Question

Difficulty: Very hardBorçlunun Talebiyle Doğrudan İflas Halleri

İcra ve İflas Kanunu'nun (I˙I˙KİİK) borçlunun kendi talebiyle (ihtiyari veya mecburi) doğrudan iflasına dair getirdiği usul ve esaslar dikkate alındığında, aşağıda yer alan hukuki tespitlerden hangisi doğrudur?

  1. Sermaye şirketleri ve kooperatiflerde borca batıklık (aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden pasifleri karşılamaya yetmemesi) halinin varlığı iflas talebini yönetim organı için bir kanuni yükümlülük haline getirirken; iflasa tabi gerçek kişilerin ödemelerini tatil etmesi kural olarak bir hak niteliğindedir ancak malvarlığının yarısından fazlasının haczedilmesi ve kalan malların borçlara yetmemesi durumunda bu hak bir mecburiyete dönüşür.Answer
  2. B
    Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçması veya alacaklıların haklarını ihlal edecek şekilde mallarını gizlemesi hallerinde mahkemenin doğrudan iflas kararı vermesi, Kanun sistematiğinde 'borçlunun talebiyle doğrudan iflas' prosedürünün bir alt dalı olarak kabul edilir ve borçlunun rızası aranmaz.
  3. C
    Ödemelerini tatil eden her tacir, bu durumu öğrendiği tarihten itibaren en geç 1515 gün içinde mahkemeye bildirmek ve iflasını istemek zorundadır; bu bildirimi süresi içinde yapmayan borçlu hakkında alacaklıların şikayeti üzerine doğrudan hileli müflis hükümleri uygulanarak ağır ceza mahkemesinde dava açılır.
  4. D
    Borçlunun kendi iflasını talep ettiği hallerde mahkeme, borçlunun dilekçesi ekinde sunduğu malvarlığı listesi ve alacaklılar cetvelini aksi ispat edilemeyen kesin delil sayarak başka bir inceleme yapmaksızın ve re'sen araştırma yetkisini kullanmaksızın iflas kararını ilan etmekle yükümlüdür.
  5. E
    Sermaye şirketlerinin borca batık olması nedeniyle yapılan mecburi iflas başvurularında mahkeme, şirketin mali durumunun bir iyileştirme (ıslah) projesiyle düzeltilmesinin mümkün olduğunu tespit etse dahi kamu düzeni gereği iflasın ertelenmesine veya benzeri koruma tedbirlerine karar veremez.

Answer

Sermaye şirketlerinde borca batıklık halinin mecburi iflas sebebi olması ile gerçek kişilerde ödemelerin tatilinin ihtiyari, belirli mal kaybı hallerinin ise mecburi iflas sebebi olması arasındaki ayrımı belirten ifade doğrudur.
Doğru tespiti içeren ifade, İİK m. 179179 uyarınca sermaye şirketlerindeki borca batıklık halinin mutlak bir bildirim ve iflas talebi yükümlülüğü (mecburi iflas) doğurduğunu, buna karşılık m. 178/1178/1 uyarınca gerçek kişilerde ödemelerin tatilinin bir hak (ihtiyari) olduğunu ancak m. 178/2178/2 uyarınca malvarlığının yarısının hacizle elden çıkması durumunda bu hakkın bir mecburiyete dönüştüğünü tam olarak yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
İcra ve İflas Kanunu'nun 178178. maddesinin analiz edilmesi
Bu maddeye göre ödemelerini tatil eden borçlu iflasını isteyebilir (ihtiyari). Ancak m. 178/2178/2 uyarınca malvarlığının yarısı haczedilmiş ve kalan borcu ödemeye yetmiyorsa istemek zorundadır (mecburi).
Gerçek kişi tacirler için kural ile istisnai mecburiyetin ayrımını yapmak için gereklidir.
2
İcra ve İflas Kanunu'nun 179179. maddesinin değerlendirilmesi
Sermaye şirketleri ve kooperatifler için aktiflerin pasifleri karşılayamaması (borca batıklık) durumu kesin bir mecburi iflas talebi yükümlülüğü doğurur.
Şirketler için geçerli olan özel ve mutlak yükümlülük şartını tespit etmek için gereklidir.
3
Seçeneklerin bu bilgiler ışığında karşılaştırılması
Sermaye şirketleri için borca batıklık ile gerçek kişiler için tatil ve haciz şartlarını doğru şekilde birleştiren ifadeye ulaşılır.
En kapsamlı ve hukuki açıdan hatasız tespiti bulmak için gereklidir.

Key Concept

İhtiyari ve Mecburi Doğrudan İflas Sebeplerinin Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Rate this question