İflas Hukuku

104 questions

Question 81Question

İcra ve İflas Hukuku sistematiğinde, iflas tasfiyesi sürecini yöneten organlar ile iflasa tabi olan şahısların kapsamı kanunla belirlenmiştir. Bu sistemde devlet hiyerarşisi içinde yer alan resmî organların yanı sıra alacaklıların menfaatlerini temsil eden özel organlar da görev almaktadır.

Buna göre, iflasa tabi şahıslar ve iflas organları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İcra dairesi, iflas kararının verilmesinden sonra iflas masasına giren malları haczeden ve tasfiye sürecini bizzat yürüten asıl resmî iflas organıdır.

Answer

İcra dairesinin iflas tasfiyesini yürüten asıl merci olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü icra dairesi, iflas tasfiyesi sürecini yürüten bir organ değildir. İflasın açılmasıyla birlikte tasfiye süreci iflas dairesi tarafından başlatılır ve ardından seçilen iflas idaresi tarafından yürütülür. İcra dairesinin görevi, iflas dışındaki genel icra takiplerini (haciz yolu) yönetmektir.

Step-by-Step Solution

1
İflasa tabi şahısların kapsamını değerlendir.
Tacirler, donatanlar ve ticareti terk edenlerin (1 yıl süreyle) iflasa tabi olduğu teyit edildi.
İflasın süje bakımından sınırlarını belirlemek için kanuni tanımlara bakılmalıdır.
2
İflas organlarını niteliklerine göre (resmî/özel) gruplandır.
İflas dairesi ve icra mahkemesi resmî; iflas idaresi ve alacaklılar toplantısı özel organlardır.
Organların hukuki niteliğini belirlemek, görev ve sorumlulukları anlamak için gereklidir.
3
İcra dairesi ile iflas dairesi arasındaki görev ayrımını kontrol et.
İcra dairesinin iflas tasfiyesinde doğrudan bir yönetim görevi olmadığı, bu görevin iflas dairesi ve idaresine ait olduğu görüldü.
Cüz'i icra (haciz) ile külli icra (iflas) organlarının görev alanları birbirine karıştırılmamalıdır.

Key Concept

İflasın Süjeleri ve Tasfiye Organlarının Ayrımı

Hints

1
İcra dairesi ile iflas dairesinin görev alanlarının farklı olduğunu hatırlayın.

Practice More

İflas masasının yasal temsilcisi olan iflas idaresinin seçim sürecini ve görevlerini detaylıca inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 82Question

Bakliyat toptancılığı yapan ve bu faaliyeti nedeniyle iflasa tabi olan Borçlu (B) Ltd. Şti. hakkında, alacaklı (A) tarafından genel iflas yolu ile takip başlatılmıştır. Ödeme emri borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Borçlu şirket, borcun aslında ödendiğini iddia ederek takibe engel olmak istemektedir.

Buna göre, borçlu şirketin ödeme emrine itirazı ve sonraki süreçle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İtiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine yapılmalı; alacaklı ise itirazın kaldırılması ve iflas davası için ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Ticaret Mahkemesine başvurmalıdır.

Answer

İtirazın 7 gün içinde icra dairesine yapılması ve alacaklının 1 yıl içinde Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açması gerekir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 155. maddesine göre, genel iflas yoluyla takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. Borçlu itiraz ederse takip durur. Alacaklı bu itirazı bertaraf etmek ve borçlunun iflasına karar verilmesini sağlamak için aynı Kanun'un 156. ve 158. maddeleri uyarınca, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açmalıdır. Bu davada mahkeme hem itirazın kaldırılmasını hem de iflas kararını birlikte değerlendirir.

Step-by-Step Solution

1
Takip safhasındaki itiraz süresini ve merciini belirle.
İİK m. 155 uyarınca itiraz süresi 7 gündür ve itiraz icra dairesine yapılır.
Genel iflas yolu ile takipte ödeme emrine itiraz usulü genel haciz yolu ile benzerlik gösterir.
2
İtiraz sonrası açılacak davanın görevli mahkemesini ve süresini belirle.
İİK m. 156 ve 158 uyarınca görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi, dava süresi ise ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıldır.
İflas kararını verme yetkisi münhasıran Asliye Ticaret Mahkemesine aittir ve bu süre hak düşürücüdür.

Key Concept

Genel İflas Yolunda İtiraz ve İflas Davası Prosedürü
Estimated Time:1m 30s
Question 83Question

Tacir olduğu için iflasa tabi olan borçlu (B) aleyhine, alacaklı (A) tarafından genel iflas yolu ile takip başlatılmış ve borçluya ödeme emri gönderilmiştir. Borçlu (B), ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal süresi içinde icra dairesine başvurarak borca itiraz etmiştir. Bu durumda alacaklı (A), borçlunun itirazını hükümden düşürerek iflas kararı alabilmek amacıyla aşağıdaki mercilerden hangisine, hangi süre içerisinde başvurmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Asliye Ticaret Mahkemesi – 1 yıl içinde

Answer

Asliye Ticaret Mahkemesi – 1 yıl içinde
Genel iflas yolu ile takipte borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi durumunda, alacaklının takibi devam ettirebilmesi için itirazın kaldırılması ile birlikte iflas kararı verilmesini talep etmesi gerekir. Bu talep bir dava niteliğindedir ve İcra ve İflas Kanunu uyarınca iflas davalarında görevli mahkeme münhasıran Asliye Ticaret Mahkemesidir. Söz konusu davanın açılması için öngörülen hak düşürücü süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıldır.

Step-by-Step Solution

1
Borçlunun itirazının etkisini belirleme
Genel iflas yolu ile takipte borçlu 7 gün içinde icra dairesine itiraz ederse takip durur.
İtiraz, takip hukukunun bir sonucu olarak takibi kendiliğinden durdurur.
2
Görevli yargı merciini tespit etme
İtirazın kaldırılması ve iflas davası açılması gerekir; bu davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.
İİK madde 156 uyarınca iflas davası asliye ticaret mahkemesinde görülür.
3
Dava açma süresini belirleme
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde bu davayı açmalıdır.
İİK madde 67'deki süreler genel kural olarak iflas davalarında da (itirazın hükümden düşürülmesi noktasında) uygulanır.

Key Concept

İflas Davasında Görev ve Hak Düşürücü Süre
Estimated Time:1m 15s
Question 84Question

İflasın açılmasının müflis bakımından doğurduğu maddi hukuk sonuçları ve malvarlığı üzerindeki etkileri dikkate alındığında, 20042004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İflasın açılmasıyla müflisin masaya giren mallar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır; ancak tapu siciline güvenerek işlem yapan iyiniyetli üçüncü kişilerin iktisapları korunur.

Answer

İflasın açılmasıyla müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanması kuraldır; ancak tapu sicili ve kıymetli evrak gibi özel koruma rejimlerine tabi olan iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları İİK m. 191/2 uyarınca saklıdır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 191. maddesi uyarınca, iflasın açılmasıyla birlikte müflis, iflas masasına giren malları üzerinde tasarruf yapma yetkisini kaybeder. Bu kısıtlamaya aykırı olarak müflis tarafından gerçekleştirilen işlemler iflas alacaklılarına karşı geçersizdir. Ancak, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, tapu siciline güvenerek (TMK m. 1023) veya kıymetli evrak hükümlerine dayanarak işlem yapan iyiniyetli üçüncü kişilerin hakları korunur. Bu durum, maddi hukuk sonuçları arasındaki en temel kurallardan biridir.

Step-by-Step Solution

1
İflasın açılma anı ile tasarruf yetkisi arasındaki ilişkiyi tespit etmek.
İflas, mahkemenin karar verdiği anda açılır ve müflisin masaya giren mallar üzerindeki tasarruf yetkisi bu andan itibaren kısıtlanır.
İİK m. 191 uyarınca müflisin yaptığı tasarruflar alacaklılara karşı hükümsüz (nisbi butlan) sayılır.
2
Tasarruf yetkisi kısıtlamasının istisnalarını değerlendirmek.
İİK m. 191/2, Türk Medeni Kanunu'nun tapu siciline güveni düzenleyen 1023. maddesini ve kıymetli evrak hukukunu korur.
Hukuki işlem güvenliğini sağlamak amacıyla iyiniyetli üçüncü kişilerin iktisapları korunur.
3
Diğer maddi hukuk sonuçlarını (muacceliyet ve takas) analiz etmek.
Borçlar muaccel olur (taşınmaz rehni hariç) ve takas hakkı belirli sınırlamalarla devam eder.
Bu sonuçlar iflasın kolektif bir tasfiye süreci olmasının doğal bir sonucudur.

Key Concept

İflasın Tasarruf Yetkisine Etkisi ve İyiniyetin Korunması

Practice More

İflasın açılmasının 'takip hukuku' sonuçlarını (icra takiplerinin durması ve düşmesi) maddi hukuk sonuçlarıyla karşılaştırarak çalışmanız konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 15s
Question 85Question

Kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takipte, kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu; takibe konu senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı iddiasını (şikayet) veya senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasını (itiraz) hangi süre içinde ve hangi mercie bildirmelidir?

Show answer & explanation

Answer: Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gün içinde, asliye ticaret mahkemesine

Answer

Borçlu, itiraz ve şikayetlerini ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gün içinde asliye ticaret mahkemesine bildirmelidir.
Kambiyo senetlerine özgü iflas yolunda, ödeme emrini alan borçlunun hem takibe konu senedin vasfına yönelik şikayetleri hem de borca veya imzaya yönelik itirazları, tebliğden itibaren 55 gün içinde doğrudan iflas davasının görüleceği asliye ticaret mahkemesine yapılmalıdır. Bu, genel iflas yolu ve kambiyo senetlerine özgü haciz yolundan ayrılan en temel usuli özelliktir.

Step-by-Step Solution

1
Takip yolunun belirlenmesi
Kambiyo senetlerine özgü iflas yolu (İİK m. 171171-176176).
Soru kökünde belirtilen özel takip usulünün yasal çerçevesini tespit etmek gerekir.
2
İtiraz ve şikayet sürelerinin kontrolü
55 gün.
İİK m. 172172 gereği bu yolda itiraz ve şikayet süreleri, haciz yolundaki 55 gün ile paraleldir ancak merci farklıdır.
3
Görevli merciin tespiti
Asliye Ticaret Mahkemesi.
İflas takibinde iflas kararı verme yetkisi ticaret mahkemesinde olduğundan, itirazlar da doğrudan bu mahkemeye yöneltilir.

Key Concept

Kambiyo İflas Yolunda İtiraz ve Şikayet Prosedürü

Practice More

Borçlunun asliye ticaret mahkemesine itiraz etmemesi ancak borcu da ödememesi durumunda alacaklının iflas davasını hangi süre içinde açması gerektiğini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 86Question

İcra ve İflas Hukuku’nda iflas süreci kural olarak bir iflas takibi (iflas ödeme emri gönderilmesi) ile başlar. Ancak bazı istisnai durumlarda alacaklı, borçlu aleyhine önceden bir iflas takibi başlatmasına gerek kalmaksızın doğrudan doğruya Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak borçlunun iflasını isteyebilir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında düzenlenen alacaklının talebiyle doğrudan iflas hallerinden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Borçlunun, malvarlığının borçlarını ödemeye yetmediğini beyan ederek bizzat mahkemeye başvurması

Answer

Borçlunun, malvarlığının borçlarını ödemeye yetmediğini beyan ederek bizzat mahkemeye başvurması
Borçlunun, malvarlığının borçlarını ödemeye yetmediğini beyan ederek bizzat mahkemeye başvurması, İcra ve İflas Kanunu'nun 178. maddesinde düzenlenen 'Borçlunun Talebiyle Doğrudan İflas' halidir. Alacaklının talebiyle doğrudan iflası düzenleyen 177. madde kapsamında bu durum yer almaz.

Step-by-Step Solution

1
İİK m. 177'de düzenlenen alacaklının talebiyle doğrudan iflas hallerinin tespit edilmesi.
Alacaklının bir iflas takibi yapmadan doğrudan dava açabileceği haller; borçlunun kaçması, hileli işlemleri, ödemelerini tatil etmesi ve ilama bağlı borcu ödememesidir.
Kanun koyucu, alacaklının haklarını korumak için belirli durumlarda takip aşamasını atlayarak doğrudan dava açma yetkisi tanımıştır.
2
İİK m. 178'de düzenlenen borçlunun talebiyle doğrudan iflas halinin incelenmesi.
Borçlunun kendi aczini beyan ederek mahkemeden iflasını istemesi borçlunun talebiyle iflas kapsamında değerlendirilir.
Alacaklının talebi ile borçlunun talebi kanunda farklı şartlara ve maddelere bağlanmıştır.
3
Seçeneklerin yasal dayanaklara göre karşılaştırılması.
Borçlunun kendi başvurusu seçeneği m. 177 kapsamında değil, m. 178 kapsamında yer almaktadır.
Soruda sadece alacaklının talebiyle (m. 177) olan haller sorulduğu için bu seçenek yanlıştır.

Key Concept

Alacaklının Talebiyle Doğrudan İflas (İİK m. 177)
Estimated Time:1m 0s
Question 87Question

Hakkında iflas kararı verilen bir borçlu aleyhine, iflasın açıldığı tarihte devam eden bir 'ilamsız icra takibi', bir 'alacak davası' ve bir 'ceza davası' bulunmaktadır.

Bu takip ve davaların iflasın açılmasından nasıl etkileneceği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İcra takibi durur; alacak davası kural olarak ikinci alacaklılar toplanmasından 1010 gün sonraya kadar durur; ceza davası ise durmadan devam eder.

Answer

İcra takibinin durması, alacak davasının ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar durması ve ceza davasının etkilenmeden devam etmesi gerekir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 193.193. maddesi gereğince, iflasın açılmasıyla birlikte müflis aleyhindeki tüm icra takipleri durur. Aynı kanunun 194.194. maddesi uyarınca, müflisin taraf olduğu hukuk davaları (malvarlığına ilişkin olanlar) kural olarak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar durur. Ancak ceza davaları, nafaka davaları, şeref ve haysiyete saldırıdan doğan manevi tazminat davaları gibi istisnalar bu durma kuralına tabi değildir ve görülmeye devam eder.

Step-by-Step Solution

1
İcra takibinin akıbetini belirlemek
İcra takibi durur.
İİK m. 193193 uyarınca, iflasın açılmasıyla müflis aleyhindeki takipler durur.
2
Hukuk davasının (alacak davası) durumunu saptamak
İkinci alacaklılar toplanmasından 1010 gün sonraya kadar durur.
İİK m. 194194 uyarınca, acele haller ve istisnalar dışındaki hukuk davaları durur.
3
Ceza davasının durumunu değerlendirmek
Durmaz, devam eder.
İİK m. 194194 kapsamında ceza davaları, iflasın açılmasından etkilenmeyen istisnalar arasında sayılmıştır.

Key Concept

İflasın derdes takip ve davalara etkisi (İİK m. 193-194)

Practice More

İflasın açılmasıyla durmayan diğer istisna davaları (nafaka, manevi tazminat vb.) tekrar gözden geçirilebilir.
Estimated Time:1m 15s
Question 88Question

İcra ve İflas Hukuku mevzuatına göre iflas tasfiyesi, kamusal denetimi sağlayan resmî organlar ile alacaklıların menfaatlerini gözeten hususi organlar eliyle gerçekleştirilir. Ayrıca kanun, ticari hayatın güvenliği için bazı kişilerin tacir sıfatı sona erse dahi belirli bir süre daha iflas hükümlerine tabi olmasını öngörmüştür.

Buna göre, iflasa tabi şahıslar ve iflas organları ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İcra dairesi, iflas kararının ilanıyla birlikte iflas masasını temsil yetkisini kendiliğinden kazanan ve tasfiye sürecini bizzat yöneten hususi bir organdır.

Answer

İcra dairesinin iflas masasının temsilcisi ve tasfiye yöneticisi olduğunu belirten ifade yanlıştır; bu görev iflas idaresine aittir.
İcra dairesi, genel bir icra organı olup iflas tasfiyesini yürüten veya iflas masasını temsil eden bir organ değildir. İflas tasfiyesi sürecinde masanın kanuni temsilcisi, ikinci alacaklılar toplantısında seçilen adaylar arasından icra mahkemesince atanan 'iflas idaresi'dir. Ayrıca iflas idaresi resmî bir organ değil, alacaklıların menfaatini temsil eden hususi bir organdır.

Step-by-Step Solution

1
İflasa tabi şahısların kapsamını analiz et.
Tacirlerin yanı sıra ticareti terk edenlerin 11 yıl boyunca, donatanların ise tacir olmasalar da iflasa tabi oldukları saptandı.
İİK m. 44 ve m. 20 hükümlerinin doğruluğunu teyit etmek için.
2
İflas organlarını niteliklerine göre sınıflandır.
İflas dairesi ve icra mahkemesi resmî; iflas idaresi ve alacaklılar toplantısı hususi organlar olarak belirlendi.
Kamusal yetki ile alacaklı iradesi arasındaki ayrımı yapmak için.
3
İflas masasının temsil yetkisini incele.
İflas masasının kanuni temsilcisinin iflas idaresi olduğu, icra dairesinin ise bu süreçte temsil yetkisinin bulunmadığı görüldü.
İİK m. 226 uyarınca tasfiyeyi yürüten asıl yetkiliyi belirlemek için.

Key Concept

İflas Organlarının Tasnifi ve Masa Temsil Yetkisi

Practice More

İflas idaresinin oluşum sürecindeki 'aday gösterme' ve 'atama' yetkilerini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 89Question

İflasa tabi bir borçlunun mahkemeye başvurarak kendi iflasına karar verilmesini talep ettiği durumlarda, mahkemenin sağlıklı bir değerlendirme yapabilmesi için borçlunun malvarlığına ilişkin şeffaflık sağlaması öngörülmüştür.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'ndaki düzenlemeler dikkate alındığında, bu süreçteki mal beyanı sunma yükümlülüğü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Borçlu, iflas talebiyle birlikte tüm aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını mahkemeye sunmak zorundadır; bu belgenin eksikliği halinde mahkeme borçluya on günü geçmeyen bir süre tanır.

Answer

Borçlu, iflas talebiyle birlikte tüm malvarlığı ve alacaklı bilgilerini içeren mal beyanını mahkemeye sunmak zorundadır; sunulmaması halinde mahkeme on günü geçmeyen bir süre verir, aksi takdirde talebi reddeder.
İcra ve İflas Kanunu'nun 178. maddesinin 3. fıkrasına göre, borçlu kendi iflasını talep ederken mal beyanını (aktif ve pasiflerini, alacaklı listesini) mahkemeye sunmaya mecburdur. Bu belgenin sunulmaması halinde mahkeme borçluya on günü geçmemek üzere bir süre verir ve bu süre içinde de sunulmazsa talebi reddeder. Bu düzenleme şeffaflığı ve alacaklıların haklarının korunmasını amaçlar.

Step-by-Step Solution

1
Borçlunun kendi iflasını talep ederken uyması gereken yasal usulün belirlenmesi
İİK m. 178/3 hükmü uyarınca mal beyanı sunulması zorunluluğu tespit edilir.
Borçlunun dürüstlük kuralı gereği mali durumunu mahkemeye açıklama yükümlülüğü vardır.
2
Belgenin eksikliği durumunda uygulanacak kanuni sürenin analizi
Mahkemenin bu eksikliğin giderilmesi için on günü geçmeyen bir süre vereceği sonucuna ulaşılır.
İcra ve İflas Kanunu'ndaki özel düzenleme gereği bu süre on gün olarak sınırlandırılmıştır.

Key Concept

Borçlunun Kendi Talebiyle Doğrudan İflasında Mal Beyanı Sunma Zorunluluğu (İİK m. 178/3)
Estimated Time:1m 15s
Question 90Question

Kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takipte, kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, 55 günlük yasal süresi içerisinde İcra Mahkemesine herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Alacaklının süresinde Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açması üzerine, borçlunun savunma haklarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Borçlu, İcra Mahkemesine itiraz etmemiş olsa bile, Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan iflas davasında kendisine tanınan 1515 günlük cevap süresi içinde borcun ödendiği itirazını ileri sürebilir.

Answer

Borçlu, İcra Mahkemesine itiraz etmemiş olsa bile, iflas davasında kendisine tanınan süre içinde borcun ödendiği (itfa) gibi esasa ilişkin itirazlarını ileri sürebilir.
Kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takipte, borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 55 gün içinde İcra Mahkemesine itiraz edebilir. Ancak İcra ve İflas Kanunu'nun 173/2173/2. maddesi uyarınca; borçlu bu itirazı İcra Mahkemesine bildirmemiş olsa dahi, alacaklı tarafından Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan iflas davasına karşı vereceği cevap dilekçesinde (ödeme emri tebliğinden itibaren 1515 günlük süre içinde) bu itirazlarını serbestçe ileri sürebilir. Bu durum, iflas davasının maddi hukuk bakımından geniş bir inceleme alanı sunmasından kaynaklanır.

Step-by-Step Solution

1
Takip türünü ve ödeme emri sürelerini belirle.
Kambiyo senetlerine özgü iflas yolunda ödeme emrine karşı İcra Mahkemesine itiraz/şikayet süresi 55 gün, ödeme veya mahkemeye cevap süresi 1515 gündür.
İİK m. 171171 ve 172172 hükümleri gereği bu sürelerin bilinmesi hukuki başvurunun geçerliliği için şarttır.
2
İcra Mahkemesine itiraz edilmemesinin sonucunu analiz et.
İcra Mahkemesine 55 gün içinde başvurulmaması takibi durdurmaz, ancak borçlunun Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak iflas davasındaki savunma hakkını düşürmez.
İflas yolu, haciz yolundan farklı olarak iki aşamalı bir yapıya sahiptir ve asıl inceleme 'iflas davası' aşamasında gerçekleşir.
3
İİK m. 173/2173/2 hükmünü uygula.
Kanun koyucu, borçluya iflas davası sırasında 1515 günlük süre içinde tüm itirazlarını (itfa, imza, zamanaşımı vb.) yeniden veya ilk kez ileri sürme hakkı tanımıştır.
İflasın ağır sonuçları nedeniyle borçlunun savunma hakkı geniş tutulmuştur.

Key Concept

İİK m. 173/2 - İtirazların İflas Davasında İleri Sürülmesi

Practice More

Borçlunun 5 günlük sürede İcra Mahkemesine başvurmasının takibi durdurup durdurmayacağını ve alacaklının iflas davası açma şartlarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 91Question

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre, borçlunun kendi talebiyle doğrudan iflas kurumuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İflasa tabi bir gerçek kişi tacir, muaccel borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğunu (aciz halini) tespit ettiğinde, durumu derhal mahkemeye bildirerek kendi iflasını istemek zorundadır.

Answer

Gerçek kişi tacirin aciz halinde iflasını istemek zorunda olduğunu belirten ifade yanlıştır.
İcra ve İflas Kanunu'na göre gerçek kişi tacirler bakımından kendi iflasını istemek (ihtiyari doğrudan iflas) bir zorunluluk değil, bir haktır. Borçlu, aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili asliye ticaret mahkemesinden iflasını isteyebilir, ancak buna mecbur edilemez (İİK m. 178). Kendi iflasını isteme zorunluluğu (mecburi doğrudan iflas), kural olarak borca batık durumdaki sermaye şirketleri ve kooperatifler (İİK m. 179) için geçerlidir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki ifadelerin ihtiyari ve mecburi doğrudan iflas kurallarına uygunluğunu değerlendirmek.
İİK m. 178 ve 179 kapsamında kimlerin iflasını isteyebileceği ve kimlerin istemek zorunda olduğu tespit edilir.
Borçlunun talebiyle iflas halleri, gerçek kişiler ile sermaye şirketleri bakımından farklı hükümlere (ihtiyari ve mecburi) tabidir.
2
Gerçek kişi tacirler ile sermaye şirketlerinin hukuki durumunu karşılaştırmak.
Sermaye şirketlerinde idarecilerin borca batıklık halinde iflası istemesi kanuni bir yükümlülük (mecburi) iken, gerçek kişi tacirin aciz halinde iflasını istemesi sadece bir haktır (ihtiyari).
Kanun koyucu, ticari hayatın güvenliği için sermaye şirketlerinin tasfiyesini zorunlu tutmuş, şahıslar için inisiyatif bırakmıştır.
3
Yanlış olan hukuki ifadeyi belirlemek.
Gerçek kişi tacirin iflasını istemek zorunda olduğunu iddia eden seçenek yanlıştır ve işaretlenir.
Soru kökünde 'yanlış olan' ifadenin bulunması istenmektedir.

Key Concept

İhtiyari ve Mecburi Doğrudan İflas Halleri Arasındaki Fark
Question 92Question

Bir alacaklı, borçlu anonim şirket aleyhine iflastan önce ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatmış ve ayrıca taraflar arasındaki ticari bir satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası açmıştır. Yargılama ve icra takibi devam ederken borçlu şirket hakkında iflasın açılmasına karar verilmiştir.

İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca, borçlu şirket hakkında verilen iflas kararının derdest olan bu icra takibi ve dava üzerindeki etkileriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi iflasın açılmasıyla durmaz; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası ise durur ve kural olarak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar devam edemez.

Answer

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin iflasın açılmasıyla durmayacağını, alacak davasının ise durarak kural olarak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar devam edemeyeceğini ifade eden seçenek doğrudur.
İİK m.193 uyarınca iflasın açılmasıyla müflis aleyhindeki icra takipleri durur; ancak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler bu kuralın istisnasıdır ve durmaz. İİK m.194 uyarınca ise müflisin taraf olduğu ve istisna kapsamında olmayan hukuk davaları, kural olarak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar devam edemez, yani durur. Alacak davası durmayan istisnai davalardan (nafaka, ceza vb.) olmadığı için duracaktır. Bu iki kanuni kuralın bir arada doğru olarak verildiği seçenek sorunun yanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
İflasın açılmasının mevcut icra takibine etkisini (İİK m.193) belirlemek.
Kural olarak mevcut takipler durur ve kesinleşince düşer. Ancak rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler bu kuralın istisnasıdır; iflasın açılmasıyla durmaz ve karar kesinleştiğinde düşmez.
Soruda alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı açıkça belirtilmiştir.
2
İflasın açılmasının derdest hukuk davasına etkisini (İİK m.194) belirlemek.
Nafaka, ceza, şeref ve haysiyetten doğan tazminat gibi kanunda sayılan istisnai davalar dışındaki hukuk davaları kural olarak durur. Bu durma durumu ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar sürer.
Sorudaki ticari sözleşmeden kaynaklanan alacak davası, İİK m.194'teki istisnalardan biri olmadığı için durmalıdır.
3
Bulunan yasal sonuçları seçeneklerle eşleştirmek.
Rehinli takibin durmayacağı ve alacak davasının ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonraya kadar duracağı bilgisini doğru şekilde aktaran ifade tespit edilir.
İİK m.193 ve m.194 hükümlerinin her ikisinin de doğru uygulandığı tek seçenek tespit edilmelidir.

Key Concept

İflasın Açılmasının Takiplere ve Davalara Etkisi
Question 93Question

(K), birinci sınıf tacir sıfatıyla işlettiği mağazasını devrederek ticareti terk etmiş ve bu durum 10 Eylül 2025 tarihinde ticaret siciline tescil ve ilan edilmiştir. (K)'nin ticari faaliyetinden doğan muaccel bir borcunu ödememesi üzerine, alacaklı (L) tarafından 15 Nisan 2026 tarihinde (K) aleyhine iflas yoluyla takip başlatılmış ve sonucunda asliye ticaret mahkemesince iflas kararı verilmiştir. İflasın açılmasının ardından, müflisin malvarlığından oluşan masanın kanuni temsilciliğini üstlenerek tasfiye işlemlerini alacaklıların menfaatine uygun olarak fiilen yürüten özel organ göreve başlamıştır.

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre, (K)'nin iflasa tabi olma durumu ve metinde görevleri belirtilen iflas organı dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (K), ticareti terk durumunu ticaret siciline tescil ve ilan ettirdiği tarihten itibaren bir yıl boyunca iflasa tabi olmaya devam eder; masayı temsil eden ve tasfiye işlemlerini fiilen yürüten bu organ ise hususi bir iflas organı olan iflas idaresidir.

Answer

Doğru cevap, ticareti terk edenin tescil ve ilandan itibaren bir yıl boyunca iflasa tabi olacağını ve masayı temsil edip tasfiyeyi yürüten organın hususi bir organ olan iflas idaresi olduğunu belirten ifadedir.
İcra ve İflas Kanunu madde 44 uyarınca, ticareti terk eden bir tacir bu durumu ticaret siciline tescil ve ilan ettirdiği tarihten itibaren bir yıl müddetle iflasa tabidir. Olayda 10 Eylül 2025'ten 15 Nisan 2026'ya kadar henüz bir yıl dolmadığı için takip geçerlidir. Ayrıca, iflas kararından sonra masanın kanuni temsilcisi olarak görev yapan, tasfiyeyi fiilen yürüten ve alacaklıların menfaatini koruyan hususi (özel) iflas organı "İflas İdaresi"dir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki kişinin iflasa tabi olma durumunun ve süresinin tespit edilmesi.
İcra ve İflas Kanunu'na göre ticareti terk eden tacir, terk keyfiyetini ticaret siciline tescil ve ilan ettirdiği tarihten itibaren bir yıl boyunca iflasa tabidir.
10 Eylül 2025 (tescil/ilan) ile 15 Nisan 2026 (takip) tarihleri arasında bir yıldan az süre geçtiği için (K)'nin iflasa tabi olduğu doğrulanır.
2
İflas tasfiyesi sürecinde masanın kanuni temsilciliğini üstlenen organın belirlenmesi.
Tasfiye sürecinde alacaklıların menfaatini koruyan, masayı idare eden ve temsil eden yürütme organı "İflas İdaresi"dir.
İflas dairesi (resmî organ) geçici önlemleri alırken, asıl tasfiye işlemleri ve masanın kanuni temsilcisi görevi alacaklılarca seçilen iflas idaresi (hususi organ) tarafından yerine getirilir.
3
Resmî ve hususi organların ayırt edilmesi.
İcra dairesi, iflas dairesi, icra mahkemesi resmî organlar iken; birinci/ikinci alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi hususi (özel) organlardır.
Seçeneklerdeki organ eşleştirmelerinde yetki ve nitelik (resmî/hususi) karmaşası yaratan hatalı ifadelerin elenmesi gerekir.

Key Concept

Ticareti Terk Edenlerin İflasa Tabi Olma Süresi ve Hususi İflas Organları (İflas İdaresi)
Estimated Time:1m 15s
Question 94Question

Kozmetik ürünleri imalatı ve toptan satışı ile iştigal eden ve bu faaliyeti sebebiyle iflasa tabi olan (K) Ltd. Şti. aleyhine, hammadde tedarikçisi olan Alacaklı (A) tarafından genel iflas yolu ile takip başlatılmış ve düzenlenen iflas ödeme emri borçlu şirkete tebliğ edilmiştir. Borçlu (K) Ltd. Şti., söz konusu borcun büyük bir kısmını daha önce banka kanalıyla ödediğini iddia ederek takibe itiraz etmek istemektedir.

Buna göre, genel iflas yolu ile takip safhasında borçlunun ödeme emrine itiraz süresi ve mercii ile alacaklının bu itirazı bertaraf edip iflas kararı alabilmesi için iflas davasını açması gereken mahkeme ve tabi olduğu hak düşürücü süre aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz etmelidir; alacaklı ise itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açmalıdır.

Answer

Doğru seçenek; borçlunun tebliğden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edeceğini, alacaklının ise itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açması gerektiğini belirten seçenektir.
Genel iflas yolu ile takipte, borçlu iflas ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde borca veya iflasa tabi olmadığına yönelik itirazını icra dairesine bildirmelidir. Yapılan süresinde itiraz takibi durdurur. Takibi duran alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde takibin yapıldığı yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açarak itirazın kaldırılmasını ve borçlunun iflasına karar verilmesini talep etmek zorundadır.

Step-by-Step Solution

1
Genel iflas yolu ile takipte borçlunun itiraz süresini ve merciini belirleme.
İtiraz süresi iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gündür ve itiraz bizzat icra dairesine yapılır.
İcra ve İflas Kanunu madde 155 uyarınca borçluya tebliğ edilen iflas ödeme emrinde borçlunun itirazlarını 7 gün içinde icra dairesine bildirmesi gerektiği düzenlenmiştir.
2
Alacaklının itirazı bertaraf etmek için başvuracağı hukuki yolu ve görevli mahkemeyi tespit etme.
Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası açmalıdır.
Genel haciz yolundan farklı olarak iflas yolunda icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenemez; İİK madde 156 gereği uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde iflas davası yoluyla çözülmesi zorunludur.
3
İflas davası açmak için kanunda öngörülen hak düşürücü süreyi değerlendirme.
İflas davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır.
Takibe yapılan itirazı bertaraf etmek amacıyla açılan iflas davası, niteliği gereği genel haciz yolundaki itirazın iptali davasına uygulanan kurallara (İİK m. 67) tabi olduğundan 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir.

Key Concept

Genel iflas yolunda ödeme emrine itiraz ve itirazın kaldırılması (İflas Davası)
Estimated Time:1m 15s
Question 95Question

İflasa tabi bir borçluya karşı, kanunen emre yazılı olan bir bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ile takip başlatılmış ve ödeme emri gönderilmiştir. Borçlu, dayanak belgenin zorunlu şekil şartlarını barındırmadığı gerekçesiyle bu yolla takip yapılamayacağını iddia etmektedir.

Buna göre, borçlunun söz konusu iddiasını bildirmesi gereken yasal merci, başvuru süresi ve ödeme emrinde yer alan borcu ödeme süresi aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: İcra dairesi – Beş gün / Ödeme süresi: On beş gün

Answer

Başvuru mercii icra dairesi, başvuru süresi beş gün ve ödeme süresi on beş gündür.
İİK madde 172 gereğince, kambiyo senetlerine mahsus iflas yolunda icra müdürü tarafından gönderilen ödeme emrinde borçluya borcu ödemesi için on beş günlük süre verilir. Ayrıca borçlunun, senedin kambiyo vasfını taşımadığına yönelik şikâyetleri ile borca ve imzaya itirazlarını beş gün içinde bir dilekçe ile icra dairesine bildirmesi zorunludur.

Konunun daha iyi anlaşılması için farklı takip yollarındaki temel süreler şöyledir:

Takip TürüÖdeme Süresiİtiraz/Şikâyet SüresiBaşvuru Mercii
Genel İflas Yolu7 gün7 günİcra Daires
Kambiyo Mahsus Haciz Yolu10 gün5 günİcra Mahkemesi
Kambiyo Mahsus İflas Yolu15 gün5 günİcra Dairesi

Step-by-Step Solution

1
Uygulanan takip türünü belirle.
Olayda borçluya karşı 'kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu' uygulanmıştır.
Uygulanacak süreler ve kurallar takip türüne göre değişiklik göstermektedir.
2
Kanuni süreleri ve merciyi tespit et.
İcra ve İflas Kanunu madde 172 uyarınca bu takip türünde ödeme süresi on beş gün, şikâyet ve itiraz süresi ise beş gündür. Yapılacak itiraz ve şikâyetlerin mercii icra dairesidir.
Haciz yolunun aksine iflas yolunda itirazlar icra dairesine yöneltilir.

Key Concept

Kambiyo Senetlerine Mahsus İflas Yolunda Süreler ve Mercii
Question 96Question

Alacaklı (A), iflasa tabi borçlusu (B) hakkında önceden icra dairesine başvurarak herhangi bir iflas takibi başlatmadan (iflas ödeme emri tebliğ ettirmeksizin), doğrudan doğruya asliye ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun iflasına karar verilmesini talep etmek istemektedir.

Bu bağlamda (B) ile ilgili karşılaşılabilecek bazı hukuki durumlar şunlardır:
I. Borçlu (B)'nin piyasadaki borçlarını ödeyemeyecek duruma düşerek ödemelerini tatil etmiş olması
II. Borçlu (B)'nin aleyhine yapılan haciz yoluyla takipler neticesinde malvarlığının yarı mevcudunun elinden çıkmış olması ve kalan mevcudunun vadesi gelmiş diğer borçlarını ödemeye yetmemesi
III. Alacaklı (A)'nın, (B) aleyhine mahkeme ilamına dayanan bir alacağı için icra dairesi aracılığıyla icra emri tebliğ ettirmesine rağmen borcun ödenmemiş olması

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre, alacaklı (A) yukarıdaki durumlardan hangilerine dayanarak borçlu (B)'nin doğrudan doğruya iflasını talep edebilir?

Show answer & explanation

Answer: I ve III

Answer

Doğru yanıt I ve III numaralı öncülleri içeren seçenektir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesinde alacaklının önceden hiçbir iflas takibi yapmaksızın borçlunun iflasını isteyebileceği haller sınırlı olarak sayılmıştır. Borçlunun ödemelerini tatil etmiş olması (I numaralı öncül) ve ilama dayanan alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemiş olması (III numaralı öncül) bu maddede yer alan doğrudan iflas sebeplerindendir. Bu durumlarda alacaklı, iflas ödeme emri tebliğine gerek kalmaksızın doğrudan ticaret mahkemesinde iflas davası açabilir. Öte yandan malvarlığının yarısının haczedilmesi sonucu acze düşme durumu (II numaralı öncül), İİK'nın 178. maddesinde düzenlenen ve borçlunun bizzat iflasını istemesini gerektiren bir 'mecburi doğrudan iflas' sebebidir; alacaklıya bu gerekçeyle doğrudan iflas talep etme hakkı vermez.

Step-by-Step Solution

1
Alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas halleri (İİK m. 177) ile borçlunun talebiyle doğrudan iflas hallerini (İİK m. 178) birbirinden ayırmak.
Ödemelerin tatili ve ilamlı borcun icra emrine rağmen ödenmemesi alacaklıya bu hakkı verirken; malvarlığının yarısının haczedilip kalanın muaccel borçlara yetmemesi borçlu için mecburi iflas sebebidir.
Kanun koyucu doğrudan iflas sebeplerini, iflası talep etme hakkı tanıdığı kişiye göre kategorize etmiştir.
2
I numaralı durumu incelemek: 'Borçlunun ödemelerini tatil etmiş olması'.
Bu durum İİK m. 177/2 uyarınca alacaklının talebiyle doğrudan doğruya iflas hallerinden biridir.
Ödemelerin tatili, borçlunun ticari yaşamında ödeme aczini gösteren objektif bir durumdur ve kanun, bu halde alacaklıya iflas ödeme emri göndermeden doğrudan dava açma hakkı tanır.
3
II numaralı durumu incelemek: 'Haciz yoluyla takipler neticesinde yarı mevcudunun elinden çıkması ve kalan mevcudunun muaccel borçlara yetmemesi'.
Bu durum İİK m. 178/2 uyarınca borçlunun mecburi doğrudan iflas sebebidir, alacaklı bu sebebe doğrudan dayanamaz.
Bu özel hal, sermaye eksikliğini doğrudan yaşayan borçluya yüklenen bir bildirim ve iflasını bizzat isteme zorunluluğudur.
4
III numaralı durumu incelemek: 'İlama dayanan alacağın icra emrine rağmen ödenmemesi'.
Bu durum İİK m. 177/4 uyarınca alacaklının doğrudan iflas talep edebileceği bir diğer haldir.
İlamlı icra takibinde icra emrine rağmen borç ödenmediğinde, alacaklıya süreci iflas takibine çevirmeden doğrudan mahkemede iflas davası açma imkanı verilmiştir.
5
I ve III numaralı öncüllerin alacaklının doğrudan iflas talep edebileceği haller olduğunu belirleyerek doğru seçeneği tespit etmek.
I ve III öncüllerini içeren seçenek doğru yanıttır.
Soru metninde spesifik olarak 'alacaklı'nın dayanabileceği doğrudan iflas sebepleri sorulmuştur.

Key Concept

İcra ve İflas Hukukunda Alacaklının Talebiyle Doğrudan Doğruya İflas Halleri
Estimated Time:1m 15s
Question 97Question

Bir alacaklı anonim şirket, borçlusu durumundaki bir limited şirkete karşı vadesinde ödenmemiş ve protesto evrakı düzenlenmiş bir poliçeye dayanarak kambiyo senetlerine mahsus iflas takibi başlatmıştır. İcra dairesi tarafından düzenlenen ödeme emri borçlu şirkete tebliğ edilmiştir.

Borçlu şirket yetkilileri, poliçedeki kabul imzasının şirketlerini temsile yetkili kişilere ait olmadığını iddia etmektedir.

İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre, borçlu şirketin bu savunmasını ileri sürebilmesi için tabi olduğu yasal süre ve başvurması gereken mercii aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Ödeme emrini tebellüğ ettiği tarihten itibaren beş gün içerisinde bir dilekçeyle icra dairesine açıkça imzaya itiraz ettiğini bildirmelidir.

Answer

Doğru usul, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde itirazın dilekçeyle icra dairesine yapılması ve imza itirazının açıkça belirtilmesidir.
İİK m. 171 uyarınca, kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takipte ödeme emrine karşı borca ve imzaya itirazların, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde bir dilekçe ile icra dairesine yapılması zorunludur. Ayrıca, icra hukuku kuralları gereği imzaya itirazın geçerli olabilmesi için genel itirazdan bağımsız olarak ayrıca ve açıkça ileri sürülmesi gerekir.

Step-by-Step Solution

1
Takip yolunun türünü ve buna bağlı yasal merciiyi tespit etmek.
Başlatılan takip 'kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu'dur. Bu takip türünde itiraz ve şikayetler icra mahkemesine değil, icra dairesine yapılır.
İcra ve İflas Kanunu m. 171 gereğince, haciz yolundan farklı olarak iflas yolunda itirazlar iflas davasına bakacak ticaret mahkemesinin değerlendirmesi için icra dairesine sunulur.
2
Yasal başvuru süresini belirlemek.
Kambiyo senetlerine özgü iflas yolunda itiraz ve şikayet süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gündür.
Kanun, kambiyo senetlerinin niteliği gereği genel iflas yolundaki 7 günlük süreyi bu özel takip türünde 5 güne indirmiştir.
3
İmza itirazının usulünü değerlendirmek.
İmzaya itirazın 'ayrıca ve açıkça' yapılması zorunludur.
Genel borca itiraz beyanı imzaya itirazı kapsamaz; imza itirazı açıkça belirtilmezse senet altındaki imza zımnen kabul edilmiş sayılır.

Key Concept

Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yolunda İtiraz Usulü
Question 98Question

Bir beyaz eşya mağazası sahibi olan ve iflasa tabi şahıslardan sayılan tacir (M), son dönemde girdiği ekonomik kriz nedeniyle vadesi gelmiş borçlarını ödemekte zorlanmaktadır. Alacaklı (K), (M)'den olan alacağını tahsil edemediği için genel iflas yoluyla takip başlatıp ödeme emri göndermek yerine, doğrudan doğruya asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açarak (M)'nin iflasını talep etmek istemektedir.

Buna göre, İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisinin varlığı, alacaklı (K)'nin önceden bir iflas ödeme emri tebliğ ettirmeksizin (M)'nin doğrudan iflasını isteyebilmesi için kanunen geçerli bir nedendir?

Show answer & explanation

Answer: (M)'nin ödemelerini tatil etmiş bulunması veya (K)'ye olan ve mahkeme ilamına bağlanan borcunu kendisine gönderilen icra emrine rağmen ödememesi

Answer

Doğru seçenek, borçlunun ödemelerini tatil etmiş bulunması veya mahkeme ilamına bağlanan borcunu kendisine gönderilen icra emrine rağmen ödememesidir.
İcra ve İflas Kanunu madde 177 uyarınca, borçlunun ödemelerini tatil etmiş olması (m. 177/2) ve ilama dayanan alacağın icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemesi (m. 177/3), alacaklının önceden bir iflas takibi başlatmadan doğrudan asliye ticaret mahkemesinde iflas davası açabileceği özel hallerdendir. Bu durumlarda borçluya ayrıca bir iflas ödeme emri gönderilmesine gerek yoktur.

Step-by-Step Solution

1
Soru metnindeki hukuki durumu analiz etmek.
Alacaklı, icra dairesinde herhangi bir takip başlatmadan ve ödeme emri göndermeden (takipsiz) doğrudan ticaret mahkemesinde iflas davası açmak istemektedir.
Soruda hedeflenen hukuki kurum 'Alacaklının Talebiyle Doğrudan İflas Halleri'dir.
2
İcra ve İflas Kanunu madde 177'de düzenlenen alacaklının talebiyle doğrudan iflas hallerini gözden geçirmek.
Borçlunun kaçması, hileli işlemleri, ödemelerini tatil etmesi veya ilama dayanan borcu icra emrine rağmen ödememesi bu haller arasındadır.
Alacaklının hangi özel durumlarda bu yetkiye sahip olduğunu belirlemek gerekir.
3
İcra ve İflas Kanunu madde 178'de düzenlenen borçlunun talebiyle doğrudan iflas hallerini tespit edip çeldiricileri elemek.
Borçlunun aczini bildirmesi ve haciz takibinde malvarlığının yarısının elinden çıkması durumları sadece borçlu için doğrudan iflas sebebidir.
Alacaklı ve borçlunun doğrudan iflas talep yetkilerini birbirine karıştırmamak son derece önemlidir.

Key Concept

Alacaklının Talebiyle Doğrudan İflas Halleri ve Usulü
Question 99Question

Kendi iflasını isteme hakkı veya yükümlülüğü bulunan borçluların tabi olduğu kanuni usul ve esaslara dair aşağıdaki ifadelerden hangisi hatalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçan veya alacaklıların haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunan borçlu, bu durumun gerçekleştiği tarihten itibaren derhal kendi iflasını talep etmek mecburiyetindedir.

Answer

Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçması veya hileli işlemlerde bulunması durumunda kendi iflasını talep etmek mecburiyetinde olduğunu belirten ifade hatalıdır.
Hatalı olan ifade, borçlunun kaçması veya hileli işlemlerde bulunması durumunda kendi iflasını istemek zorunda olduğuna dair ifadedir. İcra ve İflas Kanunu madde 177'ye göre, borçlunun kaçması veya alacaklıları zarara sokacak hileli muamelelerde bulunması, 'alacaklının talebiyle' doğrudan doğruya iflas hallerinden biridir. Kanun, hileli işlem yapan borçluya bizzat kendi iflasını isteme (mecburi doğrudan iflas) gibi bir yükümlülük yüklememiştir; bu durum sadece alacaklıya borçlu aleyhine doğrudan iflas davası açma imkânı verir.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerdeki durumların İcra ve İflas Kanunu'na göre 'borçlunun talebiyle doğrudan iflas' hallerine mi yoksa 'alacaklının talebiyle doğrudan iflas' hallerine mi girdiğini analiz et.
Hatalı olduğu iddia edilen seçenekteki borçlunun kaçması veya mallarını gizlemesi fiillerinin tespit edilmesi.
Soruda borçlunun kendi iflasını istemesi (ihtiyari veya mecburi) ile ilgili kural dışı olan, hatalı bilginin bulunması istenmektedir.
2
Borçlunun kaçması veya hileli işlemlerde bulunmasının hukuki sonucunu belirle.
İİK madde 177 uyarınca bu durum, alacaklılara doğrudan iflas davası açma hakkı verir, ancak borçluya bizzat kendi iflasını isteme yükümlülüğü getirmez.
Mecburi iflas sebepleri (İİK 178/2 ve 179) malvarlığının belirli bir oranda eksilmesi veya borca batıklık ile ilgilidir; hileli fiiller alacaklının dava hakkını doğurur.

Key Concept

İhtiyari ve Mecburi Doğrudan İflas ile Alacaklının Talebiyle İflas Ayrımı
Question 100Question

Alacaklı (K) A.Ş., borçlu (M) Ticaret Ltd. Şti. aleyhine, vadesi geçmiş bir çeke dayanarak kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takip başlatmıştır. Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu şirket, takibe dayanak yapılan belgenin kanunen bulunması zorunlu unsurlardan olan "keşide tarihi"ni içermediğini ve bu nedenle kambiyo senedi vasfı taşımadığını ileri sürecektir.

Buna göre, borçlu şirketin başvurması gereken merci, başvuru süresi ve bu takip türünde kanunen öngörülen ödeme süresi aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Başvurunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde İcra Dairesine yapılması gerekir; bu takipte ödeme süresi 15 gündür.

Answer

Başvurunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde İcra Dairesine yapılması gerekir; bu takipte ödeme süresi 15 gündür.
İcra ve İflas Kanunu madde 171 ve 172'ye göre; kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takipte düzenlenecek ödeme emrinde borçluya borcunu ödemesi için 15 günlük süre verilir. Borçlu, senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığına yönelik şikayetini veya borca/imzaya itirazlarını ise ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde 'İcra Dairesine' bildirmek zorundadır. Doğru eşleştirme merci olarak İcra Dairesi, itiraz/şikayet süresi olarak 5 gün ve ödeme süresi olarak 15 gün şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Takip yolunu ve yasal dayanağını tespit etme.
Olayda 'Kambiyo senetlerine özgü iflas yolu' seçilmiştir.
Uygulanacak süreler ve başvuru mercileri seçilen takip türüne göre değişiklik gösterir.
2
İlgili takip türünde ödeme süresini belirleme.
İİK m. 171 uyarınca kambiyo senetlerine özgü iflas yolunda borçluya tanınan ödeme süresi 15 gündür.
Kambiyo haciz yolunda bu süre 10 gün, genel iflas yolunda ise 7 gün iken, kambiyo iflas yolunda kanun koyucu 15 günlük süre öngörmüştür.
3
Senedin kambiyo vasfı taşımadığı iddiasının hukuki niteliğini ve başvuru esaslarını belirleme.
Bu iddia bir şikayettir. İİK m. 172 uyarınca kambiyo senetlerine özgü iflas yolunda şikayet ve itirazlar 5 gün içinde İcra Dairesine yapılır.
Haciz yolundan farklı olarak, iflas takiplerinde icra dairesinin işlemleri daha merkezi bir roldedir ve itiraz/şikayet başvuruları mahkemeye değil, bizzat icra dairesine yöneltilir.

Key Concept

Kambiyo Senetlerine Özgü İflas Yolunda Süreler ve Başvuru Mercii
PreviousPage 5 / 6Next