İflas Hukuku

104 questions

Question 101Question

(X) Bankası A.Ş.'de yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan (A), bankanın iflasına ve mudilerin zarara uğramasına kasten sebebiyet verdiği için hakkında özel kanun (Bankacılık Kanunu) hükümleri uyarınca şahsi sorumluluk davası açılmış bir yöneticidir. Diğer yandan (B), şahıs işletmesini kapatarak ticareti terk ettiğini ticaret sicilinde altı ay önce tescil ve ilan ettirmiş eski bir tacirdir. Her iki şahıs hakkında da alacaklıları tarafından iflas yoluyla takip başlatılmış ve iflas kararları kesinleşmiştir.

Bu kişilerin iflasa tabiliği ve tasfiye sürecinde görev alan iflas organlarının yetkileri hakkında yapılan aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A) tacir sıfatını haiz olmasa dahi özel kanun hükümleri gereğince iflasa tabidir; (B) ise ticareti terk ettiğinin ilanından itibaren bir yıl süreyle iflasa tabi olmaya devam eder ve her iki tasfiyede de masanın kanuni temsilcisi kural olarak hususi organ olan iflas idaresidir.

Answer

Tacir olmayan banka yöneticilerinin özel kanun uyarınca, ticareti terk edenlerin ise bir yıl boyunca iflasa tabi olduğu ve iflas masasını temsil eden asıl organın iflas idaresi olduğunu belirten ifade doğru kabul edilmelidir.
Türk hukuku sistematiğinde iflas kural olarak tacirler için geçerli olsa da, Bankacılık Kanunu uyarınca zarara sebep olan yöneticiler şahsen iflasa tabi tutulabilir. Aynı şekilde İİK m. 43'e göre ticareti terk eden kimseler, bu durumu ilan ettiklerinden itibaren bir yıl daha iflasa tabidir. İflas sürecinde oluşan iflas masasının idaresi ve kanuni temsili ise, alacaklıların menfaatini gözeten hususi bir organ olan iflas idaresine aittir. Bu unsurların tamamını eksiksiz ve doğru yansıtan yegâne hukuki değerlendirme budur.

Step-by-Step Solution

1
(A)'nın iflasa tabi şahıslar kapsamında olup olmadığının hukuki analizi
Bankacılık Kanunu uyarınca, bankanın zarara uğramasına neden olan yöneticiler şahsen tacir olmasalar bile mahkeme kararıyla şahsen iflasa tabi tutulabilirler.
İflas kural olarak tacirlere özgü olsa da, özel kanunlarla getirilen istisnalar kapsamında bazı şahıslar tacir sayılmaksızın iflasa tabi kılınmıştır.
2
(B)'nin iflasa tabi şahıslar kapsamında olup olmadığının hukuki analizi
Ticareti terk eden bir kimse, bu durumu ticaret siciline tescil ve ilan ettirdiği tarihten itibaren 1 yıl süreyle iflas yoluyla takip edilebilir.
İİK m. 43 gereğince alacaklıların korunması amacıyla ticareti terk edenlerin iflas sorumluluğu bir yıl daha uzatılmıştır.
3
Tasfiye sürecinde görev alan organların nitelik ve yetkilerinin değerlendirilmesi
İflas açıldıktan sonra iflas masasının kanuni temsilcisi kural olarak alacaklılar tarafından seçilen hususi (özel) bir organ olan iflas idaresidir.
Resmî organ olan iflas dairesi yalnızca tasfiyenin başlangıcında acil muhafaza tedbirlerini alır; kalıcı temsil ve idare yetkisi iflas idaresine aittir.

Key Concept

İflasa Tabi Şahıslardaki İstisnalar ve İflas Organlarının İşlevleri
Question 102Question

Zirai aletler üretimi ve ihracatı alanında faaliyet gösteren ve hukuki statüsü gereği iflasa tabi olan (Z) Makine A.Ş. hakkında, tedarikçi (T) tarafından genel iflas yolu ile takip başlatılmıştır. İcra dairesi tarafından gönderilen iflas ödeme emri borçlu şirkete tebliğ edilmiştir. Borçlu şirket, böyle bir borcu olmadığı gerekçesiyle 7 günlük yasal süresi içinde icra dairesine itiraz etmiş ve takip durmuştur.

Buna göre, alacaklı (T)'nin takibe devam edebilmesi ve borçlunun iflasına karar verilebilmesi için başvurması gereken hukuki yol, görevli merci ve hak düşürücü süre aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açmak.

Answer

Doğru seçenek, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açılması gerektiğini belirten ifadedir.
İcra ve İflas Kanunu madde 156 uyarınca, genel iflas yolu ile takipte borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz ederse takip durur. Alacaklı, duran takibe devam edilmesini ve borçlunun iflasını talep etmek istiyorsa, ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde, görevli yer olan Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açmalıdır. Bu davada hem itirazın giderilmesi hem de iflas kararı verilmesi birlikte talep edilir.

Step-by-Step Solution

1
Genel iflas yolunda itirazın nereye yapıldığını ve sonucunu tespit etmek
Borçlu 7 gün içinde icra dairesine itiraz etmiş ve genel iflas takibi yasa gereği durmuştur.
İflas ödeme emrine itiraz usulü haciz yoluna benzer şekilde icra dairesine yapılır ve takibi kendiliğinden durdurur.
2
Duran takibin devamı için gerekli hukuki prosedürü belirlemek
Haciz yolundaki 'itirazın iptali' veya 'kaldırılması' kurumları yerine, doğrudan iflas davası açılması gerektiği saptanır.
Genel iflas yolu ile takipte itirazın hükümden düşürülmesi sadece iflas davası içinde incelenerek karara bağlanabilir.
3
İflas davası için görevli mahkemeyi ve kanuni süreyi saptamak
Dava, Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmalıdır ve dava açma süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıldır.
İİK m. 156 gereğince görevli merci Asliye Ticaret Mahkemesidir ve 1 yıllık süre itiraz tarihinden değil, ödeme emrinin tebliği anından itibaren işlemeye başlar.

Key Concept

Genel İflas Yolu ile Takipte İtiraz Üzerine Açılacak İflas Davası (Görevli Merci ve Süre)
Question 103Question

Kumaş ticaretiyle uğraşan gerçek kişi tacir (K) hakkında asliye ticaret mahkemesince iflas kararı verilmiş ve karar kesinleşerek tasfiye sürecine geçilmiştir. Bu durum, (K)'nin malvarlığı üzerinde ve taraf olduğu hukuki ilişkilerde yapısal değişiklikler meydana getirmiştir.

İflasın müflis bakımından doğurduğu maddi hukuk sonuçları ile malvarlığına etkileri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İflasın açılmasıyla birlikte (K)'nin iflas masasına giren mallar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanmış olup, iflas kararından sonra bu mallar üzerinde yaptığı tasarruf işlemleri iflas alacaklılarına karşı hükümsüzdür.

Answer

İflasın açılmasıyla birlikte (K)'nin iflas masasına giren mallar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanmış olup, iflas kararından sonra bu mallar üzerinde yaptığı tasarruf işlemleri iflas alacaklılarına karşı hükümsüzdür.
İcra ve İflas Kanunu madde 191 uyarınca, borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde yapacağı tasarruflar alacaklılara karşı hükümsüzdür. İflasın açılmasıyla müflisin fiil ehliyeti tamamen ortadan kalkmaz; söz konusu tasarruf işlemi (örneğin devir) müflis ile üçüncü kişi arasında genel hükümlere göre geçerli olabilir. Ancak bu işlem, iflas alacaklılarının haklarını etkilediği ölçüde onlara ve iflas masasına karşı mutlak olarak geçersiz sayılır. Bu durum 'nispi butlan' ilkesi olarak adlandırılır ve iflasın en önemli maddi hukuk sonuçlarındandır.

Step-by-Step Solution

1
İflasın müflisin tasarruf ehliyetine etkisini değerlendirmek.
İflas açıldıktan sonra müflisin masaya dahil mallar üzerindeki tasarruf ehliyeti kısıtlanır; yapılan işlemler iflas alacaklılarına karşı hükümsüz sayılır.
Sorunun odağındaki maddi hukuk sonuçlarının en önemlilerinden biri tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasıdır.
2
İflas masasının kapsamını ve sınırlarını belirlemek.
İflas masası sadece haczi kabil mallardan oluşur. Ayrıca gerçek kişi tacirlerde ticari-şahsi mal ayrımı yapılmaz, tüm haczi kabil mallar masaya girer.
Haczi caiz olmayan malların ve şahsi malvarlığının durumuyla ilgili yanlış seçenekleri elemek.
3
Takas hakkı ve takiplerin/davaların durması kurallarını uygulamak.
İflas açıldıktan sonra masaya borçlanan kişi takas yapamaz. Ayrıca takipler ve davalar iflasın açılmasıyla derhal düşmez, kural olarak durur.
Usul ve maddi hukuka dair karmaşık çeldiricileri doğru şekilde analiz etmek.

Key Concept

İflasın müflisin malvarlığı, tasarruf ehliyeti, takas hakkı ve derdest takipler/davalar üzerindeki yasal etkileri.
Estimated Time:1m 30s
Question 104Question

Mermer işletmeciliği yapan tacir (M) hakkında asliye ticaret mahkemesi tarafından iflas kararı verilmiş ve iflas açılmıştır. İflasın açıldığı an itibarıyla (M) aleyhine yürütülen çeşitli icra takipleri ile tarafı olduğu derdest davalar bulunmaktadır.

Buna göre, İcra ve İflas Kanunu hükümleri dikkate alındığında, iflasın mevcut takip ve davalar üzerindeki hukuki sonuçlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (M)’nin boşanma aşamasındaki eşi tarafından iflastan önce açılmış olan boşanma ve nafaka davası, iflas masasını etkileyebilecek nitelikte olsa da kanundaki istisnalar kapsamında yer aldığından durmaz.

Answer

(M)’nin boşanma aşamasındaki eşi tarafından iflastan önce açılmış olan boşanma ve nafaka davası, kanundaki istisnalar kapsamında yer aldığından durmaz.
İcra ve İflas Kanunu madde 194 uyarınca, borçlu hakkında iflasın açılmasıyla birlikte müflisin davacı veya davalı olduğu hukuk davaları kural olarak durur. Ancak aynı maddede bu kuralın bazı istisnaları açıkça sayılmıştır. Bunlar; acele haller, şeref ve haysiyete tecavüzden doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye (boşanma gibi) ve nafaka davalarıdır. Dolayısıyla, müflisin taraf olduğu boşanma ve nafaka davası iflasın açılmasıyla durmaz ve görülmeye devam eder. Bu durumu ifade eden seçenek hukuka uygun ve doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
İflasın açılmasının önceden başlamış icra takipleri üzerindeki etkisini değerlendirmek.
İİK m. 193 uyarınca, iflasın açılmasıyla haciz yoluyla takipler durur, kararın kesinleşmesiyle düşer. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler ise bu kuralın istisnasıdır ve durmaz.
Kanunun genel kuralı ile rehinli alacaklılara tanınan istisnanın ayrımını yaparak yanlış seçenekleri elemek.
2
İflasın derdest hukuk davaları üzerindeki durdurucu etkisini ve bu etkinin sınırlarını analiz etmek.
İİK m. 194 uyarınca, müflisin taraf olduğu hukuk davaları kural olarak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar durur. Birinci toplanmaya kadar durduğuna yönelik ifadeler yanlıştır.
Davaların ne kadar süreyle kesintiye uğrayacağına ilişkin kanuni süreyi doğru tespit etmek.
3
Davaların durması kuralının İİK m. 194'te yer alan kanuni istisnalarını incelemek.
Kanun gereği; acele haller, şeref ve haysiyete tecavüzden doğan tazminat davaları ile ahvali şahsiye (evlenme, boşanma) ve nafaka davaları iflastan etkilenmez ve durmaz.
İflas masasını doğrudan ilgilendirmeyen veya şahsiyet hakkına sıkı sıkıya bağlı davaların kesintiye uğramamasını sağlayan istisnaları tespit ederek doğru sonuca ulaşmak.

Key Concept

İflasın açılmasının takipler ve davalar üzerindeki hukuki etkileri ile kanuni istisnaları
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 6 / 6
İflas Hukuku Practice Questions — KPSS Hukuk — Page 6 | Examkin