Medeni hukukta kanun koyucunun, soyut kuralın somut olayın tüm özelliklerini kapsayamayacağını öngörerek; uyuşmazlığın çözüm sınırlarını 'durumun gerekleri' veya 'haklı sebepler' gibi kavramlarla hâkimin değerlendirmesine bıraktığı hallerde, hâkimin bu yetkiyi kullanma biçimi ve hukuki niteliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- AHâkim, kanunda uygulanabilir bir hükmün bulunmadığı bu durumda, kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar vererek hukuk yaratmaktadır.
- Hâkim, kanun tarafından bilerek bırakılan 'kural içi boşluğu' doldururken; hukuka ve hakkaniyete uygun şekilde, tarafların menfaat dengesini gözeterek hak ve nasafet ilkelerine göre karar vermelidir.Answer
- CKanun koyucunun ihmali sonucu ortaya çıkan bu 'gerçek kanun boşluğu' karşısında hâkim, öncelikle örf ve âdet hukukuna başvurmak, orada da çözüm bulamazsa kendi takdirini kullanmak zorundadır.
- DHâkimin sahip olduğu bu yetki, kanunla sınırlanmamış mutlak bir serbesti ifade ettiğinden, verilen karar hukuka uygunluk denetimi yapan Yargıtay tarafından içerik yönünden incelenemez.
- EBu yetki, sadece dürüstlük kuralının (TMK m. 2) ihlal edildiği ve bir hakkın açıkça kötüye kullanıldığı durumlarda hâkime tanınan istisnai bir müdahale aracıdır.
Answer
Hâkim, kanun tarafından bilerek bırakılan kural içi boşluğu doldururken hak ve nasafet ilkelerine göre karar vermelidir.
Hâkimin takdir yetkisi (TMK m. 4), kanun koyucunun bilerek ve isteyerek bıraktığı 'kural içi boşlukları' doldurmak amacıyla kullanılır. Bu yetki kullanılırken hâkim, somut olayın özelliklerini, tarafların menfaat dengesini ve adaleti gözeterek 'hak ve nasafet' (hakkaniyet) ilkelerine göre hareket etmelidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hâkimin Takdir Yetkisi (TMK m. 4) ve Kural İçi Boşluk
Practice More
Gerçek kanun boşluğu, açık boşluk ve örtülü boşluk kavramlarını TMK madde 1 çerçevesinde tekrar inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s