İdare tarafından işletilen bir liman tesisinde, denizde meydana gelen bir petrol sızıntısına müdahale etmek üzere acil müdahale ekibi görevlendirilmiştir. Ancak ekipler, müdahale gemilerinin periyodik bakımlarının bütçe yetersizliği bahanesiyle yapılmamış olması nedeniyle planlanandan saat geç yola çıkabilmiştir. Ekiplerin yolda olduğu sırada, bölgede meteorolojik kayıtlarda daha önce hiç rastlanmamış şiddette ve aniden yön değiştiren bir fırtına (mücbir sebep) patlak vermiştir. Fırtına nedeniyle yayılan petrol, kıyıdaki bir balıkçı köyünün tesislerini kullanılamaz hale getirmiştir. Yapılan teknik incelemede; 'fırtınanın şiddetinin petrolü her durumda yayacağı, ancak ekipler zamanında ulaşabilseydi bariyer sisteminin fırtınadan önce kurulabileceği ve balıkçı tesislerinin zarar görmesinin kesinlikle önlenebileceği' saptanmıştır.
Bu olayda idarenin mali sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuksal açıdan doğrudur?
- Meydana gelen fırtına 'mücbir sebep' niteliğinde olsa da, idarenin hizmet kusuru (gecikme) zararın önlenebilir kısmıyla ilgili illiyet bağını koruduğu için idarenin tazminat sorumluluğu devam eder.Answer
- BFırtınanın 'öngörülemez ve önlenemez' bir doğa olayı olması nedeniyle olay bir 'mücbir sebep'tir ve bu durum idarenin hizmet kusurunu tamamen örterek sorumluluğu her koşulda kaldırır.
- COlay idarenin faaliyet sahası içerisinde gerçekleştiği için bir 'beklenmeyen hal' olarak kabul edilmeli ve idare kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca tüm zararı tazmin etmelidir.
- Dİdarenin müdahale için ekip görevlendirmiş olması ve niyetinin 'hizmetin yerine getirilmesi' yönünde olması, gecikmeden kaynaklanan kusuru hukuken ortadan kaldırır.
- EBütçe yetersizliği nedeniyle bakımların yapılamaması bir 'yasal imkansızlık' teşkil ettiğinden, idareye herhangi bir kusur atfedilemez ve sorumluluk doğmaz.