(A), kendisine ait olan ve zilyedi bulunduğu antika saatin (B) tarafından zorla çalındığını görmüş; ancak olayın şokuyla o an müdahale edememiştir. (A), faili hemen öğrenmesine rağmen zilyetliğin geri verilmesi davası açmak için ay beklemiştir. (A), saatin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu her türlü delille ispat edebilecek durumdadır.
Türk Medeni Kanunu'nun zilyetliğin korunmasına ilişkin hükümleri uyarınca, bu olayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Zilyetlik davası açmak için kanunda öngörülen yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden (A) bu davayı açamaz; ancak mülkiyet hakkına dayanarak istihkak davası açabilir.Answer
- BZilyetlik davası açma süresi öğrenmeden itibaren ay, her hâlde yıl olduğundan (A)'nın açacağı dava mahkemece kabul edilir.
- C(A), hırsızlık fiilinden ay sonra (B)'yi bulduğunda, başka bir işleme gerek kalmaksızın bizzat kuvvet kullanarak saati geri alma hakkına sahiptir.
- DZilyetlik davası açılabilmesi için davacının mutlaka eşyanın maliki olması ve bu mülkiyetini mahkemede ispatlaması yasal bir zorunluluktur.
- EAntika saat taşınır bir eşya olduğu için zilyetliğin korunmasına ilişkin hükümler bu olayda uygulama alanı bulmaz.
Answer
Zilyetlik davası açma süresi geçtiği için bu dava açılamaz; fakat mülkiyet hakkına dayalı istihkak davası her zaman açılabilir.
Türk Medeni Kanunu uyarınca, zilyetliği gasp edilen kişi bu durumu ve faili öğrendikten sonra ay içinde ve her hâlde gasp fiilinden itibaren yıl içinde dava açmalıdır. Olayda ay geçtiği için bu süre dolmuştur. Ancak zilyet aynı zamanda malik ise, mülkiyet hakkından doğan istihkak davasını herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmaksızın her zaman açabilir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Zilyetlik davası ve istihkak davası arasındaki farklar ile hak düşürücü süreler.
Estimated Time:1m 30s