4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "adın korunması" (TMK m. 26) hükümleri uyarınca, bir kimsenin adının başkası tarafından haksız yere kullanılması (adın gaspı) durumunda başvurulabilecek hukuki çareler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- AHaksız kullanımın hukuka aykırı olduğunun saptanması amacıyla tespit davası açılabilir.
- BHaksız kullanım halen devam etmekteyse, bu kullanımın durdurulması için men (saldırıya son verilmesi) davası açılabilir.
- CHaksız kullanım sona ermiş olsa bile, bu kullanımın yarattığı haksız sonuçların giderilmesi amacıyla ref (eski hâle getirme) davası açılabilir.
- Haksız kullananın kusuru olup olmadığına bakılmaksızın her türlü durumda maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulabilir.Answer
- EAdın haksız kullanılmasına karşı açılan bu davalar, kişinin ismini haklı bir sebebe dayanarak değiştirmesi amacıyla açılan 'adın değiştirilmesi' davasından hukuki nitelikçe farklıdır.
Answer
Maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabul edilebilmesi için haksız kullananın kusurlu olması şartı aranır; bu nedenle kusur aranmaksızın tazminat istenebileceğini belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü Türk Medeni Kanunu'nun 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre adın korunması kapsamında açılacak tazminat davalarında, Borçlar Kanunu'ndaki haksız fiil sorumluluğu ilkeleri geçerlidir. Bu ilkeler uyarınca, maddi veya manevi tazminata hükmedilebilmesi için haksız eylemi gerçekleştiren kişinin kusurlu olması ve davacının bir zararının doğmuş olması gerekir. Oysa tespit, men ve ref davaları kusurdan bağımsız olarak, sadece haksız kullanımın varlığı durumunda açılabilir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Adın korunması (TMK 26) ve tazminat sorumluluğu