Taşınmaz maliki , ile adi yazılı şekilde bir satış sözleşmesi yapmış; satış bedelini tam olarak tahsil ederek taşınmazın zilyetliğini 'ye devretmiştir. , bu taşınmazı on beş yıl boyunca aralıksız kullanmış, üzerine ek yapılar inşa etmiş ve taşınmazın değerini önemli ölçüde artıran masraflar yapmıştır. On beş yılın sonunda bölgedeki emlak fiyatlarının aşırı yükselmesi üzerine , sözleşmenin noter huzurunda yapılmadığı için geçersiz olduğunu ileri sürerek taşınmazın iadesi talebiyle dava açmıştır.
Bu olayla ilgili Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri çerçevesinde yapılan aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- AŞekil şartı kamu düzenine ilişkin bir geçerlilik şartı olduğundan, tarafların edimlerini karşılıklı olarak ifa etmiş olmaları sözleşmeye geçerlilik kazandırmaz ve mülkiyet hakkı gereği taşınmaz iade edilmelidir.
- 'nın geçersizlik iddiası, kendi önceki davranışıyla çelişki teşkil ettiği (venire contra factum proprium) ve dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğu için hakkın kötüye kullanılması sayılır ve hukuk düzenince korunmaz.Answer
- COlayda hakkın kazanılması değil, kullanılması söz konusu olduğundan subjektif iyiniyet kuralları uygulanarak 'nin taşınmazın mülkiyetini iyiniyetle kazandığı kabul edilmelidir.
- DHakkın kötüye kullanılması yasağı genel bir ilke olsa da, kanunun açıkça öngördüğü resmi şekil şartlarının bulunduğu durumlarda bu ilkenin uygulama kabiliyeti yoktur.
- EHâkim, hakkın kötüye kullanıldığını ancak davalı 'nin bu yönde bir 'def'i' ileri sürmesi halinde inceleyebilir; taraflar bu yönde bir savunma yapmazsa davanın kabulüne karar verilmelidir.
Answer
Taşınmazın zilyetliğinin devri ve bedelin ödenmesi gibi edimlerin karşılıklı ifasından sonra, sadece şekil eksikliğine dayanarak iade talep edilmesi hakkın kötüye kullanılması (kendi davranışıyla çelişme) sayılır.
Geçersiz bir sözleşmeye dayanarak edimlerini karşılıklı olarak ifa eden taraflardan birinin, aradan uzun süre geçtikten ve karşı taraf bu duruma güvenerek yatırımlar yaptıktan sonra şekil eksikliğini ileri sürmesi, 'kendi davranışıyla çelişme yasağı' kapsamında hakkın kötüye kullanılması teşkil eder. TMK m. 2/2 uyarınca, hakkın açıkça kötüye kullanılması durumunda hukuk düzeni bu iddiayı korumaz ve hâkim bu durumu kendiliğinden dikkate alır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2/2)
Practice More
Geçersiz bir sözleşme ifa edilmeden önce taraflardan birinin şekil eksikliğini ileri sürmesinin neden hakkın kötüye kullanılması sayılmayacağını araştırınız.
Estimated Time:2m 0s