Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı
18 questions
, babasının vefatından sonra açılan vasiyetnamede bir şekil eksikliği olduğunu bilmesine rağmen, yıl boyunca bu duruma sessiz kalmış ve kardeşi 'nin vasiyetnameye konu olan taşınmaz üzerinde ciddi yatırımlar yaparak bir fabrika kurmasına hiçbir itirazda bulunmamıştır. Fabrika üretime başlayıp yüksek kâr getirmeye başladığı anda , vasiyetnamenin şekil noksanlığı nedeniyle iptalini ve taşınmazın miras payları oranında paylaştırılmasını talep eden bir dava açmıştır. Bu olayda 'nın dava açma hakkını kullanmasıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
(A) ile (B), noter huzurunda yapılması gereken bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesini adi yazılı şekilde akdetmişlerdir. (B), satış bedelinin tamamını (A)’ya ödemiş; (A) ise taşınmazın zilyetliğini (B)’ye devretmiş ve (B) on yıl boyunca bu taşınmazda sorunsuz bir şekilde ikamet etmiştir. On yılın sonunda (A), sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı gerekçesiyle geçersiz olduğunu ileri sürerek taşınmazın iadesi için dava açmıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri çerçevesinde, (A)’nın bu iddiası ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Ahmet, kendi taşınmazı üzerinde hiçbir inşaat faaliyeti veya kullanım amacı gütmediği halde, sırf yan parseldeki komşusunun manzarasını kapatmak ve onu rahatsız etmek amacıyla yüksek ve geniş bir levha dikmiştir.
Ahmet'in kendisine hiçbir fayda sağlamayan, sadece başkasına zarar verme amacı taşıyan bu davranışı Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisinin ihlali niteliğindedir?
Komşusu (A)'nın kendi taşınmazı üzerinde başlattığı inşaatın, kendi arazisine iki metrekare taşacak şekilde yapıldığını inşaatın başlangıcından itibaren bilen (B), inşaat süresince hiçbir itirazda bulunmamış, hatta (A)'ya inşaat malzemesi tedarikinde yardımcı olmuştur. İnşaat tamamen bittikten ve büyük bir maliyetle tamamlandıktan sonra (B), (A) aleyhine müdahalenin men'i ve taşkın kısmın yıkılması (kal) talebiyle dava açmıştır. Yapılan incelemede, yıkımın (A) için aşırı zarara yol açacağı, buna karşılık taşkın kısmın (B)'nin arazisinin kullanımını önemli ölçüde engellemediği tespit edilmiştir. Bu uyuşmazlığın Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri çerçevesinde çözümüyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Bir borç ilişkisinde alacaklının, borçlunun edimini ifa etmeye hazır olduğu bir sırada, sırf borçluyu temerrüde düşürüp sözleşmedeki ağır cezai şartın gerçekleşmesini sağlamak amacıyla haklı bir sebep olmaksızın ödemeyi kabul etmekten kaçınması durumu, Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri uyarınca aşağıdaki ilkelerden hangisine açıkça aykırılık teşkil eder?
Bir kimsenin sahibi olduğu bir hakkı, dürüstlük kurallarına açıkça aykırı bir biçimde, meşru bir menfaati olmaksızın veya sırf başkasına zarar vermek amacıyla kullanması ve hukuk düzeninin bu kullanımı korumaması Medeni Hukuk'ta aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Bir trafik kazası sonucu yaralanan (A), tazminat talebiyle (B) sigorta şirketine başvurmuştur. Sigorta şirketi yetkilileri, (A)'ya sürekli olarak "Dava açmanıza gerek yok, biz tüm zararı sulh yoluyla karşılayacağız, şu an gerekli hesaplamalar yapılıyor." diyerek (A)'yı oyalamış ve dava açmasını engellemiştir. (A)'nın tazminat davası açması için öngörülen kanuni süre dolduktan hemen sonra sigorta şirketi ödeme talebini reddetmiştir. (A) bunun üzerine dava açtığında, sigorta şirketi davanın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunmuştur.
Bu olayda sigorta şirketinin zamanaşımı savunmasında bulunması, Türk Medeni Kanunu’nun aşağıdaki ilkelerinden hangisi uyarınca hukuk düzeni tarafından korunmaz?
Taşınmaz maliki , komşusu 'nin bahçesine kurduğu güneş enerjisi panellerinin tam önüne, kendi arazisinde çok daha uygun yerler bulunmasına rağmen, sırf 'nin enerji üretimini engellemek amacıyla yüksek ve sık yapraklı ağaçlar dikmiştir. , bu ağaçlardan gölge veya meyve gibi hiçbir kişisel yarar sağlamamakta, aksine bakım maliyetlerine katlanmaktadır. 'nin ağaçların yerinin değiştirilmesi talebi üzerine , mülkiyet hakkının kendisine dilediği tasarrufta bulunma yetkisi verdiğini ileri sürmüştür.
Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri uyarınca bu olaydaki hukuki durum ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Borçlu , TL tutarındaki muaccel borcunu vadesinde ödemek amacıyla alacaklı 'nin iş yerine gitmiş; ancak , ’yı temerrüde düşürerek sözleşmede kararlaştırılan yüksek miktarlı cezai şartı talep edebilmek için iş yerini vaktinden önce kapatmış ve 'nın kendisine ulaşmasını engellemiştir. , ertesi gün borcun vadesinde ödenmediğini ileri sürerek cezai şartın tahsili için icra takibi başlatmıştır.
Bu olayda 'nin cezai şart talebine karşı 'nın ileri sürebileceği en temel hukuki dayanak aşağıdakilerden hangisidir?
, maliki olduğu bağımsız bölümün tesisatındaki bir arıza nedeniyle alt komşusu 'nin dairesine sürekli su sızmasına yol açmaktadır. Söz konusu arızanın giderilebilmesi için tesisatın 'nın dairesinden geçen kısmına müdahale edilmesi teknik bir zorunluluktur. , tamiratın tüm masraflarının tarafından karşılanacak olmasına ve dairesine herhangi bir kalıcı zarar verilmeyecek olmasına rağmen, ile aralarındaki şahsi husumet nedeniyle tamirata izin vermemektedir. , bu tutumunu mülkiyet hakkının kendisine tanıdığı mutlak yetkilere ve konut dokunulmazlığına dayandırmaktadır.
Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca 'nın bu tutumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Tacir (A), (B) Bankasından kullandığı ticari kredinin son taksitini, ödeme günü saat 17:05'te (mesai bitiminden 5 dakika sonra) banka hesabına havale etmiştir. Banka, kredi sözleşmesindeki "Ödemede yaşanacak bir dakikalık gecikme dahi borcun tamamını muaccel kılar" hükmüne dayanarak krediyi kat etmiş; (A)'nın bankadaki diğer hesaplarında borcun tamamını karşılayacak miktarda nakit mevduatı bulunmasına rağmen, borcun yaklaşık on katı değerindeki fabrikası üzerindeki ipoteğin paraya çevrilmesi için derhal takip başlatmıştır.
Bu olaydaki bankanın tutumu ve hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Vakfı ile Şirketi arasında akdedilen iş yeri kira sözleşmesinde "Kiracı, kiralayanın yazılı izni olmaksızın taşınmazı kısmen veya tamamen alt kiraya veremez; aksi durum sözleşmeye aykırılık teşkil eder ve fesih sebebidir." hükmü yer almaktadır. , kiraladığı taşınmazın bir bölümünü 'ye alt kiraya vermiş, Vakfı ise bu durumu bilmesine rağmen yıl boyunca hiçbir itirazda bulunmamış, hatta ile yaptığı çeşitli görüşmelerde bu durumdan memnuniyetini sözlü olarak ifade etmiştir. Vakıf yönetiminin değişmesi üzerine yeni yönetim, sözleşmedeki "yazılı izin" şartına dayanarak sözleşmeyi feshetmiş ve 'nin tahliyesi için dava açmıştır.
Bu olayda vakfın fesih ve tahliye talebiyle ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri uyarınca doğrudur?
Belediye Başkanlığı, özel hukuk hükümlerine tabi bir temizlik hizmeti alımı için firması ile yıllık bir sözleşme akdetmiş ve bu sözleşme uyarınca yıl boyunca kesintisiz hizmet alarak ödemelerini yapmıştır. Belediye yönetiminin değişmesinin ardından yeni yönetim, sözleşmenin imzalandığı tarihte belediye adına imza atan görevlinin imza yetkisinin aslında bir ay önce sona ermiş olduğunu (yetkisiz temsil) fark etmiştir. Belediye, bu yetkisizliği gerekçe göstererek sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olduğunu ileri sürmüş ve o güne kadar firmaya ödenen tutarların iadesini talep ederek yeni bir ihale açacağını duyurmuştur.
Bu olayda belediyenin geçersizlik iddiasının dürüstlük kuralına aykırı görülerek reddedilmesi, Türk Medeni Kanunu'nun aşağıdaki ilkelerinden hangisinin bir uygulamasıdır?
Bir inşaat firması olan , ruhsatına uygun şekilde başlattığı rezidans inşaatını tamamlamak üzeredir. Ancak yapılan son ölçümlerde, binanın dış cephe kaplamasının ve balkon uçlarının, bitişik parseldeki 'ye ait boş arsaya toplamda metrekarelik bir taşma yaptığı tespit edilmiştir. , inşaatın başlangıcından itibaren durumu fark edebilecek durumda olmasına rağmen sessiz kalmış; ancak inşaat bitip satışlar başladığında, taşan kısmın kal'ini (yıkımını) ve müdahalenin men'ini talep etmiştir. firması, 'ye arsa payının değerinin on katı tutarında tazminat ödemeyi teklif etse de , "mülkiyet hakkım mutlak bir haktır, her zaman korunmasını isteyebilirim" diyerek bu teklifi reddetmiş ve yıkım davası açmıştır.
Buna göre 'nin bu talebi ve tutumuyla ilgili Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri çerçevesinde aşağıdaki hukuki nitelendirmelerden hangisi doğrudur?
, maliki olduğu konutu yılında 'ye kiralamıştır. Kira sözleşmesinde "Kira bedelleri her ayın beşinci günü akşamına kadar kiralayanın banka hesabına yatırılacaktır." hükmü yer almasına rağmen , yedi yıl boyunca kira bedellerini 'nin iş yerine bizzat giderek elden teslim almış ve bu ödemelere ilişkin makbuz düzenlemiştir. Sekizinci yılın başında bölgedeki kira rayiçlerinin artması üzerine , kiracısı 'yi tahliye edebilmek amacıyla bir ihtarname göndererek; kiraların sözleşmeye aykırı şekilde banka yerine elden ödendiğini, bu durumun sözleşmenin esaslı bir ihlali olduğunu ileri sürerek tahliye davası açmıştır.
Bu olayda 'nın, yıllardır sergilediği tutumun aksine sadece tahliye imkânı yaratmak için sözleşme hükmüne dayanması, temel olarak aşağıdakilerden hangisinin ihlali niteliğindedir?
, satın aldığı karmaşık bir sanayi makinesinin işleyişine, verimine veya ekonomik değerine hiçbir etkisi bulunmayan, çıplak gözle dahi fark edilemeyecek kadar önemsiz bir boya kusurunu gerekçe göstererek kanundan doğan sözleşmeden dönme hakkını kullanmıştır. Makinenin iadesi durumunda satıcı çok ağır nakliye ve kurulum masraflarıyla karşılaşacakken, alıcı 'nın bu işlemden elde edeceği somut bir menfaat bulunmamaktadır. Bu olayda, 'nın sahip olduğu bir hakkı dürüstlük kuralına aykırı şekilde kullanarak karşı tarafı zarara uğratması, aşağıdaki ilkelerden hangisi kapsamında hukuk düzeni tarafından korunmaz?
Taşınmaz maliki , ile adi yazılı şekilde bir satış sözleşmesi yapmış; satış bedelini tam olarak tahsil ederek taşınmazın zilyetliğini 'ye devretmiştir. , bu taşınmazı on beş yıl boyunca aralıksız kullanmış, üzerine ek yapılar inşa etmiş ve taşınmazın değerini önemli ölçüde artıran masraflar yapmıştır. On beş yılın sonunda bölgedeki emlak fiyatlarının aşırı yükselmesi üzerine , sözleşmenin noter huzurunda yapılmadığı için geçersiz olduğunu ileri sürerek taşınmazın iadesi talebiyle dava açmıştır.
Bu olayla ilgili Türk Medeni Kanunu'nun başlangıç hükümleri çerçevesinde yapılan aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
, 'ye olan borcu için icra takibi başlatılmasını engellemek amacıyla sürekli olarak borcunu ödeyeceğine dair güvence vermiş, dava açma hazırlığına her giriştiğinde "Ödemeyi bir ay içinde yapacağım, boşuna masraf yapma, aramızdaki dostluk hatırına bekle" diyerek onu oyalamıştır. Alacağın on yıllık zamanaşımı süresi dolduktan hemen sonra , borcunu ödemeyeceğini beyan etmiş; tarafından açılan davada ise alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Bu olayda 'nın zamanaşımı def'ini ileri sürmesine karşı işletilecek ve bu savunmanın hukuk düzeni tarafından korunmamasını sağlayacak temel hukuki ilke aşağıdakilerden hangisidir?