Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 questions

Question 181Question

Türkiye'de şehirlerin kuruluş ve gelişiminde sanayi, tarım, ticaret ve turizm gibi fonksiyonların yanı sıra ana ulaşım yolları üzerinde bulunmak da belirleyici bir unsurdur. Özellikle birden fazla bölgeyi birbirine bağlayan kara ve demiryollarının kesişim noktasında yer alan şehirler, 'kavşak noktası' olma özellikleri sayesinde hızla gelişmişlerdir.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisinin kentsel gelişiminde 'ulaşım ve kavşak noktası olma' fonksiyonu diğerlerine göre daha belirgindir?

Show answer & explanation

Answer: Afyonkarahisar

Answer

Kavşak noktası olma özelliği kentsel gelişiminde en belirgin olan şehir Afyonkarahisar'dır.
Afyonkarahisar, Türkiye coğrafyasında Ege Bölgesi'ni İç Anadolu'ya, Marmara Bölgesi'ni Akdeniz'e bağlayan stratejik bir konuma sahiptir. Hem karayolu hem de demiryolu ağlarının düğüm noktasında bulunması, şehrin ticaret ve hizmet sektörünün bu ulaşım fonksiyonu etrafında şekillenmesini sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Şehirlerin coğrafi konumlarını ve ulaşım ağlarını analiz etme
Afyonkarahisar'ın İç Batı Anadolu'da, bölgeler arası geçiş güzergâhında olduğu tespit edilir.
Bir şehrin ulaşım fonksiyonunun güçlü olması için ana arterlerin kesişim noktasında bulunması gerekir.
2
Yer şekillerinin ulaşıma etkisini değerlendirme
Sinop, Artvin ve Hakkâri gibi şehirlerin engebeli yapıları veya izole konumları nedeniyle ulaşım merkezi olamadıkları belirlenir.
Dağlık bölgeler ulaşım ağlarının sıklığını ve gelişimini olumsuz etkiler.
3
Kavşak noktası kavramını eşleştirme
Afyonkarahisar'ın 'yolların kesiştiği yer' olarak bilinen klasik bir kavşak şehri olduğu sonucuna varılır.
Afyonkarahisar; İstanbul-Antalya ve İzmir-Ankara gibi kritik ulaşım hatlarının merkezî düğüm noktasıdır.

Key Concept

Ulaşım Fonksiyonu ve Kavşak Şehirleri

Hints

1
Türkiye'de 'yolların kesiştiği il' olarak bilinen şehri düşünün.
2
Şehrin çevresindeki dağlık alanların ulaşımı ne kadar engellediğini değerlendirin; düzlük ve geçitlerin olduğu yerler kavşak olmaya daha müsaittir.
3
Ege'den Ankara'ya giderken veya İstanbul'dan Antalya'ya inerken hangi şehirden mutlaka geçtiğinizi hatırlayın.

Practice More

Benzer şekilde ulaşım fonksiyonuyla ön planda olan Eskişehir ve Kayseri gibi şehirlerin konumlarını harita üzerinde inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 182Question

Türkiye'de 19271927 yılından günümüze kadar yapılan nüfus sayımları sonucunda elde edilen veriler incelendiğinde; yıllık nüfus artış hızının dönemler arasında farklılıklar gösterdiği, ancak bu hızın hiçbir sayım döneminde %0\%0'ın altına düşmediği görülmektedir.

Buna göre, Türkiye'nin nüfus değişimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi kesinlikle söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Toplam nüfus miktarı sürekli artmıştır.

Answer

Türkiye'de nüfus artış hızı her zaman pozitif değerlerde kaldığı için toplam nüfus miktarı sürekli olarak artmıştır.
Doğru seçenekte belirtildiği gibi, bir ülkenin nüfus artış hızı grafiği her zaman sıfırın üzerinde bir seyir izliyorsa, bu durum toplam nüfusun sürekli olarak arttığı anlamına gelir. Türkiye'de nüfus artış hızı 19451945 veya 20232023 gibi yıllarda çok düşük seviyelere inse de hiçbir zaman eksiye (nüfusun azalması durumu) düşmemiştir. Bu nedenle toplam nüfus miktarı 19271927 yılından bugüne kadar her sayım döneminde bir önceki yıla göre artış göstermiştir.

Step-by-Step Solution

1
Nüfus artış hızı ve toplam nüfus miktarı arasındaki ilişkiyi analiz et.
Artış hızı pozitif olduğu sürece nüfusa yeni kişiler ekleniyor demektir.
Artış hızının %0\%0'ın üzerinde olması, her sayım döneminde nüfusa belirli bir miktarda kişinin eklendiğini gösterir.
2
Türkiye'nin verilerini değerlendir.
Türkiye'de artış hızı dalgalanmış olsa da hiçbir zaman eksi değerlere düşmemiştir.
Eksi değerlere düşmeyen bir artış hızı, toplam nüfusun hiçbir zaman azalmadığını, her zaman arttığını kanıtlar.

Key Concept

Nüfus Artış Hızı ve Toplam Nüfus İlişkisi
Question 183Question

Türkiye'deki kırsal yerleşmelerin büyük bir bölümü; yer şekilleri ve su kaynakları gibi doğal faktörlerin kontrolünde, plansız ve kendiliğinden gelişen bir dokuya sahiptir. Buna karşın; özellikle Marmara, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'nun bazı kesimlerinde, geometrik bir düzen sergileyen, sokakların birbirini dik kestiği ve konutların belirli bir düzen içinde sıralandığı 'ızgara planlı' kırsal yerleşmelere de rastlanmaktadır. Bu tür bir yerleşme dokusunun ortaya çıkmasındaki temel belirleyici aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Devlet eliyle yürütülen iskan politikaları ve planlı yerleşim uygulamaları

Answer

Izgara planlı kırsal yerleşmelerin temel belirleyicisi, devlet eliyle yürütülen iskan politikaları ve planlı yerleşim uygulamalarıdır.
Izgara planlı yerleşmeler, sokakların ve konut alanlarının önceden çizilmiş bir plana göre yerleştirildiği beşerî yapılardır. Türkiye'de bu dokunun en belirgin örnekleri, devletin iskan politikaları kapsamında (örneğin mübadil köyleri, sosyal konut projeleri veya afet sonrası uygulamalar) inşa edilen kırsal yerleşmelerdir. Doğal süreçler sokakların birbirini dik kestiği bu kadar keskin bir geometriyi kendiliğinden oluşturmaz.

Step-by-Step Solution

1
Yerleşme dokularının oluşum nedenlerini analiz et.
Kırsal yerleşmeler genellikle yer şekilleri (engebe) ve su kaynaklarına göre 'kendiliğinden' (plansız) şekillenir.
Doğal çevre şartlarının yerleşme üzerindeki birincil etkisini anlamak için.
2
'Izgara plan' kavramını tanımla.
Izgara plan; sokakların birbirini dik kestiği, geometrik ve düzenli bir yerleşim biçimidir.
Kavramın doğada kendiliğinden oluşmayacak kadar düzenli olduğunu saptamak için.
3
Türkiye'deki ızgara planlı yerleşme örneklerini incele.
Bu doku genellikle göçmenlerin yerleştirildiği (iskan) köylerde, nehir boylarındaki planlı tarım köylerinde veya afet sonrası kurulan toplu köylerde görülür.
Beşerî müdahale ile geometrik düzen arasındaki bağı kurmak için.
4
Seçenekler arasında beşerî planlamayı temsil eden şıkkı belirle.
Iskan politikaları ve devlet planlaması bu düzenin asıl sebebidir.
Doğru sonuca ulaşmak için.

Key Concept

Izgara Planlı Yerleşme Dokusu (Beşerî Müdahale)

Hints

1
Yerleşme dokularının 'serbest' (kendiliğinden) ve 'planlı' (geometrik) olarak ikiye ayrıldığını düşünün.
2
Bir yerleşmede sokaklar birbirini cetvelle çizilmiş gibi dik kesiyorsa, bu doğal bir süreç midir yoksa insan eliyle mi yapılmıştır?
3
Türkiye'de özellikle göçmenlerin yerleştirildiği iskan köyleri veya deprem konutları gibi planlı projeleri hatırlayın.

Practice More

İskan köyleri ile doğal olarak gelişmiş dağınık Karadeniz yerleşmelerini doku bakımından karşılaştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 184Question

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin fonksiyonel gelişimi; yerleşmenin bulunduğu sahanın sunduğu imkânlar (site) ile çevresiyle olan mekânsal ilişkilerinin (situasyon) bir sonucudur. Bazı şehirler tek bir baskın fonksiyonla gelişimini sürdürürken, bazıları zamanla çok fonksiyonlu (polifonksiyonel) bir yapıya kavuşmuştur.

Aşağıda, Türkiye'deki bazı kentsel yerleşmelerin fonksiyonel gelişimlerine dair temel bilgiler verilmiştir:

I.I. Yerleşmenin küçük bir iskeleden önemli bir ağır sanayi merkezine dönüşmesinde, yakın çevredeki zengin taş kömürü yataklarının işletilmesi ve liman fonksiyonu belirleyici olmuştur.
II.II. Şehir merkezinin (merkez ilçe) gelişiminde idari ve eğitim fonksiyonları ön plandadır; ancak ilin genelinde kıyı turizmi sektörü ekonominin ve şehir kimliğinin temel direğidir.
III.III. Önemli kara ve demir yollarının kavşak noktasında yer alan şehir; havacılık sanayisi ve "üniversite kenti" kimliğiyle bölgesel bir cazibe merkezine dönüşmüştür.
IV.IV. 19401940'lı yıllardan sonra petrolün bulunması ve rafinerinin kurulmasıyla, küçük bir kasaba görünümünden modern bir maden ve sanayi şehrine dönüşmüştür.

Bu özelliklerle aşağıdaki şehirler eşleştirildiğinde, hangi şehir dışarıda kalır?

Show answer & explanation

Answer: Afyonkarahisar

Answer

Afyonkarahisar şehri, verilen fonksiyonel özelliklerin hiçbirine tam olarak uymadığı için dışarıda kalır.
Verilen öncüller sırasıyla Zonguldak (maden/sanayi), Muğla (hizmet/turizm ayrımı), Eskişehir (ulaşım/eğitim/havacılık) ve Batman (maden/sanayi - petrol) şehirlerini tarif etmektedir. Afyonkarahisar ise önemli bir kara yolu kavşağı ve gıda/mermer sanayi merkezi olmasına rağmen, metinde yer alan spesifik detaylarla (taş kömürü, havacılık sanayisi, petrol rafinerisi vb.) eşleşmemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci öncülü analiz et.
Taş kömürü ve liman vurgusu Zonguldak şehrini işaret eder.
Zonguldak, Türkiye'de taş kömürü havzasının merkezidir ve gelişimi bu madene dayalıdır.
2
İkinci öncülü analiz et.
İl merkezinin idari/eğitim, ilin turizm odaklı olması Muğla şehrini işaret eder.
Muğla il merkezi bir hizmet/eğitim kenti iken, Bodrum ve Marmaris gibi ilçeleri turizm merkezidir.
3
Üçüncü öncülü analiz et.
Kavşak noktası, havacılık ve üniversite vurgusu Eskişehir'i işaret eder.
Eskişehir, Türkiye'nin en önemli demir yolu kavşaklarından biri olup havacılık sanayisi ve öğrenci kenti kimliğiyle bilinir.
4
Dördüncü öncülü analiz et.
Petrol ve rafineri vurgusu Batman şehrini işaret eder.
Batman, petrolün bulunmasıyla hızla büyüyerek kasabadan büyük bir sanayi ve maden şehrine dönüşmüştür.
5
Sonuçları seçeneklerle karşılaştır.
Afyonkarahisar için bir açıklama bulunmadığı görülür.
Afyonkarahisar önemli bir kavşaktır ancak havacılık sanayisi veya taş kömürü gibi özelliklere sahip değildir.

Key Concept

Türkiye'deki şehirlerin dominant ekonomik fonksiyonları ve gelişim süreçleri.

Practice More

Şehirlerin site (kuruluş yeri) ve situasyon (konum) özelliklerinin fonksiyonel çeşitliliğe etkisini incelemek için 'Kayseri ve Gaziantep' gibi polifonksiyonel şehirleri analiz edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 185Question

Türkiye'de şehirlerin fonksiyonel gelişiminde, yerleşmenin kurulduğu sahanın (site) sunduğu doğal kaynaklar ile şehrin çevresiyle olan mekânsal ilişkileri (durum/konum) farklı derecelerde rol oynar. Bir yerleşmenin temel fonksiyonunun o sahada çıkarılan bir madene dayanması, o şehrin 'site' özelliğine bağlı geliştiğini gösterir. Ancak bazı şehirlerde baskın fonksiyon olan ağır sanayi, o alanda ham maddenin bulunmasından ziyade enerji kaynağına yakınlık veya su kaynakları gibi stratejik faktörlerle şekillenmiştir.

Buna göre, aşağıdaki kentsel yerleşmelerden hangisinin fonksiyonel gelişimi, kuruluş yerinde (site) bulunan bir yer altı kaynağına dayalı olarak gerçekleşmemiştir?

Show answer & explanation

Answer: Karabük

Answer

Karabük şehri, fonksiyonel gelişimini kuruluş yerindeki bir maden rezervine değil, enerji kaynağına yakınlık faktörüne borçludur.
Karabük bir 'maden şehri' değil, ağır sanayi şehridir. Şehrin büyümesini sağlayan demir-çelik fabrikası, o bölgede demir madeni çıktığı için değil, Zonguldak'taki taş kömürü yataklarına (enerji kaynağına) yakın olduğu için oraya kurulmuştur. Bu durum kentin gelişiminin 'site' (yerdeki kaynak) değil, 'durum' (stratejik konum) faktörüne dayandığını kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Kavramsal ayrımı yapın
Şehirlerin 'site' (yer) özellikleri o noktadaki kaynakları, 'durum' (konum) özellikleri ise ulaşım ve enerji gibi dışsal faktörleri ifade eder.
Maden şehirleri 'site' özelliklerine göre (maden neredeyse orada) kurulur.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin temel fonksiyonlarını ve hammadde kaynaklarını analiz edin
Batman (Petrol-Yerinde), Soma (Linyit-Yerinde), Murgul (Bakır-Yerinde), Seydişehir (Boksit-Yerinde) çıkarılmaktadır.
Bu şehirlerin varlık sebebi doğrudan o noktadaki yer altı kaynağıdır.
3
İstisnai durumu belirleyin
Karabük'te demir-çelik fabrikası bulunur ancak şehirde demir madeni çıkmaz. Demir, Sivas-Divriği'den demir yolu ile taşınır.
Karabük'ün seçilme nedeni Zonguldak'taki taş kömürüne (enerji kaynağına) yakın olmasıdır.

Key Concept

Şehirlerin Fonksiyonel Kuruluş İlkeleri: Ham Maddeye Yakınlık vs. Enerji Kaynağına Yakınlık

Hints

1
Şehirlerin kuruluş nedenlerini 'ham maddeye yakınlık' ve 'enerjiye yakınlık' olarak ikiye ayırın.
2
Demir-çelik fabrikalarının yer seçiminde Türkiye'de genellikle enerji kaynağı (kömür) veya ulaşım (liman) etkili olmuştur.
3
Karabük ve Ereğli fabrikalarına demir cevheri Sivas'tan (Divriği) gelmektedir.

Practice More

İskenderun Demir-Çelik Fabrikası'nın kuruluş yerinin belirlenmesindeki temel faktörü (ulaşım/hinterland) araştırarak fonksiyonel analizinizi pekiştirin.

Alternative Method

Şehirlerin isimlerinden veya meşhur oldukları kaynaklardan yola çıkarak 'yerinde üretim' yapılıp yapılmadığını sorgulayın. 'Karabük Demiri' diye bir maden türü olmadığını, bunun bir sanayi markası olduğunu hatırlayın.
Estimated Time:1m 30s
Question 186Question

Türkiye'de 19851985 yılından günümüze kadar geçen süreçte nüfus artış hızı genel olarak bir azalma eğilimi göstermesine rağmen, toplam nüfus miktarı her sayım döneminde artmaya devam etmiştir. Bu durumun temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Doğum oranlarının ölüm oranlarından hâlâ yüksek seyretmesi

Answer

Doğum oranlarının ölüm oranlarından hâlâ yüksek seyretmesi
Türkiye'de nüfus artış hızı 19851985 yılından sonra düşüş eğilimine girmiştir; ancak bu hız hiçbir zaman eksi değerlere (binde sıfırın altına) düşmemiştir. Bir ülkede nüfus artış hızı pozitif olduğu sürece, doğumlar ölümlerden fazla demektir ve bu durum toplam nüfusun her geçen yıl artmasına neden olur. Dolayısıyla hızın azalması nüfusun azaldığını değil, nüfusun artış temposunun yavaşladığını gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Nüfus artış hızı ile nüfus miktarı arasındaki kavramsal ilişkiyi analiz etme
Nüfus artış hızı (), bir nüfusun ne kadar hızlı büyüdüğünü (ivmesini) gösterir. Toplam nüfus miktarı ise mevcut kişi sayısıdır.
Hızın azalması, büyümenin durduğu anlamına gelmez.
2
Türkiye'nin demografik verilerini değerlendirme
Türkiye'de nüfus artış hızı 19851985'den sonra düşse de hâlâ binde sıfırın (00) üzerindedir.
Hız binde sıfırın üzerinde olduğu sürece her yıl nüfusa yeni bireyler eklenmektedir.
3
Doğal nüfus artışının (Doğum - Ölüm) etkisini saptama
Doğumlar ölümlerden fazla olduğu müddetçe doğal nüfus artışı gerçekleşir ve toplam miktar artar.
Türkiye'de sağlık hizmetlerinin gelişmesiyle ölüm oranları düşmüş, doğum oranları azalsa da ölümlerden yüksek kalmaya devam etmiştir.

Key Concept

Nüfus Artış Hızı ve Toplam Nüfus Miktarı Arasındaki Fark

Hints

1
Bir aracın hızı saatte 100100 km'den 6060 km'ye düştüğünde araç geri gitmez, sadece daha yavaş ilerler.
2
Nüfusun azalması için artış hızının negatif (eksi) değerlere düşmesi gerekir. Türkiye'de böyle bir durum henüz yaşanmamıştır.

Practice More

Türkiye'nin nüfus artış hızının 19451945 (II. Dünya Savaşı etkisi) ve 20232023 (pandemi ve ekonomik etkiler) yıllarındaki rekor düşüşlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 187Question

Türkiye'de nüfusun dağılışı ve yoğunlukları üzerinde yer şekilleri, iklim koşulları ve ekonomik faaliyetlerin etkisi belirleyicidir. Bazı yörelerde aritmetik nüfus yoğunluğu (ANYANY) çok yüksekken, bazı yörelerde ise tarımsal nüfus yoğunluğunun (TNYTNY) yüksek olması farklı coğrafi nedenlere dayanmaktadır.

Türkiye haritası üzerinde işaretlenmiş üç farklı alanın özellikleri şu şekildedir:
- I. Alan: Sanayileşmiş, ulaşım ağları gelişmiş ve ANYANY değeri Türkiye ortalamasının çok üzerindedir.
- II. Alan: Yer şekilleri engebeli, tarım alanları dar ve TNYTNY değeri oldukça yüksektir.
- III. Alan: Yer şekilleri düz ve sade olmasına rağmen ANYANY değeri Türkiye ortalamasının oldukça altındadır.

Bu alanların coğrafi özellikleri dikkate alındığında, nüfus yoğunlukları ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: I numaralı alanda sanayi ve hizmet sektöründeki gelişmişlik toplam nüfusu artırırken, II numaralı alanda tarım arazilerinin kısıtlı olması birim alana düşen çiftçi sayısını artırmıştır.

Answer

I numaralı alanda sanayi ve hizmet sektöründeki gelişmişlik toplam nüfusu artırırken, II numaralı alanda tarım arazilerinin kısıtlı olması birim alana düşen çiftçi sayısını artırmıştır.
I numaralı alanda (İstanbul-Kocaeli) sanayi, ticaret ve ulaşımın gelişmiş olması yoğun göç almasına ve dolayısıyla toplam nüfusun artarak aritmetik nüfus yoğunluğunun (ANYANY) yükselmesine neden olmuştur. II numaralı alanda (Doğu Karadeniz) ise dağlık ve engebeli yer şekilleri tarım yapılabilecek alanları daralttığı için, tarımla uğraşan nüfus bu dar alanlarda yoğunlaşmış ve tarımsal nüfus yoğunluğu (TNYTNY) yüksek çıkmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Haritadaki alanların coğrafi özelliklerini tanımlamak.
I. Alan (Çatalca-Kocaeli), II. Alan (Doğu Karadeniz), III. Alan (Tuz Gölü çevresi).
Soruda verilen yoğunluk ipuçlarından lokasyon tespiti yapmak için gereklidir.
2
Yoğunluk türlerini formülize etmek.
ANY=Toplam Nu¨fusYu¨zo¨lc¸u¨mu¨ANY = \frac{\text{Toplam Nüfus}}{\text{Yüzölçümü}}, TNY=Tarımsal Nu¨fusTarım AlanıTNY = \frac{\text{Tarımsal Nüfus}}{\text{Tarım Alanı}}.
Yoğunluk değişimlerinin pay mı yoksa payda kaynaklı mı olduğunu anlamak için formül analizi şarttır.
3
I. alanı analiz etmek.
Yoğun göç ve sanayileşme toplam nüfusu (payı) artırdığı için ANYANY yükselmiştir.
I. alandaki durum beşerî faktörlerle açıklanır.
4
II. alanı analiz etmek.
Engebeli yer şekilleri tarım alanlarını (paydayı) daralttığı için TNYTNY yükselmiştir.
II. alandaki durum fiziki (yer şekilleri) faktörlerle açıklanır.
5
III. alanı analiz etmek ve seçenekleri elemek.
Tuz Gölü çevresinde yer şekilleri düzdür ancak iklim (kuraklık) nedeniyle ANYANY düşüktür.
Yanlış seçeneklerdeki yer şekli yanılgısını (dağlık olduğu iddiasını) çürütmek için gereklidir.

Key Concept

Nüfus yoğunluklarının pay (nüfus) ve payda (alan) bileşenlerinin coğrafi faktörlerle (iklim, yer şekilleri, ekonomi) ilişkisi.

Hints

1
Yoğunluk formüllerindeki 'pay' (nüfus) ve 'payda' (alan) kısımlarının hangisinin değiştiğine odaklanın.
2
Engebeli bölgelerde (Doğu Karadeniz gibi) tarım arazilerinin miktarının çok az olduğunu hatırlayın.
3
I. bölgenin beşerî (ekonomi), II. ve III. bölgelerin fiziki (yer şekilleri ve iklim) kısıtlamalarını karşılaştırın.

Practice More

Fizyolojik nüfus yoğunluğu ile aritmetik nüfus yoğunluğu arasındaki farkın en az olduğu bölgeleri (İç Anadolu, Marmara gibi düz yerler) inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 188Question

Türkiye'de bazı kentsel yerleşmeler, sahip oldukları geniş tarım arazileri ve bu alanlarda üretilen ürünlerin ticaretiyle gelişerek kentsel bir kimlik kazanmıştır. Bu tür 'tarım şehirlerinde' sanayi tesisleri bulunsa dahi, bu tesisler genellikle çırçır veya bitkisel yağ fabrikaları gibi doğrudan tarımsal ham maddeyi işlemeye yöneliktir.

Buna göre, aşağıdaki kentsel yerleşmelerden hangisinin fonksiyonel gelişiminde sanayi faaliyetleri, tarım ve tarıma dayalı ticaretten daha belirleyici bir rol oynamıştır?

Show answer & explanation

Answer: Çorlu

Answer

Çorlu yerleşmesi, sahip olduğu yoğun sanayi tesisleri ve bu sektörde çalışan nüfus oranıyla diğer seçeneklerdeki tarım odaklı şehirlerden ayrılmaktadır.
Çorlu, Trakya bölgesinde ulaşım avantajları ve İstanbul'a yakınlığı sayesinde devasa bir sanayi kompleksi haline gelmiştir. Bu şehirde sanayi faaliyetleri, çevresindeki tarım faaliyetlerinden bağımsız olarak gelişmiş ve şehrin asıl büyüme motoru olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde verilen şehirlerin temel ekonomik faaliyetlerini belirle.
Akhisar, Kadirli, Polatlı ve Söke'nin ekonomisi tarımsal üretime; Çorlu'nun ekonomisi ise imalat sanayisine dayalıdır.
Şehirlerin fonksiyonel sınıflandırması, çalışan nüfusun en fazla hangi sektörde yoğunlaştığına göre yapılır.
2
Tarıma dayalı sanayi (agro-sanayi) ile genel sanayi şehri ayrımını yap.
Akhisar ve Söke gibi yerlerdeki tesisler tarımsal ürün işleme odaklıyken, Çorlu'da otomotivden kimyaya kadar geniş bir sanayi yelpazesi bulunur.
Soruda istenen, tarım dışı sanayi fonksiyonunun daha baskın olduğu şehri bulmaktır.
3
Doğru seçeneği teyit et.
Çorlu, Trakya'nın en büyük sanayi merkezi olması sebebiyle 'sanayi şehri' olarak tanımlanır.
Baskın fonksiyon, şehrin büyüme hızını ve mekânsal yapısını doğrudan belirleyen unsurdur.

Key Concept

Türkiye'de Şehirlerin Fonksiyonel Sınıflandırılması
Question 1890% of students answered this correctlyQuestion

Türkiye'de 19231923-19631963 yılları arasında nüfus artış hızını yükseltmeyi hedefleyen politikalar izlenirken, 19631963 yılından itibaren nüfus artış hızını kontrol altına almayı ve nüfusun niteliğini iyileştirmeyi amaçlayan "nüfus planlaması" dönemine geçilmiştir. Bu politika değişikliğine gidilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nüfus artış hızının ekonomik kalkınma hızından yüksek olması

Answer

Nüfus artış hızının ekonomik kalkınma hızından yüksek olması nedeniyle nüfus planlaması politikasına geçilmiştir.
Türkiye'de 19601960'lı yıllara gelindiğinde, hızlı nüfus artışının (yıllık binde 2828 civarı) ekonomik büyüme hızını geride bıraktığı görülmüştür. Bu durum tasarrufları azaltmış, işsizliği artırmış ve kişi başına düşen geliri düşürmüştür. Dolayısıyla, kalkınmanın sürdürülebilir olması için nüfus artış hızının düşürülmesi ve mevcut nüfusun eğitim/sağlık gibi niteliklerinin iyileştirilmesi temel amaç haline gelmiştir.

Step-by-Step Solution

1
19231923-19631963 dönemi nüfus politikasını analiz et.
Bu dönemde nüfusu artırıcı (pronatalist) politikalar izlenmiştir.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında savaş sonrası azalan iş gücünü ve askeri gücü artırmak hedeflenmiştir.
2
19631963 yılındaki kırılma noktasını ve nedenini belirle.
Hızlı nüfus artışı ekonomik kalkınma hızını aşarak sosyal ve ekonomik sorunlara yol açmaya başlamıştır.
Yatırımların büyük bir kısmının demografik yatırımlara (yol, okul, hastane vb.) gitmesi, üretken yatırımların azalmasına neden olmuştur.
3
Sonuç olarak benimsenen yeni politikayı doğrula.
19631963 yılında çıkarılan Nüfus Planlaması Kanunu ile nüfusun niteliğini artırma ve artış hızını düşürme hedeflenmiştir.
Ekonomik büyüme ile nüfus artışı arasındaki dengenin kurulması amaçlanmıştır.

Key Concept

Nüfus Politikası Değişim Gerekçeleri

Alternative Method

Mantıksal eleme yöntemi: Bir devlet neden nüfusu artırmak yerine 'planlama' yapar? Eğer nüfusun varlığı ekonomiye yük olmaya başlamışsa bu değişikliğe gidilir. Seçeneklerde ekonomi-nüfus ilişkisini kuran tek ifadeyi bularak cevaba ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 190Question

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin fonksiyonel sınıflandırmasında sanayi, ticaret, ulaşım ve madencilik gibi ekonomik faaliyetler belirleyici bir rol oynamaktadır. Bazı şehirler aynı fonksiyonel kategoride yer almalarına rağmen, bu fonksiyonun şehirde gelişmesini sağlayan coğrafi gerekçeler (lokasyon faktörleri) birbirinden farklılık gösterebilir.

Buna göre, aşağıdaki kentsel yerleşme çiftlerinden hangisi, benzer bir sanayi kolunda uzmanlaşmış olmalarına rağmen bu tesislerin kuruluş yeri seçimi (lokasyon faktörü) bakımından diğerlerinden farklı bir durum sergiler?

Show answer & explanation

Answer: Karabük - İskenderun

Answer

Karabük ve İskenderun şehirleri, demir-çelik sanayisinde uzmanlaşmış olmalarına rağmen, fabrikalarının kuruluş yeri seçimi (lokasyon faktörü) bakımından birbirinden ayrılır.
Karabük ve İskenderun, Türkiye'nin en önemli demir-çelik merkezleridir. Ancak Karabük'teki fabrikanın yeri, bölgedeki taş kömürü (enerji kaynağı) yatakları nedeniyle seçilmiştir. İskenderun'da ise bölgede demir yatağı bulunmamasına rağmen, deniz ulaşımı ve liman imkanlarının (hinterlant genişliği) sağladığı avantajlar nedeniyle bu sanayi dalı gelişmiştir. Bu durum, aynı fonksiyona sahip şehirlerin farklı lokasyon gerekçeleri olabileceğini gösteren en tipik örnektir.

Step-by-Step Solution

1
Şehirlerin uzmanlaştığı sanayi kollarını belirleme
Karabük ve İskenderun demir-çelik; Batman ve Soma enerji/maden; Seydişehir ve Maden maden işleme; Kayseri ve Gaziantep çok yönlü sanayi; Aydın ve Rize tarıma dayalı sanayi kollarında uzmanlaşmıştır.
Fonksiyonel benzerliği olan şehirleri gruplandırmak için gereklidir.
2
Karabük ve İskenderun'un kuruluş faktörlerini analiz etme
Karabük'te tesis, taş kömürü yataklarına yakın olduğu için 'enerji kaynağına yakınlık' ilkesiyle kurulmuştur. İskenderun'da ise demir madeni dışarıdan (Sivas/Malatya) gelir; tesisin orada olma sebebi 'ulaşım ve liman' (ithalat/ihracat) kolaylığıdır.
Bu iki şehir arasındaki lokasyon farkı, Türkiye coğrafyasındaki en temel sanayi yer seçimi örneklerinden biridir.
3
Diğer seçeneklerdeki lokasyon faktörlerini karşılaştırma
B, C ve E seçeneklerinde her iki şehir de hammaddeye yakınlık ilkesine göre gelişmiştir. D seçeneğinde ise her iki şehir ulaşım ve pazarlama avantajlarıyla büyümüştür.
Seçeneklerin homojenliğini kontrol ederek doğru cevabı netleştirmek için gereklidir.

Key Concept

Şehirlerin fonksiyonel gelişimi üzerinde etkili olan kuruluş yeri seçimi faktörleri (Hammadde, Enerji, Ulaşım, Pazar).

Hints

1
Şehirlerin temel ekonomik fonksiyonlarının (sanayi kolu) aynı olup olmadığına değil, o fabrikanın neden tam olarak o noktaya kurulduğuna odaklanın.
2
Demir-çelik sanayisi için hem demir cevheri (hammadde) hem de taş kömürü (enerji) gereklidir. İskenderun'da bu ikisi de bulunmaz.
3
Bir liman şehri olan İskenderun'un gelişimi ile Batı Karadeniz'in iç kesimindeki Karabük'ün gelişim faktörlerini karşılaştırın; biri 'enerji' diğeri 'ulaşım' odaklıdır.

Practice More

Türkiye'de 'Liman-Hinterlant' ilişkisini ve bu durumun Samsun, Mersin ve İzmir gibi şehirlerin fonksiyonel çeşitliliğine etkisini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Samsun ve Artvin-Murgul şehirlerini de düşünebilirsiniz. Murgul'da bakır işletmesi hammaddeye yakınken, Samsun'da bakır işletmesi (hammadde olmamasına rağmen) liman ve ulaşım olanakları nedeniyle kurulmuştur.
Estimated Time:2m 0s
Question 191Question

Şehirlerin mekânsal organizasyonunda hiyerarşik kademelenme genellikle idari statüye (il merkezi olma durumu) paralel ilerler; ancak bazı kentsel odak noktaları, sahip oldukları stratejik ulaşım ağları, liman-demiryolu entegrasyonu veya spesifik ağır sanayi kolları sayesinde 'fonksiyonel etki alanlarını' ulusal ölçeğe taşıyarak bağlı oldukları idari merkezin (il merkezinin) bölgesel çekim gücünü gölgede bırakabilmektedir.

Buna göre, aşağıdaki kentsel yerleşme ve bağlı olduğu il eşleştirmelerinden hangisindeki ilçe merkezi, 'fonksiyonel hiyerarşinin idari hiyerarşiyi aşması' ve 'ulusal ölçekli hinterland derinliği' bakımından bu duruma en karakteristik örneği teşkil eder?

Show answer & explanation

Answer: İskenderun - Hatay

Answer

İskenderun yerleşmesinin Hatay il merkezi olan Antakya'ya göre daha geniş bir fonksiyonel etki alanına sahip olması
İskenderun, sahip olduğu devasa demir-çelik tesisleri ve bu tesislerin ihtiyacı olan hammadde ile mamul madde trafiğini yöneten uluslararası limanı sayesinde, etki alanını il sınırlarının çok ötesine taşımıştır. Limanın İç Anadolu ve Doğu Anadolu'ya demiryolu ile bağlanmış olması, şehrin bir 'ulusal kapı' haline gelmesini sağlamıştır. Bu durum, idari merkez olan Antakya'nın yerel tarım ve hizmet odaklı hiyerarşik gücünü fonksiyonel anlamda geride bırakan, Türkiye'deki en özgün 'hiyerarşik sapma' örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
İdari ve fonksiyonel hiyerarşi kavramlarını analiz etme
Normalde il merkezlerinin en güçlü olması beklenirken, bazı ilçelerin özel fonksiyonlarla (liman, ağır sanayi) öne çıktığı belirlendi.
Sorunun temel mantığı olan 'hiyerarşik sapma' durumunu anlamak için bu ayrım gereklidir.
2
Seçeneklerdeki ilçelerin hinterland (art bölge) derinliklerini karşılaştırma
İskenderun'un hinterlandının demiryolu bağlantısı sayesinde İç ve Doğu Anadolu'ya uzandığı, diğerlerinin ise daha çok yerel veya alt bölgesel kaldığı görüldü.
Hinterland genişliği, bir şehrin fonksiyonel etki alanının en temel göstergesidir.
3
İskenderun ve Antakya (Hatay) ilişkisini değerlendirme
Antakya'nın tarım ve idari odaklı yapısına karşılık, İskenderun'un ağır sanayi ve uluslararası liman fonksiyonuyla ekonomik olarak daha baskın olduğu tespit edildi.
Bu durum, Türkiye coğrafyasında fonksiyonel hiyerarşinin idari yapıyı aştığı en tipik örnektir.

Key Concept

Şehirlerin Fonksiyonel Hiyerarşisi ve Hinterland Etkisi

Hints

1
Bir şehrin 'etki alanı' (hinterland), sadece nüfusuna değil, sunduğu hizmetin ölçeğine (yerel, bölgesel, ulusal) bağlıdır.
2
Liman ve demir yolu entegrasyonu, bir şehri yerel bir merkez olmaktan çıkarıp uluslararası bir kapı haline getirir.
3
Hatay ilindeki Antakya ve İskenderun arasındaki ilişkiyi, özellikle ağır sanayi ve dış ticaret kapasitesi üzerinden düşünün.

Practice More

Türkiye'deki 'metropoliten şehir' ve 'fonksiyonel bölge' kavramlarını, Merkezi Yerler Teorisi çerçevesinde yeniden inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 192Question

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde yer şekillerinin engebe durumu ve su kaynaklarının yeterliliği doğrudan etkilidir. Diğer yandan, köy altı yerleşmelerinin kalıcı veya geçici olma durumunu ise temel ekonomik faaliyet türü belirler.

Buna göre, yer şekillerinin engebeli, su kaynaklarının bol olduğu bir yörede görülen yerleşme dokusu ile temel geçim kaynağının tarım olduğu kalıcı bir köy altı yerleşme tipi aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Dağınık - Mezra

Answer

Yerleşme dokusunun dağınık, köy altı yerleşme tipinin ise mezra olduğu seçenek doğrudur.
Türkiye'de özellikle Karadeniz Bölgesi gibi yer şekillerinin engebeli ve su kaynaklarının bol olduğu alanlarda evlerin birbirinden uzak olduğu dağınık yerleşme dokusu hakimdir. Köy altı yerleşmelerinden mezra ise temel ekonomik faaliyetin tarıma dayalı olduğu ve yıl boyu ikamet edilen kalıcı yerleşmeler arasında yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Yerleşme dokusunu belirleyen çevresel faktörleri analiz et.
Engebeli yer şekilleri ve bol su kaynakları, evlerin birbirinden uzak kurulmasına neden olarak 'dağınık yerleşme' dokusunu oluşturur.
Su sorunu olmadığı için insanlar tarlalarının yakınına ev yapabilirler.
2
Köy altı yerleşmesinin sürekliliğini ekonomik faaliyete göre sınıflandır.
Tarımsal faaliyetlerin ön planda olduğu mezra, mahalle, divan ve çiftlik gibi yerleşmeler kalıcı yerleşmelerdir.
Tarım, toprağa bağlılık ve yıl boyu ikamet gerektirir.
3
İki veriyi birleştirerek uygun eşleştirmeyi bul.
Dağınık doku ile kalıcı bir yerleşme olan mezra eşleşmesi sorudaki tüm şartları karşılar.
Oba, yayla ve kom gibi yerleşmeler geçici statüdedir.

Key Concept

Kırsal yerleşme dokuları (toplu/dağınık) ile köy altı yerleşmelerinin sınıflandırılması (kalıcı/geçici).

Practice More

Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinin yerleşme dokularını karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 193Question

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye'nin nüfus yapısında son yıllarda belirgin değişimler yaşanmaktadır. Aşağıdaki tabloda Türkiye'deki yaş gruplarının toplam nüfus içindeki paylarının yıllara göre değişimi verilmiştir:

Yaş Grubu2007 Oranı (%)2023 Oranı (%)
0-1426,421,4
15-6466,568,3
65+7,110,2

Bu veriler ve Türkiye'nin genel demografik eğilimleri dikkate alındığında, nüfusun yapısal özellikleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Doğum oranlarının düşmesine bağlı olarak çocuk nüfus oranı azalmakta ve toplum yaşlanma sürecine girmektedir.

Answer

Doğum oranlarının düşmesiyle çocuk nüfus payının azaldığı ve ortanca yaşın yükselerek toplumun yaşlandığı yargısı doğrudur.
Verilen tabloda 0-14 yaş grubunun (çocuk nüfus) payının yıllar içinde azaldığı, buna karşın 65+ yaş grubunun (yaşlı nüfus) payının arttığı açıkça görülmektedir. Bu durum, Türkiye'de doğum oranlarının düştüğünün ve ortanca yaşın yükselerek nüfusun yaşlanma sürecine girdiğinin temel göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Tablodaki yaş grubu verilerini karşılaştırın.
0-14 yaş grubunun %26,4'ten %21,4'e gerilediği, 65+ yaş grubunun ise %7,1'den %10,2'ye çıktığı görülmektedir.
Demografik dönüşümün yönünü belirlemek için yaş gruplarındaki oransal değişimi analiz etmek gerekir.
2
Bu değişimlerin ne anlama geldiğini yorumlayın.
Çocuk oranının azalması doğumların azaldığını, yaşlı oranının artması ise yaşam süresinin uzadığını ve nüfusun yaşlandığını gösterir.
Nüfusun yapısal özelliklerindeki değişimleri güncel TUIK verileriyle ilişkilendirmek doğru sonuca ulaştırır.

Key Concept

Demografik Dönüşüm ve Nüfus Yaşlanması

Practice More

Türkiye'nin nüfus piramidinin tabanının daralması ve tavanının genişlemesinin ekonomik sonuçlarını araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 194Question

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusunu (toplu veya dağınık) yer şekilleri ve su kaynaklarının dağılımı belirlerken; bu yerleşmelerin "kalıcı" ya da "geçici" statüde yer almasını temel olarak yürütülen ekonomik faaliyetlerin niteliği (tarım, hayvancılık vb.) belirlemektedir.

Bu bilgilere dayanarak, Türkiye'deki kırsal yerleşme özellikleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Show answer & explanation

Answer: Yer şekillerinin engebeli, su kaynaklarının ise bol olduğu sahalarda konutların birbirinden uzak olduğu dağınık yerleşmeler yaygındır; ancak bu yerleşmelerin kalıcı olup olmaması dokusundan bağımsız olarak yapılan ekonomik faaliyetin sürekliliğine bağlıdır.

Answer

Yerleşme dokusu ile yerleşmenin sürekliliği farklı nedenlere dayandığı için, engebeli alanlardaki dağınık yerleşmelerin kalıcı olup olmamasını dokusu değil, ekonomik faaliyetin niteliği belirler.
Türkiye'de bir yerleşmenin dokusu (konutların birbirine yakınlığı) yer şekillerine ve suyun varlığına bağlıdır; ancak o yerleşmenin yıl boyu kullanılıp kullanılmaması (süreklilik) orada yapılan işin türüyle ilgilidir. Dolayısıyla dağınık dokudaki bir yerleşme, eğer orada tarım yapılıyorsa kalıcı olabilir.

Step-by-Step Solution

1
Kırsal yerleşmelerde doku ve süreklilik faktörlerini ayrıştırın.
Doku (toplu/dağınık) fiziki şartlara (su, engebe); süreklilik (kalıcı/geçici) ise ekonomik faaliyetin türüne (tarım/hayvancılık) bağlıdır.
Sorunun temel önermesini analiz etmek için bu iki değişkenin birbirinden bağımsız nedenlerini anlamak gerekir.
2
Bölgesel örneklerle teoriyi test edin.
Karadeniz'de engebe ve su bolluğu nedeniyle yerleşmeler dağınıktır. Ancak 'Yayla' geçiciyken, 'Divan' veya 'Mahalle' kalıcıdır.
Dokunun (dağınık) süreklilik üzerinde (kalıcı/geçici) mutlak bir belirleyici olmadığını kanıtlar.
3
Seçeneklerdeki yanlış genellemeleri eleyin.
Toplu yerleşmelerin sadece geçici olduğu veya dağınık yerleşmelerin sadece kalıcı olduğu gibi ifadeler gerçekle bağdaşmaz.
Her iki kategorinin (doku ve süre) farklı kombinasyonları Türkiye coğrafyasında mevcuttur.

Key Concept

Kırsal Yerleşmelerde Doku ve Süreklilik İlişkisi
Estimated Time:1m 40s
Question 195Question

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; kuruldukları arazinin özellikleri, su kaynaklarının durumu ve yürütülen temel ekonomik faaliyetin niteliğine göre 'geçici' veya 'kalıcı' yerleşmeler şeklinde sınıflandırılmaktadır. Bu bağlamda, Doğu Anadolu'da yaygın olan 'Kom' yerleşmeleri ile Batı Karadeniz'de görülen 'Divan' yerleşmeleri karşılaştırıldığında, birinin geçici diğerinin ise kalıcı yerleşme karakteri taşıması temel olarak aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilidir?

Show answer & explanation

Answer: Temel ekonomik faaliyetin hayvancılığa veya tarımsal üretime dayalı olması

Answer

Temel ekonomik faaliyetin hayvancılığa veya tarımsal üretime dayalı olması
Türkiye'de kırsal yerleşmelerin 'geçici' veya 'kalıcı' olarak sınıflandırılmasındaki temel kriter, yürütülen ekonomik faaliyettir. Tarımsal faaliyetlerin yapıldığı yerleşmeler (Divan, Mahalle, Mezra, Çiftlik) yıl boyunca toprağa bağımlılık gerektirdiği için kalıcıdır. Hayvancılık faaliyetlerinin (özellikle küçükbaş) ön planda olduğu yerleşmeler (Yayla, Kom, Ağıl, Oba) ise mera durumuna göre yer değiştirildiği için geçici karakter taşır. Bu nedenle, Kom ve Divan arasındaki temel fark geçim kaynağının niteliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Köy altı yerleşme tiplerini ve sürekliliklerini analiz etme
Kom yerleşmesinin hayvancılık faaliyetleri için kullanılan geçici bir yerleşme, Divan yerleşmesinin ise tarımsal faaliyetlerin ön planda olduğu kalıcı bir yerleşme olduğu tespit edilir.
Yerleşmelerin sınıflandırılmasındaki temel farkı anlamak için tiplerin özelliklerini bilmek gerekir.
2
Ekonomik faaliyet ile yerleşme süresi arasındaki ilişkiyi kurma
Tarımsal faaliyetlerin yıl boyunca toprakla ilgilenmeyi gerektirmesi yerleşmeyi kalıcı hale getirirken, hayvancılığa dayalı faaliyetlerin (özellikle mera hayvancılığı) mevsimsel göç gerektirmesi yerleşmeyi geçici hale getirdiği sonucuna varılır.
Geçici ve kalıcı ayrımındaki temel belirleyici unsuru (ekonomik faaliyet) saptamak.
3
Diğer coğrafi faktörlerin etkisini eleme
Yer şekilleri ve su kaynaklarının 'doku' (toplu/dağınık) üzerinde etkili olduğu, ancak 'süreklilik' üzerinde temel belirleyici olmadığı anlaşılır.
Çeldirici faktörlerin yerleşme üzerindeki farklı etkilerini ayırt etmek.

Key Concept

Köy altı yerleşmelerinin sürekliliğini belirleyen temel faktör ekonomik faaliyet türüdür.
Estimated Time:1m 40s
Question 196Question

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilk yıllarında (192319651923-1965), savaşlardan yeni çıkmış olan ülkenin askeri ve ekonomik gücünü artırmak amacıyla nüfus artışını teşvik eden politikalar uygulanmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi söz konusu dönemde nüfus artış hızını yükseltmek için uygulanan yasal düzenlemelerden biridir?

Show answer & explanation

Answer: Altı veya daha fazla çocuk yapan annelerin madalya ile ödüllendirilmesi

Answer

Cumhuriyet'in ilk yıllarında nüfus artışını teşvik etmek amacıyla altı veya daha fazla çocuk yapan annelerin madalya ile ödüllendirilmesi yoluna gidilmiştir.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında nüfusu bir güç kaynağı olarak gören devlet, çok çocuklu olmayı özendirmiştir. Altı ve daha fazla çocuk yapan annelere madalya verilmesi, çok çocuklu ailelerin yol vergisinden muaf tutulması ve evlenme yaşının düşürülmesi bu dönemin temel uygulamalarıdır.

Step-by-Step Solution

1
Politika dönemini belirleme
192319651923-1965 arası pro-natalist (nüfusu artırıcı) dönemdir.
Savaş sonrası azalan nüfusu askeri ve tarımsal iş gücü ihtiyacı için artırmak hedeflenmiştir.
2
Uygulanan teşvik yöntemlerini hatırlama
Vergi muafiyeti, madalya ödülü, evlenme yaşının düşürülmesi, göçlerin teşviki ve sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi gibi yöntemler uygulanmıştır.
Yasal ve ekonomik düzenlemelerle doğum oranlarını yükseltmek amaçlanmıştır.
3
Seçenekleri değerlendirme
Madalya verilmesi bu dönemin en belirgin teşviklerinden biridir.
Diğer seçenekler ya 19651965 sonrası döneme aittir ya da nüfus artışını engelleyici niteliktedir.

Key Concept

Türkiye'de Nüfus Politikaları (1923-1965 Dönemi)

Hints

1
Türkiye'de 19651965 yılına kadar nüfusu artırmak temel hedefti; bu yüzden doğumları zorlaştıracak değil, kolaylaştıracak kararlar aranmalıdır.
2
Bu dönemde ailelere vergi indirimi sağlanmış ve çok çocuğu olanlar toplumsal olarak onurlandırılmıştır.
3
Hatırlayın: Cumhuriyet'in ilk yıllarında madalya sistemi ve evlenme yaşının düşürülmesi en çok sorulan KPSS bilgileridir.

Practice More

Nüfus artış hızının 19651965 yılından sonra neden düşürülmek istendiğini (demografik yatırımların yükü vb.) araştırabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 197Question

Türkiye'de 19651965 yılında yürürlüğe giren 557557 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu ile o güne kadar uygulanan ve nüfusu artırmayı hedefleyen (pro-natalist) yaklaşım terk edilerek, nüfusun niteliğini iyileştirme ve aile planlaması (anti-natalist) esasına geçilmiştir. Bu köklü paradigma değişiminin altında yatan temel ekonomik argüman ve bu süreci şekillendiren resmi stratejik belge aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nüfus artış hızının, ekonomik büyüme hızının üzerine çıkması sonucu kısıtlı kaynakların 'demografik harcamalara' (eğitim, sağlık vb.) kayması; I.I. Beş Yıllık Kalkınma Planı

Answer

Nüfus artış hızının ekonomik büyüme hızının üzerine çıkması sonucu kaynakların demografik harcamalara kayması ve bu durumun Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ile belgelenmesi.
Türkiye'de 19601960 yılında Devlet Planlama Teşkilatı'nın kurulmasıyla birlikte hazırlanan I.I. Beş Yıllık Kalkınma Planı, yüksek nüfus artış hızını ekonomik büyümenin önündeki en büyük engel olarak görmüştür. Bu belgede, nüfus artışı nedeniyle yapılan 'demografik yatırımların' (üretken olmayan yatırımlar), kalkınma için gereken üretken yatırımları kısıtladığı vurgulanmış ve bu doğrultuda 19651965 yılında 557557 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu ile doğum kontrolü ve aile planlaması yasal bir statüye kavuşturulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
19601960 öncesi ve sonrası nüfus politikası ayrımını yapın.
19231923-19601960 arası nüfusu artırıcı (pro-natalist), 19601960-20122012 arası ise artış hızını azaltıcı (anti-natalist) politikalar uygulanmıştır.
Türkiye'nin nüfus tarihindeki kırılma noktalarını bilmek, politika değişikliğinin zamanlamasını anlamayı sağlar.
2
19601960 darbesi sonrası kurulan yeni teşkilatları ve hazırlanan belgeleri hatırlayın.
19601960 yılında Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kurulmuş ve planlı kalkınma dönemi başlamıştır.
Nüfus politikaları bu dönemde rastgele değil, kalkınma planları çerçevesinde bilimsel verilere dayandırılarak değiştirilmiştir.
3
Dönemin ekonomik mantığını ('Demografik Yatırım' kavramı) analiz edin.
Hızlı nüfus artışı; daha fazla okul, hastane ve altyapı (demografik yatırım) gerektirir. Bu durum, fabrikalar ve teknoloji gibi doğrudan üretime yönelik yatırımların payını azaltır.
Politika değişikliğinin asıl sebebi nüfusun çokluğu değil, nüfus artış hızının ekonomik kalkınma hızını yavaşlatmasıdır.
4
19651965 yılındaki yasal düzenlemeyi doğru belgeyle eşleştirin.
557557 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu, I.I. Beş Yıllık Kalkınma Planı'ndaki hedefler doğrultusunda çıkarılmıştır.
Kalkınma planları, devletin makro politikalarının (nüfus dahil) en üst düzey stratejik belgeleridir.

Key Concept

Planlı Kalkınma Dönemi ve Nüfus Politikası İlişkisi

Hints

1
19601960 sonrası Türkiye'de 'Planlı Kalkınma Dönemi'nin başladığını ve her şeyin kalkınma hızına endekslendiğini düşünün.
2
'Demografik yatırım' kavramına odaklanın: Bir devletin yeni doğan her çocuk için yapmak zorunda olduğu okul, hastane gibi harcamalar kalkınma hızını nasıl etkiler?
3
Türkiye'nin ilk kalkınma planı ile nüfus planlaması kanunu (19651965) arasındaki eş zamanlılığa ve Devlet Planlama Teşkilatı'nın bu süreçteki rolüne bakın.

Practice More

19231923-19601960 arası nüfusu artırıcı politikaların (çok çocuklu ailelere madalya verilmesi, yol vergisinden muafiyet vb.) nedenlerini araştırarak bu soruyla kıyaslayınız.

Alternative Method

Kronolojik eleme yöntemi: Köy Enstitüleri (19541954 kapandı), GAP (19801980 sonrası hızlandı) ve Sanayi Strateji Belgeleri (yakın dönem) elendiğinde, 19601960 sonrası planlı döneme ait tek seçenek kalkınma planlarıdır.
Estimated Time:3m 0s
Question 198Question

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin fonksiyonel sınıflandırması yapılırken; kentin hinterland genişliği, ulaşım ağları üzerindeki konumu, istihdam yapısı ve tarihsel gelişim süreçleri birlikte değerlendirilir. Bazı şehirler 'bölgesel merkez' olma özelliğiyle polifonksiyonel (çok işlevli) bir yapı sergilerken, bazıları ise spesifik bir ekonomik faaliyetin itici gücüyle uzmanlaşarak büyümüştür.

Buna göre, aşağıdaki şehirlerin fonksiyonel gelişim özellikleri ile ilgili yapılan değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İskenderun'un Türkiye'nin en önemli demir-çelik merkezlerinden biri olmasında, zengin demir cevheri yataklarının şehir çevresinde bulunması ve hammaddeye yakınlık belirleyici olmuştur.

Answer

İskenderun'da demir-çelik sanayisinin gelişmesinin temel nedeninin hammaddeye yakınlık olduğunu belirten ifade yanlıştır; asıl neden ulaşım (liman) avantajıdır.
İskenderun'da demir-çelik sanayisinin gelişmesi 'hammaddeye yakınlık' ile değil, 'ulaşım' (liman ve hinterland avantajı) ile açıklanır. Türkiye'deki demir-çelik fabrikalarından Karabük ve Ereğli enerji kaynağına (taş kömürü) yakınlık nedeniyle kurulurken, İskenderun fabrikası ulaşım imkanları nedeniyle bu bölgeye kurulmuştur. Hammadde olan demir cevheri ise bu bölgeye Sivas-Divriği'den taşınmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Şehirlerin kuruluş ve gelişim faktörlerini (hammadde, ulaşım, enerji kaynağı, hinterland) analiz et.
Samsun (Ulaşım/Hinterland), Batman (Maden), Gaziantep (Ticaret/Sanayi) eşleştirmelerinin doğruluğunu onayla.
Şehirlerin fonksiyonel sınıflandırmasında doğru kriterleri belirlemek için.
2
İskenderun'daki sanayi tesisinin (İSDEMİR) konumlandırılma kriterini incele.
İskenderun'da demir madeni çıkarılmadığı, cevherin Sivas'tan demir yoluyla taşındığı bilgisine ulaş.
Hammaddeye yakınlık ile ulaşım kolaylığı arasındaki farkı ayırt etmek için.
3
Ereğli/Karabük (Enerji kaynağı - Kömür) ile İskenderun (Ulaşım - Liman) arasındaki farkı karşılaştır.
İskenderun'un sanayi fonksiyonunun 'ulaşım' faktörüne dayalı olduğu sonucuna var.
KPSS müfredatındaki sanayi kuruluşu yer seçimi ilkelerini uygulamak için.

Key Concept

Sanayi Kuruluş Yeri Seçimi: Hammadde vs. Ulaşım Faktörü
Estimated Time:1m 30s
Question 199Question

Türkiye'de iç göç hareketleri, göç veren bölgelerde demografik yapının dengesini önemli ölçüde değiştirmektedir. Özellikle kırsal alanlardan kentsel merkezlere yönelen genç ve dinamik nüfusun kaybı, geride kalan nüfusun yapısında belirgin dönüşümlere yol açar.

Buna göre, yoğun şekilde dış göç veren kırsal bir yörenin nüfus yapısında meydana gelebilecek değişimlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Nüfusun yaş gruplarına göre dağılımında 'ortanca yaş' değerinin düşüş göstermesi

Answer

Yoğun şekilde dış göç veren bir yörede nüfusun 'ortanca yaş' değerinin düşüş göstermesi beklenen bir durum değildir; aksine genç nüfusun ayrılmasıyla bu değer yükselir.
Türkiye'de iç göçlerde en büyük payı çalışma çağındaki genç nüfus almaktadır. Bir bölgeden genç nüfus ayrıldığında, geriye kalan nüfusun içindeki yaşlı oranı artar. Ortanca yaş, nüfusu iki eşit parçaya bölen yaş değeri olduğu için, gençlerin azalması bu değeri daha yüksek yaş basamaklarına taşır. Dolayısıyla ortanca yaşın düşmesi değil, yükselmesi beklenir.

Step-by-Step Solution

1
Göç eden nüfusun yaş aralığını belirle.
Türkiye'de göç eden nüfusun çoğunluğu 154415-44 yaş arasındaki genç ve üretken nüfustur.
İş imkanları ve eğitim gibi çekici faktörler öncelikle dinamik nüfusu etkiler.
2
Kalan nüfusun yaş yapısını analiz et.
Gençlerin gitmesiyle geride daha çok çocuk ve özellikle yaşlı nüfus kalır.
Yaşlı nüfusun hareketliliği düşük olduğu için göç veren yörede oransal payları artar.
3
Ortanca yaş (median yaş) kavramını uygula.
Nüfus yaşlandıkça ortanca yaş değeri yükselir.
Ortanca yaş, nüfusu yaşa göre sıraladığımızda tam ortada kalan kişinin yaşıdır; genç nüfus azalırsa bu orta nokta daha yüksek yaşlara kayar.

Key Concept

Göç Veren Yörelerde Demografik Dönüşüm

Hints

1
Göç edenlerin hangi yaş grubunda yoğunlaştığını düşünün.
2
'Ortanca yaş' kavramı, nüfusun genç mi yoksa yaşlı mı olduğunu gösteren bir ölçüttür.
3
Gençlerin terk ettiği bir yerde geride kalanların yaş ortalaması nasıl değişir?

Practice More

Göç alan şehirlerde ortaya çıkan 'kentleşme hızı' ile 'sanayileşme hızı' arasındaki dengesizliğin sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 200Question

Türkiye'de kırsal yerleşmelerin dokusu üzerinde yer şekilleri ve su kaynaklarının dağılımı doğrudan etkilidir. Su kaynaklarının bol, arazinin ise engebeli ve parçalı olduğu bölgelerde evlerin birbirinden uzak kurulduğu görülür. Bu durum "dağınık yerleşme" dokusu olarak adlandırılır.

Buna göre, Türkiye'de dağınık yerleşme dokusunun en yaygın görüldüğü bölge ve bu durumun temel nedeni aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Karadeniz Bölgesi - Su kaynaklarının bol, yer şekillerinin engebeli olması

Answer

Karadeniz Bölgesi - Su kaynaklarının bol, yer şekillerinin engebeli olması
Karadeniz Bölgesi'nde, özellikle Doğu Karadeniz'de, her yerde su kaynağının bulunması (su bolluğu) insanların belirli bir merkezde toplanma zorunluluğunu ortadan kaldırmıştır. Aynı zamanda arazinin çok engebeli ve tarım alanlarının küçük parçalar halinde yamaçlara dağılmış olması, çiftçilerin evlerini kendi arazilerinin içine yapmalarına neden olarak dağınık yerleşme dokusunu oluşturmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Dağınık yerleşme kavramını analiz etme
Dağınık yerleşme, evlerin tarım arazileri içine serpilmiş, birbirinden uzak olduğu dokudur.
Soruda istenen dokunun temel özelliklerini anlamak gerekir.
2
Doğal çevre faktörlerini eşleştirme
Su her yerde varsa (bolluk) insanlar su aramak için bir araya toplanmaz; arazi engebeliyse düzlük alan az olduğu için evler mecburiyetten farklı yamaçlara dağılır.
Dokuyu belirleyen temel fiziksel koşulları tespit etmek gerekir.
3
Bölgesel uygunluğu denetleme
Türkiye'de suyun en bol ve arazinin en parçalı/engebeli olduğu yer Karadeniz Bölgesi'dir (özellikle Doğu Karadeniz).
Teorik bilgiyi Türkiye coğrafyası üzerindeki verilerle karşılaştırmak gerekir.

Key Concept

Yerleşme Dokuları (Dağınık ve Toplu Yerleşme)
Estimated Time:45s
PreviousPage 10 / 29Next
Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 10 | Examkin