(A), üyesi olduğu bir vakfın mütevelli heyeti toplantısında alınan bir karara "kabul" oyu vermiş ve bu kararın uygulanması sürecinde aktif görev almıştır. Ancak yaklaşık ay sonra vakıf yönetimiyle kişisel bir uyuşmazlık yaşayan (A), söz konusu kararın alındığı toplantıda yeterli nisaba ulaşılmadığını ve şekil eksikliği bulunduğunu ileri sürerek kararın iptali için dava açmıştır.
Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, (A)’nın bu davasının reddedilmesi gereken temel hukuki dayanak aşağıdakilerden hangisidir?
- Herkesin haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uymakla yükümlü olması ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukukça korunmamasıAnswer
- BKanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olanın iyiniyetin varlığı kabul edilerek subjektif iyiniyetin korunması
- CHâkimin, kanunda uygulanabilir bir hüküm bulunmadığı durumlarda hukuk yaratarak uyuşmazlığı çözmesi
- DHâkimin, kanunun takdir yetkisi tanıdığı durumlarda hukuka ve hakkaniyete göre karar vererek sözleşmeyi feshetmesi
- EDava açma süresinin hak düşürücü nitelikte olması sebebiyle davanın usulden reddedilmesi gerekliliği
Answer
Herkesin haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uymakla yükümlü olması ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukukça korunmaması (Dürüstlük Kuralı / Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı)
Türk Medeni Kanunu'nun . maddesi uyarınca herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymakla yükümlüdür. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Olayda (A), kararın alınmasına onay vermiş, uygulanmasına katılmış ve güven yaratmıştır. Daha sonra kişisel bir çekişme nedeniyle aynı kararın iptalini istemesi, kendi önceki davranışıyla çelişmekte olup (venire contra factum proprium), dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı (Özellikle kendi davranışıyla çelişme yasağı)