Dürüstlük Kuralı (Objektif İyiniyet)

19 questions

Question 1Question

Ahmet, mülkiyet hakkına dayanarak kendi arazisine, komşusu Mehmet'in manzarasını tamamen kapatacak şekilde devasa bir pano yerleştirmiştir. Ahmet'in bu panodan kendisi için sağladığı hiçbir teknik veya ekonomik yarar bulunmamasına rağmen, Mehmet'e zarar verme kastıyla hareket ettiği tespit edilmiştir.

Ahmet'in mülkiyet hakkını bu şekilde kullanması, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) başlangıç hükümlerinde yer alan hangi ilkenin açık bir ihlalidir?

Show answer & explanation

Answer: Dürüstlük kuralı (Hakkın kötüye kullanılması yasağı)

Answer

Dürüstlük kuralı (Hakkın kötüye kullanılması yasağı)
Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine göre herkes, haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın, sahibine hiçbir yarar sağlamadığı halde sırf başkasına zarar vermek amacıyla kullanılması 'hakkın açıkça kötüye kullanılması' sayılır ve hukuk düzeni tarafından korunmaz. Ahmet'in eylemi bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki eylemin niteliğini belirle
Ahmet'in mevcut bir hakkını (mülkiyet hakkı) kullandığı görülmektedir.
Hakkın kazanılması aşaması geçilmiş, kullanım aşamasına gelinmiştir.
2
Eylemin amacını ve sonucunu analiz et
Hak sahibine yarar sağlamayan ama başkasına zarar veren bir kullanım söz konusudur.
Bu durum, hakkın amacından saptırıldığını ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu gösterir.
3
Hukuki kuralı uygula
Türk Medeni Kanunu Madde 2'de düzenlenen 'Dürüstlük Kuralı' ve 'Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı' devreye girer.
Hukuk düzeni, başkasına zarar verme amacı güden açık hak ihlallerini koruma altına almaz.

Key Concept

Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)
Estimated Time:45s
Question 2Question

Borçlu (B) borcunu vadesinde ödemeye hazır olduğunu bildirmesine rağmen, alacaklı (A) sırf borçluyu zor durumda bırakmak ve ileride daha yüksek faiz talep edebilmek amacıyla ödemeyi kabul etmekten kaçınmaktadır. Alacaklı (A)'nın bir hakkı kullanırken veya borcu ifa ederken uyması gereken bu dürüstlük standardına aykırı davranması, Türk Medeni Kanunu'na göre aşağıdakilerden hangisinin ihlali sayılır?

Show answer & explanation

Answer: Dürüstlük kuralı

Answer

Dürüstlük kuralı (Objektif iyiniyet)
Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, dürüstlük kuralı hakların kullanılması ve borçların ifasında uyulması gereken temel kuraldır. Olayda alacaklının alacağını tahsil etme hakkını dürüstlük kuralına aykırı şekilde kullanması, bu ilkenin ihlali niteliğindedir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki durumu analiz et
Alacaklının bir hakkı (alacağını tahsil etme) dürüstlükten uzak ve karşı tarafa zarar verecek şekilde kullandığı tespit edilir.
Hakkın kullanımı ve borcun ifası aşamasında hangi temel ilkenin uygulanacağını belirlemek gerekir.
2
İlgili kanun maddesini uygula
TMK Madde 2'ye göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Hukuk düzeni, dürüstlük kuralına aykırı (hakkın kötüye kullanılması) davranışları korumaz.

Key Concept

Dürüstlük kuralı (objektif iyiniyet), hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi sırasında dürüst, namuslu, makul ve orta zekalı bir insanın göstermesi gereken davranış standardıdır.
Estimated Time:45s
Question 3Question

Taşınmazı üzerinde bir banka lehine ipotek tesis edilmiş olan (A), bankaya olan kredi borcunun tamamını ferileriyle birlikte ödemiştir. Borcun sona ermesine rağmen banka, kredi sözleşmesinde yer alan ve borcun esasına etkisi bulunmayan çok küçük bir şekli eksikliği (bildirim formunun eski formatta olması gibi) bahane ederek ipoteği terkin etmemekte direnmektedir. Bankanın bu tutumu nedeniyle (A), taşınmazını satamamış ve ciddi bir maddi kayba uğramıştır.

Buna göre, bankanın sahip olduğu bir yetkiyi veya hakkı, meşru bir menfaati olmaksızın karşı tarafa zarar verecek şekilde kullanması aşağıdaki hukuki kavramlardan hangisine aykırılık teşkil eder?

Show answer & explanation

Answer: Dürüstlük kuralı (Hakkın kötüye kullanılması yasağı)

Answer

Dürüstlük kuralı (Hakkın kötüye kullanılması yasağı)
Doğru seçenek, dürüstlük kuralını ve bunun bir sonucu olan hakkın kötüye kullanılması yasağını ifade etmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 22. maddesine göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bankanın borç ödenmesine rağmen önemsiz bir teknik ayrıntıyı bahane ederek ipoteği kaldırmaması, meşru bir yarar sağlamadığı gibi karşı tarafa zarar vermektedir; bu durum hakkın açıkça kötüye kullanılmasıdır ve hukuk tarafından korunmaz.

Step-by-Step Solution

1
Olayın hukuki niteliğini belirlemek
Olayda bir hakkın (bankanın sözleşme şartlarını ileri sürme yetkisi) kazanılması değil, mevcut bir hakkın kullanılması/yerine getirilmesi süreci incelenmelidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi hakların kullanılmasını, 3. maddesi ise kazanılmasını düzenler.
2
Dürüstlük kuralı (TMK m. 2) kriterlerini uygulamak
Bankanın meşru bir menfaati olmaksızın, şekli bir eksikliği bahane ederek karşı tarafı zarara uğratması, dürüstlük kuralının olumsuz yönü olan 'hakkın kötüye kullanılması' yasağını ihlal eder.
Hukuk düzeni, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını korumaz.

Key Concept

Hakkın açıkça kötüye kullanılması, dürüstlük kuralının (objektif iyiniyet) sınırını çizer ve hukuk tarafından korunmaz.

Practice More

Dürüstlük kuralının 'çelişkili davranma yasağı' (venire contra factum proprium) ile ilişkisini inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 4Question

Alacaklı (A), borçlu (B)'nin borcunu ödeme niyetinde olduğunu ve çok kısa bir süre içinde ödeme yapacağını bilmesine rağmen, sırf borçluyu ticari çevresinde zor durumda bırakmak amacıyla alacağını tahsil etmek için mümkün olan en masraflı ve ağır icra takip yoluna başvurmuştur.

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre alacaklı (A)'nın bu davranışı aşağıdakilerden hangisinin ihlali niteliğindedir?

Show answer & explanation

Answer: Dürüstlük kuralı

Answer

Dürüstlük kuralı (Objektif iyiniyet)
Dürüstlük kuralı, toplumdaki dürüst ve makul bir insanın davranış standartlarını ifade eder. Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine göre bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Olayda alacaklının, hakkını sırf başkasına zarar verecek şekilde orantısız ve kötü niyetli kullanması bu kuralın ihlalidir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki davranışın niteliğini belirle
Alacaklının yasal bir hakkını (icra takibi) kullanırken meşru bir menfaati olmaksızın karşı tarafa zarar vermeyi amaçladığı görülür.
Bir hakkın dürüstlük standartlarına aykırı kullanımı 'hakkın kötüye kullanılması' kapsamına girer.
2
İlgili kanun maddesini tespit et
Türk Medeni Kanunu m. 2 uyarınca, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Hakların kullanılması safhasında geçerli olan temel ilke dürüstlük kuralıdır.

Key Concept

Dürüstlük Kuralı (Objektif İyiniyet) ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı
Question 5Question

(A), üyesi olduğu bir vakfın mütevelli heyeti toplantısında alınan bir karara "kabul" oyu vermiş ve bu kararın uygulanması sürecinde aktif görev almıştır. Ancak yaklaşık 66 ay sonra vakıf yönetimiyle kişisel bir uyuşmazlık yaşayan (A), söz konusu kararın alındığı toplantıda yeterli nisaba ulaşılmadığını ve şekil eksikliği bulunduğunu ileri sürerek kararın iptali için dava açmıştır.

Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, (A)’nın bu davasının reddedilmesi gereken temel hukuki dayanak aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Herkesin haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uymakla yükümlü olması ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukukça korunmaması

Answer

Herkesin haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uymakla yükümlü olması ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukukça korunmaması (Dürüstlük Kuralı / Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı)
Türk Medeni Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymakla yükümlüdür. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Olayda (A), kararın alınmasına onay vermiş, uygulanmasına katılmış ve güven yaratmıştır. Daha sonra kişisel bir çekişme nedeniyle aynı kararın iptalini istemesi, kendi önceki davranışıyla çelişmekte olup (venire contra factum proprium), dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki davranış kalıbını tespit etme
(A)'nın önce karara onay verip faydalanması, sonra uyuşmazlık çıkınca iptal davası açması "kendi davranışıyla çelişme" (venire contra factum proprium) teşkil eder.
Hukuk düzeninde bir kimsenin yarattığı haklı güvene aykırı davranması dürüstlük kuralı kapsamında değerlendirilir.
2
İlgili kanun maddesini belirleme
Türk Medeni Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca herkes, haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
3
Kavram ayrımını yapma
Bu durum bir hakkın kazanılması (subjektif iyiniyet - TMK m. 33) değil, mevcut dava hakkının dürüstlük kuralına aykırı kullanımıdır.
Hakkın kötüye kullanılması, objektif iyiniyetin (dürüstlük kuralının) negatif yönünü oluşturur.

Key Concept

Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı (Özellikle kendi davranışıyla çelişme yasağı)
Question 6Question

(A), aralarında şahsi husumet bulunan komşusu (B)’nin evinin deniz manzarasını kapatmak amacıyla, kendi taşınmazı üzerine imar mevzuatına ve teknik şartnamelere tamamen uygun olan ancak kendisi için hiçbir somut yarar veya kullanım amacı sağlamayan devasa bir dekoratif pano inşa ettirmiştir. (B), bu yapının kaldırılması için dava açmıştır.

Bu olayla ilgili Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) dürüstlük kuralına ilişkin hükümleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağı için, yapı imar kurallarına uygun olsa dahi dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle müdahale edilebilir.

Answer

Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağı için, yapı imar kurallarına uygun olsa dahi dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle müdahale edilebilir ifadesi doğrudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinin ikinci fıkrasına göre, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Bir kimsenin, kendisine hiçbir yarar sağlamadığı halde sırf başkasına zarar vermek amacıyla hakkını kullanması, hakkın kötüye kullanılmasının tipik bir örneğidir (Aemulatio yasağı). Bu durumda davranış mevzuata (imar kurallarına) uygun olsa bile, dürüstlük kuralı denetimine takılır ve yaptırıma tabi olur.

Step-by-Step Solution

1
Hakkın mahiyetini belirleme
Olayda (A), mülkiyet hakkına dayanarak kendi taşınmazı üzerinde bir yapı inşa etmektedir.
Mülkiyet hakkının kullanımının hangi sınırlar içerisinde değerlendirileceğini anlamak için gereklidir.
2
Dürüstlük kuralı (TMK m. 2) denetimi yapma
(A)'nın davranışı şeklen hukuka uygun olsa da, kendisine fayda sağlamayıp sırf komşusuna zarar verme amacı gütmektedir.
Hakkın dürüstlük kuralına aykırı ve açıkça kötüye kullanımı (Aemulatio) durumunu tespit etmek için gereklidir.
3
Hukuki sonucu belirleme
TMK m. 2/2 uyarınca bu davranış korunmaz ve mahkeme yapının kaldırılmasına karar verebilir.
Hakkın kötüye kullanılmasının temel yaptırımını uygulamak için gereklidir.

Key Concept

Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)
Question 7Question

(A) ile (B), (A)’ya ait taşınmazın satışı konusunda kendi aralarında adi yazılı bir sözleşme yapmışlardır. (B) satış bedelinin tamamını ödemiş, (A) ise taşınmazın zilyetliğini (B)’ye devretmiş ve (B) taşınmaza yerleşmiştir. Aradan beş yıl geçtikten sonra taşınmaz fiyatlarının aşırı yükselmesi üzerine (A), sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı gerekçesiyle geçersiz olduğunu ileri sürerek taşınmazın iadesini talep etmiştir.

Bu olayda (A)’nın geçersizlik iddiasının reddedilmesi, Türk Medeni Kanunu’nun hangi temel ilkesine dayanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Dürüstlük kuralı (Hakkın kötüye kullanılması yasağı)

Answer

Dürüstlük kuralı (Hakkın kötüye kullanılması yasağı)
Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı, bir hakkın dürüstlük ilkelerine açıkça aykırı şekilde kullanılmasını korumaz. Taşınmaz satışlarında edimler karşılıklı olarak ifa edildikten sonra, taraflardan birinin sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığını ileri sürerek taşınmazı geri istemesi, dürüstlük kuralına aykırı bir 'hakkın kötüye kullanılması' hali sayılır ve hukuk düzeni bu iddiayı korumaz.

Step-by-Step Solution

1
Sözleşmenin geçerlilik şartını değerlendir.
Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu uyarınca taşınmaz satış sözleşmelerinin resmi şekilde (tapu memuru önünde) yapılması zorunludur. Adi yazılı sözleşme kural olarak geçersizdir.
Şekil şartı kamu düzenine ilişkindir ve uyulmaması kesin hükümsüzlük sonucunu doğurur.
2
Edimlerin ifa durumunu kontrol et.
Alıcı bedeli ödemiş, satıcı taşınmazı teslim etmiş ve alıcı beş yıl boyunca burada yaşamıştır. Yani edimler büyük oranda ifa edilmiştir.
Dürüstlük kuralının (TMK m. 2) devreye girmesi için edimlerin tamamen veya önemli bir kısmının ifa edilmiş olması gerekir.
3
Geçersizlik iddiasının amacını analiz et.
Satıcının beş yıl sonra, fiyat artışını bahane ederek şekil eksikliğini ileri sürmesi dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz.
Hakkın, kanunun öngördüğü amacın dışında sırf karşı tarafa zarar verecek veya haksız kazanç sağlayacak şekilde kullanılması hakkın kötüye kullanılmasıdır.

Key Concept

Dürüstlük Kuralı ve Şekil Eksikliğinin İleri Sürülmesi

Practice More

Dürüstlük kuralının 'çelişkili davranış yasağı' (venire contra factum proprium) alt ilkesini de içeren benzer olayları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 8Question

(A) ile (B) arasında akdedilen bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde, alıcı (B)'nin taksitlerden herhangi birini gününde ödememesi durumunda kalan tüm borcun muaccel (ivedi) hale geleceği kararlaştırılmıştır. Alıcı (B), ilk 2424 taksiti hiçbir aksama olmaksızın düzenli şekilde ödemiş; ancak 2525. taksiti geçirdiği ağır bir rahatsızlık nedeniyle bankaya sadece 11 gün gecikmeyle yatırmıştır. Satıcı (A), bu gecikmeyi gerekçe göstererek sözleşmedeki muacceliyet kaydı uyarınca kalan tüm borcun derhal ve nakden ödenmesini talep etmiş, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir.

Buna göre, (A)’nın bu talebi karşısında Türk Medeni Kanunu’nun başlangıç hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: (A)’nın hakkını bu şekilde kullanması, dürüstlük kuralına açıkça aykırı bir 'hakkın kötüye kullanılması' niteliği taşıdığından hukuk düzeni tarafından korunmaz.

Answer

Satıcının çok kısa bir gecikmeyi fırsat bilerek ağır bir yaptırımı uygulama talebi, dürüstlük kuralına aykırı bir hakkın kötüye kullanılması teşkil eder.
Doğru yanıt, satıcının talebinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini belirtmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca herkes, haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Olayda alıcının daha önceki 24 taksiti düzenli ödemiş olması ve son taksiti sadece 1 gün geciktirmesi karşısında, satıcının sözleşmedeki ağır yaptırımı (tüm borcun istenmesi) derhal işletmek istemesi, dürüstlük kuralına aykırı bir 'açıkça hakkın kötüye kullanılması' durumudur ve mahkemece korunmamalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlığın niteliğini belirle.
Olayda bir hakkın (muacceliyet kaydını işletme hakkı) kullanımı söz konusudur.
Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi TMK m. 2 (Dürüstlük Kuralı) kapsamındadır.
2
Hak sahibinin menfaati ile karşı tarafın uğrayacağı zararı kıyasla.
24 taksiti ödeyen bir borçlunun 1 günlük gecikmesi karşısında tüm borcun istenmesi, hak sahibi için aşırı bir yarar sağlamazken borçlu için yıkıcı bir sonuç doğurur.
Bir hakkın, sahibine sağladığı yarar ile başkasına verdiği zarar arasında aşırı oransızlık varsa dürüstlük kuralı ihlal edilmiş sayılır.
3
Hukuki sonucu tespit et.
Hakkın açıkça kötüye kullanılması durumunda hukuk düzeni bu hakkı korumaz.
TMK m. 2/2 uyarınca, dürüstlük kuralına aykırı davranışlar hukuki korumadan yoksundur.

Key Concept

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)
Estimated Time:1m 30s
Question 9Question

(M), komşusu (K)’nin arazisine tecavüz edecek şekilde bir bina inşa etmektedir. (K), inşaatın kendi arazisine taştığını başlangıçtan itibaren bilmesine ve (M) ile yaptığı görüşmelerde inşaatın estetik açıdan bölgeye değer kattığını belirterek (M)'yi teşvik etmesine rağmen, bina tamamen bittikten sonra taşan kısmın kalini (yıkılmasını) talep ederek dava açmıştır. Yapılan incelemede, taşan kısmın yıkılmasının binanın statik dengesini bozacağı ve yıkım maliyetinin (K)'nin uğradığı zarardan kat kat fazla olduğu tespit edilmiştir.

Bu olayla ilgili Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) başlangıç hükümleri çerçevesinde yapılan aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (K)’nin önce inşaatı teşvik edip sonra yıkım talep etmesi 'çelişkili davranış yasağı' (venire contra factum proprium) teşkil eder ve bu durum dürüstlük kuralına aykırı bir hak kullanımı olduğundan hakim tarafından resen dikkate alınarak talep reddedilir.

Answer

Dürüstlük kuralı uyarınca kişinin kendi davranışıyla çelişmesi (venire contra factum proprium) hakkın kötüye kullanılması sayılır ve hakim bu durumu resen (kendiliğinden) dikkate alarak yıkım talebini reddetmelidir.
Doğru olan değerlendirme, (K)'nin inşaat sürecindeki onaylayıcı tavrından sonra yıkım talep etmesinin dürüstlük kuralı kapsamındaki 'çelişkili davranış yasağına' aykırı olduğudur. TMK m. 2/2 uyarınca bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz ve bu durum hakim tarafından bir 'itiraz' niteliğinde olup davanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki ilişkinin niteliğini belirle.
Burada mülkiyet hakkına dayalı bir yetkinin (yıkım talebi) kullanılması söz konusudur.
Hakların kazanılması değil, mevcut bir hakkın kullanımı söz konusu olduğu için TMK m. 2 (Dürüstlük Kuralı) kapsamına girer.
2
Hakkın kullanımının dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığını denetle.
(K)'nin inşaatı bilerek teşvik etmesi ve sonra yıkım istemesi çelişkili davranıştır.
Kişinin daha önce yarattığı güvene aykırı davranması dürüstlük kuralına aykırı 'açık bir suistimal' teşkil eder.
3
Hakkın kötüye kullanılmasının hukuki sonucunu tespit et.
Hukuk düzeni bu hakkı korumaz.
TMK m. 2/2 uyarınca, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz ve hakim bu durumu taraflar ileri sürmese dahi resen gözetir.

Key Concept

Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2/2) ve Çelişkili Davranış Yasağı

Practice More

TMK m. 2 ve m. 3 farkını pekiştirmek için taşınmaz mülkiyetinin yolsuz tescille kazanılması senaryolarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 10Question

Kiraya veren (K), kiracısı (T)’nin kira bedellerini sözleşmede kararlaştırılan tarihten on gün sonra ödemesine iki yıl boyunca hiçbir itirazda bulunmamış ve bu durumu zımnen kabul ederek tahliye hakkını kullanmamıştır. Ancak (K), aralarında çıkan bir tartışma sonrasında, (T)’nin bir sonraki kira bedelini yine on gün geciktirmesini gerekçe göstererek sözleşmedeki tahliye şartına dayanarak dava açmıştır.

Türk Medeni Kanunu hükümleri dikkate alındığında, (K)'nin bu talebinin reddedilmesi aşağıdakilerden hangisinin bir gereğidir?

Show answer & explanation

Answer: Hakların kullanılmasında ve borçların ifasında geçerli olan dürüstlük kuralı

Answer

Hakların kullanılmasında ve borçların ifasında geçerli olan dürüstlük kuralı
Doğru yanıt olan dürüstlük kuralı, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kurala göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Olayda kiraya verenin uzun süre boyunca gecikmeli ödemelere ses çıkarmayıp ardından aniden tahliye davası açması, hukukta 'kendi davranışıyla çelişme yasağı' olarak adlandırılır ve dürüstlük kuralına aykırı bir hakkın kötüye kullanılması hali olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki davranış biçimini analiz etme
Kiraya verenin iki yıl boyunca gecikmeli ödemelere itiraz etmemesi, kiracıda bu durumun kabul edildiğine dair 'haklı bir güven' oluşturmuştur.
Dürüstlük kuralı, kişilerin oluşturdukları güvene uygun davranmalarını gerektirir.
2
Hakkın kullanımını denetleme
Kiraya verenin aniden ve geçmişteki tutumuyla çelişir şekilde tahliye hakkını kullanması 'çelişkili davranış yasağı' (venire contra factum proprium) kapsamına girer.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz (TMK m. 2/2).
3
Hukuki temeli belirleme
Bu durum objektif iyiniyet olarak da bilinen dürüstlük kuralının ihlalidir.
TMK m. 2, hakların kullanılmasında dürüstlük kuralını amir hükümdür.

Key Concept

Dürüstlük Kuralı (Objektif İyiniyet) ve Çelişkili Davranış Yasağı
Estimated Time:1m 15s
Question 11Question

(A) İşletmesi ile danışman (B) arasında akdedilen hizmet sözleşmesinde, sözleşme hükümlerinde yapılacak her türlü değişikliğin geçerliliği taraflarca "yazılı şekil" şartına bağlanmıştır. Buna karşın taraflar, iki yıl boyunca sözleşme kapsamındaki ek hizmetleri sözlü mutabakatlarla belirlemiş ve (A) İşletmesi bu ek hizmetlerin bedelini herhangi bir itiraz ileri sürmeden düzenli olarak ödemiştir. Daha sonra taraflar arasında çıkan bir ihtilaf üzerine (A) İşletmesi, son dönemde verilen hizmetlerin yazılı şekilde kararlaştırılmadığını ileri sürerek bu bedelleri ödemekten kaçınmıştır.

Bu olayda (A) İşletmesinin, uzun süredir devam eden uygulamanın aksine şekil eksikliğini ileri sürerek ödemeden kaçınması aşağıdaki hukuk kurallarından hangisine açıkça aykırılık teşkil eder?

Show answer & explanation

Answer: Dürüstlük kuralı (Objektif iyiniyet)

Answer

Dürüstlük kuralı (Objektif iyiniyet), hakların kullanılmasında ve borçların ifasında uyulması gereken temel dürüstlük standartlarını ifade eder ve olaydaki 'kendi davranışıyla çelişme yasağı' bu kapsamdadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Olayda tarafların iki yıl boyunca şekil şartına uymadan sözleşmeyi uygulamaları, aralarında bu durumun geçerli olduğuna dair bir güven oluşturmuştur. (A) İşletmesinin bu güveni sarsacak şekilde sonradan şekil eksikliğini ileri sürmesi 'kendi davranışıyla çelişme yasağı' kapsamına girer ve dürüstlük kuralına aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki uyuşmazlığın niteliğini analiz etmek.
Taraflar arasında kararlaştırılan bir şekil şartının, uzun süreli uygulama ile fiilen göz ardı edildiği ve bir tarafın bu duruma güvenerek edimlerini yerine getirdiği tespit edilmiştir.
Hukuki ilişkinin hangi evrede (kazanılma mı yoksa kullanılma mı) olduğunu belirlemek uygulanacak kuralı seçmek için gereklidir.
2
Hakkın ileri sürülüş biçimini Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında değerlendirmek.
Daha önce onay verilen ve uygulanan bir duruma, sadece işine gelmediği için şekil eksikliği gerekçesiyle itiraz edilmesi 'kendi davranışıyla çelişme' (venire contra factum proprium) teşkil eder.
Dürüstlük kuralı, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını ve çelişkili davranışlarla başkasına zarar verilmesini yasaklar.

Key Concept

Dürüstlük Kuralı ve Kendi Davranışıyla Çelişme Yasağı

Practice More

Hakkın kötüye kullanılması yasağının yaptırımı olan 'hak iddiasının dinlenilmemesi' veya 'tazminat' sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 12Question

(A), borçlu olduğu arkadaşı (B)’ye borcunu en kısa sürede ödeyeceğini her fırsatta vaat ederek (B)’nin kendisine karşı icra takibi başlatmasını yıllarca engellemiş ve onu oyalamıştır. Borcun zamanaşımına uğradığı sürenin dolmasından hemen sonra (A), ödeme yapmaktan vazgeçtiğini bildirmiş ve (B) tarafından açılan alacak davasında mahkemeye 'zamanaşımı defini' sunmuştur.

Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri uyarınca, borçlu (A)’nın bu savunması aşağıdaki kurallardan hangisine açıkça aykırılık teşkil ettiği için hukuk düzeni tarafından korunmaz?

Show answer & explanation

Answer: Dürüstlük kuralı (Objektif iyiniyet)

Answer

Dürüstlük kuralı (Objektif iyiniyet)
Dürüstlük kuralı (objektif iyiniyet), hakların kullanılmasında dürüst, namuslu ve makul bir insanın davranışını esas alır. Borçlunun alacaklıyı sürekli oyalayarak dava açmasını engellemesi ve sürenin dolmasının hemen ardından zamanaşımı savunmasında bulunması, kendi önceki davranışıyla çeliştiği için dürüstlük kuralının bir yansıması olan çelişkili davranış yasağını ihlal eder.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki davranış biçimini analiz etme
Borçlunun alacaklıyı oyalayarak zamanaşımı süresinin dolmasına neden olduğu ve ardından bu durumu lehine kullandığı tespit edilir.
Bu durum hukukta 'çelişkili davranış yasağı' (venire contra factum proprium) olarak adlandırılır.
2
İlgili kanun maddesini belirleme
Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi (Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı) uygulanır.
Herkes haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

Key Concept

Dürüstlük kuralı, bir hakkın dürüstlük kurallarına aykırı olarak kullanılması durumunda (hakkın kötüye kullanılması) o hakkın hukuk düzenince korunmamasını sağlar.
Estimated Time:1m 15s
Question 13Question

Paylı mülkiyete konu bir taşınmazda paydaşlardan (A), payını üçüncü kişi (C)’ye satmıştır. Diğer paydaş (B), bu satıştan haberdar olduktan sonra (C)’ye "Hayırlı olsun, seninle paydaş olduğuma sevindim, önalım hakkımı kullanmayacağım." diyerek (C)'nin taşınmaz üzerinde masraflı tadilatlar yapmasına ve yerleşmesine sessiz kalmıştır. Aradan dört ay geçtikten sonra (B), yasal süresi içinde (C)’ye karşı önalım davası açmıştır.

Bu olayla ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (B)’nin önce hakkını kullanmayacağını beyan edip sonra dava açması "çelişkili davranma yasağı" oluşturur; bu durum dürüstlük kuralına aykırı olduğundan hak arama hürriyeti kapsamında korunmaz.

Answer

Dürüstlük kuralının bir yansıması olan çelişkili davranma yasağı gereği, daha önce hakkını kullanmayacağını beyan ederek karşı tarafta güven uyandıran kişinin bu güvene aykırı dava açması hukuken korunmaz.
Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Kişinin önce bir hakkını kullanmayacağını beyan edip karşı tarafta bu yönde haklı bir güven uyandırması, ardından ise bu güvene aykırı şekilde hareket etmesi dürüstlük kuralına (objektif iyiniyet) aykırıdır. Bu durum öğretide 'kendi davranışıyla çelişme yasağı' (venire contra factum proprium) olarak adlandırılır ve hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında değerlendirilir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki davranış kalıbını tespit etme.
Davacının (B) önce hakkını kullanmayacağını beyan etmesi, sonra ise bu beyanına aykırı şekilde dava açması durumu mevcuttur.
Hukukta bir kişinin kendi davranışıyla yarattığı güvene aykırı hareket etmesi 'çelişkili davranma yasağı' (venire contra factum proprium) olarak adlandırılır.
2
Uygulanacak hukuk kuralını belirleme.
TMK m. 2/2'de düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı uygulanmalıdır.
Hakların kullanılması ve borçların ifasında dürüstlük kuralı esastır; açıkça kötüye kullanılan haklar korunmaz.
3
Hukuki sonucu değerlendirme.
Dava, dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle reddedilmelidir.
Dürüstlük kuralı, şekli ve yasal süreleri aşan, adaleti sağlamayı amaçlayan genel bir sınırlayıcı kuraldır.

Key Concept

Dürüstlük Kuralı (Objektif İyiniyet) ve Çelişkili Davranma Yasağı
Estimated Time:2m 0s
Question 14Question

(A)(A) Şirketi, ticari ilişkisi bulunduğu (B)(B) Şirketi'ne olan 500.000 TL500.000 \text{ TL} tutarındaki borcunu vade gününde banka havalesiyle göndermiştir. Ancak bankanın işlem masrafı olarak tutarın içinden 30 TL30 \text{ TL} kesinti yapması nedeniyle (B)(B)'nin hesabına 499.970 TL499.970 \text{ TL} geçmiştir. (B)(B) Şirketi yetkilileri, sırf (A)(A)'yı zor duruma düşürmek amacıyla aradaki 30 TL30 \text{ TL}'lik önemsiz farkı bahane ederek eksik ifa gerekçesiyle ödemeyi bütünüyle reddetmiş, (A)(A)'yı temerrüde düşürmüş ve sözleşmede yer alan 250.000 TL250.000 \text{ TL}'lik cezai şartın tahsili için derhal dava açmıştır.

Buna göre, (B)(B) Şirketi'nin 30 TL30 \text{ TL}'lik eksikliği gerekçe göstererek mahkemeden ağır cezai şartı talep etmesinin reddedilmesinin temel hukuki gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dürüstlük kuralı çerçevesinde, elde edilecek menfaat ile karşı tarafın uğrayacağı zarar arasındaki aşırı oransızlığın hakkın kötüye kullanılması teşkil etmesi

Answer

Hak sahibinin elde edeceği menfaat ile diğer tarafın uğrayacağı zarar arasındaki aşırı oransızlığın, objektif iyiniyet (dürüstlük) kuralına aykırı görülerek hakkın kötüye kullanılması sayılmasıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine göre herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına (objektif iyiniyet) uymak zorundadır. Bir hakkın kullanılmasının hak sahibine sağlayacağı menfaat ile başkasına vereceği zarar arasında aşırı bir oransızlık (nispetsizlik) varsa, bu durum hakkın açıkça kötüye kullanılması sayılır. Olayda 30 TL30 \text{ TL}'lik önemsiz bir eksikliği bahane ederek 250.000 TL250.000 \text{ TL}'lik cezai şart talep edilmesi, sırf zarar verme kastı taşıdığından ve çıkarlar arasında aşırı bir dengesizlik yarattığından dürüstlük kuralına aykırıdır; bu sebeple hukuk düzeni tarafından korunmaz.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki menfaat ve zarar dengesinin tespit edilmesi
(B)(B) Şirketi'nin talep ettiği cezai şart tutarı (250.000 TL250.000 \text{ TL}) ile eksik kalan miktar (30 TL30 \text{ TL}) arasında devasa bir oransızlık olduğu tespit edilmiştir.
Bir hakkın kullanımının hukuka uygun olup olmadığını belirlemek için eylemin sağladığı yarar ile verdiği zarar kıyaslanmalıdır.
2
İlgili hukuk kuralının belirlenmesi
Olay, hakların kullanılması sırasındaki sınırları düzenleyen Türk Medeni Kanunu Madde 2 (Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı) kapsamına alınmıştır.
Sözleşmesel hakların katı bir biçimde ve karşı tarafı mahvetmek kastıyla kullanılması hukuk düzenince korunmaz.
3
Kavramsal çeldiricilerin (Subjektif/Objektif iyiniyet) elenmesi
Olayın bir hakkın kazanılmasıyla (subjektif iyiniyet - TMK m. 3) değil, var olan bir sözleşmesel hakkın kullanılmasıyla (objektif iyiniyet - TMK m. 2) ilgili olduğu netleştirilmiştir.
Hukuki gerekçenin tam ve doğru isimlendirilmesi sınav formatının temel şartıdır.

Key Concept

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)
Question 15Question

Bir ambalaj fabrikası sahibi olan Levent, tesisinin kapasitesini artırmak amacıyla özel bir otomasyon makinesi ürettirmiş ve makinenin kurulumu fabrikasında tamamlanmıştır. Makinenin temel işlevlerinde, çalışma hızında ve üretim kalitesinde hiçbir sorun veya eksiklik bulunmamaktadır. Ancak Levent, sadece makinenin dış gövdesindeki üretime hiçbir etkisi olmayan, çok önemsiz ve yüzeysel bir çizik ile ton farkını gerekçe göstererek kanunun alıcıya tanıdığı 'sözleşmeden dönme' hakkını kullanmak istemektedir. Üretici firma, bu yüzeysel kusuru aynı gün içinde parça değişimiyle ücretsiz olarak gidermeyi teklif etmesine rağmen; Levent, piyasada daha ucuz bir alternatif bulduğu için bu teklifi reddetmiş ve parasının iadesinde ısrar etmiştir.

Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri dikkate alındığında, Levent’in sözleşmeden dönme hakkını kullanma girişimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Levent'in, karşı tarafı aşırı zarara uğratacak şekilde ve menfaatler dengesini hiçe sayarak şekli bir hakka dayanması, dürüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.

Answer

Levent'in şekli bir hakka dayanarak karşı tarafı aşırı zarara uğratacak orantısız bir talepte bulunmasının dürüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ifade eden seçenektir.
Doğru seçenek, somut olayda hakkın kullanımının sınırlarının aşıldığını doğru hukuki kavramlarla tespit etmektedir. TMK m.2'ye göre herkes haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına (objektif iyiniyet) uymak zorundadır. Olayda Levent'in yasal bir hakkı (ayıba karşı tekeffül hükümlerinden doğan dönme hakkı) bulunsa da, bu hakkı tamamen kendi gizli saikiyle (daha ucuza makine bulması) ve karşı tarafın menfaatini hiçe sayarak, çok önemsiz bir ayıp için en ağır yaptırım şeklinde kullanması hakkın kötüye kullanılmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki kurumu ve hakkın niteliğini tespit et.
Levent, kanunun kendisine tanıdığı bir seçimlik hakkı (sözleşmeden dönme) kullanmaktadır. Yani var olan bir hakkın kullanımı söz konusudur.
Uyuşmazlığın hakların kazanılmasıyla mı yoksa kullanılmasıyla mı ilgili olduğunu belirlemek, uygulanacak temel ilkeyi (TMK m.2 veya m.3) bulmak için şarttır.
2
Hakkın kullanım şeklinin sınırlarını değerlendir.
Levent'in çok önemsiz bir kozmetik kusur için sözleşmeden dönmek istemesi ve ücretsiz onarım teklifini reddederek kendi ekonomik çıkarı için üreticiyi ağır zarara sokması yarar-zarar dengesini aşırı bozmaktadır.
Türk Medeni Kanunu Madde 2 uyarınca, herkes haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
3
Seçeneklerdeki kavram yanılgılarını ele.
Durumu 'subjektif iyiniyet' ile açıklayan veya 'zarar verme kastı' zorunludur diyen seçenekler elenir. Doğru tespit 'objektif iyiniyet (dürüstlük)' ve 'hakkın kötüye kullanılması' tespitidir.
Subjektif iyiniyet hakların kazanılmasında geçerlidir. Kötüye kullanma için ise her zaman mutlak bir zarar verme kastı şart değildir; ağır orantısızlık yeterlidir.

Key Concept

Dürüstlük Kuralı (Objektif İyiniyet) ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı
Estimated Time:1m 30s
Question 16Question

(K), müteahhit (M) ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, mutfakta kullanılacak mermerlerin "X ocaklarından çıkarılan" birinci sınıf mermer olmasını kararlaştırmıştır. (M), inşaatı tamamlar ancak mutfakta aynı kalitede, renkte ve değerde olan "Y ocaklarından çıkarılan" mermerleri kullanır. Daireyi bu haliyle teslim alan ve iki yıl boyunca hiçbir itirazda bulunmaksızın kullanan (K), daha sonra (M) ile aralarında çıkan farklı bir ticari husumeti bahane ederek, sözleşmeye tam uyulmadığı gerekçesiyle mermerlerin sökülüp X ocaklarından çıkarılan mermerlerle değiştirilmesini talep eder. Mermerlerin sökülüp değiştirilmesi (M) açısından devasa bir masraf gerektirmekte iken, bu değişikliğin (K)’ya sağlayacağı estetik veya ekonomik menfaat yok denecek kadar azdır.

Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (K)’nın mermerlerin değiştirilmesini talep etmesi, yarar ve zarar arasındaki aşırı oransızlık ile çelişkili davranış nedeniyle hakkın kötüye kullanılması teşkil eder ve hukuk düzenince korunmaz.

Answer

(K)’nın talebinin yarar ve zarar arasındaki aşırı oransızlık ile çelişkili davranış nedeniyle hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği ve hukuk düzenince korunmayacağı yönündeki ifade doğrudur.
Türk Medeni Kanunu Madde 2'ye göre herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Olayda (K)'nın iki yıl boyunca hiçbir itirazda bulunmayıp sessiz kalması ve ardından başka bir husumetten dolayı mermerlerin sökülmesini istemesi 'çelişkili davranış yasağına' (venire contra factum proprium) aykırıdır. Ayrıca, mermerlerin sökülüp yeniden takılmasının (M)'ye vereceği zarar çok büyükken, (K)'nın elde edeceği menfaat yok denecek kadar azdır. Bu yarar ve zarar arasındaki aşırı oransızlık da hakkın kötüye kullanılmasının tipik bir görünümüdür. Dolayısıyla (K)'nın bu talebi hukuk düzenince korunmaz.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki uyuşmazlığın hukuki niteliğini tespit etmek
Taraflar arasında geçerli bir sözleşme vardır ve (K) sözleşmeden doğan bir hakkını (aynen ifa) talep etmektedir.
Hangi hukuk kuralının uygulanacağını belirlemek için olayın temeli anlaşılmalıdır.
2
Hakkın kullanılma şeklini TMK m. 2 (Dürüstlük Kuralı) çerçevesinde değerlendirmek
(K)'nın bu hakkı kullanmasında elde edeceği menfaat ile (M)'nin uğrayacağı devasa zarar arasında aşırı bir oransızlık bulunmaktadır.
Hakların kullanılmasında sınır, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağıdır.
3
Dürüstlük kuralının alt ilkelerini (çelişkili davranış yasağı ve yarar-zarar dengesi) olaya uygulamak
İki yıl sessiz kaldıktan sonra sırf başka bir husumet sebebiyle aşırı masraflı bir talepte bulunmak, hem çelişkili davranış yasağını ihlal eder hem de açık bir hakkın kötüye kullanılması halidir.
Hukuk düzeni, menfaatler dengesini ağır şekilde bozan ve dürüstlüğe aykırı olan hak kullanımlarını himaye etmez.

Key Concept

Hakkın Kötüye Kullanılması (Objektif İyiniyet/Dürüstlük Kuralı)
Question 17Question

(A), mülkiyeti kendisine ait olan bir iş yerini (B)’ye kiraya vermiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde, kira bedelinin her ayın ilk günü ödeneceği ve bu kurala uyulmamasının kiralayana derhal fesih hakkı vereceği açıkça düzenlenmiştir. Buna rağmen (B), üç yıl boyunca kira bedellerini sürekli olarak her ayın 10’u ile 15’i arasında ödemiş; (A) ise bu gecikmelere hiçbir zaman itiraz etmemiş ve ihtirazi kayıt ileri sürmeden ödemeleri kabul etmiştir. Dördüncü yılın bir ayında kiranın ayın 3'ünde ödenmemesini fırsat bilen (A), sözleşmedeki ilgili maddeye dayanarak fesih hakkını kullanmış ve (B)'nin tahliyesini talep etmiştir.

Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri dikkate alındığında, (A)'nın bu fesih talebiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A)'nın uzun bir süre geç ödemeleri itirazsız kabul edip karşı tarafta güven oluşturduktan sonra sözleşmeyi aniden feshetmesi, çelişkili davranış yasağına aykırılık oluşturur ve hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.

Answer

(A)'nın uzun bir süre geç ödemeleri itirazsız kabul edip karşı tarafta güven oluşturduktan sonra sözleşmeyi aniden feshetmesi, çelişkili davranış yasağına aykırılık oluşturur ve hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir.
Türk Medeni Kanunu Madde 2'ye göre 'Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.' Olayda (A), sözleşmede fesih yetkisi bulunmasına rağmen 3 yıl boyunca geç ödemelere sessiz kalmış ve tahliye yoluna gitmemiştir. Bu istikrarlı durum, kiracı (B)'de birkaç günlük gecikmelerin sözleşmenin feshine yol açmayacağı yönünde haklı bir güven oluşturmuştur. (A)'nın bu güveni sarsacak şekilde, geçmişteki hoşgörülü davranışıyla bağdaşmayan bir tutum sergileyip sözleşmedeki katı fesih hükmünü aniden işletmesi, dürüstlük kuralının alt ilkelerinden olan 'çelişkili davranış yasağına' (venire contra factum proprium) açıkça aykırıdır ve hakkın kötüye kullanılması teşkil eder.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki ilişkinin ve tarafların davranışlarının tespit edilmesi.
(A) ile (B) arasında bir sözleşme olduğu, ancak (A)'nın uzun süre sözleşmeye aykırı ifayı itirazsız kabul ederek zımnen bir güven ortamı yarattığı belirlenmiştir.
Hukuki uyuşmazlığın niteliğini anlamak için tarafların fiili davranışlarının ve oluşan maddi vakıaların incelenmesi gerekir.
2
İlgili Medeni Kanun hükmünün (TMK m. 2) olaya uygulanması.
TMK madde 2'de yer alan dürüstlük kuralının (objektif iyiniyet), hakların kullanılmasında ve borçların ifasında uyulması gereken temel standart olduğu saptanmıştır.
Kişilerin kanundan veya sözleşmeden doğan haklarını kullanırken dürüst, namuslu ve makul bir insan gibi davranmaları yasal bir zorunluluktur.
3
Hakkın kötüye kullanılması yasağının koşullarının değerlendirilmesi.
Dürüstlük kuralının alt görünümlerinden biri olan 'çelişkili davranış yasağı' (venire contra factum proprium) gereğince, (A)'nın önce güven yaratıp sonra bu güvene aykırı olarak sözleşmedeki katı kuralı aniden işletmesi hakkın kötüye kullanılması sayılmıştır.
Kanun, bir hakkın uyandırılan haklı güvene açıkça aykırı olarak kullanılmasını (hakkın kötüye kullanılmasını) korumaz.

Key Concept

Dürüstlük Kuralı (Objektif İyiniyet) ve Çelişkili Davranış Yasağı
Question 18Question

(T), komşusu (Y)’nin arazisinde bulunan bir kaynaktan kendi tarlasını sulamak amacıyla tapu siciline tescil edilmiş bir "su alma irtifakına" sahiptir. İki komşu arasında çıkan bir husumet sonrasında (T), kendi tarlasının su ihtiyacından çok daha fazlasını çeken sanayi tipi bir pompa kurarak artan suyu boş bir dere yatağına akıtmaya başlamış ve bu eylemiyle sırf (Y)’nin arazisindeki diğer su kuyularının kurumasına neden olmuştur. (Y)’nin itirazı üzerine (T), "Tapu sicilinde hakkımın bir sınırı belirtilmemiştir, dilediğim kadar su çekebilirim." şeklinde savunma yapmıştır.

Buna göre, (T)’nin eylemi ve hukuki durumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (T)’nin eylemi hakkın açıkça kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan hukuk düzeni tarafından korunmaz.

Answer

Doğru cevap, eylemin hakkın açıkça kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve hukuk düzeni tarafından korunmayacağını ifade eden seçenektir.
TMK Madde 2'ye göre 'Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.' Olayda (T)'nin kendi ihtiyacı olmamasına rağmen, suyu boşa akıtarak sırf komşusu (Y)'ye zarar vermek (şikân) amacıyla irtifak hakkını kullanması, dürüstlük kuralına aykırıdır ve hakkın açıkça kötüye kullanılması yasağı kapsamına girer.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki ilişkinin temelini belirle.
(T)'nin tapu siciline tescilli meşru bir 'su alma irtifakı' (hakkı) bulunmaktadır.
Uyuşmazlığın hakkın kazanılmasıyla mı yoksa hakkın kullanılmasıyla mı ilgili olduğunu tespit etmek için.
2
Hakkın kullanım biçimini dürüstlük kuralı (TMK m.2) çerçevesinde değerlendir.
(T), ihtiyacından fazlasını çekerek suyu boşa akıtmakta ve sırf husumet nedeniyle (Y)'ye zarar vermeyi amaçlamaktadır.
Hakların kullanımında sınırın objektif iyiniyet (dürüstlük) kuralları olduğunu uygulamak için.
3
Subjektif iyiniyet ve objektif iyiniyet kavramlarını ayrıştır.
Olay, hakkın kazanılması (subjektif iyiniyet - TMK m.3) değil, var olan hakkın kullanılması (objektif iyiniyet/dürüstlük kuralı - TMK m.2) ile ilgilidir.
Çeldirici seçeneklerdeki kavram kargaşasına düşmemek için.
4
Hukuki sonucu tespit et.
Sırf başkasına zarar verme amacı taşıyan (şikân) bu kullanım, hakkın kötüye kullanılmasıdır ve hukuk düzeni bunu korumaz.
TMK m.2/2 hükmünün emredici sonucunu olaya uygulamak için.

Key Concept

Hakkın Kötüye Kullanılması ve Dürüstlük Kuralı (Objektif İyiniyet)
Question 19Question

(S), koleksiyonunda bulunan antika bir tabloyu 200.000200.000 TL karşılığında satın alması için (A) ile bir sözleşme yapar. Sözleşmeye tarafların ortak iradesiyle, ödemenin "tamamı 100100 TL'lik banknotlar halinde" yapılacağına dair özel bir hüküm eklenir. Teslim günü geldiğinde (A), 200.000200.000 TL'lik borcunu eksiksiz olarak ancak 200200 TL'lik banknotlar halinde (S)'ye sunar. Bu esnada aynı tabloya 250.000250.000 TL teklif eden başka bir müşteri bulan (S), (A)'nın parayı sözleşmede kararlaştırılan banknot türüyle getirmediğini gerekçe göstererek ifayı reddeder ve sözleşmeden döndüğünü bildirir.

Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri dikkate alındığında, (S)'nin sözleşmeden dönme hakkını kullanmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (S)'nin korunmaya değer meşru bir menfaati olmamasına rağmen, sırf daha yüksek bir teklifi değerlendirebilmek amacıyla sözleşmedeki şeklî bir detayı ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırıdır ve hakkın açıkça kötüye kullanılması niteliğindedir.

Answer

Satıcının, sözleşmedeki önemsiz bir ödeme detayını sırf daha yüksek bir fiyat teklifini değerlendirebilmek için fesih sebebi yapması, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasıdır.
Doğru olan seçenekte belirtildiği üzere, Türk Medeni Kanunu madde 2'ye göre herkes haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Olayda satıcının, sırf daha fazla kazanç sağlamak uğruna alıcının 100100 TL yerine 200200 TL'lik banknot getirmesi gibi önemsiz ve ifa amacını engellemeyen bir detayı kullanarak sözleşmeden dönmesi, meşru bir menfaate dayanmamaktadır. Bu durum objektif iyiniyet (dürüstlük) kurallarına aykırıdır ve hakkın kötüye kullanılması (şekle aykırılığın kötüye kullanılması) teşkil eder.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki uyuşmazlığın kaynağını tespit etmek.
Satıcı (S), 100100 TL yerine 200200 TL'lik banknotların getirilmesi gibi şeklî bir aykırılığı, daha yüksek bir fiyat teklifi nedeniyle ifadan kaçınmak için bahane olarak kullanmaktadır.
Hakkın kullanımının sınırlarını belirleyen hukuki ilkenin saptanması için uyuşmazlığın temel sebebi anlaşılmalıdır.
2
Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını olaya uygulamak.
(S)'nin bu banknot türünde ısrar etmesinde korunmaya değer meşru bir menfaati yoktur; hakkını sadece dürüstlük kuralına aykırı ve kendi fırsatçı amacını gerçekleştirecek şekilde kullanmaktadır.
Hukuk düzeni (TMK m. 2), meşru bir menfaati olmayan ve menfaatler arasında aşırı dengesizlik yaratan hak kullanımlarını korumaz.
3
Çeldirici kavramları elemek ve hukuki nitelendirmeyi kesinleştirmek.
Olayda sübjektif iyiniyetin (TMK m. 3) uygulama alanı yoktur ve hakkın kötüye kullanılması için kast şartı aranmaz.
Sübjektif iyiniyet bir hakkın kazanılmasında, objektif iyiniyet (dürüstlük) ise mevcut bir hakkın kullanılmasında devreye girer.

Key Concept

Hakkın Kötüye Kullanılması (Meşru Menfaat Yokluğu)

Alternative Method

Olayı analiz ederken doğrudan TMK madde 2 (dürüstlük kuralı) ve TMK madde 3 (sübjektif iyiniyet) arasındaki temel farkı hatırlamak sorunun çözümünü hızlandıracaktır: Kazanmada madde 3, kullanmada madde 2 geçerlidir.
Estimated Time:1m 30s