Question

Difficulty: HardHakkın Kötüye Kullanılması Yasağı

Taşınmaz maliki AA, BB ile adi yazılı şekilde bir satış sözleşmesi yapmış; satış bedelini tam olarak tahsil ederek taşınmazın zilyetliğini BB'ye devretmiştir. BB, bu taşınmazı on beş yıl boyunca aralıksız kullanmış, üzerine ek yapılar inşa etmiş ve taşınmazın değerini önemli ölçüde artıran masraflar yapmıştır. On beş yılın sonunda bölgedeki emlak fiyatlarının aşırı yükselmesi üzerine AA, sözleşmenin noter huzurunda yapılmadığı için geçersiz olduğunu ileri sürerek taşınmazın iadesi talebiyle dava açmıştır.

Bu olayla ilgili Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri çerçevesinde yapılan aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Şekil şartı kamu düzenine ilişkin bir geçerlilik şartı olduğundan, tarafların edimlerini karşılıklı olarak ifa etmiş olmaları sözleşmeye geçerlilik kazandırmaz ve mülkiyet hakkı gereği taşınmaz iade edilmelidir.
  2. AA'nın geçersizlik iddiası, kendi önceki davranışıyla çelişki teşkil ettiği (venire contra factum proprium) ve dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğu için hakkın kötüye kullanılması sayılır ve hukuk düzenince korunmaz.Answer
  3. C
    Olayda hakkın kazanılması değil, kullanılması söz konusu olduğundan subjektif iyiniyet kuralları uygulanarak BB'nin taşınmazın mülkiyetini iyiniyetle kazandığı kabul edilmelidir.
  4. D
    Hakkın kötüye kullanılması yasağı genel bir ilke olsa da, kanunun açıkça öngördüğü resmi şekil şartlarının bulunduğu durumlarda bu ilkenin uygulama kabiliyeti yoktur.
  5. E
    Hâkim, hakkın kötüye kullanıldığını ancak davalı BB'nin bu yönde bir 'def'i' ileri sürmesi halinde inceleyebilir; taraflar bu yönde bir savunma yapmazsa davanın kabulüne karar verilmelidir.

Answer

Taşınmazın zilyetliğinin devri ve bedelin ödenmesi gibi edimlerin karşılıklı ifasından sonra, sadece şekil eksikliğine dayanarak iade talep edilmesi hakkın kötüye kullanılması (kendi davranışıyla çelişme) sayılır.
Geçersiz bir sözleşmeye dayanarak edimlerini karşılıklı olarak ifa eden taraflardan birinin, aradan uzun süre geçtikten ve karşı taraf bu duruma güvenerek yatırımlar yaptıktan sonra şekil eksikliğini ileri sürmesi, 'kendi davranışıyla çelişme yasağı' kapsamında hakkın kötüye kullanılması teşkil eder. TMK m. 2/2 uyarınca, hakkın açıkça kötüye kullanılması durumunda hukuk düzeni bu iddiayı korumaz ve hâkim bu durumu kendiliğinden dikkate alır.

Step-by-Step Solution

1
Sözleşmenin geçerliliğini analiz et
Taşınmaz satış vaadi veya satışı resmi şekle (noter/tapu) tabi olduğundan, adi yazılı sözleşme başlangıçta geçersizdir.
TMK m. 706 ve Borçlar Kanunu gereği taşınmaz mülkiyetini geçiren sözleşmeler resmi şekle tabidir.
2
Edimlerin ifa durumunu kontrol et
Bedel ödenmiş, zilyetlik devredilmiş ve üzerinden on beş yıl gibi uzun bir süre geçmiştir.
Sözleşmenin taraflarca ifa edilmiş olması, dürüstlük kuralının uygulanabilirliğini belirleyen temel unsurdur.
3
TMK m. 2/2 (Hakkın Kötüye Kullanılması) çerçevesinde değerlendir
Malikin on beş yıl sonra şekil eksikliğine dayanması, 'kendi davranışıyla çelişme' (venire contra factum proprium) teşkil eder.
Bir hakkın (geçersizliği ileri sürme hakkı) açıkça dürüstlük kurallarına aykırı şekilde kullanılması hukuk düzenince korunmaz.

Key Concept

Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2/2)

Practice More

Geçersiz bir sözleşme ifa edilmeden önce taraflardan birinin şekil eksikliğini ileri sürmesinin neden hakkın kötüye kullanılması sayılmayacağını araştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question