Question

Difficulty: HardDürüstlük Kuralı (Objektif İyiniyet)

Paylı mülkiyete konu bir taşınmazda paydaşlardan (A), payını üçüncü kişi (C)’ye satmıştır. Diğer paydaş (B), bu satıştan haberdar olduktan sonra (C)’ye "Hayırlı olsun, seninle paydaş olduğuma sevindim, önalım hakkımı kullanmayacağım." diyerek (C)'nin taşınmaz üzerinde masraflı tadilatlar yapmasına ve yerleşmesine sessiz kalmıştır. Aradan dört ay geçtikten sonra (B), yasal süresi içinde (C)’ye karşı önalım davası açmıştır.

Bu olayla ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    (B), önalım hakkını yasal hak düşürücü süre içerisinde kullandığı sürece, önceki beyanları hakkın özünü ortadan kaldırmaz ve dava kabul edilmelidir.
  2. (B)’nin önce hakkını kullanmayacağını beyan edip sonra dava açması "çelişkili davranma yasağı" oluşturur; bu durum dürüstlük kuralına aykırı olduğundan hak arama hürriyeti kapsamında korunmaz.Answer
  3. C
    Önalım hakkından feragat ancak resmi şekilde yapıldığında sonuç doğuracağından, (B)’nin sözlü beyanı hukuken geçersizdir ve dürüstlük kuralı burada uygulama alanı bulamaz.
  4. D
    (B)’nin durumu, hakların kazanılmasında aranan "subjektif iyiniyet" (TMK m. 3) eksikliği kapsamında değerlendirilmeli ve davası bu sebeple reddedilmelidir.
  5. E
    (B)’nin davranışı dürüstlük kuralına aykırı olsa bile, mülkiyet hakkının mutlaklığı ve tapu siciline güven ilkesi gereği davanın reddine karar verilemez.

Answer

Dürüstlük kuralının bir yansıması olan çelişkili davranma yasağı gereği, daha önce hakkını kullanmayacağını beyan ederek karşı tarafta güven uyandıran kişinin bu güvene aykırı dava açması hukuken korunmaz.
Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Kişinin önce bir hakkını kullanmayacağını beyan edip karşı tarafta bu yönde haklı bir güven uyandırması, ardından ise bu güvene aykırı şekilde hareket etmesi dürüstlük kuralına (objektif iyiniyet) aykırıdır. Bu durum öğretide 'kendi davranışıyla çelişme yasağı' (venire contra factum proprium) olarak adlandırılır ve hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında değerlendirilir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki davranış kalıbını tespit etme.
Davacının (B) önce hakkını kullanmayacağını beyan etmesi, sonra ise bu beyanına aykırı şekilde dava açması durumu mevcuttur.
Hukukta bir kişinin kendi davranışıyla yarattığı güvene aykırı hareket etmesi 'çelişkili davranma yasağı' (venire contra factum proprium) olarak adlandırılır.
2
Uygulanacak hukuk kuralını belirleme.
TMK m. 2/2'de düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı uygulanmalıdır.
Hakların kullanılması ve borçların ifasında dürüstlük kuralı esastır; açıkça kötüye kullanılan haklar korunmaz.
3
Hukuki sonucu değerlendirme.
Dava, dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle reddedilmelidir.
Dürüstlük kuralı, şekli ve yasal süreleri aşan, adaleti sağlamayı amaçlayan genel bir sınırlayıcı kuraldır.

Key Concept

Dürüstlük Kuralı (Objektif İyiniyet) ve Çelişkili Davranma Yasağı
Estimated Time:2m 0s
Rate this question