(A), aralarında şahsi husumet bulunan komşusu (B)’nin evinin deniz manzarasını kapatmak amacıyla, kendi taşınmazı üzerine imar mevzuatına ve teknik şartnamelere tamamen uygun olan ancak kendisi için hiçbir somut yarar veya kullanım amacı sağlamayan devasa bir dekoratif pano inşa ettirmiştir. (B), bu yapının kaldırılması için dava açmıştır.
Bu olayla ilgili Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) dürüstlük kuralına ilişkin hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağı için, yapı imar kurallarına uygun olsa dahi dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle müdahale edilebilir.Answer
- B(A)’nın davranışı, bir hakkın kazanılmasına ilişkin olduğu için olayda dürüstlük kuralı değil, subjektif iyiniyet kuralları uygulanmalıdır.
- CMülkiyet hakkı mutlak bir hak olduğundan, mülkiyet sahibi kanuni sınırlara ve imar mevzuatına uyduğu sürece dürüstlük kuralı ile denetlenemez.
- DDürüstlük kuralı sadece sözleşme ilişkilerinde uygulama alanı bulduğundan, komşuluk hukukundan doğan bu uyuşmazlıkta uygulanma imkânı yoktur.
- EOlayda mülkiyet hakkının kötüye kullanılmasına dair açık bir kanun hükmü bulunmadığı için hakim, hukuk yaratarak uyuşmazlığı çözmelidir.
Answer
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağı için, yapı imar kurallarına uygun olsa dahi dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle müdahale edilebilir ifadesi doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrasına göre, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Bir kimsenin, kendisine hiçbir yarar sağlamadığı halde sırf başkasına zarar vermek amacıyla hakkını kullanması, hakkın kötüye kullanılmasının tipik bir örneğidir (Aemulatio yasağı). Bu durumda davranış mevzuata (imar kurallarına) uygun olsa bile, dürüstlük kuralı denetimine takılır ve yaptırıma tabi olur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)