Yazılım geliştirici (Y) ile (Ş) şirketi arasında, bir veri analiz yazılımının TL karşılığında hazırlanıp teslim edilmesi konusunda tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme kurulmuştur. Sözleşmede tarafların edimlerini hangi sıra ile ifa edeceklerine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Yazılımın teslim günü geldiğinde (Y), henüz yazılımı teslim etmeden veya teslim etmeye hazır olduğunu bildirmeden (Ş)’den bedelin ödenmesini talep etmiştir. (Ş) ise yazılım kendisine teslim edilene kadar ödemeyi gerçekleştirmeyeceğini beyan etmiştir. Buna göre (Ş)’nin bu beyanı ve hukuki durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A(Ş)’nin beyanı bir itiraz niteliğinde olduğundan, hakim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınır.
- B(Ş), usulüne uygun bir ifa teklifi almadığı halde ödemeden kaçındığı için alacaklı temerrüdüne düşmüştür.
- (Ş)’nin ileri sürdüğü bu savunma ödemezlik def’idir ve sadece taraflarca ileri sürüldüğünde hakim tarafından dikkate alınabilir.Answer
- D(Ş), borcun vadesi gelmesine rağmen ödeme yapmadığı için doğrudan borçlu temerrüdüne düşmüştür ve gecikme tazminatı ödemelidir.
- EKarşılıklı borçlarda ifa sırası her zaman önce para borçlusunun ifasıyla başladığı için (Ş)’nin kaçınma hakkı bulunmamaktadır.
Answer
Şirketin beyanı bir ödemezlik def’idir ve bu savunma türü hakim tarafından re’sen dikkate alınmayıp taraflarca ileri sürülmelidir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesine göre, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede, kendi edimini ifa etmemiş veya ifasını teklif etmemiş olan taraf, karşı taraftan edimini yerine getirmesini isteyemez. Şirketin bu hakkını kullanması 'ödemezlik def'i'dir. Hukukumuzda def'iler, itirazlardan farklı olarak hakim tarafından re'sen dikkate alınmaz; ilgilisinin bunu mahkemede açıkça ileri sürmesi gerekir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Ödemezlik Def'i (TBK m. 97)
Practice More
İfa güçsüzlüğü def'i (TBK m. 98) ile ödemezlik def'i (TBK m. 97) arasındaki farkları inceleyen bir soru çözülebilir.
Estimated Time:1m 15s