XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti
819 questions
10 Ağustos 1920 tarihinde İtilaf Devletleri ile Osmanlı Hükûmeti arasında imzalanan Sevr Barış Antlaşması, Türk milletini yok etmeyi hedefleyen son derece ağır hükümler içermesine rağmen hiçbir zaman yürürlüğe girememiş ve uygulanamamıştır.
Sevr Antlaşması'nın fiilen uygulanamamasında ve tarihte "ölü doğmuş bir antlaşma" olarak kalmasında belirleyici olan temel etken aşağıdakilerden hangisidir?
I. Dünya Savaşı'nın son sürecinde yayımlanan Wilson İlkeleri'nin 12. maddesinde; *"Osmanlı İmparatorluğu'nun Türk olan kısımlarına kesin egemenlik hakkı tanınmalı, Türk olmayan milletlere de kendi kendilerini yönetme hakkı verilmeli ve Boğazlar uluslararası güvence altında olmalıdır."* hükmüne yer verilmiştir. Ancak Ocak 1919'da toplanan Paris Barış Konferansı'nda İtilaf Devletleri, bu ilkeyi kendi jeopolitik çıkarları doğrultusunda manipüle etmişlerdir.
Buna göre İtilaf Devletleri'nin, Wilson İlkeleri'nin 12. maddesini kendi lehlerine yorumlayarak Anadolu'daki işgallere uluslararası meşruiyet kazandırmak amacıyla;
I. Yunanistan'ın sunduğu ve Batı Anadolu'da Rum nüfusunun Türklerden fazla olduğunu iddia eden sahte istatistikleri konferans kararlarına dayanak yapma,
II. Bölgedeki gayrimüslim halkın can güvenliğinin tehlikede olduğu gerekçesiyle Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesini fiilen devreye sokma,
III. Bölgesel direnişi örgütlemek amacıyla kurulan Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerini meşru temsilci sıfatıyla konferansa davet etme
uygulamalarından hangilerine başvurdukları söylenebilir?
Osmanlı ordusunun Çanakkale Boğazı ve Gelibolu Yarımadası'ndaki çok cepheli savunması, yalnızca Osmanlı Devleti'nin başkentini korumakla kalmamış, aynı zamanda küresel düzeyde askerî ve siyasi dengeleri de değiştirmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi bu savunma zaferinin ortaya çıkardığı uluslararası sonuçlardan biridir?
I. Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı Devleti bir yandan kendi egemenlik sahasındaki toprakları korumak amacıyla savunma savaşları yürütmüş, diğer yandan da müttefiklerine destek sağlamak için sınırları dışındaki bölgelere askeri birlikler göndermiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'ndaki savunma cephelerinde yürüttüğü faaliyetler ve yaşanan gelişmeler arasında gösterilemez?
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından Anadolu'da başlayan işgallere karşı Türk halkı çeşitli cemiyetler kurarak direnişe geçmiştir. Bu cemiyetlerin büyük çoğunluğu bölgesel kurtuluşu hedeflemiş ve silahlı direnişi esas almıştır.
Buna karşılık; belirli bir bölgeyi savunmak yerine tüm yurdun kurtuluşunu amaçlayan, silahlı mücadeleden ziyade basın-yayın ve propaganda yoluyla dünya kamuoyunu aydınlatmayı ilke edinen ve 'Kuvayımilliye' tabirini ilk kez tüzüğünde kullanan cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
I. Dünya Savaşı sürecinde İtilaf Devletleri; Boğazları kontrol altına almak, müttefikleri olan Çarlık Rusyası'na askeri ve ekonomik yardım ulaştırmak ve Osmanlı Devleti'nin başkenti İstanbul'u ele geçirerek savaşı kısa sürede sonlandırmak amacıyla Çanakkale Cephesi'ni açmıştır. Ancak Osmanlı ordusunun hem denizde hem de karada kazandığı kesin zafer, İtilaf planlarını sonuçsuz bırakmış ve savaşın genel seyrini derinden etkilemiştir.
Buna göre, Çanakkale Zaferi'nin etkisiyle İttifak Devletleri safında savaşa katılan ve böylece Osmanlı Devleti ile Almanya arasında doğrudan kara bağlantısının kurulmasını sağlayan devlet aşağıdakilerden hangisidir?
I. Dünya Savaşı sonrasında Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti kurulması girişimlerine karşı bölge halkının haklarını savunmak amacıyla kurulan; bölgeden kesinlikle göç edilmemesi yönünde karar alarak Türkçe Hadisat ve Albayrak ile Fransızca Le Pays (Vatan) yayın organlarıyla kamuoyu oluşturmaya çalışan milli cemiyet aşağıdakilerden hangisidir?
I. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri ile Osmanlı Hükûmeti arasında 10 Ağustos 1920 tarihinde imzalanan Sevr Antlaşması, hukuki niteliği ve uygulanabilirliği bakımından Türk ve dünya tarihinde özgün bir yere sahiptir.
Sevr Antlaşması'nın hukuki geçerliliği ve bu antlaşmaya karşı sergilenen kurumsal tutumlar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
I. Dünya Savaşı sonrasında toplanan Paris Barış Konferansı'nda (1919), daha önce gizli antlaşmalarla İtalya'ya vadedilmiş olan İzmir ve çevresinin Yunanistan'a bırakılması kararlaştırılmıştır.
İtilaf Devletleri'nin bu kararında;
I. İngiltere'nin Doğu Akdeniz'de güçlü bir İtalya yerine kolay yönlendirebileceği bir Yunanistan'ı tercih etmesi,
II. Yunanistan Başbakanı Venizelos'un bölgedeki Rum nüfusun çoğunlukta olduğuna dair sahte raporlar sunması,
III. İtalya'nın I. Dünya Savaşı'nı İttifak Devletleri safında tamamlamış olması
gelişmelerinden hangileri etkili olmuştur?
I. Dünya Savaşı sürerken İtilaf Devletleri kendi aralarında yaptıkları gizli antlaşmalarla Osmanlı Devleti'nin topraklarını paylaşmışlardır.
Bu antlaşmalardan biri olan ve İngiltere ile Fransa'nın onayıyla İzmir, Aydın ve Konya çevresinin İtalya'ya bırakılmasını öngören, ancak Rusya'da yaşanan Bolşevik İhtilali sebebiyle Çarlık Rusyası tarafından onaylanamadığı için hukuken tamamlanamayan gizli antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na giriş sürecinde 2 Ağustos 1914’te Almanya ile gizli ittifak antlaşması imzalaması ile 29 Ekim 1914’te Karadeniz Olayı ile savaşa fiilen dahil olması arasında geçen süreçte yaşanan gelişmelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Sevr Barış Antlaşması'nda yer alan aşağıdaki maddelerden hangisi, Osmanlı Devleti'nin Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarının bütünüyle elinden alındığının ve Türk tarafının Boğazlar yönetiminde hiçbir söz hakkının bırakılmadığının doğrudan göstergesidir?
I. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Cephesi'nde 19. Tümen ve Anafartalar Grubu Komutanı olarak görev yapan Mustafa Kemal; Conkbayırı, Arıburnu ve Anafartalar mevkilerinde kazandığı zaferlerle düşmanın ilerleyişini durdurmuştur.
Buna göre, Mustafa Kemal'in Çanakkale Cephesi'ndeki bu askerî başarılarının ortaya çıkardığı doğrudan sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunun harekât icra ettiği cephelerle ilgili olarak;
• 15. Kolordunun müttefik kuvvetlere destek sağlamak amacıyla sınır ötesine intikal ederek Çarlık Rusyası ordularına karşı muharebelere katıldığı,
• Selman-ı Pak Muharebesi'nin ardından İngiliz kuvvetlerinin kuşatılmasıyla Kut'ül Amâre Zaferi'nin kazanıldığı,
• İngiliz destekli güçlere karşı Medine Müdafaası'nın Mondros Mütarekesi sonrasına kadar kararlılıkla sürdürüldüğü
cepheler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak verilmiştir?
I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin taarruz amacıyla açtığı Kafkas ve Kanal cephelerinin açılma gerekçeleri, askerî harekât süreçleri ve sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi her iki cephenin de ortak bir özelliği olarak gösterilebilir?
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın;
- 7. maddesi: "İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa herhangi bir stratejik noktayı işgal hakkına sahip olacaktır."
- 24. maddesi: "Vilâyat-ı Sitte'de (altı doğu ilinde) bir karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri bu illerin herhangi bir kısmını işgal edebilecektir."
hükümlerini içermektedir.
Bu maddeler ve antlaşma sonrası ortaya çıkan gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'nda yürüttüğü savunma cepheleri (Irak, Suriye-Filistin, Hicaz-Yemen) ile müttefiklerine destek olmak amacıyla sınırları dışında açtığı yardım cephelerindeki (Galiçya, Makedonya, Romanya) askerî ve siyasi gelişmeler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğru bir değerlendirmedir?
İttifak Devletleri safında savaşa giren Osmanlı Devleti'nin, İngiltere'nin Uzak Doğu ve Hindistan sömürge yollarını kesmek ile 1882 yılında kaybedilen Mısır'ı geri almak amacıyla açtığı taarruz cephesi aşağıdakilerden hangisidir?
Woodrow Wilson tarafından yayımlanan barış prensiplerinde uluslararası barış ve güvenliği teminat altına almak amacıyla kurulması öngörülen, Paris Barış Konferansı'nda tüzüğü onaylanarak hayata geçirilen uluslararası teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?
Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasının hemen ardından İtilaf Devletleri antlaşma hükümlerini gerekçe göstererek Anadolu ve Rumeli topraklarında fiilî işgallere başlamıştır. Osmanlı Hükûmetinin işgaller karşısında halka sükûnet ve teslimiyet telkin etmesi üzerine Türk milleti kendi kaderini tayin etmek amacıyla harekete geçmiştir.
Buna göre, Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası başlayan işgallere karşı Türk halkının gösterdiği ilk organize ve bölgesel tepki aşağıdakilerden hangisidir?