Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi olan bir milletvekili hakkında, milletvekili seçilmeye engel bir suçtan dolayı yürütülen yargılama sonucunda verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmiştir.
1982 Anayasası'na göre, bu milletvekilinin statüsünün düşmesi süreci ve yargısal denetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Kesinleşmiş mahkeme kararının TBMM Genel Kurulunun bilgisine sunulmasıyla milletvekilliği doğrudan düşer ve bu duruma karşı Anayasa Mahkemesine iptal davası açılamaz.Answer
- BKesinleşmiş mahkeme kararının Başkanlık Divanına sunulmasının ardından, üyeliğin düşmesi için TBMM Genel Kurulunda üye tamsayısının salt çoğunluğuyla karar alınması zorunludur.
- CMilletvekilliği mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle düşer, ancak ilgili milletvekili kararın bildiriminden itibaren yedi gün içinde Anayasa Mahkemesine itiraz edebilir.
- DKesinleşmiş mahkûmiyet kararı Meclis Başkanlığına ulaştığında öncelikle milletvekilinin yasama dokunulmazlığı kaldırılır ve yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir.
- EÜyeliğin düşürülmesine ilişkin nihai karar, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca taşınması üzerine Anayasa Mahkemesince verilir.
Answer
Kesinleşmiş mahkeme kararının TBMM Genel Kurulunun bilgisine sunulmasıyla milletvekilliği doğrudan düşer ve bu duruma karşı Anayasa Mahkemesine iptal davası açılamaz.
1982 Anayasası'nın 84. maddesine göre; milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma sebebiyle düşmesi, bu husustaki kesinleşmiş mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesi (okunması) ile olur. Ortada TBMM Genel Kurulunun takdir yetkisi kullanarak aldığı bir 'karar' bulunmadığından, bu bildirim işlemine karşı 85. madde kapsamında Anayasa Mahkemesine yargısal denetim (iptal davası) yolu kapalıdır. Anayasa Mahkemesine yalnızca TBMM kararıyla düşen hallerde (istifa, devamsızlık, bağdaşmazlık) başvuru yapılabilir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Milletvekilliğinin Düşmesi Usulleri ve Yargısal Denetimi