açmalıdır.
  2. İdarenin ödediği tazminatı kamu görevlisine rücu edebilmesi için, kamu görevlisinin kastının veya ağır hizmet kusurunun bulunması şarttır; hafif ihmal durumlarında rücu imkanı bulunmamaktadır.Answer
  3. C
    İdarenin ödediği tazminatı personeline geri almasını sağlayan rücu davası, idari yargıda değil, genel hükümler çerçevesinde adli yargı mercilerinde (Asliye Hukuk Mahkemesi) görülür.
  4. D
    Kamu görevlisinin görevinden tamamen ayrılabilen, görevle hiçbir illiyet bağı bulunmayan kasti suçları veya kişisel husumetine dayalı eylemleri 'şahsi kusur' sayılarak doğrudan görevliye karşı adli yargıda dava açılmasına imkan tanıyabilir.
  5. E
    İdarenin personeline rücu etmesi, sadece anayasal bir hak değil; aynı zamanda kamu kaynaklarının korunması ve hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak yerine getirilmesi gereken bir yükümlülüktür.

Answer

İdarenin rücu hakkının kullanılması için personelin ağır kusurunun şart olduğu ve hafif ihmal durumunda rücu edilemeyeceği yönündeki ifade yanlıştır.
İdarenin kamu görevlisine rücu edebilmesi için kamu görevlisinin 'kusurlu' olması yeterlidir. Mevzuatımızda rücu hakkının kullanılması personelin sadece 'ağır kusuru' veya 'kastı' olması şartına bağlanmamıştır. Personelin en hafif ihmali bile idarenin tazminat ödemesine yol açmışsa, idare anayasal ve yasal bir zorunluluk olarak o personele rücu etmek durumundadır. Bu nedenle, hafif ihmallerde rücu imkanı olmadığını savunan ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa 129/5 hükmünün analiz edilmesi
Hizmetle ilgili kusurlarda davanın sadece idareye açılacağı (husumet kuralı) ve idarenin personele rücu etme zorunluluğu olduğu belirlenir.
Anayasal güvence ve memuru koruma ilkesi gereği zarar gören doğrudan memura gidemez.
2
Rücu mekanizmasının şartlarının incelenmesi
Rücu davası için personelin 'kusurlu' olmasının yeterli olduğu, kusur derecesinin (hafif/ağır) rücu hakkının varlığını değil, miktarını etkileyebileceği saptanır.
İdare hukukunda sorumluluk, kamu kaynaklarının kusuru işleyene yansıtılmasını gerektirir.
3
Yargı yolu ve görev tespiti
Zarar görenin açtığı tam yargı davasının İdari Yargı'da, idarenin açtığı rücu davasının Adli Yargı'da görüldüğü ayırt edilir.
Rücu davası, genel hükümlere tabi bir tazminat alacağı niteliğindedir.

Key Concept

İdarenin Rücu Sorumluluğu ve Husumet Kuralı

Hints

1
Anayasa'nın 129. maddesindeki memurların yargılanması ve sorumluluğu ile ilgili koruma zırhını düşünün.
2
İdare ödediği tazminatı memuruna geri isterken (rücu) memurun sadece kasti davranmasını mı bekler, yoksa her türlü hatada rücu edebilir mi?
3
Unutmayın; rücu bir zorunluluktur ve kusur derecesi (hafif/ağır) rücu hakkını engellemez, sadece ödenecek miktarda etkili olabilir.

Practice More

Tam yargı davası ile rücu davası arasındaki görevli yargı yeri farklarını içeren bir tablo oluşturun.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question