Cumhuriyetçilik
60 questions
Türkiye’de 1 Kasım 1922 tarihinde saltanatın kaldırılmasıyla devlet yönetimindeki iki başlılık sona erdirilmiş ve egemenliğin yegâne sahibinin millet olduğu tescillenmiştir. Bu gelişmenin temel dayanağını oluşturan; millî irade, seçim ve temsil esasına dayalı devlet idaresini savunan Atatürk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk, "Egemenlik hiçbir mana, hiçbir şekil ve hiçbir renkte ortaklık kabul etmez." diyerek millî iradenin tek ve mutlak güç olduğunu vurgulamıştır. Bu doğrultuda gerçekleştirilen aşağıdaki inkılaplardan hangisi, doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesinin bir gereği olarak yönetim yetkisinin kişisel bir makamdan alınarak millete devredilmesini sağlamıştır?
Cumhuriyet yönetimi; egemenliğin kaynağını ulusa dayandıran, bu egemenliğin ise halkın özgür iradesiyle seçtiği temsilciler eliyle kullanılmasını öngören bir sistemdir. Bu bağlamda, Türk siyasal sisteminde gerçekleştirilen aşağıdaki uygulamalardan hangisinin, halk iradesinin devlet yönetimine daha demokratik ve dolaysız bir şekilde yansımasını sağladığı söylenebilir?
Cumhuriyetçilik ilkesi; devlet yönetiminde millî egemenliğin esas alınmasını, halkın yönetimde söz sahibi olmasını ve siyasi iradenin seçimler yoluyla belirlenmesini savunur.
Bu bilgi doğrultusunda, Atatürk döneminde gerçekleştirilen aşağıdaki inkılaplardan hangisinin doğrudan cumhuriyetçilik ilkesini pekiştirmeye yönelik olduğu savunulabilir?
Atatürk’ün Cumhuriyetçilik ilkesi; egemenliğin tek bir kişiye, bir aileye veya zümreye ait olmasını reddederek, yönetme yetkisinin kaynağını doğrudan millete dayandırır. Bu doğrultuda yapılan inkılaplar, halkın kendi kendini yönetmesini ve milli iradenin tam olarak tecelli etmesini hedefler.
Buna göre, aşağıdaki gelişmelerden hangisi Türkiye Büyük Millet Meclisinin otoritesini pekiştirerek kişisel egemenliğe son vermiş ve Cumhuriyet'in ilan edilmesine giden süreci doğrudan hızlandırmıştır?
Cumhuriyetçilik ilkesi; sadece devlet başkanının seçimle belirlenmesi değil, aynı zamanda millî iradenin tecellisi olan parlamentonun yürütme organı üzerindeki denetim gücünü kurumsal bir güvenceye kavuşturmasıdır. 1921 Anayasası döneminde uygulanan 'Meclis Hükümeti' sistemi, savaş koşullarında yasama ve yürütmeyi birleştirerek hızlı karar almayı sağlasa da, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte bu sistemden vazgeçilerek 'Kabine Sistemi'ne geçilmiştir.
Bu sistem değişikliğinin, Cumhuriyetçilik ilkesinin demokratikleşme hedefiyle olan temel bağı aşağıdakilerden hangisinde doğru temellendirilmiştir?
Türk İnkılâbı sürecinde milli iradeyi hâkim kılmak amacıyla siyasi, hukuki ve toplumsal alanlarda birçok düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemelerin bir kısmı doğrudan devletin yönetim şeklini ve egemenliğin kaynağını değiştirmeyi hedeflerken, bir kısmı ise toplumsal yapıyı modernize etmeye yöneliktir.
Buna göre;
Saltanatın kaldırılması,
Cumhuriyetin ilan edilmesi,
Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi,
gelişmelerinden hangileri doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesinin "egemenliğin şahıstan alınarak millete aidiyeti" esasıyla ilişkilidir?
Milli Mücadele yıllarında 1921 Anayasası ile egemenliğin millete ait olduğu ilan edilmiş olsa da, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin, İstanbul’da ise Osmanlı Hükümeti’nin bulunması devlet yönetiminde bir "iki başlılık" yaşanmasına neden olmuştur. Bu durumun ortadan kaldırılarak halk iradesinin yönetimdeki mutlaklığını sağlamak ve Cumhuriyet’in ilanına giden süreci hızlandırmak amacıyla gerçekleştirilen temel uygulama aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk, "Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur." demiştir. Bu söz doğrultusunda; devletin temel organlarının seçimle belirlenmesi, temsil hakkının millete ait olması ve her türlü kişisel otoritenin reddedilmesi aşağıdaki ilkelerden hangisinin temel kapsamını oluşturmaktadır?
Atatürk; "Siyasetle uğraşan subaylar, vazifelerini ihmal ederler. Ordu ile siyaset birleşirse, ordu kışladan çıkar, meclise girer. Bu da milli iradenin sakatlanmasına yol açar." demiştir. Bu düşünce doğrultusunda 3 Mart 1924'te Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti kaldırılarak askerlerin siyasetle uğraşması yasaklanmıştır.
Bu uygulamanın Cumhuriyetçilik ilkesiyle olan bağını en iyi açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk’ün Cumhuriyetçilik ilkesi, egemenliğin kaynağını şahıs veya zümrelerden alarak doğrudan millete devretmeyi ve bu iradeyi meclis aracılığıyla yürütmeyi esas alır.
Bu doğrultuda gerçekleştirilen aşağıdaki inkılaplardan hangisinin, doğrudan milli egemenliği hâkim kılma ve monarşik yapıyı tasfiye etme amacına hizmet ettiği savunulabilir?
Cumhuriyetçilik ilkesi; halkın kendi kendini yönetmesini, siyasi kararların milli iradeye dayanmasını ve toplumun her ferdinin yönetimde temsil edilmesini amaçlar. Bu bağlamda, siyasi katılımın önündeki engellerin kaldırılması ve seçmen kitlesinin genişletilmesi, Cumhuriyet yönetiminin demokratik niteliğini güçlendiren temel unsurlardır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan milli iradenin temsil gücünü artırmaya ve Cumhuriyetçilik ilkesini pekiştirmeye yönelik bir girişimdir?
Atatürk'ün Cumhuriyetçilik ilkesi; egemenliğin bir kişi veya gruba değil, doğrudan millete ait olmasını ve yöneticilerin halk tarafından seçilmesini esas alır. Buna göre, aşağıdaki inkılap hareketlerinden hangisi doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesi doğrultusunda halkın yönetimdeki etkisini hâkim kılmaya yöneliktir?
Atatürk'ün Cumhuriyetçilik ilkesi; devlet yönetiminde milli iradenin tecellisini, yöneticilerin seçimle belirlenmesini ve egemenliğin bir şahıs veya zümre yerine doğrudan millete ait olmasını esas alır. Bu bağlamda, Türk inkılap sürecinde gerçekleştirilen aşağıdaki düzenlemelerden hangisinin, doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesi doğrultusunda yönetimde 'milli iradeyi' hâkim kılma amacına hizmet ettiği savunulamaz?
Cumhuriyetçilik ilkesi, siyasal iktidarın meşruiyetini halkın iradesinden almasını ve bu iradenin üzerinde hiçbir vesayet odağının bulunmamasını şart koşar. Türk İnkılabı sürecinde bazı düzenlemeler birden fazla ilke ile ilişkili olsa da, siyasi otoritenin bölünmezliği ve milli iradenin tekliği bağlamındaki sonuçları öncelikle Cumhuriyetçilik ile bağdaştırılır.
Bu bağlamda, 3 Mart 1924 tarihinde gerçekleştirilen Halifeliğin kaldırılması hamlesi, Cumhuriyetçilik ilkesinin aşağıdaki hangi niteliğini en doğrudan güçlendirmiştir?
Atatürk’ün Cumhuriyetçilik ilkesi; egemenliğin kaynağını şahıs, aile veya zümrelerden alarak doğrudan millete devretmeyi ve bu iradenin seçimler yoluyla temsil edilmesini esas alır. Bu bağlamda, yeni Türk devletinde milli iradenin önündeki 'çift başlılık' sorununu ortadan kaldırarak halk iradesini tek otorite haline getiren temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk'ün Cumhuriyetçilik ilkesi; egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, toplumun kendi geleceği hakkında karar verme yetkisini elinde bulundurduğu bir yönetim anlayışıdır. Bu doğrultuda, Millî Mücadele döneminde TBMM tarafından kabul edilen 'Meclisin üzerinde hiçbir güç yoktur.' kararı, Türk siyasi hayatında aşağıdaki değişimlerden hangisinin en önemli habercisi niteliğindedir?
Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadele yıllarında milli egemenliği hakim kılma hedefini stratejik bir yöntemle, Nutuk'ta ifade ettiği üzere bir "milli sır" gibi saklayarak aşama aşama hayata geçirmiştir. Bu süreçte bağımsızlık savaşı verilirken bir yandan da yeni bir devletin temelleri atılmıştır.
Buna göre, aşağıdaki gelişmelerden hangisi Cumhuriyetçilik ilkesinin özünü oluşturan "milli iradenin kayıtsız şartsız hakimiyeti" anlayışının, henüz rejim tartışmaları resmiyet kazanmadan önce hukuksal bir statüye kavuşturulmasını sağlayan ilk anayasal adımdır?
Halkın kendi kendisini yönetmesi, egemenliğin kaynağının millet olması ve devlet yönetiminde 'milli irade'nin mutlak üstünlüğünün kabul edilmesi Türk İnkılabı'nın temel hedeflerinden biridir. Bu anlayış; seçimlerin yapılması, meclisin açılması ve kişiye dayalı otoritenin tasfiye edilmesiyle kurumsallaşmıştır. Buna göre, aşağıdaki gelişmelerden hangisinin bu siyasi anlayışı hayata geçirmek ve 'ulusal egemenlik' önündeki en büyük kurumsal engeli kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiği söylenebilir?
1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda egemenliğin millete ait olduğu açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, 29 Ekim 1923’te anayasaya eklenen 'Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir' maddesi ile rejim resmiyet kazanmıştır. Bu anayasal müdahale, Cumhuriyetçilik ilkesinin devlet teşkilatındaki işleyişini kurumsallaştırırken aynı zamanda devletin zirvesinde yaşanan kronik bir sorunu da ortadan kaldırmıştır. Buna göre, cumhuriyetin ilanı ile çözüme kavuşturulan ve yürütme organının işleyişini düzenleyen bu temel sorun aşağıdakilerden hangisidir?