İcra ve İflas Hukuku'nda kural olarak iflas süreci bir iflas takibi ile başlar. Ancak bazı istisnai durumlarda alacaklı, borçlu aleyhine önceden bir takip başlatmasına gerek kalmaksızın doğrudan ticaret mahkemesinde iflas davası açabilir.
Buna göre, İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında düzenlenen "alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas" halleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu nedenlerden biri olarak gösterilemez?
- ABorçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçması
- BBorçlunun alacaklıların haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması veya bunlara teşebbüs etmesi
- CBorçlunun ödemelerini tatil etmiş olması
- Dİlama müstenit bir borcun icra emri tebliğine rağmen ödenmemesi
- Borçlunun aciz halinde bulunduğunu bildirerek bizzat kendi iflasını talep etmesiAnswer
Answer
Borçlunun aciz halinde bulunduğunu bildirerek bizzat kendi iflasını talep etmesi alacaklının talebiyle doğrudan iflas hallerinden biri değildir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesinde alacaklıya, önceden bir ödeme emri veya iflas takibi başlatma zorunluluğu olmaksızın doğrudan iflas davası açma hakkı tanıyan sınırlı haller belirtilmiştir. Borçlunun aciz halinde olması nedeniyle iflasını istemesi ise İİK m. 178'de düzenlenen 'borçlunun kendi talebiyle iflası' kapsamına girer ve alacaklının takipsiz iflas sebepleri arasında yer almaz.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Alacaklının Talebiyle Doğrudan İflas (Takipsiz İflas)
Estimated Time:1m 5s