Bir büyükşehir belediyesi, şehrin işlek bölgelerindeki asli ve sürekli nitelikteki trafik düzenleme ve idari para cezası kesme faaliyetlerini hizmet alımı sözleşmesiyle özel bir güvenlik şirketine devretmiş ve şirket çalışanlarına bu yetkileri kullandırmıştır. Diğer taraftan belediye, boş bulunan zabıta müdürlüğü kadrosuna yapacağı atamada; mevzuatın öngördüğü görevde yükselme sınavında üstün başarı gösteren adaylar dururken, sınavda başarısız olmasına rağmen kurumda hizmet yılı en fazla olan zabıta memurunu atamıştır. Bu işlem tesis edilirken idarenin personel üzerinde geniş takdir yetkisi bulunduğu gerekçe gösterilmiştir.
Anayasa'nın kamu görevlilerine ilişkin hükümleri ve memurluk mesleğinin temel ilkeleri dikkate alındığında, belediyenin bu işlemleriyle ilgili aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- AAsli ve sürekli kamu hizmetlerinin hizmet alımıyla devri hukuka uygun olmakla birlikte; atamada sınav başarısı yerine kıdemin tercih edilmesi liyakat ilkesini değil, memurun kademe ilerlemesini güvence altına alan kariyer ilkesini doğrudan ihlal etmiştir.
- BÖzel güvenlik çalışanları kamu hizmeti yürüttüklerinden Anayasa gereği kendiliğinden 'diğer kamu görevlisi' statüsü kazanır; zabıta müdürlüğüne yapılan atama ise idarenin mutlak takdir yetkisi içinde olduğundan ilkeler zedelenmemiştir.
- Kamu gücü kullanımını gerektiren asli ve sürekli hizmetlerin özel şirket çalışanlarına gördürülmesi anayasal hükümlere aykırıdır ve atama işleminde objektif başarı yerine salt kıdemin esas alınması liyakat ilkesini ihlal eder.Answer
- Dİdari para cezası uygulama işlemi yalnızca adli kolluk personeli tarafından yapılabileceğinden yetki devri geçersizdir; atama işleminde memurun mezuniyet durumunun dikkate alınmaması ise sınıflandırma ilkesini bozmuştur.
- EAtama işleminde idare, hiyerarşik amir sıfatıyla geniş takdir yetkisini kullandığı için hukuka aykırılık bulunmamaktadır; ancak kamu gücü gerektiren hizmetlerin devredilmesi yetki tecavüzü niteliğinde bir idari işlemdir.