Mimar Aslı, ofisinin tadilatı için Müteahhit Burak ile anlaşmış ve avans olarak Burak'ın emrine bir bono düzenleyip vermiştir. Burak ise bu bonoyu, inşaat malzemeleri aldığı tedarikçisi Cemil'e temlik cirosu ile devretmiştir. Ancak Burak, tadilat işine hiç başlamamış ve sözleşmeyi ihlal etmiştir. Vadesi geldiğinde Cemil, bononun ödenmesi için Aslı'ya başvurmuştur.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, Aslı'nın 'tadilat işinin yapılmadığı' yönündeki defini hamil Cemil'e karşı ileri sürebilmesi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?
- Cemil'in bonoyu iktisap ederken bilerek borçlu Aslı'nın zararına hareket etmiş olmasınaAnswer
- BSözleşmenin ihlaline dayanan bu itirazın mutlak defi niteliği taşıması nedeniyle iyi niyetli hamil dahil herkese karşı ileri sürülebilmesine
- CKıymetli evrakta soyutluk ilkesi gereği temel ilişkinin geçersizliğinin senedi kendiliğinden hükümsüz kılmasına
- DBurak'ın bonoyu Cemil'e beyaz ciro ile devretmiş olması sebebiyle mülkiyetin tam olarak geçmemiş sayılmasına
- EAslı'nın, vade tarihinden itibaren kanuni süresi içinde durumla ilgili ödememe protestosu çekmiş olmasına
Answer
Aslı'nın kişisel defini ileri sürebilmesi, Cemil'in bonoyu iktisap ederken bilerek borçlu Aslı'nın zararına hareket etmiş olmasına bağlıdır.
Doğru seçenek, hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olmasını şart koşan seçenektir. Türk Ticaret Kanunu madde 687'ye göre, poliçe (ve yollama gereği bono) borçlusu, keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket etmişse, borçlu bu kişisel (nispi) defini ona karşı da kullanabilir. Olayda 'tadilat işinin yapılmaması' bir nispi defi olduğundan, Aslı'nın bu itirazı Cemil'e yöneltebilmesinin yegane yasal şartı budur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Kıymetli evrakta mutlak ve nispi defi ayrımı ile nispi defilerin hamile karşı ileri sürülebilme şartı (bilerek borçlunun zararına hareket)