Question

Difficulty: MediumAnayasa Mahkemesi: Bireysel Başvuru

Kamu görevlisi (M), kurumunca tesis edilen bir disiplin cezası işlemi nedeniyle Anayasa'da güvence altına alınan "adil yargılanma hakkı" ile "sağlık hakkının" ihlal edildiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmak istemektedir. (M), söz konusu disiplin cezasına karşı idare mahkemesinde açtığı iptal davası henüz derdest iken (görülmeye devam ederken) bu başvuruyu yapmayı planlamaktadır.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun "ikincillik ilkesi" ve "kabule değerlik" şartları çerçevesinde, (M)'nin durumuyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi hukuken doğrudur?

  1. İdari yargıdaki dava henüz sonuçlanmadığından başvuru, olağan kanun yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez; ayrıca "sağlık hakkı" Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ortak koruma alanına girmediğinden bireysel başvuruya konu olamaz.Answer
  2. B
    (M), Anayasa'da düzenlenen tüm temel hak ve hürriyetler için bireysel başvuru hakkına sahip olduğundan, başvurusunda ileri sürdüğü "sağlık hakkı" ihlali iddiası da Anayasa Mahkemesince esastan incelemeye alınır.
  3. C
    İkincillik ilkesi gereği, disiplin cezasının tebliğ edildiği veya ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurulması zorunlu olduğundan idare mahkemesindeki davanın sonucu beklenmemelidir.
  4. D
    Başvuru, idari yargı yolları tüketilmeden yapılmış olsa dahi, Anayasa Mahkemesi olağanüstü durumlarda temel hakların durdurulması rejimini (Madde 15) dikkate alarak istisnai olarak "kabule değerlik" kararı verebilir.
  5. E
    İdare mahkemesindeki iptal davası sonuçlandığında, uyuşmazlığın niteliği gereği kararın kesinleşmesinden itibaren altmış günlük süre içinde bireysel başvuruda bulunulması durumunda "ikincillik ilkesi" yerine getirilmiş sayılır.

Answer

İdari yargıdaki dava henüz sonuçlanmadığından başvuru olağan kanun yollarının tüketilmemesi sebebiyle kabul edilemez ve 'sağlık hakkı' ortak koruma alanına girmediğinden bireysel başvuruya konu olamaz.
Doğru cevap, bireysel başvurunun iki temel şartını kusursuz bir şekilde ortaya koyan seçenektir. Birinci şart 'ikincillik ilkesi'dir; Anayasa Mahkemesi tali bir koruma mekanizması olduğundan, ihlale karşı olağan idari ve yargısal tüm yolların tüketilmesi zorunludur. Dava derdest iken (devam ederken) başvuru yapılamaz. İkinci şart ise 'konu bakımından yetki'dir; başvurunun incelenebilmesi için ihlal edilen hakkın hem Anayasa'da güvence altına alınmış olması hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokoller) kapsamında olması gerekir. 'Adil yargılanma hakkı' bu ortak alana girerken, sosyal ve ekonomik bir hak olan 'sağlık hakkı' girmediğinden doğrudan bireysel başvuruya konu edilemez.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki yargılama sürecinin aşamasını tespit etmek
İdare mahkemesindeki davanın derdest (devam etmekte) olduğu görülmektedir.
Bireysel başvurunun ön şartı olan 'başvuru yollarının tüketilmesi' (ikincillik ilkesi) kuralının ihlal edilip edilmediğini belirlemek için gereklidir.
2
İhlal edildiği iddia edilen hakların kapsamını değerlendirmek
'Adil yargılanma hakkı' kapsam dahilinde iken, 'sağlık hakkı' bireysel başvuru kapsamı dışındadır.
Anayasa Mahkemesine sadece Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ortak koruma alanına giren haklar için başvurulabileceği kuralını uygulamak için gereklidir.
3
Başvuru süresini ve başlangıç anını belirlemek
Başvuru süresi 30 gündür ve bu süre ancak derdest davanın kesinleşerek olağan yolların tüketilmesinden sonra başlar.
Başvurunun usulden reddedilmemesi için süre şartının bilinmesi zorunludur.

Key Concept

Bireysel Başvurunun Kabule Değerlik Şartları ve İkincillik İlkesi
Rate this question