Sürücü (A), araç işleteni (B)’ye ait olan bir otomobille tam kusurlu olarak yayaya (C) çarpmış ve ağır yaralanmasına sebebiyet vermiştir. Yayaya (C), uğradığı TL tutarındaki zararın tamamını işleten (B)’den tahsil etmiştir. Bu olayda işleten (B)’nin sürücü (A)’ya yönelecek rücu istemiyle ilgili Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- İşleten B, ödediği tazminatın tamamı için sürücü A'ya rücu edebilir; bu rücu hakkı tazminatın tamamının ödendiği ve A'nın sorumlu olduğunun öğrenildiği tarihten itibaren yıl içinde kullanılmalıdır.Answer
- Bİşleten B, tehlike sorumluluğu uyarınca kusursuz sorumlu olduğu için sürücü A'ya rücu edemez; zarar nihai olarak işleten üzerinde kalır.
- CAlacaklı C, işleten B'den ancak sürücü A'nın kusuru oranında ödeme talep edebileceği için B'nin rücu hakkı ancak kendi payını aşan kısım için doğar.
- Dİşleten B'nin rücu hakkını kullanabilmesi için, kaza anında sürücü A'nın ağır kusurlu veya kast sahibi olması şarttır; hafif ihmal durumunda rücu hakkı doğmaz.
- ERücu istemi, zararın meydana geldiği tarihten itibaren herhalde yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Answer
İşleten B, ödediği tazminatın tamamı için sürücü A'ya rücu edebilir ve bu hak tazminatın ödendiği ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl içinde kullanılmalıdır.
Türk Borçlar Kanunu Madde 62 uyarınca, müteselsil borçlulardan biri alacaklıya ödeme yaptığında, diğer sorumlulara rücu etme hakkı kazanır. Rücu payları belirlenirken kusur ağırlığı esas alınır. Sürücünün tam kusurlu olduğu durumda, kusursuz sorumlu olan işleten ödediği miktarın tamamını rücu edebilir. Bu rücu hakkı, ödemenin yapıldığı ve rücu edilecek kişinin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Haksız Fiilde Müteselsil Sorumluluk ve Rücu
Practice More
Müteselsil sorumlulukta borçlulardan birinin yaptığı ibra anlaşmasının diğer borçlulara etkisini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s