Question

Difficulty: MediumHürriyete Karşı Suçlar

Taksicilik yapan (M), kendisinden ayrılmak isteyen sevgilisi (Z)'yi konuşup barışmaya ikna etmek bahanesiyle aracına davet eder. (Z) araca bindikten sonra (M), kapıları merkezi kilit sistemiyle kilitler ve (Z)'nin inmek istemesine rağmen onu şehir dışındaki boş bir araziye götürür. İki saat boyunca araç içinde (Z)'yi barışmaya ikna etmeye çalışan (M), (Z)'nin sürekli ağlaması ve fenalaşması üzerine eyleminden pişmanlık duyar. Olayla ilgili herhangi bir kolluk kuvvetine ihbar veya şikayet yapılmadan ve (Z)'ye hiçbir fiziksel zarar vermeden, (M) kendi iradesiyle aracı geri çevirir ve (Z)'yi evinin bulunduğu sokağa güvenli bir şekilde bırakır.

Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre, (M)'nin ceza sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. (M), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu tamamlamıştır ancak mağduru soruşturma başlamadan güvenli bir yere bıraktığı için hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.Answer
  2. B
    (M), hürriyeti kısıtlama eylemini kendi çabasıyla ve iradesiyle sonlandırdığı için eylemi teşebbüs aşamasında kalmış sayılır ve hakkında gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır.
  3. C
    (M)'nin eyleminde mağdurun vücut dokunulmazlığına yönelik bir zarar doğmadığı için hürriyete karşı suçun icra hareketleri tamamlanmamıştır, eylem hazırlık hareketi aşamasındadır.
  4. D
    (M), eylemini sadece eski sevgilisiyle barışmak gayesiyle gerçekleştirdiği ve suç işleme kastı bulunmadığı için fiili hata (unsur yanılgısı) nedeniyle cezalandırılamaz.
  5. E
    (M), ayrılığın verdiği ağır duygusal çöküntünün yarattığı tehlikeden kurtulmak amacıyla hareket ettiğinden, eylemi zorunluluk (ıztırar) hali kapsamında değerlendirilir ve ceza verilmez.

Answer

Failin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu tamamladığı ancak kanunda öngörülen şartlar dahilinde mağduru güvenli bir yere bırakması sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanacağını belirten seçenek doğrudur.
Türk Ceza Kanunu'nun 109. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, mağdurun hareket özgürlüğünün kaldırıldığı an itibarıyla tamamlanır. Olayda failin mağduru araca kilitleyerek uzaklaştırmasıyla suç tamamlanmıştır, bu sebeple teşebbüs veya gönüllü vazgeçme söz konusu olamaz. TCK'nın 110. maddesi ise bu suça özgü bir etkin pişmanlık hali düzenlemiştir: Fail, soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın onu kendiliğinden güvenli bir yere bırakırsa cezada indirim yapılır. Senaryodaki failin eylemi bu şartları birebir karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki eylemin hukuki nitelendirmesinin yapılması
Failin mağduru zorla araca kilitleyip hürriyetini kısıtlaması, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK md. 109) suçunu oluşturur.
Kişinin bir yere gitme veya bir yerde kalma hürriyetinin hukuka aykırı olarak kaldırılması suçun maddi unsurudur.
2
Suçun tamamlanıp tamamlanmadığının (teşebbüs durumunun) tespiti
Mağdurun hürriyeti eylemin başlangıcıyla birlikte sınırlandırıldığı için suç teşebbüs aşamasında kalmamış, tamamlanmıştır.
Mütemadi (kesintisiz) bir suç olan hürriyeti tahdit suçu, özgürlüğün kısıtlandığı an tamamlanır. Bu nedenle gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanamaz.
3
Sonradan gerçekleşen pişmanlık eyleminin hukuki sonucunun değerlendirilmesi
Soruşturma başlamadan mağdurun zarar görmeksizin serbest bırakılması TCK md. 110 kapsamında etkin pişmanlık gerektirir.
Kanun koyucu, tamamlanmış hürriyeti tahdit suçlarında mağdurun esaretinin uzamasını engellemek amacıyla özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi öngörmüştür.

Key Concept

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Etkin Pişmanlık (TCK Madde 110)
Rate this question