Question

Difficulty: MediumKusursuz Sorumluluk: Risk İlkesi

İçişleri Bakanlığına bağlı kolluk kuvvetlerinin, meskûn mahalde silahlı bir soygun şüphelisini araçla takibi sırasında; polis memurları kanunun kendilerine verdiği yetki sınırları içinde kalıp gerekli tüm mesleki özeni göstermelerine rağmen, yüksek hızlı takip faaliyetinin doğası gereği barındırdığı olağanüstü tehlike neticesinde polis aracı kontrolden çıkmıştır. Olay sonucunda, kaldırımda yürümekte olan ve olayla hiçbir ilgisi bulunmayan bir vatandaş aracın çarpmasıyla yaralanmıştır.

Danıştay içtihatları dikkate alındığında, yaralanan vatandaşın uğradığı zararın tazmini bakımından idarenin sorumluluğunun hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

  1. İdarenin yürüttüğü faaliyetin bünyesinde barındırdığı olağanüstü tehlike nedeniyle kusursuz sorumlu tutulduğu risk (tehlike) ilkesiAnswer
  2. B
    Meydana gelen zararın kamu düzenini derinden sarsan olaylar neticesinde oluşması sebebiyle uygulanan sosyal risk ilkesi
  3. C
    Kolluk kuvvetlerinin görevlerini ifa ederken gerekli mesleki dikkat ve özeni göstermemesinden kaynaklanan hizmet kusuru
  4. D
    İdari faaliyetin ifası sırasında kişinin olağandışı bir zarara uğraması gerekçesine dayanan fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi
  5. E
    Güvenlik faaliyetinin kamu hizmetinin sürekliliği ilkesi bağlamında kesintiye uğratılamaz olması nedeniyle idarenin sorumluluktan kurtulması

Answer

İdarenin yürüttüğü faaliyetin bünyesinde barındırdığı olağanüstü tehlike nedeniyle kusursuz sorumlu tutulduğu risk (tehlike) ilkesi
Olayda idarenin kolluk görevlileri yasal mevzuata tam olarak uygun davranmış ve kusurlu bir hareketleri olmamıştır. Ancak meskûn mahalde yüksek hızlı takip, polis aracı veya silah kullanımı gibi faaliyetler doğası gereği ağır bir tehlike barındırır. Danıştay içtihatlarına göre idare, bu tür tehlikeli araç, gereç veya yöntemleri kullanırken hiçbir kusuru olmasa dahi ortaya çıkan zararları 'Risk (Tehlike) İlkesi' gereğince tazmin etmekle yükümlüdür. Vatandaşın olayla hiçbir ilgisi bulunmayan bir üçüncü kişi olması da bu kusursuz sorumluluğun uygulanmasını zorunlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari eylemin niteliğini ve idarenin kusur durumunu tespit etme
İdare personeli yetki sınırları içinde kalmış ve özen yükümlülüğüne tam olarak uymuştur. Dolayısıyla idarenin 'hizmet kusuru' bulunmamaktadır.
Sorumluluğun kusura mı yoksa kusursuz sorumluluk hallerine mi dayandığını belirlemek için kusur analizi yapmak şarttır.
2
Zararın kaynağını ve hangi kusursuz sorumluluk türüne girdiğini değerlendirme
Zarar, olağanüstü tehlike barındıran bir faaliyetten (meskûn mahalde yüksek hızlı araç takibi) doğrudan doğmuştur. Bu durum 'Risk (Tehlike) İlkesi' kapsamına girer.
Zararın doğrudan idarenin tehlikeli bir eyleminden mi, yoksa dışsal bir toplumsal olaydan mı kaynaklandığını kesin olarak ayırmak gereklidir.
3
Diğer kusursuz sorumluluk ilkelerinin ve muafiyet sebeplerinin elenmesi
Olay bir terör eyleminin doğrudan sonucu olmadığı için sosyal risk; hukuka uygun bir idari kararın yarattığı olağandışı mali külfet olmadığı için de fedakârlığın denkleştirilmesi ilkeleri somut olaya uygulanamaz.
Doğru hukuki dayanağın bulunması amacıyla çeldirici nitelikteki diğer hukuki kurumlar bertaraf edilmelidir.

Key Concept

İdarenin Kusursuz Sorumluluğu (Risk/Tehlike İlkesi)
Estimated Time:1m 30s
Rate this question