Kamu görevlilerinin görevlerini ifa ederken kusurlu eylemleriyle üçüncü kişilere verdikleri zararların tazmini ve bu tazminatın idare tarafından ilgili görevliye rücu edilmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Zarar gören kişi davasını ancak idare aleyhine açabilir; idare ise ödediği tazminatı, kanuni şartlar dahilinde kusurlu görevliye rücu etmekle yükümlüdür.Answer
- BKamu görevlisinin eyleminin 'kişisel kusur' teşkil etmesi halinde, zarar gören kişi davasını doğrudan kamu görevlisine karşı adli yargıda açmak zorundadır.
- Cİdare, ödediği tazminatı kamu görevlisinden geri isteme (rücu) konusunda kamu yararı ve hizmetin gerekliliği ilkeleri çerçevesinde mutlak takdir yetkisine sahiptir.
- DKamu görevlisinin eylemi bir 'hizmet kusuru' niteliğindeyse, zararın tamamı idare üzerinde kalır ve görevliye rücu edilmesi hukuken mümkün değildir.
- Eİdarenin ödediği tazminat için kamu görevlisine karşı açacağı rücu davası, bir idari işlem niteliği taşıdığı için idari yargı yerlerinde görülmelidir.
Answer
Zarar gören kişinin davasını yalnızca idareye açabileceğini ve idarenin rücu yükümlülüğünü belirten ifade doğrudur.
Anayasa'nın 129. maddesinin 5. fıkrasına göre, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan kaynaklanan tazminat davaları doğrudan kamu görevlisine değil, ancak idare aleyhine açılabilir. İdare, ödediği bu tazminatı daha sonra kusurlu kamu görevlisine rücu etmekle (geri istemekle) hukuksal olarak yükümlüdür. Bu mekanizma hem memuru doğrudan husumetten korur hem de kamu kaynağının kaybını engeller.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hizmet Kusuru - Rücu Zorunluluğu
Practice More
4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma izni usulü ile rücu davası arasındaki farkları incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s