Question

Difficulty: Mediumİflasın Takip Hukuku ve Davalar Üzerindeki Sonuçları

Bir alacaklı, borçlu anonim şirket aleyhine iflastan önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatmış ve ayrıca taraflar arasındaki ticari bir satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası açmıştır. Yargılama ve icra takibi devam ederken borçlu şirket hakkında iflasın açılmasına karar verilmiştir.

İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, borçlu şirket hakkında verilen iflas kararının derdest olan bu icra takibi ve dava üzerindeki etkileriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi iflasın açılmasıyla durmaz; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası ise durur ve kural olarak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar devam edemez.Answer
  2. B
    İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi iflasın açılmasıyla durmaz ancak iflas kararının kesinleşmesiyle birlikte düşer; alacak davası ise iflas kararının kesinleşmesine kadar durur.
  3. C
    Her iki süreç de iflasın açılmasıyla birlikte kanun gereği durur ve yalnızca iflas idaresinin onay vermesi şartıyla birinci alacaklılar toplanmasından sonra kaldığı yerden devam edebilir.
  4. D
    Ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası, tıpkı nafaka veya ceza davalarında olduğu gibi kanuni istisnalardan sayıldığından kesintiye uğramadan devam eder; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi ise iflasın kesinleşmesiyle düşer.
  5. E
    İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi iflasın açılmasıyla derhal dururken; alacak davası iflas kararının kesinleşmesi anında hukuki varlığını yitirerek tamamen düşer.

Answer

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin iflasın açılmasıyla durmayacağını, alacak davasının ise durarak kural olarak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar devam edemeyeceğini ifade eden seçenek doğrudur.
İİK m.193 uyarınca iflasın açılmasıyla müflis aleyhindeki icra takipleri durur; ancak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler bu kuralın istisnasıdır ve durmaz. İİK m.194 uyarınca ise müflisin taraf olduğu ve istisna kapsamında olmayan hukuk davaları, kural olarak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar devam edemez, yani durur. Alacak davası durmayan istisnai davalardan (nafaka, ceza vb.) olmadığı için duracaktır. Bu iki kanuni kuralın bir arada doğru olarak verildiği seçenek sorunun yanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
İflasın açılmasının mevcut icra takibine etkisini (İİK m.193) belirlemek.
Kural olarak mevcut takipler durur ve kesinleşince düşer. Ancak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler bu kuralın istisnasıdır; iflasın açılmasıyla durmaz ve karar kesinleştiğinde düşmez.
Soruda alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı açıkça belirtilmiştir.
2
İflasın açılmasının derdest hukuk davasına etkisini (İİK m.194) belirlemek.
Nafaka, ceza, şeref ve haysiyetten doğan tazminat gibi kanunda sayılan istisnai davalar dışındaki hukuk davaları kural olarak durur. Bu durma durumu ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar sürer.
Sorudaki ticari sözleşmeden kaynaklanan alacak davası, İİK m.194'teki istisnalardan biri olmadığı için durmalıdır.
3
Bulunan yasal sonuçları seçeneklerle eşleştirmek.
Rehinli takibin durmayacağı ve alacak davasının ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar duracağı bilgisini doğru şekilde aktaran ifade tespit edilir.
İİK m.193 ve m.194 hükümlerinin her ikisinin de doğru uygulandığı tek seçenek tespit edilmelidir.

Key Concept

İflasın Açılmasının Takiplere ve Davalara Etkisi
Rate this question