Dağılma Dönemi (1792-1922)

63 questions

Question 21Question →

Osmanlı Devleti'nin 18331833 yılında Rusya ile imzaladığı Hünkar İskelesi Antlaşması, "Boğazlar Meselesi"ni ilk kez uluslararası bir sorun haline getirmiş ve Avrupalı devletlerin yoğun baskısı sonucunda 18411841 Londra Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanmasına giden süreci başlatmıştır.

Hünkar İskelesi Antlaşması'nın aşağıdaki hükümlerinden hangisi, İngiltere ve Fransa'nın çıkarlarını doğrudan tehdit ederek Boğazlar üzerindeki mevcut statünün uluslararası bir konferansla yeniden belirlenmesi talebine yol açmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Savaş durumunda Osmanlı'nın, Rusya'nın talebiyle Boğazları batılı devletlerin savaş gemilerine kapatması

Answer

Savaş durumunda Osmanlı'nın, Rusya'nın talebiyle Boğazları batılı devletlerin savaş gemilerine kapatması maddesi, Rusya'ya sağladığı stratejik avantaj nedeniyle Boğazlar Meselesi'ni uluslararası bir sorun haline getirmiştir.
Hünkar İskelesi Antlaşması'nın gizli maddesine göre; Rusya bir saldırıya uğrarsa Osmanlı Devleti, Çanakkale Boğazı'nı diğer devletlerin savaş gemilerine kapatacaktır. Bu madde, Boğazları Rusya için bir güvenlik kalkanı haline getirirken İngiltere ve Fransa'nın Akdeniz'deki çıkarlarını doğrudan tehdit etmiş, böylece mesele ikili bir ilişkiden çıkıp uluslararası bir konferansın (1841 Londra) konusu haline gelmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Hünkar İskelesi Antlaşması'nın içeriğini analiz et.
Antlaşmanın Osmanlı ile Rusya arasında bir savunma ittifakı olduğu ve gizli bir maddesi bulunduğu görülür.
Sorunun kökenindeki tehdit unsurunu belirlemek için antlaşma maddelerine bakılmalıdır.
2
Gizli maddenin Avrupa güçler dengesi üzerindeki etkisini değerlendir.
Rusya'nın bir savaş durumunda Boğazları diğer devletlerin savaş gemilerine kapattırma hakkı almasının, İngiltere ve Fransa'nın Akdeniz güvenliğini tehlikeye attığı saptanır.
Avrupalı devletlerin neden statü değişikliği istediğini anlamak için stratejik tehdit analizi yapılmalıdır.
3
1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi ile bağlantı kur.
1833'teki bu tek taraflı avantajın, 1841'de Boğazların 'uluslararası' bir statüye kavuşturulmasıyla ortadan kaldırıldığı sonucuna varılır.
Meselenin gelişim sürecindeki neden-sonuç ilişkisini doğrulamak gerekir.

Key Concept

Hünkar İskelesi Antlaşması ve Boğazlar Meselesi'nin Uluslararası Boyut Kazanması
Estimated Time:2m 0s
Question 22Question →

Milliyetçilik akımının etkisiyle Balkanlarda çıkan isyanlar karşısında Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlerin de baskısıyla Sırplara kademeli olarak çeşitli haklar tanımak durumunda kalmıştır.

Buna göre, Sırpların bağımsızlık sürecindeki;
I. İlk imtiyazın (ayrıcalık) alınması,
II. Özerkliğin (iç işlerinde serbestlik) kazanılması,
III. Tam bağımsızlığın elde edilmesi

aşamalarının sırasıyla hangi antlaşmalarla gerçekleştiği aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: I: 18121812 Bükreş, II: 18291829 Edirne, III: 18781878 Berlin

Answer

Sırpların imtiyaz, özerklik ve bağımsızlık süreçlerini sırasıyla Bükreş (18121812), Edirne (18291829) ve Berlin (18781878) Antlaşmaları ile eşleştiren ifade doğrudur.
Osmanlı Devleti'nde Sırp isyanları kademeli bir başarıya ulaşmıştır: 18121812 Bükreş Antlaşması ile ilk imtiyaz, 18291829 Edirne Antlaşması ile özerklik ve nihayet 18781878 Berlin Antlaşması ile tam bağımsızlık alınmıştır. Bu kronolojik ve hukuki sıralama sadece doğru kabul edilen seçenekte eksiksiz verilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
İlk hak aşamasını belirle
18121812 Bükreş Antlaşması
Sırplar, 18041804 yılında başlattıkları isyan sonucunda Osmanlı Devleti'nden ilk kez imtiyaz elde eden topluluk olmuştur.
2
İkinci hak aşamasını belirle
18291829 Edirne Antlaşması
Osmanlı-Rus Savaşı sonrası imzalanan bu antlaşma ile Yunanistan bağımsız olurken, Sırbistan'a özerklik (iç işlerinde bağımsızlık) tanınmıştır.
3
Son hak aşamasını belirle
18781878 Berlin Antlaşması
9393 Harbi sonrasında imzalanan bu antlaşma ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya ile birlikte tam bağımsızlığını kazanmıştır.

Key Concept

Sırp Bağımsızlık Süreci ve Antlaşmalar
Question 23Question →

1877−18781877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında imzalanan Ayastefanos Antlaşması, Rusya'nın hem Balkanlar'da hem de Doğu Anadolu üzerinden stratejik bir üstünlük kurmasını sağlamıştır. Ancak İngiltere ve Avusturya gibi Avrupalı devletler bu duruma itiraz ederek antlaşmanın Berlin'de toplanacak bir kongre ile yeniden düzenlenmesini şart koşmuşlardır.

Avrupalı devletlerin Ayastefanos Antlaşması'na bu denli sert tepki göstererek Berlin Antlaşması'nı imzalatmak istemelerinin temel diplomatik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Rusya'nın sıcak denizlere inerek Akdeniz'deki güç dengesini ve İngiliz sömürge yollarını tehdit etmesi

Answer

Avrupalı devletlerin temel amacı, Rusya'nın sıcak denizlere inerek Akdeniz'deki statükoyu ve İngiliz sömürge yollarını tehdit etmesini engellemektir.
Doğru seçenek olan Akdeniz'deki güç dengesinin korunması, 1919. yüzyıl diplomasisinin temelini oluşturur. Ayastefanos ile kurulan 'Büyük Bulgaristan', Rusya'nın Ege'ye inmesi için bir koridor görevi göreceği için İngiltere bu durumu kendi sömürge güvenliğine doğrudan bir tehdit olarak görmüş ve Berlin Kongresi'ni zorlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Durum Tespiti
93 Harbi kaybedilmiş ve Rusya ile Ayastefanos imzalanmıştır.
Antlaşmanın şartları (Büyük Bulgaristan Krallığı gibi) Rusya'yı bölgenin tek hakimi yapmıştır.
2
Stratejik Analiz
Ayastefanos'un uygulanması halinde Rusya'nın dolaylı olarak Ege Denizi'ne ineceği görülmüştür.
Bu durum İngiltere'nin Hindistan sömürge yollarını ve Akdeniz'deki deniz hakimiyetini tehlikeye atmaktadır.
3
Diplomatik Müdahale
İngiltere ve Avusturya öncülüğünde antlaşma geçersiz sayılmış, Berlin Kongresi toplanmıştır.
Güç dengesini (Balance of Power) yeniden kurmak için Rus kazanımları törpülenmek istenmiştir.

Key Concept

Denge Politikası ve Şark Meselesi

Hints

1
İngiltere'nin bu dönemdeki en büyük korkusu Rusya'nın Hindistan yollarına (Akdeniz) ulaşmasıdır.
2
Ayastefanos ile kurulan 'Büyük Bulgaristan', Rusya'nın Akdeniz'e inmesini sağlayacak bir kapı gibi görülmüştür.
3
Berlin Kongresi'nde bu 'Büyük Bulgaristan'ın parçalanması ve Rusya'nın kazanımlarının geri alınması 'Güç Dengesi' stratejisinin bir sonucudur.

Practice More

Berlin Antlaşması ile Ermeni Meselesi'nin uluslararası boyut kazanması ve Kıbrıs'ın İngiltere'ye üs olarak verilmesi konularına çalışabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 24Question →

18971897 yılında Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında gerçekleşen Dömeke Meydan Muharebesi'nde Osmanlı ordusu büyük bir askeri zafer kazanarak Atina yolunu açmıştır. Ancak bu başarının ardından imzalanan İstanbul Antlaşması ile Girit'e özerklik verilmiş, Osmanlı Devleti askeri üstünlüğüne rağmen Yunanistan'dan sadece savaş tazminatı alabilmiş ve önemli bir toprak kazancı elde edememiştir. Sahada kazanılan bu askeri zaferin diplomasi masasında tam anlamıyla bir siyasi kazanıma dönüştürülememesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Avrupalı devletlerin (Düvel-i Muazzama) müdahale ederek Balkanlar'daki statükonun Osmanlı lehine değişmesine izin vermemesi

Answer

Askeri zaferin siyasi kazanıma dönüşmemesinin temel nedeni, Avrupalı büyük devletlerin Balkanlar'da statükoyu koruma ve Osmanlı'nın güçlenmesini engelleme politikasıdır.
Doğru olan seçenek, Avrupalı devletlerin müdahalesini vurgulamaktadır. 1919. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin kendi başına kazandığı başarılar, 'Avrupa Uyumu' prensibi çerçevesinde büyük devletler tarafından sınırlandırılmış ve Balkan statükosunun korunması öncelikli hale gelmiştir.

Step-by-Step Solution

1
18971897 Osmanlı-Yunan Savaşı ve Dömeke Meydan Muharebesi'nin askeri sonuçlarını analiz et.
Osmanlı ordusu kesin bir zafer kazandı.
Savaşın askeri gidişatını belirlemek için gereklidir.
2
Dönemin uluslararası diplomasi anlayışını (Düvel-i Muazzama) değerlendir.
Büyük devletler, Balkanlar'daki güç dengesinin Osmanlı lehine bozulmasını istemiyordu.
Diplomatik baskının kaynağını anlamak için gereklidir.
3
İstanbul Antlaşması'nın (18971897) şartlarını ve Girit'in statüsünü incele.
Girit'e özerklik verilmesi ve Yunan hanedanından bir valinin atanmasıyla askeri zafer diplomatik tavize dönüştü.
Siyasi sonucun nedenlerini netleştirmek için gereklidir.

Key Concept

Sahada kazanılan askeri zaferlerin masada kaybedilmesi (Diplomatik Yalnızlık ve Denge Politikası)

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyılda 'Hasta Adam' olarak görülmesini ve büyük devletlerin bu süreçteki rolünü düşünün.
2
Askeri başarılara rağmen Balkanlar'da sınırların değişmemesi ilkesinin kimler tarafından savunulduğunu hatırlayın.
3
Dömeke Meydan Muharebesi zaferi sonrası Avrupalı devletlerin ortak bir nota vererek savaşı durdurduğunu göz önünde bulundurun.

Practice More

Bu olaydan sonra Girit'in tamamen kaybedilmesi sürecini (1908-1913) araştırarak diplomatik kayıpların devamlılığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 25Question →

Osmanlı Devleti, 1919. yüzyılda Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanı karşısında Rusya'nın askeri desteğine ihtiyaç duymuş ve bu doğrultuda 18331833 yılında bir ittifak antlaşması imzalamıştır. Bu antlaşma, Osmanlı Devleti'nin Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını tek başına kullandığı son belge olması ve Avrupa devletlerinin tepkisini çekerek "Boğazlar Sorunu"nu uluslararası bir boyuta taşıması bakımından kritik öneme sahiptir.

Paragrafta özellikleri belirtilen bu antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hünkar İskelesi Antlaşması

Answer

Hünkar İskelesi Antlaşması
Hünkar İskelesi Antlaşması, 18331833 yılında Osmanlı ve Rusya arasında imzalanan sekiz yıllık bir savunma ve ittifak antlaşmasıdır. Rusya'ya bir savaş durumunda Boğazlar'ın diğer devletlere kapatılacağı güvencesini vermesi, Boğazlar Sorunu'nu başlatmış ve Osmanlı'nın bu konuda tek başına karar verdiği son antlaşma olarak tarihe geçmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Dönem analizi yapma
18331833 yılındaki Mısır Meselesi ve bu dönemdeki dış politika stratejileri belirlenir.
Soru kökündeki tarih ve temel sorun (Mısır İsyanı) doğru antlaşmaya ulaşmak için ilk veridir.
2
Diplomatik sonuçları değerlendirme
"Boğazlar Sorunu"nu başlatan ve Osmanlı'nın Boğazlar'daki son tek taraflı tasarrufu olan belge tespit edilir.
Hünkar İskelesi Antlaşması, gizli maddesiyle Rusya'ya ayrıcalık tanıdığı için uluslararası kriz yaratmıştır.

Key Concept

Hünkar İskelesi Antlaşması ve Boğazlar Sorunu

Hints

1
Mısır Valisi isyanı sırasında "Denize düşen yılana sarılır" mantığıyla Rusya'dan yardım istendiğini hatırlayın.
2
Bu antlaşmanın geçerlilik süresi 88 yıldı ve süresi dolunca 18411841 Londra Boğazlar Sözleşmesi imzalanmıştır.
3
Antlaşmanın gizli maddesine göre Rusya bir savaşa girerse Osmanlı Boğazlar'ı rakiplerine kapatmak zorundaydı; bu durum İngiltere ve Fransa'yı öfkelendirmiştir.

Practice More

18411841 Londra Boğazlar Sözleşmesi'nin, Boğazlar'ın statüsünü nasıl "uluslararası" bir hale getirdiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 26Question →

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyılda takip ettiği "Denge Politikası" sadece askeri ve diplomatik ittifaklarla sınırlı kalmamış, aynı zamanda büyük güçlerin desteğini kazanmak amacıyla ekonomik tavizlerin verilmesini de içermiştir. Bu doğrultuda 18381838 yılında İngiltere ile imzalanan Balta Limanı Ticaret Antlaşması, Osmanlı ekonomisini dışa bağımlı hale getirse de stratejik bir diplomatik kazanım hedeflenmiştir. Bu antlaşma ile sağlanan İngiliz desteği, aşağıdaki siyasi krizlerden hangisinin Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü koruyacak şekilde sonuçlanmasında doğrudan etkili olmuştur?

Show answer & explanation

Answer: Mısır Sorunu'nun nihai çözümü ve 18401840 Londra Antlaşması

Answer

Mısır Sorunu'nun nihai çözümü ve 18401840 Londra Antlaşması
Doğru yanıt olan seçenek, 18381838 Balta Limanı Antlaşması ile verilen geniş ticari hakların İngiltere'yi Osmanlı Devleti'nin yanında yer almaya teşvik etmesi sonucunda ortaya çıkan siyasi gelişmeyi doğru ifade etmektedir. İngiltere, bu antlaşma sayesinde Osmanlı topraklarında büyük bir ticari avantaj elde etmiş ve bu avantajı korumak için Mısır Sorunu'nda Osmanlı Sultanı'nı destekleyerek 18401840 Londra Antlaşması'nın imzalanmasını sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Balta Limanı Ticaret Antlaşması'nın (18381838) bağlamını analiz etme
Osmanlı Devleti, Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa'nın isyanı karşısında İngiltere'nin tam desteğini alabilmek için bu ağır ekonomik tavizleri vermiştir.
Ekonomik bağımlılık pahasına siyasi varlığı koruma stratejisi.
2
İngiltere'nin bu antlaşma sonrası tutumunu değerlendirme
İngiltere, Osmanlı pazarlarına serbestçe erişim sağladığı için Osmanlı Devleti'nin parçalanmasını (Mısır'ın bağımsızlığını) çıkarlarına aykırı görmeye başlamıştır.
Ticari çıkarların diplomatik desteğe dönüşmesi.
3
Sonuç belgesiyle eşleştirme
18401840 Londra Antlaşması ile Mısır Sorunu, Avrupalı devletlerin müdahalesiyle Osmanlı lehine (valilik babadan oğula geçecek şekilde) çözülmüştür.
Balta Limanı'nın sağladığı İngiliz desteğinin somut siyasi çıktısı.

Key Concept

Ekonomik tavizlerin diplomatik araç olarak kullanılması (Balta Limanı - Mısır Sorunu ilişkisi)

Hints

1
Osmanlı Devleti, denize düşen yılana sarılır misali Rusya'ya sığınınca (Hünkâr İskelesi), İngiltere'yi kendi yanına çekmek için büyük bir ekonomik kapı açmak zorunda kalmıştır.
2
Bu antlaşma ile Osmanlı ekonomisi 'açık pazar' haline gelmiş, İngiltere ise bunun karşılığında Mehmet Ali Paşa'nın durdurulmasına destek vermiştir.
3
18381838 Balta Limanı'ndan hemen iki yıl sonra toplanan uluslararası konferans, hangi büyük iç krizimizi uluslararası statüde bir çözüme kavuşturmuştur?

Practice More

Balta Limanı Ticaret Antlaşması'nın Osmanlı yerli sanayisine etkileri ile Tanzimat Fermanı'nın bu süreçteki rolünü inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 27Question →

1919. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde askeri yapıyı modernize etmek ve ıslahatların önündeki en büyük engeli kaldırmak amacıyla IIII. Mahmut tarafından 18261826 yılında gerçekleştirilen, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması olayı aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Vaka-i Hayriye

Answer

Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması olayı tarihimizde Vaka-i Hayriye olarak adlandırılmaktadır.
Yeniçeri Ocağı'nın 18261826 yılında IIII. Mahmut tarafından kaldırılması, devletin merkezi otoritesini yeniden kazanmasını ve modernleşme hareketlerinin hızlanmasını sağladığı için Osmanlı kaynaklarında 'Vaka-i Hayriye' (Hayırlı Olay) olarak isimlendirilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Dönem ve padişah eşleştirmesi yap.
IIII. Mahmut dönemi (1808−18391808-1839) Dağılma Dönemi'nin en önemli ıslahat evrelerinden biridir.
Soruda sorulan 18261826 yılı bu padişahın dönemine denk gelmektedir.
2
Olayın niteliğini belirle.
Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması, modern bir ordunun (Asakir-i Mansure-i Muhammediye) kurulmasına imkan sağlamıştır.
Eski askeri yapının tasfiyesi, ıslahatların önünü açtığı için 'Hayırlı Olay' olarak nitelendirilmiştir.
3
Tarihsel terimi seç.
Bu olay literatürde Vaka-i Hayriye olarak yer alır.
KPSS formatında bu tür kavramsal isimlendirmeler doğrudan bilgi olarak sorulmaktadır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde Merkezi Otoritenin Güçlendirilmesi ve Askeri Islahatlar

Hints

1
Bu olay 1919. yüzyılda gerçekleşmiş ve Osmanlı tarihinde 'Hayırlı Olay' olarak adlandırılmıştır.
2
IIII. Mahmut döneminde Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasıyla modern ordunun önü açılmıştır.
3
Terimin ismi Arapça 'Vaka' (Olay) ve 'Hayriye' (Hayırlı) kelimelerinin birleşiminden oluşur.

Practice More

Vaka-i Hayriye'den sonra kurulan 'Asakir-i Mansure-i Muhammediye' ordusunun özelliklerini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Olayların tarihlerine ve padişah eşleştirmelerine bakarak 1818. yüzyıl seçeneklerini (Pasarofça, Küçük Kaynarca) kolayca eleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 28Question →

1815 Viyana Kongresi'nde Avrupalı büyük devletler, Napolyon Savaşları sonrası bozulan sınırları yeniden düzenlemek ve monarşileri korumak amacıyla 'Metternich Sistemi'ni hayata geçirmişlerdir. Bu sistem, imparatorlukların toprak bütünlüğünü savunmasına rağmen, Osmanlı Devleti bu koruma şemsiyesinin dışında bırakılmış ve 'Şark Meselesi' (Doğu Sorunu) kavramı ilk kez bu kongrede resmen telaffuz edilmiştir. Osmanlı Devleti'nin 1815 Viyana Kongresi ile kurulan bu uluslararası düzene dahil edilmemesi, aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

Show answer & explanation

Answer: Avrupalı devletlerin, Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü kendi çıkarları doğrultusunda 'paylaşılabilir' bir statüde gördüğünün

Answer

Avrupalı devletlerin, Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü kendi çıkarları doğrultusunda 'paylaşılabilir' bir statüde gördüğünün kanıtıdır.
1815 Viyana Kongresi'nde kurulan Restorasyon dönemi düzeni (Metternich Sistemi), milliyetçilik hareketlerine karşı imparatorlukları korumayı taahhüt etse de, bu kural Osmanlı için uygulanmamıştır. Bu durum, büyük güçlerin Osmanlı'yı korunması gereken bir aktör değil, zamanı geldiğinde paylaşılması gereken bir 'mesele' (Şark Meselesi) olarak gördüklerini kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Metternich Sistemi'nin temel amacını analiz et.
Sistem, Napolyon'un yıktığı monarşileri ve çok uluslu imparatorluk yapılarını korumayı amaçlar.
Uluslararası statükonun korunması hedeflenmiştir.
2
Osmanlı Devleti'nin bu sistemdeki konumunu belirle.
Osmanlı bir imparatorluk olmasına rağmen koruma kapsamına alınmamıştır.
Avrupalı devletlerin Osmanlı toprakları üzerindeki yayılmacı emelleri mevcuttur.
3
'Şark Meselesi' kavramının bağlamını değerlendir.
Kavram, Osmanlı'nın Avrupa'dan atılması ve topraklarının paylaşılması sürecini ifade eder.
Osmanlı'nın toprak bütünlüğünün garantörlük dışında bırakıldığını teyit eder.

Key Concept

Viyana Kongresi (1815) ve Şark Meselesi'nin Başlangıcı

Hints

1
Viyana Kongresi'nde 'Şark Meselesi' kavramının ilk kez kullanıldığını hatırlayın.
2
Metternich Sistemi'nin amacının 'imparatorlukları ve monarşileri korumak' olduğunu, ancak Osmanlı'nın bu sisteme alınmadığını düşünün.
3
Osmanlı bir imparatorluk olmasına rağmen neden korunmak istenmemiş olabilir? Bu durum topraklarının gelecekteki statüsü hakkında ne söyler?

Practice More

1815 Viyana Kongresi ile 1856 Paris Antlaşması'nı Osmanlı'nın uluslararası statüsü açısından karşılaştırın.
Estimated Time:2m 0s
Question 29Question →

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi'nde imzaladığı antlaşmalarda yer alan bazı hükümler, başlangıçta askeri bir yenilgiyi durdurmaya yönelik olsa da zamanla devletin iç işlerine müdahale edilmesi için hukuki bir zemin hazırlamıştır. Özellikle 18781878 Berlin Antlaşması'nın 6161. maddesinde yer alan "Osmanlı Devleti, Ermenilerin yaşadığı eyaletlerde ihtiyacın gerektirdiği ıslahatları yapmayı ve onların güvenliğini Çerkez ve Kürtlere karşı sağlamayı taahhüt eder; bu konuda alınan tedbirleri büyük devletlere bildirecektir." ifadesi bu durumun en somut örneklerinden biridir.

Bu hükmün Osmanlı Devleti üzerindeki etkileri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Avrupalı devletler, Berlin Antlaşması ile Islahat Fermanı'nı ilk kez Osmanlı iç hukukunun ve anayasasının (Kanun-i Esasi) bir parçası haline getirmiştir.

Answer

Avrupalı devletlerin Berlin Antlaşması ile Islahat Fermanı'nı Osmanlı anayasasının bir parçası haline getirdiği ifadesi yanlıştır.
Seçeneklerde belirtilen Islahat Fermanı'nın anayasanın parçası haline getirilmesi ifadesi yanlıştır çünkü Berlin Antlaşması bir uluslararası sözleşmedir ve Osmanlı iç hukukunu (Kanun-i Esasi) düzenleme yetkisine sahip değildir; sadece Osmanlı'nın yapmayı vadettiği reformların takibini üstlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Berlin Antlaşması'nın 6161. maddesinin içeriğini analiz edin.
Maddenin Ermeni meselesini uluslararasılaştırdığı ve Osmanlı'nın reform yapma sözü vererek bunu raporlama zorunluluğuna girdiği görülür.
Soruda verilen alıntı metindeki "taahhüt" ve "bildirme" kavramlarının siyasi karşılığını anlamak için.
2
Paris Antlaşması (18561856) ve Berlin Antlaşması (18781878) arasındaki farkı karşılaştırın.
Paris'te kağıt üzerinde kalan "toprak bütünlüğü garantisi"nin Berlin'de yerini müdahaleye ve toprak kaybına bıraktığı tespit edilir.
Osmanlı'nın uluslararası statüsündeki gerilemeyi saptamak için.
3
Uluslararası antlaşmalar ile iç hukuk belgeleri (Fermanlar, Anayasa) arasındaki ilişkiyi değerlendirin.
Berlin Antlaşması'nın dış bir baskı unsuru olduğu, ancak Islahat Fermanı veya Kanun-i Esasi'nin anayasal statüsünü değiştiren bir metin olmadığı anlaşılır.
Hukuki kavramların (anayasa vs. uluslararası antlaşma) birbirine karıştırılmasını önlemek için.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi'nde egemenlik haklarının uluslararası antlaşmalar yoluyla kısıtlanması ve iç işlerine müdahale zemini oluşturulması.

Hints

1
Metinde geçen "bildirecektir" ifadesi, Osmanlı'nın kararlarını tek başına mı yoksa başkalarına hesap vererek mi aldığını sorgulatır.
2
Osmanlı Devleti'nin 18561856 Paris Antlaşması'ndaki "Avrupalı devlet sayılma" statüsü ile 18781878 Berlin Antlaşması'ndaki "müdahale edilebilir" durumu arasındaki çelişkiye odaklanın.
3
Bir dış antlaşmanın (Berlin), bir devletin kendi iç kanununu (Anayasa) teknik olarak değiştirip değiştiremeyeceğini düşünün.

Practice More

1878 Berlin Antlaşması'nın diğer maddelerini inceleyerek toprak kayıplarının (Sırbistan, Karadağ, Romanya) egemenlik üzerindeki etkisini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 30Question →

18561856 yılında imzalanan Paris Antlaşması'nda yer alan; "Osmanlı Devleti'nin bir Avrupa devleti sayılması" ve "Osmanlı toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerin garantisi altında olması" maddeleri, imparatorluğun 1919. yüzyıldaki siyasi konumu hakkında aşağıdakilerden hangisini en açık şekilde ortaya koymaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı Devleti'nin kendi topraklarını tek başına koruyamayacak kadar güç kaybettiğini ve denge politikası izlediğini

Answer

Osmanlı Devleti'nin kendi toprak bütünlüğünü tek başına koruyamayacak kadar askeri ve siyasi güç kaybettiğini ve bu nedenle denge politikası izleyerek Avrupalı devletlerin garantisine ihtiyaç duyduğunu belirten seçenek doğrudur.
Paris Antlaşması'ndaki 'garanti' maddesi, Osmanlı Devleti'nin artık tek başına varlığını sürdüremeyecek kadar zayıfladığını ve Avrupalı büyük devletler arasındaki rekabetten yararlanarak (Denge Politikası) ayakta kalmaya çalıştığını ispatlar. Bir devletin sınırlarını korumak için başka devletlerin korumasına muhtaç olması, egemenlik haklarının fiilen kısıtlandığının ve askeri yetersizliğin bir göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Antlaşma maddelerini analiz etme
Osmanlı'nın "Avrupa devleti" sayılması ve "toprak bütünlüğünün garantilenmesi" ifadeleri tespit edildi.
Dış politikanın temel dayanağını anlamak için hukuki terimleri yorumlamak gerekir.
2
Siyasi durumu değerlendirme
Bir devletin topraklarını koruması için başka devletlerin garantisine ihtiyaç duyması, o devletin zayıflığını gösterir.
Osmanlı'nın kendi ordusu ve siyasi gücüyle topraklarını koruyamadığı sonucuna ulaşılır.
3
Dönemin Sultanı ve Islahatlar ile ilişkilendirme
Sultan Abdülmecid döneminde ilan edilen Islahat Fermanı'nın bu antlaşma şartlarını etkilemek için kullanıldığı hatırlandı.
Paris Antlaşması öncesi ilan edilen ferman, Batılı devletlerin desteğini alma amacını taşır.

Key Concept

Denge Politikası (Balance of Power)

Hints

1
Antlaşmadaki 'garanti' ifadesi, Osmanlı'nın kendi gücünün sınırlarını göstermektedir.
2
Bir devletin toprak bütünlüğü neden başka devletlerin koruması altına girer? Bu durum güçle mi yoksa zayıflıkla mı ilgilidir?
3
Osmanlı'nın 1919. yüzyılda devletler arasındaki çıkar çatışmalarından yararlanarak izlediği 'Denge Politikası'nı hatırlayın.

Practice More

Paris Antlaşması öncesinde ilan edilen Islahat Fermanı'nın (18561856) bu antlaşma maddelerini nasıl etkilediğini ve iç işlerine müdahaleye nasıl kapı araladığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 31Question →

Osmanlı Devleti, 18331833 Hünkâr İskelesi Antlaşması ile Boğazlar üzerindeki mutlak egemenlik haklarını son kez tek taraflı bir tasarrufla kullanmış; ancak bu durumun yarattığı "Boğazlar Meselesi", 18411841 Londra Boğazlar Sözleşmesi ile yeni bir boyut kazanmıştır. Bu sözleşme ile "Boğazların barış zamanında yabancı savaş gemilerine kapalı tutulması" ilkesi, Avrupalı büyük devletlerin ortak garantisi altına alınmıştır.

**Bu bilgiler ışığında, 18411841 Londra Boğazlar Sözleşmesi'nin Osmanlı Devleti'nin siyasi ve hukuki statüsü üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?**

Show answer & explanation

Answer: Boğazlar üzerindeki tek taraflı egemenlik haklarının yerini, uluslararası bir denetim ve ortak bir statüye bırakması

Answer

Boğazlar üzerindeki tek taraflı egemenlik haklarının kısıtlanarak konunun uluslararası bir statüye dönüşmesi
Doğru cevap, Boğazlar üzerindeki mutlak egemenliğin kısıtlanmasını vurgular. 18331833'de Rusya ile yapılan ikili ittifak, Osmanlı'nın Boğazları kendi mülkü gibi tasarruf edebildiği son andır. 18411841 Sözleşmesi ile Boğazlar rejimi Avrupalı devletlerin ortak denetimine girmiş, böylece Osmanlı'nın tek taraflı karar yetkisi sona ererek mesele uluslararası bir boyut kazanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
18331833 Hünkâr İskelesi Antlaşması'nın niteliğini analiz etmek
Osmanlı'nın Rusya ile yaptığı bu ikili antlaşma, Boğazlar üzerinde tek taraflı karar verebildiği son hukuki belgedir.
Değişimin başlangıç noktasını anlamak için eski statünün bilinmesi gerekir.
2
18411841 Londra Boğazlar Sözleşmesi'nin getirdiği hukuki yeniliği belirlemek
Boğazlar ilk kez uluslararası bir konferansta görüşülmüş ve "uluslararası bir statü" kazanmıştır.
Sözleşmenin Osmanlı egemenlik haklarına getirdiği kısıtlamayı tespit etmek gerekir.
3
Egemenlik haklarındaki değişimi değerlendirmek
Osmanlı'nın tek taraflı iradesinin yerini, büyük devletlerin (İngiltere, Rusya, Fransa, Avusturya, Prusya) ortak garantörlüğü almıştır.
Siyasi ve hukuki statüdeki temel değişimi sonuçlandırmak için gereklidir.

Key Concept

Boğazların Uluslararası Statü Kazanması

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin kendi sularında tek başına karar verip veremediğine odaklanın.
2
Hünkâr İskelesi Antlaşması ikili bir ittifakken, Londra Sözleşmesi neden 'çok taraflı' bir belgedir?
3
Bir konunun 'uluslararası statü' kazanması, o devletin egemenlik haklarının diğer devletlerle paylaşılması anlamına gelir.

Practice More

Boğazlar meselesinin gelişimini 18331833, 18411841, 18561856 ve 18781878 kronolojisi üzerinden karşılaştırmalı bir tablo ile çalışın.

Alternative Method

Hünkâr İskelesi (İkili/Subjektif) vs. Londra 1841 (Çok Taraflı/Objektif) ayrımı üzerinden sonuca gidebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 32Question →

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi'nde (1919. yüzyıl), Fransız İhtilali ile yayılan milliyetçilik akımının etkisiyle birçok azınlık topluluğu isyan etmiştir. Bu süreçte, Osmanlı Devleti'ne karşı isyan hareketini başlatan ilk topluluk ile bağımsızlığını kazanan ilk topluluk farklılık göstermektedir.

Buna göre, Osmanlı Devleti'nden ayrılarak bağımsızlığını kazanan ilk topluluk aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yunanlılar

Answer

Yunanlılar, 1829 Edirne Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nden bağımsızlığını kazanan ilk topluluktur.
Yunanlılar, 1821'de başlayan isyan süreci sonunda, Rusya ile imzalanan 1829 Edirne Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nden ayrılarak bağımsız bir devlet kuran ilk azınlık topluluğudur.

Step-by-Step Solution

1
Dağılma Dönemi'ndeki milliyetçilik isyanlarının başlangıcını ve sonuçlarını analiz et.
Sırpların 1804'te ilk isyanı başlatan, Yunanlıların ise 1829'da ilk bağımsız olan grup olduğu bilgisine ulaşılır.
İsyanın başlaması ile bağımsızlık sürecinin tamamlanması arasındaki kronolojik farkı ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki toplulukların bağımsızlık tarihlerini karşılaştır.
Kırım (1774 - 18. yy), Yunanistan (1829), Sırbistan-Karadağ-Romanya (1878), Bulgaristan (1908).
En erken tarihte (19. yüzyıl içinde) bağımsız olan topluluğu belirlemek sorunun cevabını verir.

Key Concept

Osmanlı Dağılma Dönemi'nde bağımsızlık kazanan azınlıkların kronolojisi

Hints

1
İlk isyan eden topluluk (Sırplar) ile ilk bağımsız olan topluluk aynı değildir.

Practice More

Sırp isyanının aşamalarını (imtiyaz, özerklik, bağımsızlık) gösteren antlaşmaları incelemek bu kavram karmaşasını giderecektir.
Estimated Time:45s
Question 33Question →

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyılda milliyetçilik akımının etkisiyle karşılaştığı isyanlar, imparatorluğun toprak bütünlüğünü derinden sarsmıştır. Rusya ile yapılan savaşın ardından imzalanan 18291829 Edirne Antlaşması, bu sürecin en kritik diplomatik belgelerinden biri olarak kabul edilir.

**Buna göre, 18291829 Edirne Antlaşması'nın Osmanlı siyasi tarihi açısından en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?**

Show answer & explanation

Answer: Yunanistan'ın bağımsızlığını kazanmasıyla ilk kez bir azınlığın Osmanlı Devleti'nden ayrılması

Answer

Yunanistan'ın bağımsızlığını kazanmasıyla ilk kez bir azınlığın Osmanlı Devleti'nden ayrılması
Edirne Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin dağılma sürecindeki en büyük darbelerden biridir; çünkü bu antlaşma ile Mora'da bağımsız bir Yunan Devleti kurulmuştur. Bu, Osmanlı'dan milliyetçilik etkisiyle ayrılan ilk azınlık devletidir ve diğer Balkan ulusları için de emsal teşkil etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
18291829 Edirne Antlaşması'nın tarihsel bağlamını belirle.
Antlaşmanın 1828−18291828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda imzalandığı tespit edildi.
Sorunun cevabı için antlaşmanın hangi olayla ve ne zaman imzalandığını bilmek temel adımdır.
2
Antlaşma maddeleri içerisinde azınlıkların statüsünü analiz et.
Yunanistan'a bağımsızlık, Sırbistan'a özerklik verildiği belirlendi.
Osmanlı dağılma döneminde azınlıkların kopuş sürecindeki aşamaları (imtiyaz, özerklik, bağımsızlık) ayırt etmek gerekir.
3
Doğru sonucu diğer tarihi landmarklarla karşılaştır.
Yunan bağımsızlığının bir 'ilk' olduğu (ayrılan ilk azınlık) sonucuna varıldı.
KPSS formatında genellikle 'ilk'ler ve 'en önemli' sonuçlar sorgulandığı için bu karşılaştırma kritik öneme sahiptir.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde Milliyetçilik İsyanları ve İlk Kopuşlar

Hints

1
Osmanlı'da bağımsızlığını kazanan 'ilk' azınlığı ve hangi antlaşma ile ayrıldığını düşünün.
2
Bükreş (18121812), Edirne (18291829) ve Berlin (18781878) antlaşmalarındaki statü sıralamasını (imtiyaz-özerklik-bağımsızlık) hatırlayın.
3
Yunanistan bu antlaşma ile tam bağımsız olurken, Sırbistan sadece özerklik kazanabilmiştir.

Practice More

Balkan devletlerinin bağımsızlık süreçlerini (Sırbistan, Yunanistan, Bulgaristan vb.) bir tablo üzerinde karşılaştırarak çalışabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 34Question →

Osmanlı Devleti'nin 18381838 yılında İngiltere ile imzaladığı Balta Limanı Ticaret Antlaşması ile yabancı tüccarlardan alınan iç gümrük vergileri kaldırılmış; ithalat vergisi %5\%5, ihracat vergisi ise %12\%12 olarak belirlenmiştir.

Bu düzenlemelerin Osmanlı Devleti üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı topraklarının Avrupalı devletlerin açık pazarı haline gelmesi ve yerli üretimin zayıflaması

Answer

Osmanlı topraklarının Avrupalı devletlerin açık pazarı haline gelmesi ve yerli üretimin zayıflaması
Balta Limanı Ticaret Antlaşması ile iç gümrüklerin yabancılar için kaldırılması ve ithalat vergilerinin ihracat vergilerinden düşük tutulması, yabancı malların Osmanlı pazarında yerli mallardan daha ucuza satılmasına neden olmuştur. Bu durum, yerli sanayinin (Lonca teşkilatı) rekabet gücünü kırmış ve Osmanlı Devleti'ni ekonomik olarak dışa bağımlı bir 'açık pazar' haline getirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Antlaşmanın vergi oranlarını analiz etme
İthalat vergisinin (%5\%5) ihracat vergisinden (%12\%12) çok daha düşük olduğu görülür.
Bu durum yabancı malların ülkeye girişini kolaylaştırırken, yerli malların dışarıya çıkışını zorlaştırmıştır.
2
İç gümrük vergilerinin kaldırılmasının etkisini değerlendirme
Yabancı tüccar malını şehirler arasında vergisiz taşırken, yerli tüccarın vergi ödemeye devam etmesi eşitsizliğe yol açmıştır.
Yerli üreticinin maliyetleri yabancı tüccarın maliyetlerinden yüksek kalmıştır.
3
Sonucu ekonomik egemenlik açısından yorumlama
Osmanlı ekonomisi savunmasız kalmış ve Avrupa'nın hammadde deposu ile açık pazarı olmuştur.
Gümrük duvarlarının indirilmesi yerli sanayinin (manifaktür) çöküşünü hazırlamıştır.

Key Concept

Yarı Sömürgeleşme ve Açık Pazar Kavramı

Hints

1
Antlaşmadaki ithalat ve ihracat vergisi oranları arasındaki farka dikkat edin.
2
Yerli tüccarın iç gümrük vergisi ödemeye devam etmesi, yabancı tüccarın ise muaf tutulması rekabeti nasıl etkiler?
3
Gümrük vergilerinin bu kadar düşük belirlenmesi, ülkeyi yabancı mallara karşı savunmasız bir 'açık pazar' haline getirir.

Practice More

Osmanlı ekonomisinin tamamen çöküşünü simgeleyen Duyun-u Umumiye İdaresi'nin (1881) kurulma sürecini incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 15s
Question 35Question →

Osmanlı Devleti'nin Dağılma Dönemi diplomasisinde, 18561856 Paris Antlaşması ile kurulan uluslararası denge, 18711871 Londra Konferansı'nda sarsılmış ve 18781878 Berlin Antlaşması ile tamamen farklı bir zemine taşınmıştır. Bu diplomatik süreçlerin karşılaştırmalı analizi yapıldığında, büyük güçlerin Osmanlı Devleti'ne yönelik stratejik tutumlarındaki değişimle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: 18561856 Paris Antlaşması'nda Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin kolektif garantisi altına alınarak statüko korunmaya çalışılmışken; 18781878 Berlin Antlaşması ile bu garantörlük sistemi fiilen sona ermiş, Ermeni meselesi uluslararası bir boyut kazanmış ve büyük güçlerin doğrudan toprak paylaşımı politikası başlamıştır.

Answer

18561856 Paris Antlaşması'nda Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerin kolektif garantisi altına alınması ilkesi kabul edilmişken; 18781878 Berlin Antlaşması ile bu garantörlük sistemi çökmüş ve büyük güçler Osmanlı topraklarını parçalama politikasına yönelmiştir.
Doğru yanıt olan seçenek, 1919. yüzyıl diplomasisindeki en temel kırılmayı ifade etmektedir. 18561856 Paris Antlaşması'nda Osmanlı'nın toprak bütünlüğü Avrupalıların garantisi altındaydı. Ancak 18781878 Berlin Antlaşması ile bu garanti fiilen bitmiş; İngiltere Kıbrıs'ı, Fransa kısa süre sonra Tunus'u işgal etmiş ve Ermeni meselesi gibi konularla Osmanlı'nın iç işlerine müdahale kapısı sonuna kadar açılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
18561856 Paris Antlaşması'nın analiz edilmesi.
Osmanlı Devleti'nin bir Avrupa devleti sayıldığı ve toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerin ortak garantisi altına alındığı saptanır.
Bu dönemde Avrupa dengesinin (Statüko) korunması önceliklidir.
2
18711871 Londra Konferansı ve 18771877-7878 savaşının etkilerinin incelenmesi.
Karadeniz'in tarafsızlığının kalktığı ve Rusya'nın Akdeniz'e inme politikasının yeniden güçlendiği görülür.
Paris sisteminin çöküşünü anlamak için bu ara süreç kritiktir.
3
18781878 Berlin Antlaşması'nın hükümlerinin değerlendirilmesi.
Büyük toprak kayıpları yaşanmış, İngiltere Kıbrıs'ı alarak 'garantörlük' yerine 'çıkar' odaklı politikaya geçmiş ve Ermeni Meselesi uluslararası metne dahil edilmiştir.
Berlin Antlaşması'nın bir 'paylaşım' belgesi olduğu kanıtlanır.
4
İki antlaşmanın karşılaştırılması.
Diplomatik tutumun 'bütünlüğü koruma'dan 'kontrollü parçalama'ya evrildiği sonucuna ulaşılır.
En kapsamlı ve doğru analize ulaşmak için sentez yapılır.

Key Concept

Osmanlı Diplomasisinde Paradigma Değişimi (Garantörlükten Paylaşıma)

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin 'Avrupa Devleti' sayıldığı antlaşma ile Balkanlar'da büyük toprak kaybettiği antlaşmanın tarihlerini karşılaştırın.

Practice More

Berlin Antlaşması'nın 61. maddesiyle ilk kez gündeme gelen 'Ermeni Meselesi'nin sonraki yıllarda Osmanlı diplomasisini nasıl etkilediğini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 36Question →

18151815 Viyana Kongresi'nde Avrupalı büyük güçler, Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik akımına karşı imparatorlukların toprak bütünlüğünü korumayı amaçlayan "Metternich Sistemi"ni kabul etmişlerdir. Buna rağmen, aynı devletlerin 18271827 Navarin Olayı ile Osmanlı donanmasını yakarak Yunan isyancıların yanında yer almaları, aşağıdakilerden hangisinin en güçlü göstergesidir?

Show answer & explanation

Answer: Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti söz konusu olduğunda Restorasyon Dönemi prensiplerinden saptığının

Answer

Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti söz konusu olduğunda Restorasyon Dönemi prensiplerinden (Metternich Sistemi) saptığının göstergesidir.
Doğru yanıt olan seçenek, 18151815 Viyana Kongresi ile başlayan Restorasyon Dönemi'nin en temel prensibi olan 'mevcut sınırları ve krallıkları koruma' düşüncesinin, konu Osmanlı Devleti ve Yunan isyanı olduğunda Avrupalı güçler tarafından ihlal edildiğini doğru bir şekilde tespit etmektedir. Bu durum, Avrupa diplomasisinde Osmanlı için uygulanan çifte standardın en açık örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
18151815 Viyana Kongresi kararlarını analiz etme
Avrupa'da milliyetçilik hareketlerine karşı çıkılması ve imparatorlukların korunması kararı (Metternich Sistemi) alınmıştır.
Restorasyon Dönemi'nin temel amacı Fransız İhtilali'nin etkilerini silmektir.
2
18271827 Navarin Olayı'nı değerlendirme
İngiltere, Fransa ve Rusya'nın Yunan isyanını desteklemek için Osmanlı donanmasını yakması.
Avrupalı devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda milliyetçiliği desteklediğini gösterir.
3
İki gelişme arasındaki çelişkiyi belirleme
Viyana'daki "koruma" prensibi Navarin'de "müdahale"ye dönüşmüştür.
Bu durum Osmanlı Devleti'ne karşı çifte standart uygulandığını kanıtlar.

Key Concept

Metternich Sistemi ve Şark Meselesi'ndeki çelişkiler

Hints

1
18151815 Viyana Kongresi'nde milliyetçiliğe karşı alınan kararlar ile 18271827'de Yunan isyancıların desteklenmesi arasındaki tutarsızlığa odaklanın.

Practice More

Navarin Olayı'ndan sonra imzalanan ve Yunanistan'ın bağımsızlığını tanıyan 18291829 Edirne Antlaşması'nı incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 15s
Question 37Question →

18271827 Navarin Baskını ile donanması yakılan Osmanlı Devleti, ardından başlayan savaşı kaybederek Rusya ile 18291829 yılında Edirne Antlaşması'nı imzalamak zorunda kalmıştır. Bu antlaşmanın Osmanlı Devleti açısından doğurduğu en önemli siyasi sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yunanistan'ın bağımsız bir devlet haline gelmesi

Answer

Edirne Antlaşması'nın en önemli sonucu Yunanistan'ın bağımsızlığını kazanarak Osmanlı Devleti'nden ayrılan ilk millet olmasıdır.
Edirne Antlaşması (18291829), Osmanlı Devleti'nin dağılma döneminde imzaladığı en kritik belgelerden biridir. Bu antlaşma ile Osmanlı tarihinde ilk kez bir azınlık grubu (Yunanlılar) tam bağımsızlık kazanmıştır. Bu durum, imparatorluğun çok uluslu yapısına yönelik milliyetçilik tehdidinin somutlaştığı en önemli dönüm noktasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Antlaşmanın tarihini ve bağlamını belirleme
18291829 Edirne Antlaşması, 18271827 Navarin olayından sonraki Osmanlı-Rus Savaşı'nı bitiren belgedir.
Soruda verilen zaman dilimi ve olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkisini kurmak için gereklidir.
2
Antlaşmanın maddelerini ve etkilerini analiz etme
Bu antlaşma ile Yunanlılar bağımsızlık, Sırplar ise özerklik kazanmıştır.
Osmanlı'nın toprak bütünlüğüne yönelik en ağır darbelerden birini belirlemek için gereklidir.
3
Doğru sonucu seçme
Yunanistan'ın bağımsız bir devlet olması, Osmanlı parçalanma sürecinin hızlandığını gösterir.
Milliyetçilik akımının Osmanlı üzerindeki ilk somut başarısıdır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde milliyetçilik isyanları sonucunda bağımsızlık kazanan ilk azınlık Yunanlılardır (18291829 Edirne Antlaşması).

Hints

1
Osmanlı Devleti'nden bağımsızlık kazanan ilk topluluğu hatırlayın.
2
Navarin'de Osmanlı donanmasının yakılmasına neden olan olay Yunan isyanıdır.

Practice More

Yunan isyanının ardından ortaya çıkan Mısır Sorunu ve Hünkâr İskelesi Antlaşması'nı inceleyerek 'Stratejik Denge Politikasını' pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 38Question →

Osmanlı Devleti’nin 1919. yüzyıl diplomasisinde "Avrupa Hukuku’ndan yararlanma" ve "toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerce garanti edilmesi" prensipleri stratejik birer dayanak teşkil etmiştir. Ancak yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde, uluslararası konjonktürün değişmesiyle bu "garanti" sistemi çökmüş, yerini Osmanlı topraklarının paylaşımını öngören yeni bir statüko almıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin 18561856 Paris Antlaşması ile elde ettiği "Avrupalı devletlerin garantörlüğü" statüsünün hukuken sona erdiğini ve imparatorluğun parçalanma sürecinin uluslararası bir mutabakatla hızlandığını gösteren temel gelişmedir?

Show answer & explanation

Answer: 18781878 Berlin Antlaşması ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya’nın bağımsızlığının tanınması ve statükonun "Osmanlı’nın korunması" yerine "Osmanlı’nın paylaşılması" üzerine kurgulanması.

Answer

18781878 Berlin Antlaşması ile Sırbistan, Karadağ ve Romanya'nın bağımsızlığının tanınması, 18561856 Paris Antlaşması ile kurulan Osmanlı toprak bütünlüğü garantisinin resmen sona erdiğini kanıtlar.
Osmanlı Devleti, 18561856 Paris Antlaşması ile bir Avrupa devleti sayılmış ve toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin garantisi altına alınmıştır. Ancak 1877−18781877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrası imzalanan Berlin Antlaşması ile bu garantörlük sistemi fiilen ve hukuken çökmüştür. Sırbistan, Karadağ ve Romanya'nın bağımsızlığı ile Osmanlı'nın parçalanma süreci hızlanmış, statüko Osmanlı'nın korunmasından ziyade paylaştırılması yönünde değişmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Dönemsel analiz yapılması
Soruda bahsedilen "garanti" sistemi 18561856 Paris Antlaşması'dır. Bu sistemin ne zaman sona erdiği araştırılmalıdır.
1919. yüzyıl diplomasisinin temel taşlarını ayırt etmek.
2
Berlin Antlaşması'nın (18781878) niteliğini inceleme
18781878 Berlin Antlaşması ile üç Balkan devleti tam bağımsız olmuş, Ermeni meselesi uluslararasılaşmış ve İngiltere gibi devletler artık Osmanlı bütünlüğünü savunmaktan vazgeçmiştir.
Diplomatik statü değişikliğinin belgesini tespit etmek.
3
Çeldiricileri eleme
18561856 (Paris) süreci başlatandır, bitiren değildir. 17741774 ise bir önceki yüzyıla aittir.
Kronolojik ve içeriksel hataları ayıklamak.

Key Concept

Osmanlı Diplomasisinde Garantörlükten Paylaşım Planına Geçiş

Hints

1
18561856 Paris Antlaşması'nın sağladığı "toprak bütünlüğü garantisi" hangi büyük savaştan sonra imzalanan antlaşma ile tamamen terk edilmiştir?

Practice More

Balkanlardaki bağımsızlık süreçlerini (18291829, 18781878, 19081908, 19121912) kronolojik bir tablo üzerinden incelemek bu tür soruların çözümünü kolaylaştıracaktır.
Estimated Time:2m 30s
Question 39Question →

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyıldaki siyasi tarihinde milliyetçilik akımının etkisiyle başlayan isyanlar, devletin idari yapısında önemli değişimlere yol açmıştır. 18041804 yılında başlayan Sırp İsyanı sonucunda, Osmanlı Devleti'nin bir Balkan topluluğuna ilk kez siyasi "imtiyaz" (ayrıcalık) tanıdığı antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bükreş Antlaşması

Answer

Bükreş Antlaşması (18121812), Osmanlı Devleti'nin Sırp isyancıların taleplerini kabul ederek bir azınlık grubuna ilk kez siyasi ayrıcalık (imtiyaz) tanıdığı antlaşmadır.
Bükreş Antlaşması (18121812), Osmanlı Devleti'nde milliyetçilik hareketleri sonucunda bir azınlığa (Sırplara) siyasi ayrıcalık verilen ilk uluslararası belgedir. Bu durum Osmanlı'nın dağılma sürecindeki ilk önemli siyasi tavizlerden biridir.

Step-by-Step Solution

1
Siyasi sürecin başlangıcını belirleme
18041804 Sırp İsyanı'nın başlaması.
Milliyetçilik akımıyla başlayan isyanın siyasi bir sonuca bağlanması gerekir.
2
Hukuki statülerin seviyelerini karşılaştırma
İmtiyaz (Ayrıcalık) < Özerklik (İç işlerinde serbestlik) < Bağımsızlık.
Soru bizden 'ilk basamak' olan imtiyazı istemektedir.
3
Antlaşmaları kronolojik ve içeriksel olarak eşleştirme
Bükreş (18121812) = İmtiyaz, Edirne (18291829) = Özerklik, Berlin (18781878) = Bağımsızlık.
Sırpların hak kazanma süreci bu üç temel antlaşma üzerinden şekillenmiştir.

Key Concept

Sırp İsyanı ve Hak Kazanma Süreci

Hints

1
Sırpların bağımsızlığa giden yolu 'İmtiyaz - Özerklik - Bağımsızlık' sırasıyla üç farklı antlaşma ile gerçekleşmiştir.
2
Söz konusu antlaşma, Napolyon'un Rusya seferi (18121812) nedeniyle Rusya'nın Osmanlı ile savaşı hızlıca bitirmek istemesi sonucu imzalanmıştır.
3
Bu antlaşma ile Osmanlı tarihinde ilk kez bir azınlık topluluğu siyasi bir ayrıcalık kazanmış ve isyan süreci resmi bir statü almıştır.

Practice More

Yunanistan'ın bağımsızlığını kazandığı Edirne Antlaşması ile Sırpların özerklik kazanma sürecini karşılaştırabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 40Question →

1877−18781877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın (93 Harbi) ardından imzalanan Ayastefanos Antlaşması'nın ağır şartlarını hafifletmek ve Berlin Kongresi'nde İngiltere'nin diplomatik desteğini kazanmak amacıyla, yönetimi geçici süreliğine İngiltere'ye bırakılan Osmanlı toprağı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kıbrıs

Answer

Berlin Kongresi sürecinde İngiltere'nin desteğini almak için yönetimi geçici olarak devredilen yer Kıbrıs'tır.
Doğru cevap olan seçenek, 18781878 yılında imzalanan gizli bir sözleşme ile mülkiyeti Osmanlı Devleti'nde kalmak üzere yönetimi İngiltere'ye bırakılan adayı belirtmektedir. Bu hamle, Ayastefanos Antlaşması'nın (geçersiz sayılarak) yerini alan Berlin Antlaşması sürecinde İngiltere'nin Osmanlı lehine arabuluculuk yapmasını sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
18781878 yılındaki diplomatik dengeleri analiz et.
Ayastefanos Antlaşması ile Rusya'nın Balkanlar ve Boğazlar üzerinde kurduğu hakimiyet İngiltere'yi rahatsız etmiştir.
Osmanlı Devleti bu çıkar çatışmasından yararlanarak şartları hafifletmek istemiştir.
2
İngiltere ile yapılan gizli pazarlığı tanımla.
İngiltere, Osmanlı'yı Berlin Kongresi'nde savunma karşılığında stratejik bir üs talep etmiştir.
Bu üs, Rus yayılmacılığına karşı Doğu Akdeniz'in güvenliğini sağlamak için seçilmiştir.
3
Devredilen toprağı doğrula.
Kıbrıs, 44 Haziran 18781878 tarihinde mülkiyeti Osmanlı'da kalmak şartıyla geçici olarak İngiliz idaresine geçmiştir.
Bu durum Berlin Kongresi'nde Osmanlı'nın elini diplomatik olarak güçlendirmiştir.

Key Concept

93 Harbi Sonrası Diplomasi ve Kıbrıs'ın İngiltere'ye Devri

Hints

1
Bu toprak parçası Akdeniz'de stratejik bir adadır.
2
İngiltere, bu adayı Rusya'ya karşı Doğu Akdeniz'de bir askeri üs olarak kullanmak istemiştir.
3
Söz konusu ada, Ayastefanos Antlaşması'nın yerine Berlin Antlaşması'nın imzalanması için rüşvet niteliğinde geçici olarak verilmiştir.

Practice More

Berlin Antlaşması ile bağımsızlık kazanan Balkan devletlerini (Sırbistan, Karadağ, Romanya) ve statüsü değişen bölgeleri tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 2 / 4Next
Dağılma Dönemi (1792-1922) Practice Questions — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 2 | Examkin