Atatürk İlke ve İnkılapları
688 questions
17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile aile hukukunda, miras hukukunda ve mülkiyet hukukunda köklü değişiklikler yapılmış; Türk kadınına sosyal ve ekonomik alanda önemli haklar tanınmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 1926 Türk Medeni Kanunu ile sağlanan kazanımlardan biri değildir?
Atatürk ilkelerinin dinamik bir yapıya sahip olmasını sağlayan, Türk İnkılabı'nın gelişmelere açık kalmasını hedefleyen ve dogmatik düşüncelerin yerini gözlem ve deneye dayalı bilginin almasını savunan bütünleyici ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Mustafa Kemal Atatürk, İnkılapçılık ilkesini; "Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen modern ve bütün anlam ve biçimiyle uygar bir toplum haline getirmektir." sözleriyle açıklamıştır. Bu ilke, sadece mevcut kurumların iyileştirilmesini değil, işlevini yitirmiş yapıların kökten değiştirilerek çağın ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesini ve bu sürecin süreklilik arz etmesini savunur.
Buna göre, Atatürk'ün İnkılapçılık ilkesinin temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
3 Mart 1924 tarihinde TBMM'de kabul edilen yasalarla Halifelik kaldırılmış, aynı gün çıkarılan diğer kanunlarla Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti lağvedilmiş, Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edilmiş ve Erkan-ı Harbiye Vekâleti yerine Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur.
Bu inkılapların bütünü dikkate alındığında, gerçekleştirilen düzenlemelerin temel ortak amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk'ün Halkçılık ilkesi; toplumda sınıf mücadelesini reddeden, sosyal dayanışmayı esas alan ve kanun önünde tam bir eşitliği savunan bir anlayışa sahiptir. Bu ilke doğrultusunda yapılan düzenlemelerle, Osmanlı Devleti'nden kalan ve toplumsal hiyerarşiyi sembolize eden bazı unvan ve statü farklarının ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan 'imtiyazsız ve sınıfsız bir toplum' oluşturma hedefi doğrultusunda gerçekleştirilmiştir?
Türkiye Cumhuriyeti'nin kendi karasularında tam bağımsızlığını sağlayan ve yabancı devletlerin deniz ticareti üzerindeki imtiyazlarını sona erdiren Kabotaj Kanunu'nun kabulü; milli ekonominin güçlendirilmesini ve milli egemenliğin pekiştirilmesini hedeflemiştir. Bu hedef ve uygulama, öncelikle aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisiyle ilişkilendirilmelidir?
Atatürkçü düşünce sisteminde yer alan İnkılapçılık ilkesi; diğer bütün ilkelerin durağanlaşmasını önleyen, onlara dinamizm kazandıran ve çağın değişen şartlarına göre Türk İnkılabı'nın sürekli güncellenmesini sağlayan bir motor güç olarak tanımlanmaktadır. Buna göre İnkılapçılık ilkesinin temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürkçü Düşünce Sistemi, kurucu bir irade tarafından ortaya konulmuş olsa da kendini tarihsel bir kesitte dondurmamış; aksine bünyesine dâhil ettiği bir mekanizma sayesinde zamanın ruhuna uyum sağlama yeteneği kazanmıştır. Bu mekanizma, diğer ilkelerin özünü korurken uygulama biçimlerinin ve kurumların çağdaş medeniyet düzeyine göre revize edilmesine, ihtiyaç duyulduğunda ise tamamen yenilenmesine olanak tanır. Bu yönüyle sistem, bir "donmuş ideoloji" değil, bir "yaşayan sistem" niteliği kazanır.
Bu bilgiler doğrultusunda İnkılapçılık ilkesinin Atatürkçü Düşünce Sistemi içerisindeki temel metodolojik işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Türk Medeni Kanunu'nun hazırlık sürecinde, Lozan Barış Antlaşması'na göre şahsi hukuk işlerinde kendi dini kurallarını uygulama hakkına sahip olan azınlıklar, Adalet Bakanlığına başvurarak bu haklarından vazgeçtiklerini ve yeni Türk kanunlarına tabi olmak istediklerini beyan etmişlerdir.
Azınlıkların bu feragat beyanı ve yılında Medeni Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte aşağıdakilerden hangisinin doğrudan sağlandığı söylenebilir?
Lozan Barış Antlaşması görüşmelerinde Avrupalı devletlerin azınlık haklarını bahane ederek Türkiye'nin iç işlerine karışma girişimleri Türk heyeti tarafından reddedilmiş; ancak bu sorunun kalıcı olarak çözümü hukuk sisteminde köklü bir laikleşmeyi zorunlu kılmıştır. Buna göre, 1926 yılında gerçekleştirilen aşağıdaki düzenlemelerden hangisinin, dinî temelli hukuk ikiliklerini sona erdirerek yabancı devletlerin azınlıkları "koruma" iddiasını hukuksal zeminde tamamen geçersiz kıldığı ve laik devlet yapısını pekiştirdiği söylenebilir?
Halifelik makamının 3 Mart 1924'te kaldırılması, Türkiye Cumhuriyeti'nin laikleşme yolundaki en kritik hamlelerinden biridir. Bu kararın alınmasında iç siyasi dengelerin yanı sıra dış politikaya yönelik stratejik kaygılar da etkili olmuştur. Buna göre, Halifeliğin kaldırılmasının Türkiye'nin 'bağımsız devlet' anlayışına sağladığı en doğrudan katkı aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk; "Milli benliği bulunmayan milletler, başka milletlerin avıdır." diyerek Türk milletinin kendi öz değerlerine sahip çıkması ve bağımsızlığını her alanda koruması gerektiğini vurgulamıştır. Cumhuriyet Dönemi'nde gerçekleştirilen inkılapların birçoğu bu doğrultuda "milli bağımsızlık", "milli benlik" ve "ortak tarih bilinci" unsurlarını temel almıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Atatürk'ün bu sözüyle işaret ettiği hedefler doğrultusunda gerçekleştirilen uygulamalardan biri değildir?
Atatürk’ün İnkılapçılık anlayışı, gerçekleştirilen köklü değişimlerin belirli bir noktada tamamlanmış kabul edilmesine karşı çıkar. Bu anlayışa göre hayatın doğal akışı ve değişen dünya şartları, toplumsal kurumların da bilimsel veriler ışığında sürekli bir gelişim ve dönüşüm içinde olmasını zorunlu kılar. Bu durum, İnkılapçılık ilkesinin Atatürkçü düşünce sistemine kazandırdığı hangi temel özellik ile doğrudan açıklanabilir?
Atatürk’ün halkçılık ilkesi; toplumda hiçbir zümreye, aileye veya kişiye ayrıcalık tanınmamasını, yasalar önünde herkesin eşit sayılmasını ve devletin imkânlarından tüm halkın eşitçe yararlanmasını öngörür. Bu ilke doğrultusunda gerçekleştirilen inkılaplar, toplumsal adaleti pekiştirmeyi ve sınıf farklarını ortadan kaldırmayı hedeflemiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi halkçılık ilkesinin toplumsal eşitliği sağlama ve imtiyazları kaldırma hedefiyle doğrudan ilişkili bir uygulama değildir?
Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye), Birinci TBMM döneminde kabul edildiğinde milli egemenlik ilkesini esas almış ancak devletin adını koymamış ve yönetim biçimini açıkça tanımlamamıştır. Bu durum, Kasım tarihinde saltanatın kaldırılmasının ardından devlet başkanlığı sorununun yaşanmasına ve yılı sonbaharında bir hükümet bunalımının (Ekim Bunalımı) ortaya çıkmasına yol açmıştır.
Yaşanan bu siyasi tıkanıklığı aşmak, devletin rejimini netleştirmek ve yürütme organının işleyişini düzenlemek amacıyla gerçekleştirilen inkılap aşağıdakilerden hangisidir?
Yeni Türk Devleti’nin kuruluş sürecinde gerçekleştirilen; Kabotaj Kanunu ile denizlerde tam bağımsızlığın hedeflenmesi, Türk Tarih Kurumu’nun kuruluşuyla ortak tarih bilincinin bilimsel temellere oturtulması ve Türk Dil Kurumu ile milli benliğin korunması amaçlanmıştır.
Sözü edilen bu çalışmaların ortak paydası olan 'milli bağımsızlık' ve 'milli benlik' unsurları, doğrudan aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisiyle ilişkilendirilebilir?
Atatürk Dönemi'nde toplumsal refahın artırılması hedeflenirken, devletin vatandaşın sağlığı ve eğitimi gibi temel ihtiyaçlarını karşılamada öncü rol üstlenmesi esas alınmıştır. Bu bağlamda 1930 yılında yasalaşan Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile salgın hastalıklarla mücadele ve sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması devletin asli görevleri arasına dahil edilmiştir.
Bu uygulama, Atatürk'ün aşağıdaki ilkelerinden hangisinin 'sosyal devlet' niteliğiyle doğrudan ilişkilidir?
Türk İnkılabı, sadece belli bir dönemin ihtiyaçlarını karşılayıp tamamlanmış bir eylem değil; aksine değişen dünya koşulları karşısında sürekli ileriye gitmeyi hedefleyen dinamik bir süreçtir. Atatürkçü düşünce sisteminin statik (durağan) bir ideoloji olmamasını sağlayan temel unsur, onun hayattaki değişimlere uyum sağlayabilme ve kendini yenileyebilme yeteneğidir.
Buna göre İnkılapçılık ilkesinin Atatürkçü düşünce sistemine sağladığı temel katkı aşağıdakilerden hangisidir?
yılında toplanan İzmir İktisat Kongresi'nde kabul edilen Misak-ı İktisadi (Ekonomi Yemini), yeni Türk devletinin ekonomik kalkınma rotasını "Milli Ekonomi" ve "Tam Bağımsızlık" ilkeleri çerçevesinde çizmiştir. Ancak bu belgelerde, ekonomik bağımsızlığın yabancı sermayeye tamamen kapı kapatmak anlamına gelmediği de vurgulanmıştır.
Buna göre Misak-ı İktisadi'de, yabancı sermayenin Türkiye'de yatırım yapabilmesi için öngörülen temel şart aşağıdakilerden hangisidir?
yılında çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu’ndan beklenen sonucun alınamaması, özel teşebbüsün elinde yeterli sermaye birikiminin olmaması ve Dünya Ekonomik Bunalımı’nın olumsuz etkileri, Türkiye’yi ’lu yıllardan itibaren planlı bir ekonomi modeline yöneltmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda, aşağıdakilerden hangisi - yılları arasında uygulanan devletçi ekonomi politikasının doğrudan bir yansıması veya sonucu olarak gösterilemez?