Yaptırım Hukuku: Cezalar ve Güvenlik Tedbirleri

126 questions

Question 1Question

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre, kasten işlediği bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olan bir kişinin mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılacağı haklar ve bu yoksunluğun süresi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hak yoksunluğu kural olarak hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürer; ancak kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından bu yoksunluk koşullu salıverilme ile sona erer.

Answer

Hak yoksunluğunun kural olarak hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesi, ancak kendi altsoyu üzerindeki haklar için koşullu salıverilme ile sona ermesi doğrudur.
Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesine göre, kasten bir suç işleyen kişi hakkında uygulanan hak yoksunlukları kural olarak hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam eder. Ancak kanun koyucu, kişinin kendi çocukları veya torunları (kendi altsoyu) üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri için özel bir düzenleme yaparak, bu hakların koşullu salıverilme (cezaevinden şartlı çıkış) anında geri kazanılacağını hükme bağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Suçun niteliğini ve güvenlik tedbirinin uygulanma şartını belirleyin.
TCK 53/1 uyarınca, bu hak yoksunlukları 'kasten' işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin sonucudur.
Kanun, taksirli suçlarda bu tür bir otomatik hak mahrumiyeti öngörmemiştir.
2
Hak yoksunluğunun genel süresini tespit edin.
TCK 53/2'ye göre kişi, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
Güvenlik tedbirinin amacı, cezanın infazı süresince kişinin belirli haklardan mahrum bırakılmasıdır.
3
Özel durum (istisna) kuralını uygulayın.
TCK 53/3 uyarınca, mahkûmun kendi altsoyu (çocukları, torunları vb.) üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık hakları üzerindeki yoksunluk, 'koşullu salıverilme' (şartla tahliye) anında sona erer.
Aile bağlarının korunması ve ıslah sürecinin desteklenmesi amacıyla kendi çocukları üzerindeki haklar için daha erken bir bitiş süresi öngörülmüştür.

Key Concept

TCK 53 Hak Yoksunluklarının Süresi ve Kendi Altsoyu İstisnası

Practice More

Koşullu salıverilme ile geri kazanılan hakların sadece 'kendi altsoyu' için geçerli olduğunu, üçüncü kişiler üzerindeki vesayet yetkisi için infazın tamamlanmasının beklendiğini unutmayın.
Estimated Time:45s
Question 2Question

Bir bankada şube müdürü olarak görev yapan ve iki çocuk babası olan (B)(B), kasten işlediği "güveni kötüye kullanma" suçundan dolayı 33 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" başlıklı 53. maddesi hükümleri dikkate alındığında, (B)(B) hakkında uygulanacak hak yoksunlukları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bir siyasi partinin yöneticisi olamaz; ancak koşullu salıverilmesi halinde kendi çocukları üzerindeki velayet hakkını kullanabilir.

Answer

Mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bir siyasi partinin yöneticisi olamaz; ancak koşullu salıverilmesi halinde kendi çocukları üzerindeki velayet hakkını kullanabilir.
Kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olan kişi, TCK 53/1-d uyarınca infaz tamamlanıncaya kadar siyasi parti yöneticisi olamaz. Ancak TCK 53/3 uyarınca, koşullu salıverilmesi halinde kendi altsoyu (kendi çocukları) üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını tekrar kullanmaya başlayabilir.

Step-by-Step Solution

1
Suçun niteliğini ve ceza türünü tespit etme
Suç kasten işlenmiştir ve 3 yıl hapis cezası verilmiştir.
TCK 53/1 maddesinin uygulanabilmesi için suçun kasten işlenmiş olması ve hapis cezasına mahkûmiyet gereklidir.
2
Hak yoksunluklarının kapsamını belirleme
Kişi; kamu hizmetinden, seçme-seçilme hakkından, velayet/vesayet haklarından ve tüzel kişi yöneticiliğinden yoksun bırakılır.
TCK 53/1 maddesi, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak bu hakların kullanılmasını yasaklar.
3
Süre ve istisnaları değerlendirme
Yoksunluk kural olarak infaz tamamlanıncaya kadar sürer, ancak koşullu salıverilme ile kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı üzerindeki engel kalkar.
TCK 53/3 maddesi, koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki hakları açısından bir istisna öngörmüştür.

Key Concept

Hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak hak yoksunluklarının süresi ve koşullu salıverilme istisnası.
Estimated Time:2m 0s
Question 3Question

Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan yetişkin bir sanık hakkında, kasten işlediği bir suç nedeniyle yapılan yargılama sonucunda 3030 gün hapis cezasına hükmedilmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 5050. maddesi hükümleri dikkate alındığında, mahkemenin bu hapis cezasıyla ilgili yetkisi ve yükümlülüğü hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hükmedilen hapis cezası tam 3030 gün olduğu için bu cezanın seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi kanuni bir zorunluluktur.

Answer

Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş yetişkinler için otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunludur.
Türk Ceza Kanunu'nun 5050. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunludur. Olayda sanığın hapis cezası tam 3030 gün olduğu ve geçmişte hapis cezası mahkûmiyeti bulunmadığı için mahkemenin bu cezayı çevirmesi kanuni bir yükümlülüktür.

Step-by-Step Solution

1
Hapis cezasının süresini ve niteliğini belirle.
Cezanın süresi 3030 gündür. Bir yıl veya daha az süreli olduğu için 'kısa süreli hapis cezası' niteliğindedir.
Seçenek yaptırımlara çevirme kurallarının uygulanabilmesi için cezanın kısa süreli olması gerekir.
2
Sanığın geçmiş mahkûmiyet durumunu ve yaşını kontrol et.
Sanık yetişkindir ve daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiştir.
Zorunlu çevirme kuralları (TCK 50/350/3) için önceden hapis cezasına mahkûm edilmemiş olma şartı aranır.
3
Türk Ceza Kanunu'nun 50/350/3. maddesindeki süre sınırını uygula.
Kanun, 'otuz gün ve daha az' süreli cezalar için çevirmeyi zorunlu kılmıştır. 3030 günlük ceza bu sınırın içindedir.
Süre sınırı dahilinde kalan ve şartları taşıyan hallerde mahkemenin takdir yetkisi ortadan kalkar.

Key Concept

Kısa Süreli Hapis Cezalarında Zorunlu Seçenek Yaptırımlar

Practice More

Benzer bir kuralın 1818 yaşından küçük çocuklar ve 6565 yaşından büyük yaşlılar için bir yıla kadar olan hapis cezalarında da zorunlu olduğunu unutmayınız.
Estimated Time:45s
Question 4Question

Ceza hukukunda yaptırımların bireyselleştirilmesi ve hukuki niteliklerinin tayini aşamasında, hapis cezalarının yasal sınırları ile kategorik ayrımları büyük önem arz eder. Buna göre, 52375237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun hapis cezalarına ilişkin sistematiği çerçevesinde doğru olan tespit aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Süreli hapis cezasının "kısa süreli" olarak nitelendirilmesi, suçun kanuni tanımındaki soyut ceza sınırı üzerinden değil; mahkemece tüm artırım ve indirimler uygulandıktan sonra belirlenen somut (nihai) ceza süresinin bir yıl veya daha az olması esasına dayanır.

Answer

Süreli hapis cezasının kısa süreli sayılması için mahkemece belirlenen nihai ceza süresinin bir yıl veya daha az olması şartı aranır.
Türk Ceza Kanunu'nun 4949. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır" ifadesi, bu nitelendirmenin mahkemece verilen nihai (somut) karar üzerinden yapılacağını açıkça ortaya koyar. Bir suçun kanuni tanımındaki (soyut) ceza üst sınırı 55 yıl olsa bile, indirimler sonucu sonuç ceza 1010 ay olarak belirlenmişse, bu artık bir 'kısa süreli hapis cezası'dır ve seçenek yaptırımlara çevrilebilir.

Step-by-Step Solution

1
Süreli hapis cezasının genel tanımını analiz etme
TCK m. 49/149/1 uyarınca süreli hapis cezası, aksi belirtilmedikçe 11 ay ile 2020 yıl arasındadır.
Yaptırımın genel sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Kısa süreli hapis cezası kriterini belirleme
TCK m. 49/249/2 uyarınca "hükmedilen" bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları kısa sürelidir.
Sınıflandırmanın kanundaki soyut ceza miktarına göre değil, yargılama sonundaki somut cezaya göre yapıldığını anlamak gerekir.
3
Seçeneklerdeki istisnaları ve yanlış bilgileri eleme
Müebbet hapislerin süre farkı içermediği, 2020 yıllık sınırın içtima halinde 3030 yıla çıkabildiği ve kısa süreli hapis kavramının failin sicilinden bağımsız olduğu saptanır.
Doğru hukuki nitelendirmeye ulaşmak için kavram kargaşasını gidermek gerekir.

Key Concept

Hükmedilen (Somut) Ceza Üzerinden Nitelendirme
Estimated Time:3m 0s
Question 5Question

Sanık (S), uyuşturucu madde ticareti suçundan elde ettiği 400.000 TL haksız kazanç ile bir arsa satın almıştır. Bölgedeki imar değişikliği sonrasında arsanın piyasa değeri 2.000.000 TL'ye yükselmiştir. (S), olası bir müsadere kararını sonuçsuz bırakmak amacıyla bu arsayı, durumu bilmeyen iyiniyetli (Ü)'ye 2.000.000 TL bedelle satmış ve satıştan elde ettiği parayı yurt dışındaki izi sürülemeyen ve hukuken el konulması imkânsız olan bir kripto para cüzdanına aktarmıştır. Yapılan yargılama sonucunda (S)'nin uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "kazanç müsaderesi" hükümleri dikkate alındığında, mahkemenin vereceği karara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Müsadereye konu değerin dönüştürülmesiyle ulaşılan 2.000.000 TL esas alınarak, sanığın ele geçirilebilen diğer yasal malvarlığı değerlerinin bu miktar kadarının kaim değer olarak müsaderesine hükmedilmelidir.

Answer

Doğru seçenek, elde edilen nihai kazanç olan 2.000.000 TL üzerinden kaim değer müsaderesi yapılması gerektiğini belirten ifadedir.
Türk Ceza Kanunu'nun 55. maddesi, suçtan elde edilen maddi menfaatlerin doğrudan kendisinin yanı sıra, bunların 'değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi' sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların da müsadere edileceğini amirdir (md. 55/1). Olayda 400.000 TL'lik yasadışı gelir, arsa yatırımıyla 2.000.000 TL'ye dönüşmüştür ve müsadere hedefi bu nihai değerdir. Ancak bu değere fiilen el konulamadığı için kanunun 55/2 fıkrasında düzenlenen 'Kaim Değer Müsaderesi' devreye girer. Bu mekanizma sayesinde, el konulamayan değerin karşılığı olarak sanığın yasal yollardan elde ettiği diğer malvarlığından tam 2.000.000 TL'lik kısmın müsaderesine karar verilir.

Step-by-Step Solution

1
Suçtan elde edilen ilk menfaati ve bu menfaatin geçirdiği dönüşümleri tespit et.
İlk kazanç 400.000 TL'dir, ancak arsa alımı ve değer artışıyla bu tutar 2.000.000 TL'lik yeni bir ekonomik kazanca dönüşmüştür.
TCK md. 55/1 gereğince kazancın değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan değerler de müsadere kapsamındadır.
2
Dönüşen değerin (arsanın) mevcut hukuki statüsünü ve üçüncü kişinin durumunu değerlendir.
Arsa iyiniyetli üçüncü kişi olan (Ü)'ye satılmıştır. İyiniyetli üçüncü kişilerin hakları korunduğundan arsanın kendisi müsadere edilemez.
Müsadere tedbiri, suçla ilgisi olmayan ve durumu bilmeyen iyiniyetli kişilerin mülkiyet hakkını ihlal edecek şekilde uygulanamaz.
3
Elde edilen son değerin (2.000.000 TL nakit/kripto) ulaşılabilirliğini incele.
Para kripto cüzdana aktarılmış olup hukuken ve fiilen el konulması imkânsız hale gelmiştir.
Müsadere konusu maddi menfaate doğrudan ulaşılamamaktadır.
4
El konulamama durumunda kanunun öngördüğü kaim değer mekanizmasını işlet.
TCK md. 55/2 uyarınca ulaşılamayan miktar (2.000.000 TL) kadar, sanığın bilinen ve yasal yollardan elde ettiği diğer malvarlığı değerlerinin kaim değer olarak müsaderesine karar verilmelidir.
Kanun koyucu, suçlunun kazancı gizlemesi veya tüketmesi halinde müsadereyi etkisiz bırakmamak için kaim değer (ikame değer) kuralını getirmiştir.

Key Concept

Kazanç Müsaderesinde Dönüştürme, Kaim Değer ve İyiniyetli Üçüncü Kişi
Question 6Question

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yaptırım sisteminde yer alan hapis cezalarının türleri, nitelikleri ve kanuni süre sınırları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.

Answer

Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.
Türk Ceza Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında kısa süreli hapis cezası açıkça 'Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır' şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım, cezanın niteliğinin belirlenmesinde mahkemenin takdir ettiği nihai süreyi esas alır.

Step-by-Step Solution

1
Hapis cezası türlerini Türk Ceza Kanunu m. 46 çerçevesinde tanımlama.
Hapis cezaları; ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve süreli hapis cezası olmak üzere üç türdür.
Yaptırım türlerinin doğru tasnifi, süre sınırlarının belirlenmesi için ön koşuldur.
2
Süreli hapis cezasının genel alt ve üst sınırlarını inceleme.
Genel sınırlar 1 ay ile 20 yıl arasındadır (TCK m. 49/1).
Kanuni sınırların bilinmesi, seçeneklerdeki rakamsal hataların elenmesini sağlar.
3
Kısa süreli hapis cezası kriterini analiz etme.
Kısa süreli hapis cezası, 'hükmedilen' sürenin 1 yıl veya altında olması durumunda oluşur.
Suçun kanuni tanımındaki süre (soyut ceza) ile hakimin verdiği süre (somut ceza) arasındaki farkı ayırt etmek sorunun can alıcı noktasıdır.

Key Concept

Hapis Cezalarının Türleri ve Kısa Süreli Hapis Cezası Tanımı
Estimated Time:1m 30s
Question 7Question

52375237 sayılı Türk Ceza Kanunu sistematiğinde "güvenlik tedbiri" olarak düzenlenen hak yoksunluklarının kapsamı ve uygulama süresiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olan kişinin kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından söz konusu olan hak yoksunluğu, hükümlünün koşullu salıverilmesiyle birlikte sona erer.

Answer

Kişinin kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından söz konusu olan hak yoksunluğu, hükümlünün koşullu salıverilmesiyle birlikte sona erer.
Kişinin kendi altsoyu (çocukları, torunları vb.) üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri, TCK 53/353/3 maddesi uyarınca koşullu salıverilme (şartla tahliye) anında geri kazanılır. Bu durum, hapis cezasının infazının tamamen bitmesini beklemeyen özel bir kanuni istisnadır.

Step-by-Step Solution

1
Suçun niteliğini belirle.
Hak yoksunlukları (TCK 53/1) kural olarak kasten işlenen suçlarda uygulanır.
Kanun, bu güvenlik tedbirini kastın bir sonucu olarak öngörmüştür.
2
Genel süreyi ve istisnayı analiz et.
Genel süre infaz bitimine kadardır; ancak TCK 53/3 gereği kişinin kendi altsoyu üzerindeki hakları için istisna vardır.
Altsoy ile olan ailevi bağların korunması ve topluma kazandırma amacı gözetilmiştir.
3
Koşullu salıverilme anındaki durumu değerlendir.
Koşullu salıverilme ile altsoya ilişkin haklar geri dönerken, diğer haklardaki (seçilme, yöneticilik vb.) yoksunluk infazın sonuna kadar devam eder.
TCK 53/3 maddesindeki açık düzenleme bu ayrımı yapmaktadır.

Key Concept

TCK 53 Hak Yoksunluklarının Süresi ve İstisnaları

Hints

1
TCK 53. maddedeki hak yoksunluklarının kasten mi yoksa taksirle mi işlenen suçlarda uygulandığını hatırlayın.

Practice More

TCK 53/5 ve 53/6 maddelerinde düzenlenen meslek, sanat veya trafik düzenine ilişkin özel yasaklama sürelerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 8Question

Fiili işlediği sırada 14 yaşında olan bir çocuk hakkında yapılan adli inceleme sonucunda; işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği saptanmıştır.

Buna göre, Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca söz konusu çocuk hakkında uygulanacak hukuki yaptırım rejimi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ceza verilmesine yer olmadığına karar verilir ve çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmolunur.

Answer

Ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve çocuklara özgü güvenlik tedbiri uygulanması
Türk Ceza Kanunu'nun 31/2. maddesine göre, 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olanların, işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması durumunda ceza sorumlulukları yoktur. Bu kişiler hakkında mahkemece 'ceza verilmesine yer olmadığına' karar verilir ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Failin yaş grubunu belirleyin.
Fail 14 yaşındadır (12-15 yaş grubu).
TCK 31. maddesinde yaş grupları farklı hukuki sonuçlara bağlanmıştır.
2
Failin kusur yeteneğini (algılama ve yönlendirme yeteneği) kontrol edin.
Yeteneğin yeterince gelişmediği saptanmıştır.
12-15 yaş grubunda ceza sorumluluğu, algılama yeteneğinin varlığına bağlıdır.
3
TCK 31/2 uyarınca hukuki sonucu tayin edin.
Ceza sorumluluğu yoktur; ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte güvenlik tedbiri uygulanır.
Kanun, algılama yeteneği olmayan çocukların cezalandırılmasını değil, eğitici/koruyucu tedbirlerle topluma kazandırılmasını öngörür.

Key Concept

Kusur Yeteneği ve Yaş Küçüklüğü Bağlamında Güvenlik Tedbirleri
Question 9Question

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen "Kazanç Müsaderesi" (m. 55) kurumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Suçun işlenmesi ile elde edilen maddi menfaatlerin müsadere edilebilmesi için bu menfaatlerin mağdura iade edilemiyor olması şarttır.

Answer

Suçun işlenmesi ile elde edilen maddi menfaatlerin müsadere edilebilmesi için bu menfaatlerin mağdura iade edilemiyor olması gerekir.
Kazanç müsaderesinin (TCK m. 55) uygulanabilmesi için, suçtan elde edilen maddi menfaatlerin mağduruna iade edilememesi gerekir. Bu kural, ceza hukukunda 'kamunun haksız kazanca el koyması' ilkesinden önce 'mağdurun zararının giderilmesi' ilkesinin geldiğini göstermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Kazanç müsaderesinin kapsamını ve şartlarını belirle.
TCK 55 uyarınca; suçun işlenmesiyle elde edilen maddi menfaatler, suçun işlenmesi için sağlanan menfaatler veya bunların değerlendirilmesiyle elde edilen ekonomik kazançlar müsadere edilebilir.
Müsaderenin temel amacı, suç işleyerek ekonomik kazanç elde edilmesini engellemektir.
2
Mağdurun hakları ve üçüncü kişilerin durumunu değerlendir.
Kazancın müsadere edilebilmesi için mağdura iade edilememesi şarttır ve iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları saklı tutulur.
Ceza hukukunda haksız kazancın mülkiyetinin devlete geçmesi, ancak gerçek hak sahibi olan mağdurun zararının giderilemediği durumlarda mümkündür.

Key Concept

Kazanç müsaderesinde mağdurun hakkının önceliği ve kaim değer kuralı.

Practice More

Eşya müsaderesi ile kazanç müsaderesi arasındaki farkları TCK 54 ve 55. maddeler üzerinden tablo yaparak çalışın.
Estimated Time:1m 30s
Question 10Question

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) düzenlenen "kazanç müsaderesi" kurumu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Suçun işlenmesi ile elde edilen maddi menfaatlerin müsadere edilebilmesi için bu menfaatlerin mağdura iade edilmesinin mümkün olmaması şarttır.

Answer

Suçun işlenmesi ile elde edilen maddi menfaatlerin müsadere edilebilmesi için bu menfaatlerin mağdura iade edilmesinin mümkün olmaması şarttır.
TCK m. 55/1 uyarınca kazanç müsaderesi, suçun işlenmesi ile elde edilen maddi menfaatlerin mağdura iade edilememesi halinde uygulanabilen bir güvenlik tedbiridir. Eğer suçtan elde edilen bir kazanç varsa ve bu kazancın kime ait olduğu (mağdur) belli ise, öncelikle o kişiye iadesi gerekir; devlet ancak iade mümkün olmadığında müsadere yetkisini kullanır.

Step-by-Step Solution

1
TCK 55. madde kapsamındaki temel kuralı hatırla.
Kazanç müsaderesi, suçtan elde edilen ekonomik değerlerin devlete intikalini sağlar.
Yasal düzenlemenin kapsamını belirlemek için gereklidir.
2
Mağdurun hakları ile müsadere arasındaki ilişkiyi analiz et.
Maddi menfaatin mağdura iadesi mümkünse, müsadereye karar verilemez.
Mağdurun haklarının devlete karşı öncelikli olduğunu teyit etmek için gereklidir.

Key Concept

Kazanç Müsaderesinin Ön Şartı (Mağdura İade Edilememe)
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesinde düzenlenen "Takdiri İndirim Nedenleri"nin hukukî mahiyeti, uygulanma usulü ve 7406 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mahkeme, takdiri indirim nedenlerini uygularken failin yargılama sürecindeki davranışlarını değerlendirirken bu davranışların samimi pişmanlık içerip içermediğini somut gerekçelerle belirtmek zorundadır; sadece indirim almaya yönelik kılık ve kıyafet gibi şeklî davranışlar tek başına indirim nedeni sayılamaz.

Answer

Mahkemenin takdiri indirim uygularken yargılama sürecindeki davranışların samimi pişmanlık içerdiğini somut gerekçelerle açıklaması gerektiği ve sadece kılık-kıyafet gibi unsurların yeterli olmayacağı ifadesi doğrudur.
Doğru yanıt olan seçenek, 2022 yılındaki yasal değişikliği tam olarak yansıtmaktadır. Failin yargılama sürecindeki tutumu, sadece şekli bir "iyi hal" (kravat takmak, sessiz durmak vb.) değil, samimi bir pişmanlık emaresi taşımalıdır ve mahkeme bu durumu somutlaştırmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
TCK Madde 62'nin güncel metni ve 7406 sayılı Kanun değişikliği analiz edilir.
2022 yılında eklenen fıkra ile yargılama sürecindeki davranışların "pişmanlık gösterir şekilde" olması ve "somut gerekçe" şartı getirilmiştir.
Güncel mevzuat bilgisini ölçmek.
2
Takdiri indirimin niteliği (takdir yetkisi vs. zorunluluk) değerlendirilir.
Bu kurumun mahkemenin takdirine bağlı olduğu, ancak reddi halinde gerekçe gösterilmesi gerektiği sonucuna varılır.
Hukukî nitelendirme hatasını önlemek.
3
TCK Madde 61'deki ceza belirleme sırası kontrol edilir.
Takdiri indirimin teşebbüs, haksız tahrik ve yaş küçüklüğü gibi indirimlerden sonra, en son sırada uygulandığı doğrulanır.
İşlemsel sıralama hatasını ayıklamak.

Key Concept

Takdiri indirim nedenlerinde 'somut gerekçe' ve 'samimi pişmanlık' kriterleri (TCK m. 62).

Practice More

Cezanın belirlenmesindeki artırım ve indirim sırasını (TCK 61) tekrar ederek takdiri indirimin matematiksel yerini pekiştiriniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 12Question

Bir teknoloji firmasında çalışan mühendis (M), firmaya ait yüksek maliyetli bir endüstriyel lazer cihazını, firmanın bilgisi ve rızası dışında gece vakti kullanarak yasadışı bir ateşli silah susturucusu üretmiştir. Ayrıca (M), bu cihazın yazılımına suçun işlenmesini kolaylaştıracak ve sadece kendisinin bildiği harici bir modül (aparat) eklemiştir. Yapılan baskında endüstriyel cihaz, üretilen susturucu ve eklenen modül ele geçirilmiştir. Firmanın olayla hiçbir ilgisi bulunmadığı ve iyiniyetli olduğu tespit edilmiştir.

Bu olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun eşya müsaderesine ilişkin hükümleri uyarınca yapılacak uygulama ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Endüstriyel lazer cihazı iyiniyetli üçüncü kişiye (firmaya) ait olduğu için müsadere edilemez; ancak suçtan meydana gelen susturucu ve (M)'ye ait olan harici modül müsadere edilir.

Answer

Endüstriyel lazer cihazı iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu için müsadere dışı tutulurken, suçun ürünü olan susturucu ve failin eklediği modül müsadere edilmelidir.
Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasına göre; bir eşyanın müsadere edilebilmesi için suçun işlenmesinde kullanılmış, suçun işlenmesine tahsis edilmiş veya suçtan meydana gelmiş olması gerekir. Ancak bu fıkra kapsamındaki müsadere için eşyanın iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması şartı aranır. Olayda lazer cihazı iyiniyetli olan firmaya ait olduğu için müsadere edilemez. Susturucu bizzat suçtan meydana geldiği ve modül de suçun işlenmesine tahsis edildiği (ve mülkiyeti faile ait olduğu) için bu iki unsurun müsaderesi yasaldır.

Step-by-Step Solution

1
Eşyaların hukuki niteliklerini belirle
Lazer cihazı 'suçun işlenmesinde kullanılan', susturucu 'suçtan meydana gelen', modül ise 'suçun işlenmesine tahsis edilen' eşyadır.
Müsadere rejiminin hangi fıkra kapsamında uygulanacağını belirlemek için sınıflandırma yapılmalıdır.
2
Mülkiyet ve iyiniyet kontrolü yap
Cihaz firmaya aittir ve firma iyiniyetlidir; susturucu ve modül ise failin (M) kontrolündedir.
TCK 54/1 gereği iyiniyetli üçüncü kişilere ait eşyalar (yasak eşya değilse) müsadere edilemez.
3
Ölçülülük ilkesini değerlendir
Cihazın değeri çok yüksektir; ancak cihaz zaten mülkiyet koruması altındadır. Diğer unsurlar (susturucu ve modül) için ölçülülük müsaderenin reddini gerektirmez.
TCK 54/3'teki ölçülülük ilkesi, suçun ağırlığı ile eşyanın değeri arasındaki dengeyi korur.

Key Concept

Eşya Müsaderesinde İyiniyetli Üçüncü Kişi Koruması ve Eşya Sınıflandırması
Estimated Time:2m 30s
Question 13Question

Bir ceza davasında yargılama yapan mahkeme heyeti, sanığın işlediği hırsızlık suçuna ilişkin temel cezayı belirlemiştir. Dosya kapsamındaki delillerden, temel ceza üzerinden uygulanması gereken şu hususlar tespit edilmiştir:

I. Eylemin gece vakti işlenmesinden kaynaklanan artırım nedeni
II. Eylemin elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başlanıp tamamlanamaması nedeniyle teşebbüs hükümleri
III. Suçun, mağdurun sanığa yönelik haksız bir fiilinin meydana getirdiği hiddet etkisi altında işlenmesi nedeniyle haksız tahrik indirimi
IV. Sanığın suç tarihinde 1616 yaşında olması nedeniyle yaş küçüklüğü indirimi

Türk Ceza Kanunu'nun yaptırımlara ve cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin kurallarına göre, mahkemenin temel cezadan sonra izlemesi gereken uygulama sırası aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: I - II - III - IV

Answer

Mahkeme, sırasıyla nitelikli hal artırımını, teşebbüs indirimini, haksız tahrik indirimini ve son olarak yaş küçüklüğü indirimini uygulamalıdır.
Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükmüne (m. 61) göre, cezanın belirlenmesinde emredici bir sıra öngörülmüştür. Temel ceza belirlendikten sonra sırasıyla; olası kast/bilinçli taksir, nitelikli haller, teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve takdiri indirim nedenleri uygulanır. Olayımızdaki unsurlar dikkate alındığında mahkeme; önce eylemin gece vakti işlenmesinden doğan nitelikli hali (I), ardından teşebbüs hükümlerini (II), sonrasında haksız tahriki (III) ve en son yaş küçüklüğünü (IV) uygulamalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Temel cezanın belirlenmesinin ardından uygulanacak ilk kanuni adımı tespit etme
Temel ceza üzerinden öncelikle suçun temel şekline göre cezayı artıran veya indiren nitelikli haller (I. adım) uygulanır.
Kanun koyucu, eylemin ağırlığını belirleyen maddi unsurları (örneğin gece vakti işlenmesi) kusurluluk veya şahsi hallerden önce değerlendirir.
2
Nitelikli hal uygulandıktan sonraki adımı belirleme
Nitelikli hal ile belirlenen ceza miktarı üzerinden suça teşebbüs (II. adım) hükümleri uygulanarak indirim yapılır.
Teşebbüs, suçun özel görünüş şeklidir ve şahsa bağlı indirim nedenlerinden önce hesaplanması emredilmiştir.
3
Teşebbüs indiriminden sonra kusurluluğu etkileyen halleri sıralama
Teşebbüsten sonra failin kusurunu azaltan haksız tahrik (III. adım) hükümleri uygulanır.
Kanuni sıralamada iştirak ve zincirleme suçtan hemen sonra (veya bu olayda onlar olmadığı için doğrudan) haksız tahrik dikkate alınır.
4
Son adımı belirleme
Haksız tahrikten sonra failin kusur yeteneğini etkileyen yaş küçüklüğü (IV. adım) indirim konusu yapılır.
Yaş küçüklüğü, haksız tahrik indiriminden sonra, takdiri indirim nedenlerinden ise önce uygulanmak zorundadır.

Key Concept

Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesinde Kanuni Sıra (TCK m. 61)
Question 14Question

Bir asliye ceza mahkemesinde yargılanan sanık hakkında, işlediği suçun kanuni tanımında yaptırım olarak yalnızca 'süreli hapis cezası' öngörülmüş, ancak cezanın alt ve üst sınırına dair herhangi bir özel süre belirtilmemiştir. Mahkeme, sanığın suç işleme kastının yoğunluğunu ve eylemin özelliklerini dikkate alarak takdiren temel cezayı belirleyecektir.

Türk Ceza Kanunu'nda yer alan hapis cezalarının nitelikleri ve genel sınırları dikkate alındığında, bu somut durumda verilecek ceza ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kanunda aksine özel bir hüküm bulunmadığı için, mahkemenin sanık hakkında tayin edebileceği süreli hapis cezasının alt sınırı bir ay, üst sınırı ise yirmi yıldır.

Answer

Süreli hapis cezasının kanunda aksi belirtilmeyen hallerde alt sınırının bir ay, üst sınırının ise yirmi yıl olduğunu belirten ifadedir.
Türk Ceza Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasına göre, 'Süreli hapis cezası, kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.' Somut olayda, mahkemenin uygulayacağı suç tipinde kanun koyucu özel bir alt veya üst sınır öngörmediği için, mahkeme temel cezayı belirlerken TCK'nın genel hükümleri uyarınca asgari bir ay ve azami yirmi yıl sınırları içerisinde hareket etmek zorundadır.

Step-by-Step Solution

1
Olayda verilen suç için kanunda özel bir ceza sınırı belirtilmediğini tespit etmek.
Sanığa verilecek temel cezanın, TCK'nın genel hükümlerindeki süreli hapis cezası sınırlarına tabi olduğu anlaşılır.
Ceza hukukunda kanunilik ilkesi gereği ceza sınırları kanunla belirlenir; özel hüküm yoksa genel kurallara başvurulur.
2
Süreli hapis cezasının genel sınırlarını TCK madde 49/1 çerçevesinde hatırlamak.
Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde süreli hapis cezası bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.
Mahkemenin takdir yetkisi, kanunun çizdiği bu asgari ve azami sınırlar içerisinde kullanılmak zorundadır.

Key Concept

Süreli Hapis Cezasının Kanuni Sınırları ve Nitelikleri
Question 15Question

Kasten öldürme suçundan yargılanan fail, husumetli olduğu kişiye silahla ateş etmiş ancak mağdurun şans eseri hayatta kalması sebebiyle eylem teşebbüs aşamasında kalmıştır. Yapılan yargılamada; eylemin haksız tahrik altında işlendiği, failin suç tarihinde 17 yaşında olduğu ve duruşmadaki olumlu tutumu nedeniyle fail hakkında takdiri indirim uygulanması gerektiği mahkeme heyetince tespit edilmiştir.

Türk Ceza Kanunu'nda yer alan cezayı etkileyen nedenlerin uygulanma sırasına göre, yerel mahkemenin yapacağı ceza hesaplamasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Uygulanacak indirimler hesaplanırken önce haksız tahrik indirimi yapılmalı, ardından eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle ceza indirilmelidir.

Answer

Hesaplama sürecinde önce haksız tahrik indirimi, ardından teşebbüs indirimi yapılması gerektiğini savunan ifade kanuna aykırıdır.
Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesinin 5. fıkrasına göre; temel ceza ve nitelikli haller uygulandıktan sonra yapılacak indirimlerde öncelik teşebbüs hükümlerindedir. Teşebbüs indiriminden sonra sırasıyla iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik ve yaş küçüklüğü indirimleri uygulanır. Bu kural emredici nitelikte olduğundan, hesaplamada haksız tahrikin teşebbüsten önce uygulanması gerektiğini belirten ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesinde düzenlenen ceza hesaplama basamaklarını sıralamak.
Sıralama: Temel Ceza -> Nitelikli Haller -> Teşebbüs -> İştirak -> Zincirleme Suç -> Haksız Tahrik -> Yaş Küçüklüğü -> Takdiri İndirim.
Kanunun amir hükmü gereği artırım ve indirimlerin matematiksel olarak hangi sırayla yapılacağının tespiti şarttır.
2
Seçeneklerde verilen kronolojik ifadeleri kanundaki zorunlu sıralama ile karşılaştırmak.
Haksız tahrikin teşebbüsten önce uygulanacağına dair ifadenin kanundaki sıralama ile çeliştiği tespit edilmiştir.
Teşebbüs hükümleri ceza miktarını haksız tahrikten daha önce değiştiren bir basamaktır, sıranın değişmesi sonuç cezayı hatalı çıkarır.

Key Concept

Cezanın Belirlenmesinde Artırım ve İndirim Sırası (TCK m. 61)
Question 16Question

Özel bir şirkette muhasebeci olarak görev yapan Derya, kasten işlediği 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçundan 3 yıl, hafta sonu aracıyla seyir halindeyken karıştığı trafik kazası neticesinde 'taksirle yaralama' suçundan ise 1 yıl hapis cezasına mahkûm olmuştur. Her iki cezası kesinleşerek infaz kurumuna alınan Derya, cezaevinde geçirmesi gereken süreyi iyi halli olarak tamamlamış ve koşullu salıverilme kararıyla tahliye edilmiştir. Derya'nın aynı zamanda ergin olmayan bir çocuğu bulunmaktadır.

Türk Ceza Kanunu'nun hak yoksunluklarına ilişkin düzenlemeleri dikkate alındığında, Derya'nın durumuyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi hukuken isabetlidir?

Show answer & explanation

Answer: Taksirle işlediği suçtan dolayı genel bir hak yoksunluğuna tabi tutulamaz; kasten işlediği suçtan doğan yoksunluklar cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürer, ancak koşullu salıverilmesiyle birlikte kendi çocuğu üzerindeki velayet hakkını yeniden kullanabilir.

Answer

Derya sadece kasten işlediği suçtan dolayı hak yoksunluklarına tabi olur ve bu yoksunluklar kural olarak infaz tamamlanıncaya kadar sürer; ancak koşullu salıverilmesiyle birlikte altsoyu (çocuğu) üzerindeki velayet hakkını önceden kullanmaya başlayabilir.
Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma, yalnızca kasten işlenen suçlardan mahkûmiyetin kanuni sonucudur; bu sebeple Derya'nın taksirli suçu bu kapsama girmez. Kasten işlenen suçtan doğan bu yoksunluklar hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürer. Ancak kanundaki açık istisna gereğince, koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu (çocuğu) üzerindeki velayet hakkı kısıtlaması, infaz süresinin sonu beklenmeden ortadan kalkar.

Step-by-Step Solution

1
Taksirli ve kasten işlenen suçlar açısından hak yoksunluğu uygulanabilirliğini değerlendir.
Hak yoksunlukları kural olarak yalnızca kasten işlenen suçlardan verilen hapis cezalarında uygulanır. Taksirli suçlarda genel hak yoksunluğu doğmaz.
Kanunun lafzı gereği belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma kasten işlenen suçların kanuni bir sonucudur.
2
Hak yoksunluklarının süresini belirle.
Hak yoksunlukları, hapis cezasının infazı tamamen bitinceye kadar devam eder.
Kişi, koşullu salıverilme kararıyla ceza infaz kurumundan çıksa dahi, infaz süresi dolana kadar kısıtlılık esastır.
3
Koşullu salıverilmenin altsoy üzerindeki velayet hakkına etkisini analiz et.
Kanundaki açık istisna gereği, koşullu salıverilen hükümlü, infaz süresi bitmemiş olsa bile kendi çocuğu (altsoyu) üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını yeniden kullanabilir.
Kanun koyucu, aile bağlarının korunması amacıyla koşullu salıverilme durumunda altsoy üzerindeki velayet hakkının geri dönmesini istisnai olarak öngörmüştür.

Key Concept

Kasten İşlenen Suçlarda Hak Yoksunluklarının Süresi ve Koşullu Salıverilme İstisnası
Question 17Question

Ahmet, evinde gizlice sahte tarım ilacı üretmekte ve satmaktadır. Ahmet, ürettiği ilaçların nakliyesini yapmak için, bu durumdan hiç haberi olmayan komşusu Cengiz'den otomobilini ödünç almıştır. Ahmet'in faaliyetlerinin tespit edilmesi üzerine yapılan baskında; üretimde kullanılan özel tasarlanmış sanayi tipi mikser, satışa hazır hale getirilmiş sahte ilaçlar, bu ilaçların satışından elde edildiği belirlenen 80.000 TL nakit para ve Ahmet'in siparişleri kaydetmek için kullandığı ancak değerinin işlenen suça nazaran çok yüksek olması nedeniyle el konulmasının hakkaniyete aykırı olacağı anlaşılan kişisel tablet bilgisayarı ele geçirilmiştir. Yargılama süreci devam ederken, müsadere şartlarını fail lehine değiştiren yeni bir kanun yürürlüğe girmiştir.

Türk Ceza Kanunu'nun yaptırım teorisi ve müsadere hükümleri dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi isabetlidir?

Show answer & explanation

Answer: Tablet bilgisayarın müsaderesinin, işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı anlaşıldığından, orantılılık (ölçülülük) ilkesi gereği müsaderesine hükmedilmeyebilir.

Answer

Doğru cevap, tablet bilgisayarın orantılılık ilkesi gereği müsadere edilmeyebileceğini belirten ifadedir.
5237 sayılı TCK'nın 54. maddesinin 3. fıkrasına göre; suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, eşyanın müsaderesine hükmedilmeyebilir. Olayda sipariş kaydetmek için kullanılan kişisel tablet bilgisayarın değeri suça kıyasla çok yüksek olduğundan, ölçülülük ilkesi gereği müsaderesine hükmedilmeyebileceğini ifade eden seçenek hukuken isabetlidir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki her bir eşya ve değerin Türk Ceza Kanunu kapsamındaki hukuki niteliğini belirle.
İlaçlar 'suçtan meydana gelen eşya', 80.000 TL 'suçtan elde edilen kazanç', otomobil 'iyiniyetli üçüncü kişiye ait eşya', tablet bilgisayar ise 'müsaderesi orantısız sonuç doğuracak eşya' statüsündedir.
Müsadere kurallarının olaydaki değerlere doğru şekilde uygulanabilmesi için öncelikle bu tasnifin yapılması şarttır.
2
Müsadere edilen değerlerin kanuni istisnalarını ve uygulama usullerini değerlendir.
Kazanç eşya müsaderesine girmez (TCK 55 uygulanır), iyiniyetli 3. kişinin eşyası alınamaz (TCK 54/1), suçtan meydana gelen eşya müsadere edilir ve orantısızlık halinde müsadere yapılmayabilir (TCK 54/3).
Seçeneklerdeki ifadelerin isabetli olup olmadığını kanunun amir hükümleri ve istisnaları ile kıyaslamak için.
3
Zaman bakımından uygulama kuralını müsadere açısından yorumla.
Müsadere kurallarında sonradan yürürlüğe giren lehe kanun uygulanır.
Müsaderenin salt bir infaz rejimi olmaması ve lehe kanunun maddi ceza hukukunda temel prensip olması sebebiyle.

Key Concept

Eşya Müsaderesinde Orantılılık ve İyiniyetli Üçüncü Kişi Koruması
Question 18Question

Ceza yargılamasında maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının ardından, fail hakkında uygulanacak yaptırımın bireyselleştirilmesi süreci başlar. Yaptırım türlerinden biri olan hapis cezaları; sürelerine, infaz rejimlerine ve kanun koyucunun belirlediği alt-üst sınırlara göre kendi içinde farklı hukuki nitelikler taşır. Bu kapsamda, bir ağır ceza mahkemesi heyetinin uygulayacağı hapis cezası türleri ve bu cezaların kanuni sınırları üzerine yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi isabetsizdir?

Show answer & explanation

Answer: Fail hakkında mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis cezaları, kanuni sınıflandırma gereğince kısa süreli hapis cezası statüsünde değerlendirilir.

Answer

Yanlış olan ifade, kısa süreli hapis cezasının sınırını iki yıl olarak belirten ifadedir.
Kısa süreli hapis cezası, kanuni düzenlemelere göre hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarını ifade eder. Seçenekte bu sınırın iki yıl olarak belirtilmesi TCK madde 49 hükmüne açıkça aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
Soru metnindeki hapis cezalarıyla ilgili genel kuralların analiz edilmesi.
Seçeneklerdeki ifadelerin TCK yaptırım sistemi çerçevesinde doğruluğunun değerlendirilmesi gerektiği saptanır.
Hangi ifadenin mevzuata aykırı olduğunu tespit etmek için.
2
Kısa süreli hapis cezası kavramının kanuni sınırının hatırlanması.
TCK madde 49 uyarınca kısa süreli hapis cezasının üst sınırının bir yıl olduğu tespit edilir.
Kısa süreli hapis cezasının tanımını içeren ifadenin doğruluğunu kontrol etmek için.

Key Concept

Hapis Cezalarının Türleri, Sınırları ve Kısa Süreli Hapis Cezası Kavramı
Question 19Question

Burak, işlediği kasten yaralama suçundan dolayı 6 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiş ve bu hüküm 10.05.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Söz konusu ceza 15.09.2021 tarihinde tamamen infaz edilmiştir. Burak, 20.10.2025 tarihinde bir trafik kazasına karışarak taksirle bir kişinin ölümüne neden olmuştur. Öte yandan Burak'ın adli sicil kaydında, fiili işlediği sırada 16 yaşında olduğu bir hırsızlık suçundan dolayı verilmiş ve infaz edilmiş 1 yıllık hapis cezası mahkûmiyeti de bulunmaktadır.

Buna göre, Burak'ın hukuki durumu ve Türk Ceza Kanunu'nun suçta tekerrür hükümleri dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olması nedeniyle, hırsızlık suçuna ilişkin mahkûmiyeti sonraki suçlar açısından tekerrüre esas teşkil etmez.

Answer

Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olması nedeniyle, hırsızlık suçuna ilişkin mahkûmiyeti sonraki suçlar açısından tekerrüre esas teşkil etmez.
Doğru olan ifade, failin hırsızlık suçunu 16 yaşında işlemesinden dolayı bu suçun tekerrüre esas alınamayacağını belirten ifadedir. TCK m. 58/5 uyarınca, fail fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamışsa, bu suçtan doğan mahkûmiyet gelecekteki suçlar için tekerrür oluşturmaz. Bu nedenle bu seçenek tamamen yasaya uygundur.

Step-by-Step Solution

1
İlk suç olan hırsızlık suçunun tekerrür boyutunu değerlendir.
Failin hırsızlık suçunu 16 yaşında işlediği tespit edilmiştir. 18 yaş altı işlenen suçlar tekerrüre esas teşkil etmez.
TCK m. 58/5 gereği, kişi fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamışsa tekerrür hükümleri uygulanmaz.
2
Kasten yaralama suçunun tekerrür süresini ve koşullarını analiz et.
6 yıllık hapis cezasının infaz edildiği 15.09.2021 tarihinden itibaren 5 yıllık tekerrür süresi başlamış ve 15.09.2026'ya kadar devam etmektedir.
TCK m. 58/2 gereği, 5 yıldan fazla süreli hapis cezalarında tekerrür süresi infazdan itibaren 5 yıldır.
3
Yeni işlenen taksirli suç ile önceki kasten yaralama suçu arasındaki ilişkiyi kur.
Yeni suç 5 yıllık süre içinde işlenmiş olsa da, ilk suç kasıtlı, yeni suç taksirlidir. Bu nedenle tekerrür oluşmaz.
TCK m. 58/4 gereği, kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz.
4
Öncülleri ve hukuki durumu seçeneklerle eşleştir.
Sadece hırsızlık suçunun 18 yaşından küçükken işlendiği için tekerrüre esas alınmayacağını belirten ifade hukuken doğrudur.
Diğer ifadeler süre, infaz zorunluluğu ve suçun türü (kasıt/taksir) konularında kanuna aykırı yanlış yorumlar içermektedir.

Key Concept

Suçta Tekerrür Şartları ve İstisnaları
Question 20Question

Özel hukuk tüzel kişisi olan (A) Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu üyeleri ile bir kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan (B) Odası'nın yöneticileri, kurumlarının menfaatine olacak şekilde ortak hareket ederek rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma suçlarını kasten işlemişlerdir. Yargılama neticesinde, suça konu eylemlerin tüzel kişilerin organlarının iştirakiyle gerçekleştiği, şirket ve oda lehine ciddi boyutta haksız menfaat sağlandığı ve (A) A.Ş.'nin faaliyetlerini yetkili kamu makamından aldığı izin belgesine dayanarak yürüttüğü kesin olarak saptanmıştır. Ancak mahkeme, tüzel kişiler hakkında uygulanacak olası yaptırımların, binlerce çalışanın işsiz kalması gibi işlenen fiile nazaran çok daha ağır sonuçlar doğuracağı tespitinde bulunmuştur.

Türk Ceza Kanunu'nda yer alan tüzel kişiler hakkındaki güvenlik tedbirleri dikkate alındığında, bu olayla ilgili mahkemenin vereceği kararlara dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A) A.Ş. hakkında kural olarak iznin iptali ve müsadere tedbirleri uygulanabilir nitelikte olsa da mahkeme ölçülülük ilkesi gereği bu tedbirlere hükmetmeyebilir; kamu kurumu niteliğindeki (B) Odası hakkında ise güvenlik tedbiri dahi uygulanamaz.

Answer

(A) A.Ş. hakkında kural olarak iznin iptali ve müsadere tedbirleri uygulanabilir nitelikte olsa da mahkeme ölçülülük ilkesi gereği bu tedbirlere hükmetmeyebilir; kamu kurumu niteliğindeki (B) Odası hakkında ise güvenlik tedbiri dahi uygulanamaz.
Türk Ceza Kanunu madde 20/2'ye göre tüzel kişiler hakkında hapis veya adli para cezası uygulanamaz, yalnızca güvenlik tedbiri uygulanabilir. Madde 60 uyarınca bu güvenlik tedbirleri (iznin iptali ve müsadere) sadece özel hukuk tüzel kişilerine yöneliktir; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bu tedbirlerden muaftır. Ayrıca TCK m. 60/3'te yer alan ölçülülük ilkesi gereği, uygulanacak güvenlik tedbirinin (iznin iptali veya müsadere fark etmeksizin) işlenen fiile oranla daha ağır sonuçlar doğuracağı hallerde hakim her iki tedbire de hükmetmekten imtina edebilir. Doğru seçenek bu hukuki çerçevenin tamamını eksiksiz yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Tüzel kişilerin niteliklerini TCK m. 60 kapsamında değerlendir.
(A) A.Ş. özel hukuk tüzel kişisi olduğu için güvenlik tedbirlerine tabi olabilir. (B) Odası ise kamu kurumu niteliğinde olduğu için güvenlik tedbirlerinden tamamen muaftır.
TCK m. 60'taki güvenlik tedbirleri sadece izne tabi faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişileri için öngörülmüştür.
2
Tüzel kişilere verilebilecek yaptırım türlerini belirle.
Tüzel kişilere hapis veya adli para cezası (ceza yaptırımı) verilemez. Sadece iznin iptali ve müsadere gibi güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
TCK m. 20/2 uyarınca tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz hükmü amirdir.
3
Somut olaydaki ölçülülük (orantılılık) ilkesinin istisnai etkisini uygula.
Mahkeme, yaptırımın işlenen fiile nazaran çok ağır sonuçlar doğuracağını (binlerce kişinin işsiz kalması vb.) tespit ettiği için, (A) A.Ş. hakkındaki iznin iptali ve müsadere tedbirlerinin her ikisinden de vazgeçebilir.
TCK m. 60/3 açıkça, tedbirin işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı durumlarda hakime bu tedbirlere hükmetmeme takdiri tanımıştır.

Key Concept

Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbirleri ve Ölçülülük İstisnası
Page 1 / 7Next