Kamu Görevlileri

152 questions

Question 21Question

Devlet memurlarının mazeret izinlerine yönelik yasal düzenlemeler uyarınca, bir memura mazereti sebebiyle amiri tarafından bir yıl içinde verilen ilk 1010 günlük mazeret izninin yetersiz kalması üzerine, zaruret hali gerekçesiyle aynı usulle ikinci bir 1010 günlük mazeret izni daha verilmiştir. Bu ikinci 1010 günlük iznin hukuki statüsü ve kullanım sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bu süre, memurun yıllık izin süresinden düşülür.

Answer

İkinci kez verilen bu mazeret izni süresi, memurun yıllık izninden düşülür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 104. maddesinin (C) fıkrasına göre; memura mazereti nedeniyle bir yıl içinde verilen ilk 1010 günlük izin yıllık izinden düşülmezken, zaruret halinde aynı usulle verilen ikinci 1010 günlük izin süresi memurun yıllık izninden düşülmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Mazeret izni türünün tespiti
657 sayılı DMK'nın 104/C maddesinde düzenlenen 'amirin takdirine bağlı mazeret izni' olduğu belirlenir.
Soru kökündeki 10 günlük süre ve amir onayı bu maddeye işaret eder.
2
İkinci 10 günlük sürenin şartlarının incelenmesi
Zaruret halinde aynı usulle bir 10 gün daha verilebileceği ancak bu sürenin yıllık izinden düşüleceği kuralı hatırlanır.
Kanun metni ilk 10 günü 'bağımsız', ikinci 10 günü 'yıllık izne bağlı' kılmıştır.
3
İstisnaların kontrol edilmesi
Öğretmenlerin bu ikinci 10 günlük haktan yararlanamayacağı teyit edilir.
Kanun metni öğretmenleri bu ek süre için açıkça dışarıda bırakmıştır.

Key Concept

Mazeret İzninde Mahsup Usulü

Practice More

657 sayılı Kanun'da yer alan 'evlenme, doğum ve ölüm' gibi mazeret izinlerinin (104/A ve B) sürelerini ve bu izinlerin amirin takdirine bağlı olup olmadığını tekrar ediniz.
Estimated Time:50s
Question 22Question

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi bir kamu kurumunda görev yapan memur (MM), 1515 Mart 20242024 tarihinde 'aylıktan kesme' cezasını gerektiren bir fiil işlemiştir. Yetkili disiplin amiri bu fiili 2020 Nisan 20242024 tarihinde öğrenmiş; ancak disiplin soruşturmasını 2525 Mayıs 20242024 tarihinde başlatmıştır.

Buna göre, söz konusu disiplin süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Soruşturmaya başlama zamanaşımı süresi geçirilmiş olduğundan, disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.

Answer

Soruşturmaya başlama zamanaşımı süresi geçirilmiş olduğu için disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.
Soruşturmaya başlama zamanaşımı süresi geçirilmiş olduğundan disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığını belirten seçenek doğrudur. 657657 sayılı Kanun’un 127127. maddesine göre; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında, disiplin amirinin fiili öğrendiği tarihten itibaren 'bir ay' içinde disiplin soruşturmasına başlanması zorunludur. Olayda öğrenme tarihi 2020 Nisan iken soruşturma 2525 Mayıs'ta başlatılmış, yani bir aylık yasal süre aşılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Fiilin türünü ve ilgili zamanaşımı grubunu belirle.
Aylıktan kesme cezası, 657657 sayılı DMK m. 127127 uyarınca 'bir ay' içinde soruşturmaya başlanması gereken gruptadır.
Zamanaşımı süreleri cezanın ağırlığına göre (1 ay veya 6 ay) farklılık gösterir.
2
Disiplin amirinin öğrenme tarihi ile soruşturma başlangıç tarihini karşılaştır.
Öğrenme tarihi 2020 Nisan 20242024, soruşturma başlama tarihi 2525 Mayıs 20242024'tür. Aradaki süre bir ayı (3535 gün) aşmıştır.
Kanun, öğrenme tarihinden itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanmasını emreder.
3
Zamanaşımı sonucunu tespit et.
Bir aylık hak düşürücü süre geçtiği için disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğramıştır.
Süre geçtikten sonra başlatılan soruşturmalar ve verilen cezalar hukuka aykırıdır.

Key Concept

Disiplin Soruşturmasına Başlama Zamanaşımı (DMK m. 127)

Practice More

Devlet memurluğundan çıkarma cezasında soruşturmaya başlama zamanaşımının kaç ay olduğunu ve hangi kurul tarafından karara bağlandığını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 23Question

Bir bakanlıkta veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan Devlet memuru (M), mesai saatleri dışında bir limited şirkete ortak olmuş ve bu şirketin müdürlük görevini üstlenerek ticari faaliyetlerini bizzat yürütmeye başlamıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, bu fiili işleyen memur hakkında uygulanması gereken disiplin cezası aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kademe ilerlemesinin durdurulması

Answer

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, memurun ticaret yapması veya kazanç getirici faaliyetlerde bulunması durumunda 'Kademe ilerlemesinin durdurulması' cezası uygulanır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (D) fıkrasının (h) bendinde 'Ticaret yapmak veya memurlara yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak' fiili açıkça 'Kademe ilerlemesinin durdurulması' cezasını gerektiren haller arasında sayılmıştır. Senaryoda memurun limited şirket müdürü olarak bizzat ticari faaliyet yürütmesi bu madde kapsamına girmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki fiilin hukuksal niteliği belirlenmelidir.
Memurun bir şirkete ortak olup müdürlük yapması 'Ticaret yapmak veya memurlara yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak' kapsamındadır.
Memurların anonim şirketlere ortak olması yasak olmasa da, limited şirket ortağı olup müdürlük yapması veya şahıs şirketi kurması ticaret yasağı ihlalidir.
2
657 sayılı Kanun'un 125. maddesindeki disiplin cezaları cetveli incelenmelidir.
İlgili fiil (ticaret yapma), Kanun'un 125/D maddesinde sayılan fiiller arasında yer almaktadır.
Kanun koyucu, memurların tarafsızlığını korumak amacıyla ticari faaliyetleri kademe ilerlemesinin durdurulması gibi ağır bir yaptırıma bağlamıştır.
3
Fiile karşılık gelen ceza tespit edilmelidir.
Kademe ilerlemesinin durdurulması (1-3 yıl süreyle).
Disiplin hukukunda suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği, kanunda açıkça belirtilen fiile o fiil için öngörülen ceza verilir.

Key Concept

657 Sayılı DMK - Disiplin Cezaları ve Ticaret Yasağı
Question 24Question

Bir bakanlığın merkez teşkilatında görev yapan bir genel müdür yardımcısı ile aynı bakanlığın taşra teşkilatında görevli bir şube müdürünün, iştirak halinde (birlikte) bir görev suçu işledikleri iddia edilmektedir.

4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca; bu kişiler hakkında soruşturma izni vermeye yetkili merci, ön inceleme sonucunda verilecek kararın azami süresi (ek süre dahil) ve bu karara karşı yapılacak itirazın süresi ile mercii aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: İlgili Bakan — 45 Gün — 10 Gün içinde Danıştay

Answer

İştirak halindeki suçlarda üst memurun tabi olduğu izin mercii yetkili olduğundan; soruşturma izni İlgili Bakan tarafından verilir, azami süre 45 gündür ve itiraz 10 gün içinde Danıştay'a yapılır.
4483 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca iştirak halinde işlenen suçlarda izin mercii, en üst memurun tabi olduğu mercidir. Genel müdür yardımcısı için izin mercii ilgili bakandır (Madde 3). Bakanın ön inceleme süresi en fazla 45 gündür (30 gün asıl + 15 gün ek süre). Bakan tarafından verilen bu kararlara karşı itiraz süresi 10 gün olup, yetkili yargı mercii Danıştay'dır.

Step-by-Step Solution

1
İştirak kuralının belirlenmesi
Üst memur olan Genel Müdür Yardımcısının izin merciine tabi olunur.
4483 sayılı Kanun Madde 10 uyarınca, iştirak halinde işlenen suçlarda izin vermeye yetkili merci tayininde daha üst memur hakkındaki merci yetkilidir.
2
Genel müdür yardımcısı için yetkili merciin tespiti
İlgili Bakan
4483 sayılı Kanun Madde 3/d bendi uyarınca, genel müdür yardımcıları hakkında soruşturma izni verme yetkisi ilgili bakana aittir.
3
Ön inceleme süresinin hesaplanması
30 + 15 = 45 Gün
Kanun'un 7. maddesine göre izin vermeye yetkili merci, soruşturma izni konusundaki kararını suçun öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde verir; zorunlu hallerde bu süre en fazla 15 gün uzatılabilir.
4
İtiraz süresi ve merciinin belirlenmesi
10 gün içinde Danıştay
Kanun'un 9. maddesi gereği, Bakanlarca verilen kararlara karşı itirazlar Danıştay İkinci Dairesine (güncel işbölümüyle Birinci Daire) 10 gün içinde yapılır.

Key Concept

İştirak Halinde Soruşturma İzni ve Bakanlık Hiyerarşisi

Practice More

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile atanan bir Bölge Müdürü hakkında soruşturma izni merciini ve itiraz usulünü inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 25Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanan bir devlet memurunun hukuki durumu ve hakları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Görevden uzaklaştırılan memurlar, bu süre içerisinde memuriyet sıfatları askıya alındığı için sosyal hak ve yardımlardan yararlanamazlar.

Answer

Görevden uzaklaştırılan memurların bu süre içerisinde sosyal hak ve yardımlardan yararlanamayacağını belirten ifade yanlıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 141. maddesine göre, görevden uzaklaştırılan memurlar bu süre içinde Kanun'da öngörülen sosyal hak ve yardımlardan (aile yardımı, çocuk zammı vb.) faydalanmaya devam ederler. Bu nedenle, sosyal haklardan yararlanılamayacağını savunan ifade hukuken yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Görevden uzaklaştırma tedbirinin hukuki niteliğini belirle.
Bu işlem bir disiplin cezası değil, geçici bir ihtiyati tedbirdir.
Memurun statüsü sona ermez, sadece görevinden geçici olarak uzaklaştırılır.
2
Mali hakları değerlendir.
Memura aylığının 2/32/3'ü ödenir.
657 sayılı Kanun'un 141. maddesi bu oranı açıkça belirlemiştir.
3
Sosyal haklar ve memuriyet sıfatı arasındaki ilişkiyi analiz et.
Memuriyet sıfatı devam ettiği için sosyal hak ve yardımlar (aile yardımı vb.) kesilmez.
Tedbir memurun statüsünü sona erdirmediği için özlük haklarının bir kısmı (sosyal haklar) tam olarak devam eder.

Key Concept

Görevden uzaklaştırmanın memuriyet statüsüne ve özlük haklarına etkisi

Practice More

Görevden uzaklaştırma tedbirinin hangi hallerde (beraat, takipsizlik vb.) kaldırılması gerektiğini ve geriye dönük ödemelerin usulünü inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 26Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, memurların "özlük hakları" kapsamında yer alan yıllık izin ve mazeret izinlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Memuriyete girmeden önce özel sektörde geçen hizmet süreleri, memurun hizmet sınıfı fark etmeksizin yıllık izin kıdeminin hesabında tam olarak dikkate alınır.

Answer

Memuriyete girmeden önce özel sektörde geçen hizmet sürelerinin, hizmet sınıfı fark etmeksizin yıllık izin kıdeminin hesabında tam olarak dikkate alınacağı ifadesi yanlıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğlerine (Seri No: 154) göre; yıllık izin sürelerinin hesabında özel sektörde geçen sürelerin tamamı ve her hizmet sınıfı için dikkate alınması mümkün değildir. Özel sektör süreleri sadece Teknik Hizmetler, Sağlık Hizmetleri, Avukatlık Hizmetleri gibi sınıflarda, Kanun'un 36. maddesi uyarınca 'kazanılmış hak aylığında' değerlendirildiği oranda (genellikle 3/4) yıllık izin kıdeminde dikkate alınır. Genel İdare Hizmetleri Sınıfı gibi sınıflarda özel sektör süresi yıllık izin hesabına dahil edilmez.

Step-by-Step Solution

1
Yıllık izin sürelerini belirleyen kıdem kuralını hatırla.
657 sayılı DMK Madde 102'ye göre; hizmeti 1-10 yıl (10 dahil) olanlar 20 gün, 10 yıldan fazla olanlar 30 gün izin alır.
Soruda geçen '10 yıl olan memurun 20 gün izin alacağı' bilgisinin doğruluğunu teyit etmek için gereklidir.
2
Yıllık izin kıdemine (hizmet süresine) dahil edilecek süreleri analiz et.
Tüm kamu hizmetleri (işçi, sözleşmeli vb.) ve askerlik süresi tam olarak eklenir. Özel sektör süreleri ise sadece Teknik, Sağlık, Avukatlık gibi sınıflarda derece yükselmesinde sayılan oranlarda (genelde 3/4) eklenir.
Özel sektör sürelerinin her durumda ve tam olarak sayılacağı iddiasının hukuki geçerliliğini denetlemek için gereklidir.
3
Mazeret ve izin devri kurallarını kontrol et.
İzinler en fazla bir sonraki yıla devredebilir (2026'da 2025 ve 2026 kullanılabilir). Ölüm/evlilik mazeret izni 7 gündür ve eşin ailesini de kapsar.
Diğer seçeneklerin doğruluğunu kanıtlayarak hatalı olanı kesinleştirmek için gereklidir.

Key Concept

657 sayılı DMK kapsamında yıllık izin kıdeminin hesabı ve izinlerin devri kuralları.

Practice More

Memurların aylıksız izin hakları ve bu sürelerin kademe ilerlemesine etkisi konusundaki güncel yasal değişiklikleri inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 27Question

Devlet memuru (M), 8 yıllık hizmet süresine sahiptir. (M)’nin kardeşi ağır bir trafik kazası geçirmiş ve tam teşekküllü bir hastaneden alınan sağlık kurulu raporunda 'refakat edilmediği takdirde hayati tehlikenin bulunduğu' açıkça belirtilmiştir.

Bu durumla ilgili 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Memur, sağlık kurulu raporu doğrultusunda aylık ve özlük hakları korunarak üç aya kadar refakat izni kullanabilir ve bu süre gerektiğinde bir katına kadar uzatılabilir.

Answer

Memur, sağlık kurulu raporunda belirtilen hayati tehlike kaydı uyarınca, aylık ve özlük hakları korunarak (maaşlı) üç aya kadar refakat izni kullanabilir ve bu süre bir katına kadar (toplam 6 ay) uzatılabilir.
Doğru seçenek, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 105. maddesinde yer alan refakat izni düzenlemesini tam olarak yansıtmaktadır. Bu maddeye göre; memurun bakmakla yükümlü olduğu veya refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerinden birinin ağır kaza veya uzun süreli hastalık durumunda, sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi şartıyla aylık ve özlük hakları korunarak 3 aya kadar izin verilir ve bu süre 3 ay daha uzatılabilir.

Step-by-Step Solution

1
Kişi kapsamını kontrol et
Kardeş kapsamdadır
657 sayılı Kanun Madde 105; ana, baba, eş, çocuk ve kardeşleri kapsam içine alır.
2
Rapor şartını kontrol et
Şart sağlanmıştır
Tam teşekküllü hastaneden alınan ve 'refakat edilmediği takdirde hayati tehlike' ibaresini içeren sağlık kurulu raporu mevcuttur.
3
İzin türü ve mali hakları belirle
Aylıklı izin
Refakat izni, mazeret izinleri kapsamında değerlendirilir ve aylık/özlük hakları korunarak verilir.
4
Süre sınırlarını belirle
3 + 3 ay
İzin süresi azami 3 aydır, raporla belgelenmesi halinde 3 ay daha uzatılarak toplamda 6 aya tamamlanabilir.

Key Concept

Refakat İzni Şartları ve Kapsamı (657 SK Madde 105)

Practice More

Memurların mazeret izinleri ile aylıksız izinleri arasındaki süre ve kıdem farklarını bir tablo üzerinden karşılaştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 28Question

Bir kamu kurumunda görev yapan Devlet memuru (Z), kurumun hizmetine tahsis edilen resmi aracı, yetkili makamlardan izin almaksızın ve görev dışı bir şekilde şahsi ihtiyaçları için kullanmıştır. Bu durumun denetimler sonucunda tespit edilmesi üzerine, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca (Z) hakkında aşağıdaki disiplin cezalarından hangisinin tesis edilmesi gerekir?

Show answer & explanation

Answer: Aylıktan kesme

Answer

Aylıktan kesme
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 'Aylıktan Kesme' cezasını düzenleyen (C) fıkrasının (i) bendi, 'Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak' eylemini açıkça bu ceza kapsamında saymıştır. Senaryoda memurun aracı yetkisiz ve şahsi ihtiyaçları için kullanması bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Fiilin niteliğini tespit etme
Devlet memurunun resmi hizmet aracını şahsi (özel) ihtiyaçları için kullanması fiili söz konusudur.
Disiplin hukukunda ceza tayini için eylemin tam olarak hangi kanuni tanıma uyduğunun belirlenmesi gerekir.
2
Kanuni dayanağı belirleme
657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125125. maddesi (Disiplin Cezalarının Çeşitleri ile Ceza Uygulanacak Fiil ve Haller) incelenmelidir.
Kanunilik ilkesi gereği, disiplin cezaları sadece kanunda sayılan fiillere karşılık olarak verilebilir.
3
Eylem ve cezayı eşleştirme
125/Ci125/C-i bendi: 'Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak' fiili 'Aylıktan Kesme' cezasına bağlanmıştır.
Eylem doğrudan kanun metnindeki tanım ile örtüşmektedir.

Key Concept

Disiplin Fiil ve Cezalarının Eşleştirilmesi (657 DMK Madde 125)
Estimated Time:50s
Question 29Question

Kamu görevlilerinin hiyerarşik yapı içerisindeki sorumlulukları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 'Ödev ve Sorumluluklar' bölümünde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Buna göre, bir birim amirinin maiyetindeki memura, Türk Ceza Kanunu kapsamında 'resmi belgede sahtecilik' suçunun unsurlarını taşıyan bir işlem yapması yönünde verdiği ve memurun itirazı üzerine yazılı olarak yenilediği bir emirle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Emrin konusu suç teşkil ettiğinden, amir yazılı olarak ısrar etse dahi memur bu emri hiçbir suretle yerine getiremez; yerine getirmesi halinde ise amirle birlikte sorumlu olur.

Answer

Emrin konusu suç teşkil ettiğinden, memur bu emri hiçbir suretle yerine getiremez ve yerine getirmesi halinde amirle birlikte sorumlu tutulur.
Anayasa'nın 137. ve 657 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre, kamu görevlileri amirlerinden aldıkları emri mevzuata aykırı görürlerse yerine getirmez ve durumu amire bildirirler. Ancak emir bir 'suç' teşkil ediyorsa, amir yazılı olarak ısrar etse dahi bu emir hiçbir durumda yerine getirilemez. Yerine getiren memur, emrin hiyerarşik bir amirden gelmiş olmasını veya yazılı olarak yinelenmiş olmasını bir kurtuluş sebebi olarak ileri süremez ve amirle birlikte sorumlu olur.

Step-by-Step Solution

1
Emrin niteliğini belirle
Emrin konusu 'resmi belgede sahtecilik' olup bir suç teşkil etmektedir.
Kanunsuz emir ile konusu suç teşkil eden emir arasındaki ayrımı yapmak hukuki sorumluluğu belirlemek için esastır.
2
Anayasa m. 137 ve 657 s.K. m. 11 hükümlerini uygula
Konusu suç teşkil eden emirler için 'yazılı ısrar' istisnası geçerli değildir.
Hukuk devleti ilkesi gereği, hiç kimse suç işlenmesi yönünde verilen bir emri yerine getirmekle yükümlü tutulamaz.
3
Sorumluluk paylaşımını analiz et
Emri veren amir ve yerine getiren memur müteselsilen (birlikte) sorumludur.
Suçun işlenmesine iştirak eden memur, amirin emrini mazeret göstererek cezai sorumluluktan kurtulamaz.

Key Concept

Konusu Suç Teşkil Eden Emir ve Memurun Sorumluluğu
Estimated Time:1m 30s
Question 30Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca; memurların hizmet içindeki yükselişleri 'kademe ilerlemesi' ve 'derece yükselmesi' olarak iki ana grupta toplanmıştır. Ayrıca memurların gördükleri hizmetin niteliğine göre çeşitli hizmet sınıfları belirlenmiştir.

Buna göre, 657 sayılı Kanun'un hizmet sınıfları, derece ve kademe ilerlemesine ilişkin hükümleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Derece yükselmesi yapılabilmesi için memurun bulunduğu derecede en az iki yıl çalışmış olması ve üst derecenin birinci kademesine atanabilecek liyakat ve öğrenim şartlarını taşıması yeterlidir.

Answer

Derece yükselmesi yapılabilmesi için memurun bulunduğu derecede en az iki yıl çalışmış olması ifadesi yanlıştır, çünkü asgari süre 3 yıldır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68. maddesine göre, bir memurun derece yükselmesi yapabilmesi için bulunduğu derecede en az 33 yıl çalışmış olması şarttır. Seçenekte belirtilen 'iki yıl' ifadesi bu yasal süre şartıyla çelişmektedir. Diğer şartlar (boş kadro, liyakat, öğrenim düzeyi) doğru olsa dahi süre şartındaki bu hata ifadeyi yanlış kılmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Derece yükselmesi şartlarını hatırla
657 sayılı Kanun Madde 68: Derece yükselmesi için; üst dereceden boş bir kadronun bulunması, derecesi içinde en az 3 yıl bulunmuş olması ve üst derecenin 1. kademesine atanabilecek liyakate sahip olunması gerekir.
Yanlış sürenin tespit edilmesi için yasal zorunlulukları kontrol etmek gerekir.
2
Kademe ilerlemesi şartlarını hatırla
Madde 64: Kademesinde en az bir yıl çalışmış olmak ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almamış olmak (Kadro şartı aranmaz).
Kademe ve derece sürelerini karşılaştırmak için gereklidir.
3
Hizmet sınıflarını say
GİH, TH, SH, EÖH, AH, DH, EH, JAH, SGH, YH, MİAH, MİH olmak üzere 12 sınıf.
Hizmet sınıfları sayısının doğruluğunu teyit etmek için gereklidir.

Key Concept

Derece yükselmesi ve kademe ilerlemesi arasındaki süre ve kadro şartı farkları.
Estimated Time:1m 30s
Question 31Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, adaylık süresi içerisinde temel eğitim, hazırlık eğitimi ve staj aşamalarının herhangi birinde başarısız olan veya bu süreçte hal ve hareketlerinde memuriyetle bağdaşmayacak durumları saptanan aday memurlar hakkında uygulanacak işlem ve bu işlemin hukuki sonucu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir; bu kişiler 3 yıl süreyle devlet memurluğuna alınmazlar.

Answer

Disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir; bu kişiler 3 yıl süreyle devlet memurluğuna alınmazlar.
657 sayılı Kanun uyarınca adaylık devresi içinde gerek eğitimlerde (temel, hazırlık, staj) başarısız olanlar gerekse memuriyetle bağdaşmayacak halleri saptananlar, disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile görevden uzaklaştırılırlar (ilişikleri kesilir). Bu şekilde ilişiği kesilenlerin tekrar devlet memurluğuna atanabilmesi için 3 yıl geçmesi zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
İlgili kanun maddesini tespit etme
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 56. ve 57. maddeleri.
Adaylık sürecindeki başarısızlık ve disiplin hükümlerinin yasal dayanağını bulmak gerekir.
2
Usulü değerlendirme
Disiplin amiri teklif eder, atamaya yetkili amir onaylar.
İdari işlemin yetki unsurunun doğruluğunu teyit etmek için usul şartına bakılır.
3
Yasak süresini belirleme
İlişiği kesilenler 3 yıl boyunca devlet memuru olamazlar.
Başarısızlık nedeniyle ilişiği kesilmenin hukuki yaptırım süresini belirlemek gerekir.

Key Concept

Aday Memurlukta Başarısızlık ve İlişik Kesme Usulü
Estimated Time:1m 30s
Question 32Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde düzenlenen memuriyete giriş şartları ve engelleri çerçevesinde değerlendirildiğinde;

I. Kasten işlediği bir suçtan dolayı 1414 ay hapis cezası alan ancak cezası ertelenen,
II. Taksirli bir suçtan dolayı 2020 ay hapis cezası alan,
III. Askerlik çağına gelmiş ancak yükseköğrenimi nedeniyle askerliğini tecil ettirmiş olan,
IV. İrtikap suçundan mahkûm olup bilahare özel af ile cezası affedilen,
V. Hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlanan,

adaylarından hangilerinin memuriyete atanmasının önünde yasal bir engel bulunmamaktadır?

Show answer & explanation

Answer: II ve III

Answer

Taksirli bir suçtan dolayı hüküm giyen ve askerliğini tecil ettirmiş olan adayların memuriyete atanmasında yasal bir engel yoktur.
Taksirli bir suçtan dolayı hüküm giymiş olmak (öncül II) ve askerlik çağına gelmiş olmasına rağmen askerliğini mevzuata uygun şekilde tecil ettirmiş olmak (öncül III) memuriyete girişe engel değildir. Kanun, taksirli suçları süre kısıtlamasının dışında tutmuş; askerlik için ise fiilen yapma zorunluluğu yerine tecil/erteleme imkanını tanımıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kasten işlenen suçlar ile taksirli suçlar arasındaki ayrımı yapınız.
Kasten işlenen suçlarda bir yıl ve üzeri hapis cezası engeldir; ancak taksirli suçlar süresinden bağımsız olarak engel teşkil etmez.
657 sayılı Kanun 48/A-5 maddesi 'kasten işlenen' suçlar için süre sınırı getirmiş, taksirli suçları hariç tutmuştur.
2
Cezanın ertelenmesi ve affın etkisini değerlendiriniz.
Katalog suçlarda (irtikap gibi) af olsa dahi engel sürer; hapis cezasının ertelenmesi de mahkûmiyet şartını ortadan kaldırmaz.
Kanun koyucu belirli suç tiplerini 'affa uğramış olsa bile' engel olarak saymıştır; erteleme ise sadece cezanın infazıyla ilgilidir.
3
Askerlik ve güvenlik soruşturması şartlarını inceleyiniz.
Askerlikte tecil yeterlidir; güvenlik soruşturması olumsuzluğu ise atanmaya engeldir.
Askerlik durumu için 'yapmış, ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş' olmak kuralı geçerlidir.

Key Concept

657 sayılı DMK Madde 48 uyarınca memuriyete girişte mahkûmiyet, askerlik ve güvenlik soruşturması şartları.
Question 33Question

Kamu hizmetinin tarafsızlık ve dürüstlük ilkeleri çerçevesinde yürütülmesini sağlamak amacıyla devlet memurları için çeşitli yasaklar öngörülmüştür. Bu bağlamda, ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağına ilişkin mevzuat hükümleri dikkate alındığında, bir devlet memurunun aşağıdaki eylemlerinden hangisi hukuka uygun bir faaliyet olarak kabul edilir?

Show answer & explanation

Answer: Bir anonim şirkette, şirketi idare ve temsil etme yetkisi bulunmaksızın sadece pay sahibi (hissedar) olması

Answer

Devlet memurunun bir anonim şirkette, yönetim ve temsil yetkisi olmaksızın sadece pay sahibi olması hukuka uygundur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesine göre memurlar, tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek faaliyetlerde bulunamazlar. Ancak anonim şirketlerde sadece hissedar (pay sahibi) olmak, kişiye tacir sıfatı kazandırmaz ve şirketi idare etme zorunluluğu getirmez. Dolayısıyla, yönetim kurulu üyeliği veya temsil yetkisi bulunmayan bir pay sahipliği, ticaret yasağına aykırılık teşkil etmez.

Step-by-Step Solution

1
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesindeki ticaret yasağının temel kuralı belirlenmelidir.
Memurların Türk Ticaret Kanunu'na göre 'tacir' veya 'esnaf' sayılmalarını gerektirecek faaliyetlerde bulunmaları yasaktır.
Yasağın kapsamını belirleyen temel yasal dayanak budur.
2
Şirket türlerine göre memurların alabileceği roller analiz edilmelidir.
Kolektif ve komandite ortaklık gibi 'tacir' sıfatı doğuran roller yasak kapsamındayken, sermaye şirketlerinde pasif yatırımcılık ayrıştırılmalıdır.
Her türlü şirket ortaklığının değil, sadece belirli nitelikteki ortaklıkların yasaklandığının tespiti gerekir.
3
Anonim şirketlerdeki pay sahipliği durumu değerlendirilmelidir.
Yönetim kurulu üyeliği, denetçilik veya temsil yetkisi içermeyen sadece hisse (pay) sahipliği, tacir sıfatı kazandırmaz.
Danıştay kararları ve Bakanlık görüşleri doğrultusunda, sermaye şirketlerinde pay sahipliği 'ticari faaliyet' değil, 'kişisel mal varlığının yönetimi' kapsamında görülür.

Key Concept

Sermaye Şirketlerinde Pay Sahipliği İstisnası

Practice More

Memurların ticaret yasağına aykırı davranmaları durumunda uygulanacak disiplin cezasını (Kademe İlerlemesinin Durdurulması) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 34Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, hakkında hem disiplin soruşturması hem de ceza kovuşturması yürütülen bir memura uygulanan "görevden uzaklaştırma" tedbirinin süreleri ve inceleme usulü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Disiplin soruşturması nedeniyle uygulanan görevden uzaklaştırma tedbiri en fazla üç ay sürebilir; ceza kovuşturması nedeniyle uygulanan tedbirde ise durum her iki ayda bir yetkili amirce gözden geçirilir.

Answer

Disiplin soruşturması nedeniyle uygulanan tedbirin azami üç ay sürebileceğini ve ceza kovuşturması sürecinde incelemenin iki ayda bir yapılacağını belirten ifade doğrudur.
Doğru cevap, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 145. maddesindeki düzenlemeyi tam olarak yansıtmaktadır. Disiplin soruşturması sebebiyle görevden uzaklaştırma tedbiri alan memur hakkında 3 ay içinde bir karar verilmezse tedbir kendiliğinden kalkar. Ancak ceza kovuşturması söz konusu olduğunda süreç daha uzun sürebileceği için kanun koyucu, idareye her 2 ayda bir 'bu tedbir hala gerekli mi?' diye sorma ve karar alma yükümlülüğü getirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Görevden uzaklaştırma tedbirinin disiplin soruşturması ayağındaki süresini belirle.
Disiplin soruşturması nedeniyle uzaklaştırmada 3 aylık bir hak düşürücü süre vardır.
657 Sayılı Kanun 145. madde gereği disiplin nedeniyle uzaklaştırma süresiz olamaz.
2
Ceza kovuşturması veya genel süreçlerdeki denetim periyodunu incele.
Tedbirin devamının gerekliliği her 2 ayda bir gözden geçirilmelidir.
İdarenin tedbiri haksız yere uzatmasını önlemek ve memurun haklarını korumak için periyodik denetim şarttır.

Key Concept

Görevden Uzaklaştırma Tedbirinin Süre ve Denetim Usulü
Estimated Time:1m 30s
Question 35Question

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4848. maddesinde düzenlenen devlet memurluğuna giriş genel şartları ve engelleri dikkate alındığında, aşağıdaki durumlardan hangisi kişinin memuriyete girmesine engel teşkil eden kesin bir hukuki engeldir?

Show answer & explanation

Answer: Rüşvet suçundan mahkûm olup, bu mahkûmiyetin daha sonra genel af ile hukuki sonuçlarının ortadan kaldırılmış olması.

Answer

Rüşvet suçundan mahkûm olan bir kişinin, bu mahkûmiyeti genel affa uğramış olsa dahi devlet memuru olamaması memuriyet için kesin bir engeldir.
Doğru yanıt olan durum, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A548/A-5 maddesinde açıkça belirtilmiştir. Rüşvet, zimmet, dolandırıcılık gibi sayılan katalog suçlarda kişi affa uğramış olsa dahi devlet memuru olma ehliyetini kaybeder.

Step-by-Step Solution

1
Kasten işlenen suçlarda genel kuralı belirle.
11 yıl veya daha fazla süreli hapis cezaları engeldir.
Genel şartlar uyarınca kasten işlenen suçlarda eşik değer 11 yıldır.
2
Katalog suçların (yüz kızartıcı suçlar) özel durumunu incele.
Rüşvet, zimmet, hırsızlık gibi suçlarda süreye bakılmaksızın ve affa uğrasa bile engel teşkil eder.
657657 sayılı Kanun 48/A548/A-5 maddesinde bu suçlar için özel ve katı bir düzenleme öngörülmüştür.
3
İstisnai durumları (Taksirli suç, tecil, HAGB) değerlendir.
Bu durumların hiçbirinin memuriyete engel olmadığı sonucuna ulaşılır.
Taksirli suçlar kapsam dışıdır, tecil yasal bir statüdür, HAGB ise kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü doğurmaz.

Key Concept

Mahkûmiyetin Memuriyete Etkisi ve Katalog Suçlarda Af İstisnası

Hints

1
Kasten işlenen suçlar ile taksirli suçlar arasındaki farka dikkat edin.
2
Affa uğramış olsa bile memuriyete engel olan özel suç grubunu (rüşvet, hırsızlık vb.) hatırlayın.
3
HAGB kararı ile kesinleşmiş mahkûmiyet arasındaki fark, memuriyet giriş şartlarında kritik bir ayrımdır.

Practice More

Memurluğun sona erme halleri ile bu giriş engelleri arasındaki benzerlikleri inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 36Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Ticaret ve Diğer Kazanç Getirici Faaliyetlerde Bulunma Yasağı" başlıklı 2828. maddesi hükümleri dikkate alındığında, memurların yürütebileceği faaliyetlere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Memurlar, ticari şirket türlerinden biri olan komandit şirketlerde, şirketin borçlarından dolayı sınırsız sorumlu olan 'komandite ortak' sıfatıyla yer alabilirler.

Answer

Memurların komandit şirketlerde 'komandite ortak' sıfatıyla yer alabileceğini belirten ifade yanlıştır; zira 657 sayılı DMK bu ortaklık tipini açıkça yasaklamıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 2828. maddesi uyarınca, memurların ticari mümessil, ticari vekil, kolektif şirket ortağı veya komandit şirketlerde 'komandite ortak' olmaları kesinlikle yasaklanmıştır. Komandite ortak, şirketin borçlarından dolayı şahsen ve sınırsız sorumlu olan, genellikle yönetim yetkisine sahip olan ortaktır ve bu statü memurluk sıfatı ile bağdaşmaz. Memurlar ancak 'komanditer ortak' (sınırlı sorumlu/pasif ortak) olabilirler.

Step-by-Step Solution

1
657 sayılı DMK Madde 28'in kapsamını analiz et.
Memurların tacir veya esnaf sayılmasını gerektirecek faaliyetlerde bulunması yasaktır.
Memurların tarafsızlığını korumak ve mesaisini kamu hizmetine hasretmesini sağlamak.
2
Şirket türleri ve ortaklık sıfatları arasındaki farkı değerlendir.
Komandit şirketlerde iki tür ortak vardır: Komandite (sınırsız sorumlu/yönetici) ve Komanditer (sınırlı sorumlu/pasif).
Yasağın kapsamı, 'tacir' sıfatı kazandıran veya sınırsız sorumluluk getiren statülerle ilgilidir.
3
Yasal metindeki açık yasakları kontrol et.
Kanun metni: '...kolektif şirketlerde ortak veya komandit şirketlerde komandite ortak olamazlar.'
Komandite ortaklık, doğrudan ticari bir statü ve sorumluluk yüklediği için yasaklanmıştır.

Key Concept

Ticaret Yasağı ve Şirket Ortaklığı Sınırları

Practice More

Memurların ticaret yasağına aykırı davranmaları durumunda uygulanacak disiplin cezasının 'Kademe İlerlemesinin Durdurulması' olduğunu unutmayınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 37Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlenen "Devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak genel ve özel şartlar" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Askerlik çağına gelmiş adayların memurluğa atanabilmeleri için muvazzaf askerlik hizmetini fiilen tamamlamış olmaları zorunludur.

Answer

Askerlik çağına gelmiş adayların memurluğa atanabilmesi için askerlik hizmetini fiilen tamamlamış olmalarının zorunlu olduğu ve ertelemenin yeterli olmadığı ifadesi yanlıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-6 maddesine göre askerlik çağına gelmiş adayların askerliğini fiilen yapmış olması zorunlu değildir; askerliğin ertelenmiş olması veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak da memuriyete giriş için yeterli kabul edilir. Dolayısıyla, fiilen tamamlama zorunluluğundan bahseden ifade hukuken yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesindeki genel şartların incelenmesi.
Maddede vatandaşlık, yaş, öğrenim, kamu hakları, mahkûmiyet, askerlik ve sağlık gibi genel şartların listelendiği görülür.
Sorunun yasal dayanağını belirlemek için temel kanun maddesine başvurulmalıdır.
2
Askerlik şartına ilişkin 48/A-6 fıkrasının değerlendirilmesi.
İlgili fıkrada 'Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak' ifadesi yer alır.
Hangi durumların askerlik şartını karşıladığını netleştirmek gerekir.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin kanun metni ile karşılaştırılması.
Askerliğin ertelenmiş olmasının yeterli olduğu kanunda açıkça belirtilmesine rağmen, seçenekte fiilen yapma zorunluluğundan bahsedilmesi çelişki oluşturur.
Yanlış olan ifadeyi tespit etmek için seçenek analizi yapılmalıdır.

Key Concept

657 Sayılı DMK Madde 48 Genel Şartlar
Estimated Time:45s
Question 38Question

4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca, soruşturma izni verilmesi süreci ve bu kararlara karşı yapılacak itirazlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Büyükşehir belediye başkanları ve il belediye başkanları hakkında İçişleri Bakanı tarafından verilen soruşturma izni kararlarına karşı itiraz mercii Bölge İdare Mahkemesi'dir.

Answer

Büyükşehir ve il belediye başkanları hakkındaki soruşturma izni kararlarına yapılacak itirazlarda görevli merciin Bölge İdare Mahkemesi olduğunu belirten ifade yanlıştır; doğru merci Danıştay'dır.
4483 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre, büyükşehir belediye başkanları, il belediye başkanları ve il genel meclisi üyeleri hakkında verilen soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi kararlarına karşı itiraz mercii Danıştay Birinci Dairesi'dir. Seçenekte belirtilen Bölge İdare Mahkemesi, bu unvanlar dışındaki memurlar (örneğin ilçedeki memurlar veya valinin izin verdiği ildeki memurlar) için yetkili mercidir.

Step-by-Step Solution

1
Yetkili merciyi belirle
Büyükşehir ve il belediye başkanları için soruşturma izni vermeye yetkili merci İçişleri Bakanı'dır.
4483 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca merkezi idare tarafından atanan yerel yönetici makamları için yetki bakanlıktadır.
2
İtiraz merciini kontrol et
İlgili Kanun'un 9. maddesi uyarınca, bölge ve il belediye başkanları için itiraz mercii Danıştay Birinci Dairesi'dir.
Yüksek dereceli kamu görevlileri ve seçilmiş yerel yönetim başkanları için denetim bir üst yargı merciine (Danıştay) bırakılmıştır.
3
Süreyi ve usulü teyit et
İtiraz süresi 10 gün olup, Danıştay bu itirazları öncelikle inceler.
Soruşturma izni süreçleri adli yargılamanın ön aşaması olduğu için hızlı sonuçlanması amaçlanır.

Key Concept

4483 Sayılı Kanun Kapsamında İtiraz Mercileri

Practice More

4483 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan suçları (örneğin İrtikap, Rüşvet, İhaleye Fesat Karıştırma - 3628 sayılı Kanun) çalışarak istisnaları öğreniniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 39Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında Genel İdare Hizmetleri (GİH) sınıfında görev yapan bir devlet memurunun derece yükselmesi ve kademe ilerlemesi süreçlerine ilişkin aşağıda verilen bilgilerden hangisi hukuken yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Derece yükselmesi yapılabilmesi için memurun bulunduğu derecede en az iki yıl çalışmış olması ve öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği bir derecenin bulunması yeterlidir.

Answer

Derece yükselmesi yapılabilmesi için memurun bulunduğu derecede en az iki yıl çalışmış olması gerektiğine dair ifade yanlıştır; zira bu süre kanunen üç yıldır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68. maddesine göre, derece yükselmesi yapılabilmesi için memurun bulunduğu derecede en az 3 yıl çalışmış olması ve derecenin 3. kademesinden aylık alıyor olması şarttır. Seçenekte belirtilen 2 yıllık süre hukuken hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Derece yükselmesi şartlarını incele
657 sayılı Kanun m. 68/A uyarınca derece yükselmesi için bulunulan derecede en az 3 yıl çalışma şartı bulunur.
Kanun koyucu dikey yükselme için daha uzun bir kıdem süresi öngörmüştür.
2
Kademe ilerlemesi şartlarını incele
657 sayılı Kanun m. 64 uyarınca kademe ilerlemesi için bulunulan kademede 1 yıl çalışma şartı bulunur.
Kademe ilerlemesi derece içi bir kıdem artışıdır.
3
Kadro şartını değerlendir
Derece yükselmesi için boş kadro gerekirken, kademe ilerlemesi için boş kadro şartı aranmaz.
Derece yükselmesi statü değişikliği gerektirirken, kademe ilerlemesi aynı statüde ilerlemedir.
4
Hatalı süreyi belirle
İki yıl olarak belirtilen sürenin derece yükselmesi için yetersiz olduğu tespit edilir.
KPSS formatında süreler en sık sorulan çeldirici unsurlardır.

Key Concept

Derece ve Kademe İlerlemesi Şartları
Question 40Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde yer alan devlet memurluğuna giriş şartları ve engelleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bir aday için memurluğa girişte kesin bir engel teşkil eder?

Show answer & explanation

Answer: İhaleye fesat karıştırma suçundan mahkûm olup bu mahkûmiyetin genel affa uğramış olması

Answer

İhaleye fesat karıştırma gibi yüz kızartıcı veya devlete karşı işlenen belirli suçlardan mahkûm olmak, mahkûmiyet süresine bakılmaksızın ve af çıkmış olsa dahi memurluğa engeldir.
657 sayılı Kanun'un 48/A-5 maddesi uyarınca; ihaleye fesat karıştırma, rüşvet, zimmet gibi belirli suçlar söz konusu olduğunda, kişi affa uğramış olsa dahi memuriyete kabul edilmez. Bu suçlarda kasten işleme şartı aranmakla birlikte hapis süresinin bir yıldan az veya fazla olmasının bir önemi yoktur.

Step-by-Step Solution

1
657 sayılı DMK Madde 48'deki suç mahkûmiyeti şartının değerlendirilmesi
Genel şartlara göre; kasten işlenen suçlarda 11 yıl veya daha fazla hapis cezası engeldir.
Kanun koyucu memuriyetin saygınlığını korumak için belirli bir hapis süresini eşik kabul etmiştir.
2
Katalog suçların (yüz kızartıcı suçlar vb.) kapsamının belirlenmesi
Zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırma gibi suçlar süreye bakılmaksızın engeldir.
Bu suçlar nitelikleri gereği memuriyet vakarıyla bağdaşmaz kabul edilir.
3
Affın mahkûmiyet üzerindeki etkisinin incelenmesi
Katalog suçlarda 'affa uğramış olsa bile' ibaresi nedeniyle engel durumu ortadan kalkmaz.
İdare hukukunda sadakat ve güven ilkesi, ceza hukukundaki affın memuriyete dönüş etkisini sınırlandırmıştır.

Key Concept

Memurluğa Giriş Engelleri (Suç Mahkûmiyeti ve Affın Etkisi)

Practice More

Memurluğa girişteki 'Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması' şartının güncel mevzuattaki yerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 2 / 8Next
Kamu Görevlileri Practice Questions — KPSS Hukuk — Page 2 | Examkin