Anayasa'nın 125. maddesinde ifadesini bulan idarenin mali sorumluluğu ilkesi gereği; idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Ancak bazı istisnai durumlarda idare, herhangi bir hizmet kusuru bulunmasa dahi, toplumsal barışın korunması ve kolektif sorumluluk anlayışı çerçevesinde ortaya çıkan zararları karşılamak durumundadır. Bu bağlamda; terör eylemleri, toplumsal kargaşa veya yaygın şiddet olayları neticesinde zarar gören kişilerin bu zararlarının, idarenin doğrudan bir kusurlu eylemi saptanmaksızın karşılanması, aşağıdaki ilkelerden hangisi ve bu ilkeye özgü hangi hukuki nitelik ile açıklanabilir?
- Sosyal risk ilkesi - Zarar ile idari faaliyet arasındaki illiyet bağının gevşemiş kabul edilmesiAnswer
- BHizmet kusuru ilkesi - İdarenin kolluk faaliyetlerindeki ağır ihmali sonucu illiyet bağının kurulması
- CKamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi - İdarenin haklı ve hukuka uygun eylemleri sonucunda illiyet bağının kopması
- DMücbir sebep ilkesi - Dışsal bir etken nedeniyle idarenin her türlü mali sorumluluktan muaf tutulması
- ETehlike (Risk) ilkesi - İdarenin yürüttüğü faaliyetin doğası gereği tehlikeli araçlar kullanması şartı
Answer
Sosyal risk ilkesi uyarınca, toplumsal olaylar sonucu oluşan zararlarda idare, klasik illiyet bağının gevşetilmesi yoluyla kusuru olmasa dahi sorumlu tutulur.
Sosyal risk ilkesi, Danıştay içtihatları ile gelişmiş bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu ilkeye göre, devletin anayasal düzenini hedef alan veya toplumsal kargaşa sonucu oluşan zararlarda, idarenin o olayla doğrudan bir eylem/işlem bağı (klasik illiyet bağı) kurulamasa dahi, 'toplumsal dayanışma' ve 'kolektif sorumluluk' gereği zararın tüm topluma (idare aracılığıyla) paylaştırılması hedeflenir. Bu durumda illiyet bağının varlığı gevşetilmiş kabul edilir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Sosyal Risk İlkesi ve İlliyet Bağının Gevşemesi