Keynesyen İktisat

105 questions

Question 1Question

Keynesyen iktisadi analizde, ekonominin toplam talep yetersizliği nedeniyle daraldığı dönemlerde nominal ücretlerin aşağı doğru katı (sticky) olması ve bu durumun piyasayı temizleyemeyerek gayriihtiyari işsizliğe yol açması rasyonel bir temele dayandırılır. Keynes'e göre, işçilerin bireysel olarak nominal ücret indirimlerine direnç göstermelerinin arkasındaki temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ücret indirimini kabul etmeleri durumunda, diğer işçi gruplarına karşı sahip oldukları göreceli (nispi) gelir ve statü pozisyonlarını kaybetmekten çekinmeleri

Answer

İşçilerin ücret indirimini kabul etmeleri durumunda, diğer işçi gruplarına karşı sahip oldukları göreceli (nispi) gelir ve statü pozisyonlarını kaybetmekten çekinmeleri
Doğru seçenek, Keynes'in 'Genel Teori'de vurguladığı üzere işçilerin koordinasyonsuz bir emek piyasasında tek başlarına ücret indirimini kabul etmeleri durumunda diğer çalışanlara göre daha düşük bir reel gelir düzeyine düşecekleri endişesini yansıtmaktadır. Bu 'nispi ücret' kaygısı, nominal ücretlerin aşağı doğru katı kalmasına neden olan rasyonel bir direnç mekanizmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Keynesyen istihdam teorisinin temel varsayımını belirlemek
İstihdam düzeyini belirleyen temel unsurun toplam (efektif) talep olduğu saptanır.
Keynesyen sistemde, Klasiklerin aksine piyasaların her zaman tam istihdamda dengelenmediği kabul edilir.
2
Ücretlerin neden esnek olmadığını (katılığını) analiz etmek
Nominal ücretlerin aşağı doğru esnek olmamasının (katılık) nedeni 'nispi ücretler' (relative wages) argümanıyla açıklanır.
İşçiler için sadece kendi reel ücretleri değil, diğer işçilere kıyasla elde ettikleri ücret düzeyi de rasyonel bir önem taşır.
3
Katılığın piyasa dengesi üzerindeki sonucunu değerlendirmek
Nominal ücretler düşmediği için emek piyasası temizlenemez ve gayriihtiyari işsizlik ortaya çıkar.
Klasik mekanizmanın (ücret esnekliği yoluyla denge) neden işlemediği bu katılıkla kanıtlanmış olur.

Key Concept

Keynesyen Ücret Katılığı ve Nispi Ücretler Argümanı

Hints

1
Keynes'e göre işçiler rasyonel aktörlerdir ve sadece kendi ceplerindeki paraya değil, toplumdaki diğer işçilerin durumuna da bakarlar.
2
İşçilerin nominal ücret indirimine direnmesinin nedeni, herkesin aynı anda indirimi kabul edeceğine dair bir garanti (koordinasyon) olmamasıdır.
3
Keynesyen analizde 'nispi ücretler' argümanı, işçilerin statü kaybından kaçınma davranışını temel alır.

Practice More

Keynesyen analizde 'para yanılsaması' (money illusion) ile 'nispi ücretler' arasındaki farkı ve bu iki kavramın istihdam dengesi üzerindeki rollerini karşılaştırın.
Estimated Time:1m 15s
Question 2Question

Keynesyen iktisadi analizde, kısa dönemde toplam yatırım hacmi genişledikçe sermayenin marjinal etkinliğinin (SMESME) azalmasına ve dolayısıyla yatırım talep eğrisinin negatif eğimli olmasına neden olan temel iktisadi mekanizmalar aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Sermaye malları endüstrisinde üretimin artmasıyla bu malların arz fiyatının (RsR_s) yükselmesi ve ek sermaye birimlerinin beklenen marjinal verimliliğinin azalması

Answer

Sermaye malları endüstrisinde üretimin artmasıyla bu malların arz fiyatının yükselmesi ve ek sermaye birimlerinin beklenen marjinal verimliliğinin azalması
Sermayenin marjinal etkinliği (SMESME), yatırım harcamaları arttıkça iki nedenden dolayı azalır: Birincisi, sermaye mallarına olan talebin artması bu malları üreten endüstride marjinal maliyetleri artırarak sermayenin arz fiyatını (RsR_s) yükseltir. İkincisi, ek sermaye birimlerinin kullanımı sonucu üretimin artması, marjinal verimliliği ve dolayısıyla beklenen hasılatı (QQ) azaltır. Paydaki düşüş ve paydadaki artış, dengeleyici iskonto oranı olan SMESME'yi aşağı çeker.

Step-by-Step Solution

1
SME'nin (Sermayenin Marjinal Etkinliği) tanımını hatırla
Rs=t=1nQt(1+r)tR_s = \sum_{t=1}^{n} \frac{Q_t}{(1+r)^t} formülünde, arz fiyatını (RsR_s) beklenen hasılatların (QQ) bugünkü değerine eşitleyen iskonto oranı rr (SME) düzeyidir.
SME'nin neden azaldığını anlamak için pay (QQ) ve payda (RsR_s) üzerindeki değişimleri analiz etmek gerekir.
2
Yatırım hacmindeki artışın sermaye malları endüstrisine etkisini analiz et
Yatırımlar arttıkça sermaye mallarına (makine, teçhizat vb.) olan talep artar. Kısa dönemde arz kısıtları nedeniyle bu malları üretenlerin maliyetleri ve satış fiyatları (arz fiyatı RsR_s) artar.
Formüldeki RsR_s değerinin yükselmesi, eşitliğin sağlanması için iskonto oranı olan rr'nin (SME) düşmesini gerektirir.
3
Yatırım artışının beklenen hasılat üzerindeki etkisini analiz et
Belirli bir alandaki yatırım arttıkça, o alanda üretilen mal miktarı artar ve marjinal verimlilik azalır. Bu durum, gelecekteki beklenen hasılat akışının (QQ) azalmasına yol açar.
Formüldeki pay kısmının (QQ) küçülmesi, rr değerinin (SME) daha da düşmesine neden olur.
4
Sonuçları birleştir
Hem arz fiyatındaki yükselme hem de marjinal verimlilikteki (hasılattaki) azalma, yatırım miktarı ile SME arasında ters yönlü bir ilişki (negatif eğim) kurar.
Bu iki faktör Keynes'in 'Genel Teori' kitabında SME eğrisinin neden aşağı doğru eğimli olduğunu açıklarken sunduğu temel gerekçelerdir.

Key Concept

Sermayenin Marjinal Etkinliği (SME) ve Yatırım Kararı

Hints

1
SME'yi tanımlayan formüldeki 'arz fiyatı' (RsR_s) ve 'beklenen hasılat' (QQ) değişkenlerinin yatırım artışına nasıl tepki verdiğini düşünün.
2
Keynes'e göre bir yatırım projesi için arz fiyatı sabittir ancak tüm ekonomi genelinde yatırımlar artarsa sermaye malı üretenlerin fiyatları ne olur?
3
Yatırım hacmi genişledikçe hem maliyetlerin (arz fiyatı) artması hem de ek birimlerin marjinal getirisinin azalması SME'yi (iskonto oranını) düşürmek zorundadır.

Practice More

SME eğrisinin konumunu değiştiren 'hayvansal içgüdüler' (animal spirits) ve uzun dönemli beklentiler konusunu inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 3Question

J.M. Keynes'in istihdam teorisinde merkezi bir öneme sahip olan Efektif Talep Prensibi'ne göre; girişimcilerin belirli bir miktar emeği istihdam edebilmeleri için elde etmeyi bekledikleri minimum hasılatı ifade eden toplam arz fiyatı (ZZ) ile söz konusu istihdam düzeyinde elde etmeyi umdukları hasılatı ifade eden toplam talep fiyatı (DD) arasındaki ilişki istihdam hacmini belirlemektedir.

Buna göre, toplam talep fiyatının toplam arz fiyatından büyük olduğu (D>ZD > Z) bir istihdam düzeyinde ekonomide ortaya çıkması beklenen durum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Girişimciler kârlarını artırmak amacıyla istihdam hacmini genişletme eğilimine girerler.

Answer

Girişimcilerin kârlarını artırmak amacıyla istihdam hacmini genişletme eğilimine girmeleri
Keynesyen teoride istihdam düzeyi, toplam talep fiyatı fonksiyonu ile toplam arz fiyatı fonksiyonunun kesiştiği noktada (efektif talep) belirlenir. Toplam talep fiyatının (beklenen hasılatın) toplam arz fiyatından (gerekli minimum hasılattan) yüksek olduğu bir noktada girişimciler kârlarını maksimize etmek için daha fazla işçi çalıştırma ve üretimi artırma eğiliminde olurlar. Bu artış, her iki değer birbirine eşitlenene kadar sürer.

Step-by-Step Solution

1
Toplam talep fiyatı (DD) ve toplam arz fiyatı (ZZ) kavramlarını tanımlayın.
DD, girişimcilerin elde etmeyi umdukları hasılattır; ZZ ise istihdamı sürdürmek için gerekli minimum hasılattır.
Efektif talep analizinin temel değişkenlerini belirlemek gerekir.
2
D>ZD > Z durumunun girişimci üzerindeki etkisini analiz edin.
Girişimci, beklediği hasılatın (DD) katlanmak zorunda olduğu minimum maliyet benzeri arz fiyatından (ZZ) yüksek olduğunu görür.
Bu fark girişimci için ek kâr potansiyeli anlamına gelir.
3
İstihdam kararındaki değişimi belirleyin.
Ek kâr elde etmek isteyen girişimciler istihdamı artırır; bu süreç D=ZD = Z olana kadar devam eder.
Keynesyen analizde dengeye ulaşma mekanizması istihdam değişimleri üzerinden işler.

Key Concept

Efektif Talep Prensibi

Practice More

Efektif talep noktasının her zaman tam istihdam düzeyinde mi yoksa eksik istihdam düzeyinde mi oluşabileceğini Keynes ve Klasikler arasındaki farklarla inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 4Question

Keynesyen makroekonomik düşüncede, otonom yatırım harcamalarında meydana gelen bir artışın milli gelir düzeyini kendi miktarından daha fazla artırması olarak tanımlanan 'çarpan (çoğaltan) mekanizması'nın işleyebilmesi için gerekli olan temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ekonomide atıl kapasite ve eksik istihdamın bulunması

Answer

Keynesyen çarpan mekanizmasının çalışması için temel varsayım, ekonomide atıl kapasite ve eksik istihdamın bulunmasıdır.
Doğru seçenek olan ifadedeki 'atıl kapasite ve eksik istihdam', Keynesyen analizde talebin üretimi belirleyebilmesi için gereken temel şarttır. Ekonomide işsizlik ve boş fabrikalar varsa, otonom bir harcama artışı (yatırım gibi) yeni üretim ve gelir yaratabilir. Bu yeni gelir, tüketim harcamalarını tetikleyerek (indüklenmiş tüketim) milli gelirin ilk yatırım miktarından daha fazla artmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Çarpanın tanımını hatırla
Çarpan, otonom harcamalardaki artışın milli gelirde daha büyük bir artış yaratmasıdır.
Mekanizmanın temel işleyişini anlamak için tanım gereklidir.
2
Reel çıktı artışının koşullarını analiz et
Harcama artışının fiziksel üretime dönüşebilmesi için kullanılmayan kaynaklar olmalıdır.
Eğer tüm kaynaklar kullanılıyorsa (tam istihdam), harcama artışı sadece fiyatları artırır.
3
Keynesyen ve Klasik farkını koy
Atıl kapasite varsayımı Keynesyen modelin, tam istihdam varsayımı Klasik modelin karakteristiğidir.
Çarpanın neden bir 'Keynesyen devrim' unsuru olduğunu açıklar.

Key Concept

Keynesyen Çarpan Varsayımları

Hints

1
Klasik ve Keynesyen okullar arasındaki temel istihdam varsayımı farkını düşünün.
2
Bir harcama artışının piyasada daha fazla mal üretilmesine yol açabilmesi için kaynakların ne durumda olması gerekir?
3
Keynes'e göre ekonomiler genellikle tam istihdamın altında dengeye gelir ve bu durum 'atıl kapasite' ile ifade edilir.

Practice More

Çarpanın sızıntılar (vergi, ithalat) ile olan ters yönlü ilişkisini inceleyen sayısal problemleri çözebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 5Question

Klasik iktisadi ekolün temel dayanağı olan "Say Yasası"nın aksine, Keynesyen iktisadi düşüncede istihdam hacminin (NN) temel belirleyicisi "Efektif Talep Prensibi"dir. Girişimcilerin kâr maksimizasyonu güdüsüyle hareket ettiği bu analiz çerçevesinde, ekonomideki denge istihdam düzeyinin belirlenmesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Toplam talep fonksiyonu (DD) ile toplam arz fonksiyonunun (ZZ) kesiştiği noktada belirlenen istihdam düzeyi, tam istihdam seviyesinin altında gerçekleşebilir.

Answer

Keynesyen analizde efektif talep düzeyi (D=ZD = Z), ekonominin tam istihdam seviyesinin altında bir dengede (eksik istihdam) kalabileceğini gösterir.
Keynesyen analizde, istihdamın temel belirleyicisi efektif taleptir. Efektif talep (D=ZD = Z) noktası, ekonominin tam istihdam seviyesine ulaşmasını garanti etmez; aksine, talep yetersizliği nedeniyle ekonominin eksik istihdam düzeyinde dengeye gelmesi (işsizliğin kalıcı olması) mümkündür.

Step-by-Step Solution

1
Keynesyen istihdam teorisinin temelini belirlemek.
İstihdam hacmi, girişimcilerin kâr maksimizasyonu arayışında oldukları ve beklenen hasılatın (DD) gerekli asgari hasılata (ZZ) eşit olduğu efektif talep noktasında belirlenir.
Efektif talep, üreticilerin üretim ve istihdam kararlarını dayandırdıkları fiili talep beklentisidir.
2
Klasik okul ile temel farkı analiz etmek.
Klasiklerin aksine, talep arzı belirler (DZD \rightarrow Z).
Say Yasası reddedildiği için, üretilen her malın otomatik olarak talep edileceği varsayımı geçersizdir.
3
Denge durumunun niteliğini değerlendirmek.
Toplam talep fonksiyonu (DD), tam istihdam için gerekli olan harcama seviyesinden daha düşük bir noktada toplam arz fonksiyonu (ZZ) ile kesişebilir.
Bu durum, ekonominin istikrarlı bir şekilde eksik istihdam dengesinde kalabileceği anlamına gelir.

Key Concept

Keynesyen Eksik İstihdam Dengesi ve Efektif Talep

Hints

1
Keynes'in Klasik iktisatçıların 'arz talebini yaratır' görüşüne karşı neyi savunduğunu hatırlayın.
2
Efektif talep noktası, DD ve ZZ eğrilerinin kesiştiği yerdir; bu noktanın her zaman tam istihdam düzeyinde (NfN_f) olup olmayacağını düşünün.
3
Keynes'e göre talep yetersizliği durumunda ekonomide denge sağlansa bile işsizlik devam edebilir; buna 'eksik istihdam dengesi' denir.

Practice More

Keynesyen istihdam dengesinin sağlanmasında tüketim eğilimi ve yatırımın marjinal etkinliği arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 6Question

John Maynard Keynes'in 'İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi' adlı yapıtında formüle ettiği 'Temel Psikolojik Yasa' uyarınca; bir ekonomide toplumun reel geliri (YY) arttığında, bu artışın toplam tüketim harcamaları (CC) ve toplam tasarruf miktarı (SS) üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Gelirdeki artış hem toplam tüketim harcamalarının hem de toplam tasarruf miktarının artmasına neden olur.

Answer

Gelirdeki artış hem toplam tüketim harcamalarının hem de toplam tasarruf miktarının artmasına neden olur.
Keynesyen iktisat teorisinde 'Temel Psikolojik Yasa', geliri artan bireylerin tüketimlerini de artıracağını ancak tüketimdeki bu artışın gelirdeki artıştan daha az olacağını (0<MPC<10 < MPC < 1) ifade eder. Gelir özdeşliği (ΔY=ΔC+ΔS\Delta Y = \Delta C + \Delta S) dikkate alındığında, gelirdeki artışın bir kısmı tüketime (MPC>0MPC > 0), kalan kısmı ise tasarrufa (MPS>0MPS > 0) gideceği için hem toplam tüketim hem de toplam tasarruf miktarı aynı anda artış gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Temel Psikolojik Yasa'nın matematiksel kısıtını belirleme
0<MPC<10 < MPC < 1 veya 0<ΔCΔY<10 < \frac{\Delta C}{\Delta Y} < 1
Keynes'e göre insanlar gelirleri arttığında tüketimlerini de artırırlar ancak bu artış gelirdeki artıştan daha az olur.
2
Gelir ve tasarruf arasındaki ilişkiyi kurma
ΔY=ΔC+ΔS\Delta Y = \Delta C + \Delta S
Makroekonomik özdeşlik gereği harcanabilir gelir ya tüketime ya da tasarrufa ayrılır.
3
Marjinal tasarruf eğilimini (MPS) analiz etme
MPS=1MPCMPS = 1 - MPC. Eğer 0<MPC<10 < MPC < 1 ise, 0<MPS<10 < MPS < 1 olur.
MPC birden küçük olduğu için gelirdeki artışın bir kısmı mutlaka tasarrufa gitmek zorundadır.
4
Nihai eğilimi saptama
ΔY>0\Delta Y > 0 ise ΔC>0\Delta C > 0 ve ΔS>0\Delta S > 0 olur.
Hem tüketim hem de tasarruf fonksiyonları gelirin artan fonksiyonlarıdır.

Key Concept

Temel Psikolojik Yasa ve MPC-MPS İlişkisi

Hints

1
Keynes'in psikolojik yasasına göre marjinal tüketim eğilimi (MPCMPC) hangi değer aralığındadır?

Practice More

Keynesyen tüketim fonksiyonunda gelir arttıkça Ortalama Tüketim Eğilimi (APC) ve Marjinal Tüketim Eğilimi (MPC) arasındaki ilişkinin nasıl değiştiğini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 7Question

Keynesyen iktisadi düşüncede yatırım kararlarının temel belirleyicisi sermayenin marjinal etkinliği (SMESME) ile piyasa faiz oranı (rr) arasındaki ilişkidir. Bir girişimcinin 800.000800.000 TL maliyetli (arz fiyatı) bir sermaye malından bir yılın sonunda toplam 920.000920.000 TL net hasılat beklediği ve cari piyasa faiz oranının %12\%12 olduğu bir ekonomide, bu yatırım projesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Sermayenin marjinal etkinliği %15\%15 olduğu ve piyasa faiz oranından yüksek kaldığı için yatırım gerçekleştirilir.

Answer

Sermayenin marjinal etkinliği %15 hesaplanır ve bu oran piyasa faiz oranı olan %12'den yüksek olduğu için yatırımın gerçekleştirilmesi kararlaştırılır.
Verilen projede sermayenin marjinal etkinliği, 800.000800.000 TL'lik maliyeti bir yıl sonraki 920.000920.000 TL'ye eşitleyen oran olan %15\%15 olarak hesaplanmaktadır. Keynesyen teoriye göre yatırımcılar, sermayenin marjinal etkinliği piyasa faiz oranından yüksek olduğu sürece yatırım yapmaya devam ederler. Burada %15>%12\%15 > \%12 olduğu için yatırımın yapılması rasyonel bir karardır.

Step-by-Step Solution

1
Sermayenin marjinal etkinliğini (SMESME) hesaplayınız.
SME=920.000800.000800.000=120.000800.000=0,15SME = \frac{920.000 - 800.000}{800.000} = \frac{120.000}{800.000} = 0,15 yani %15\%15.
Bir yıllık projelerde SMESME, beklenen net getirinin (hasılat artışı) yatırım maliyetine (arz fiyatı) bölünmesiyle bulunur.
2
Hesaplanan SMESME değerini cari piyasa faiz oranı (rr) ile karşılaştırınız.
SME=%15>r=%12SME = \%15 > r = \%12.
Yatırımın kârlı sayılabilmesi için projenin iç getiri oranının sermayenin maliyeti olan faizden yüksek olması gerekir.
3
Yatırım kararını veriniz.
Yatırım gerçekleştirilir.
SME>rSME > r koşulu sağlandığı için projenin net bugünkü değeri pozitif çıkar ve yatırım rasyonel hale gelir.

Key Concept

Sermayenin Marjinal Etkinliği (MEC/SME) Karar Kuralı

Hints

1
Yatırım kararı için projenin kendi getiri oranı (SMESME) ile dışsal maliyet olan faizi (rr) karşılaştırmalısınız.
2
Bir yıllık bir projede SMESME şu formülle bulunur: Maliyet=Hasılat(1+SME)Maliyet = \frac{Has\imath lat}{(1 + SME)}. Buradan iskonto oranını çekiniz.
3
800.000800.000 TL'den 120.000120.000 TL kâr elde edilmesi, %15\%15 oranında bir getiriye işaret eder. Bu oranı %12\%12 ile kıyaslayın.

Practice More

Sermayenin marjinal etkinliği eğrisinin neden negatif eğimli olduğunu ve 'hayvansal içgüdülerin' bu eğriyi nasıl kaydırdığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 8Question

Klasik ve Keynesyen makroekonomik düşünce sistemlerinin "paranın ekonomideki rolü" ve "parasal değişimlerin reel büyüklükler üzerindeki etkisi" konusundaki yaklaşımları arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Klasik modelde paranın yansızlığı kabul edilerek para arzı değişimlerinin sadece nominal değişkenleri etkilediği savunulur; Keynesyen modelde ise para arzı değişimlerinin faiz oranları ve yatırım kanalıyla reel üretim düzeyini etkileyebileceği savunulur.

Answer

Klasik modelde paranın yansızlığı kabul edilerek para arzı değişimlerinin sadece nominal değişkenleri etkilediği savunulur; Keynesyen modelde ise para arzı değişimlerinin faiz oranları ve yatırım kanalıyla reel üretim düzeyini etkileyebileceği savunulur.
Doğru ifade, Klasik ve Keynesyen modeller arasındaki paranın rolü konusundaki temel ayrımı yansıtmaktadır. Klasik modelde paranın yansızlığı ilkesi uyarınca para arzı artışları reel çıktıyı etkilemezken, Keynesyen modelde para arzı artışının faiz oranlarını düşürerek yatırım ve milli gelir üzerinde reel bir etkisi olduğu kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Klasik Okul varsayımını belirle
Klasik modelde 'Klasik Dikotomi' geçerlidir; reel ve nominal sektörler birbirinden ayrılmıştır. Para arzındaki artışlar üretim ve istihdam gibi reel değişkenleri değil, sadece fiyatlar genel düzeyini etkiler (Paranın Yansızlığı).
Klasiklerde ekonominin her zaman tam istihdamda olduğu varsayımı paranın etkisini nominal sınırlar.
2
Keynesyen Okul varsayımını belirle
Keynesyen modelde para arzı artışı, para piyasasında faiz oranlarını düşürür. Düşen faizler yatırımları teşvik eder ve çarpan mekanizmasıyla toplam talebi ve milli geliri artırır (Paranın Yansız Olmaması).
Keynesyen sistemde ekonominin eksik istihdamda olabilmesi, paranın reel çıktıyı etkilemesine olanak tanır.
3
İki modeli karşılaştır ve sonucu doğrula
Klasiklerde para bir 'örtü' iken, Keynesyenlerde faiz kanalı üzerinden reel sektöre müdahale aracıdır.
Görüş ayrılığı paranın aktarım mekanizmasındaki farklılıktan kaynaklanır.

Key Concept

Klasik Dikotomi ve Paranın Yansızlığı

Practice More

Likidite tuzağı durumunda para politikasının etkinliğinin neden azaldığını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 9Question

Bir sermaye malının ömrü boyunca getirmesi beklenen hasılatların bugünkü değerini, söz konusu malın arz fiyatına (maliyetine) eşitleyen iskonto oranına 'sermayenin marjinal etkinliği' (SMESME) denir. Keynesyen kurama göre, bir yatırım projesinin kârlı kabul edilerek gerçekleştirilmesi için bu oran (SMESME) ile piyasa faiz oranı (ii) arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Sermayenin marjinal etkinliğinin piyasa faiz oranından büyük olması (SME>iSME > i)

Answer

Keynesyen iktisadi analizde bir yatırımın gerçekleştirilmesi için gerekli temel şart, sermayenin marjinal etkinliğinin piyasa faiz oranından büyük olmasıdır (SME>iSME > i).
Sermayenin marjinal etkinliği (SMESME), yatırımın içsel getiri oranını temsil eder. Bir yatırımın kârlı olabilmesi için bu getiri oranının, yatırımın maliyetini simgeleyen piyasa faiz oranından (ii) daha yüksek olması zorunludur. Dolayısıyla SME>iSME > i ilişkisi rasyonel bir yatırım kararı için temel şarttır.

Step-by-Step Solution

1
Sermayenin marjinal etkinliğinin (SMESME) anlamını tanımlayın.
SMESME, bir yatırım projesinden beklenen getiri oranını ifade eden içsel bir iskonto oranıdır.
Yatırımın kârlılığını ölçmek için getiri oranının bilinmesi gerekir.
2
Piyasa faiz oranının (ii) yatırım kararındaki rolünü belirleyin.
Faiz oranı, yatırım için kullanılan fonların maliyetini (veya alternatif maliyetini) temsil eder.
Bir yatırımın kârlı olması için getirinin maliyetten yüksek olması şarttır.
3
Kârlılık karşılaştırmasını gerçekleştirin.
Eğer beklenen getiri (SMESME), katlanılan maliyetten (ii) büyükse yatırım yapılır.
SME>iSME > i olduğu sürece yatırımcılar sermaye stoklarını artırmaya devam ederler.

Key Concept

Keynesyen Yatırım Şartı (SME>iSME > i)
Estimated Time:45s
Question 10Question

Keynesyen 'Likidite Tercihi Teorisi' çerçevesinde, faiz oranları ile spekülasyon güdüsüyle para talebi arasındaki ilişki düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi bu mekanizmayı açıklayan doğru bir yaklaşımdır?

Show answer & explanation

Answer: Faiz oranları ile tahvil fiyatları arasındaki ters yönlü ilişki nedeniyle, faizler düştüğünde tahvil fiyatlarının yükseleceği ve gelecekte düşeceği beklentisiyle bireylerin nakit talebinin artması

Answer

Faiz oranları ile tahvil fiyatları arasındaki ters yönlü ilişki nedeniyle, faizler düştüğünde tahvil fiyatlarının yükseleceği ve gelecekte düşeceği beklentisiyle bireylerin nakit talebinin artması
Keynesyen analizde faiz, likiditeden vazgeçmenin bedelidir. Spekülasyon güdüsüyle para talebi, bireylerin gelecekteki faiz oranı ve dolayısıyla tahvil fiyatı değişimlerine dair beklentilerine dayanır. Faiz oranları ile tahvil fiyatları arasında matematiksel olarak ters yönlü bir ilişki vardır. Faizler düştüğünde tahviller değer kazanır; ancak bireyler bu durumun sürdürülemez olduğunu ve faizlerin elbet yükseleceğini (tahvil fiyatlarının düşeceğini) düşünerek, sermaye kaybı yaşamamak adına tahvillerini satıp nakit para (likidite) tutmaya yönelirler. Bu durum, düşük faiz seviyelerinde spekülasyon güdüsüyle para talebinin neden yüksek olduğunu açıklar.

Step-by-Step Solution

1
Faiz oranı ve tahvil fiyatı arasındaki ilişkiyi belirlemek.
Ters yönlü bir ilişki saptanır (Ptahvil=GiP_{tahvil} = \frac{G}{i}).
Tahvil fiyatı, gelecekteki getirilerin bugünkü değeridir; dolayısıyla faiz oranı (iskonto oranı) arttıkça tahvilin bugünkü piyasa değeri düşer.
2
Düşük faiz ortamında bireylerin beklentilerini analiz etmek.
Faizler düştüğünde tahvil fiyatları yükselir ve bireyler faizlerin ileride artacağını (tahvil fiyatlarının düşeceğini) beklerler.
Bireyler, tahvil fiyatları düştüğünde yaşayacakları sermaye kaybından (capitallosscapital loss) korunmak için likiditede kalmayı (nakit tutmayı) tercih ederler.

Key Concept

Likidite Tercihi Teorisi ve Spekülasyon Güdüsü

Hints

1
Faiz oranları ile piyasadaki mevcut tahvillerin fiyatları arasındaki matematiksel ilişkiyi hatırlayın.
2
Bir yatırımcı, tahvil fiyatlarının en yüksek olduğu (faizlerin en düşük olduğu) dönemde neden tahvilini satıp nakde geçmek ister?

Practice More

Keynesyen para talebi fonksiyonunun toplamını (L=L1(Y)+L2(i)L = L_1(Y) + L_2(i)) ve her bir bileşenin hangi değişkenlere duyarlı olduğunu tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question

Klasik iktisatçıların savunduğu 'Her arz kendi talebini yaratır' (Say Yasası) ilkesine karşılık; Keynesyen analizde ekonomideki toplam üretim ve istihdam düzeyini belirleyen temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Efektif talep düzeyi

Answer

Keynesyen modelde üretim ve istihdam düzeyini belirleyen temel unsur efektif talep düzeyidir.
Keynesyen iktisadi düşüncenin en devrimsel yönü, Klasiklerin arz yanlı yaklaşımını reddederek yerine 'Efektif Talep' prensibini getirmesidir. Buna göre, bir ekonomide ne kadar üretim yapılacağını ve kaç kişinin istihdam edileceğini tüketicilerin, yatırımcıların ve devletin yaptığı toplam harcama düzeyi belirler.

Step-by-Step Solution

1
Klasik modelin üretim varsayımını belirlemek
Klasik iktisatta 'Say Yasası' gereği arz kendi talebini yaratır ve ekonomi her zaman tam istihdamdadır.
Klasiklerde üretim kapasitesi (arz) ekonominin temel belirleyicisidir.
2
Keynesyen eleştiriyi analiz etmek
Keynes, ekonomide her zaman yeterli talep oluşmayabileceğini ve sızıntılar (tasarruflar) nedeniyle arzın kendi talebini yaratamayacağını ileri sürer.
1929 Büyük Buhranı, arzın her zaman talep yaratmadığını kanıtlamıştır.
3
Keynesyen temel belirleyiciyi saptamak
Ekonomide üretilen mallara olan fiili harcama toplamı 'Efektif Talep' olarak adlandırılır ve üretim miktarını bu talep belirler.
Eğer efektif talep yetersizse, ekonomi eksik istihdam dengesinde kalır.

Key Concept

Efektif Talep Prensibi

Hints

1
Klasiklerin 'arz kendi talebini yaratır' görüşünün tam tersini düşünün.
2
Keynes'e göre ekonomide durgunluğun temel nedeni insanların yeterince harcama yapmamasıdır.
3
Fiilen gerçekleştirilen toplam harcama düzeyine verilen teknik adı hatırlayın.

Practice More

Keynesyen Tüketim Fonksiyonu ve Psikolojik Yasa konusuna çalışarak talebin bileşenlerini daha iyi anlayabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 12Question

Keynesyen kısa dönem doğrusal tüketim fonksiyonu (C=C0+cYC = C_0 + cY) uyarınca, gelirin mutlak seviyesi arttıkça ortalama tüketim eğilimi (APCAPC) ve marjinal tüketim eğilimi (MPCMPC) arasındaki ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Gelir arttıkça APCAPC azalır ve MPCMPC değerine yaklaşır, ancak her zaman MPCMPC'den büyüktür.

Answer

Gelir arttıkça ortalama tüketim eğiliminin (APCAPC) azalarak marjinal tüketim eğilimine (MPCMPC) yaklaşması ancak her zaman ondan büyük kalmasıdır.
Keynesyen tüketim fonksiyonunda C=C0+cYC = C_0 + cY yapısı gereği, APC=(C0/Y)+cAPC = (C_0/Y) + c şeklindedir. Gelir (YY) arttıkça, otonom tüketimin payı (C0/YC_0/Y) küçüldüğü için APCAPC azalır. Ancak C0C_0 pozitif bir değer olduğu sürece APCAPC değeri her zaman marjinal eğilim olan cc (MPCMPC) değerinden daha büyük olacaktır. Bu durum, Keynes'in geliri artan bireylerin tüketimlerini de artırdığı ancak bu artışın gelir artışından daha az olduğu (böylece tasarrufa daha fazla pay ayrıldığı) yönündeki Temel Psikolojik Yasası ile tutarlıdır.

Step-by-Step Solution

1
Tüketim fonksiyonunun genel formülünü tanımlamak
C=C0+cYC = C_0 + cY denklemi belirlenir (C0C_0: Otonom tüketim, cc: Marjinal tüketim eğilimi).
Keynesyen kısa dönem analizinde tüketim harcamaları gelirden bağımsız (otonom) ve gelire bağlı (uyarılmış) iki kısımdan oluşur.
2
Marjinal Tüketim Eğilimini (MPCMPC) belirlemek
MPC=dCdY=cMPC = \frac{dC}{dY} = c olarak bulunur.
Fonksiyon doğrusal olduğu için eğim (yani MPCMPC) her gelir düzeyinde sabittir.
3
Ortalama Tüketim Eğilimini (APCAPC) türetmek
APC=CY=C0+cYY=C0Y+cAPC = \frac{C}{Y} = \frac{C_0 + cY}{Y} = \frac{C_0}{Y} + c denklemi elde edilir.
Ortalama eğilim, toplam tüketimin toplam gelire bölünmesiyle hesaplanır.
4
Gelir (YY) artışının eğilimler üzerindeki etkisini analiz etmek
YY arttıkça C0Y\frac{C_0}{Y} terimi sıfıra yaklaşır, dolayısıyla APCAPC azalır ve cc değerine (MPCMPC) yaklaşır. C0>0C_0 > 0 olduğu sürece APC>cAPC > c (yani APC>MPCAPC > MPC) durumu korunur.
Temel Psikolojik Yasa'nın matematiksel sonucu, zenginleşen bireylerin gelirlerinin daha küçük bir kısmını tüketime ayırmasıdır.

Key Concept

Temel Psikolojik Yasa ve Tüketim Eğilimleri İlişkisi
Question 13Question

Keynesyen iktisadi analizde, istihdam hacminin belirlenmesinde merkezi bir rol oynayan "Efektif Talep Prensibi" çerçevesinde; toplam arz fiyatı (ZZ) ile toplam talep fiyatı (DD) fonksiyonlarının etkileşimi ve denge istihdam düzeyinin oluşumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Efektif talep, toplam talep fiyatı (DD) fonksiyonunun toplam arz fiyatı (ZZ) fonksiyonunu kestiği noktadaki değeridir ve bu denge noktası tam istihdam düzeyinin altında oluşabilir.

Answer

Efektif talep, toplam talep fiyatı (DD) ile toplam arz fiyatı (ZZ) fonksiyonlarının kesiştiği noktadaki toplam talep fiyatıdır ve bu nokta ekonominin her zaman tam istihdamda dengelenmesini garanti etmez; yani eksik istihdam dengesi mümkündür.
Efektif talep, toplam talep fonksiyonu (DD) ile toplam arz fonksiyonunun (ZZ) kesiştiği noktada gerçekleşen ve girişimcilerin kârlarını maksimize eden hasılat beklentisidir. Keynesyen analizin temel yeniliği, bu dengenin tam istihdam düzeyinde gerçekleşmesinin zorunlu olmadığını ve genellikle eksik istihdamda bir dengenin oluşacağını kanıtlamasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Fonksiyonların tanımlanması
ZZ (Toplam Arz Fiyatı): Belirli bir emeği istihdam etmek için gereken minimum hasılat. DD (Toplam Talep Fiyatı): Belirli bir emeğin istihdamı sonucu beklenen toplam hasılat.
Efektif talebin bileşenlerini anlamak için gereklidir.
2
Denge koşulunun analizi
D=ZD = Z olduğunda efektif talep belirlenir. Eğer D>ZD > Z ise kâr artışı beklentisiyle istihdam artırılır; Z>DZ > D ise zarar beklentisiyle istihdam azaltılır.
Girişimcilerin kâr maksimizasyonu davranışını açıklamak için.
3
İstihdam düzeyinin yorumlanması
Keynes'e göre DD ve ZZ eğrilerinin kesiştiği denge noktası (NeN_e), tam istihdam düzeyinin (NfN_f) solunda kalabilir. Bu durum 'eksik istihdam dengesi'dir.
Klasik Okul'un her zaman tam istihdam varsayımından farkını ortaya koymak için.

Key Concept

Efektif Talep (Effective Demand)
Estimated Time:2m 0s
Question 14Question

Klasik iktisadi paradigmanın aksine Keynesyen metodolojide; bireylerin tasarruf kararları ile firmaların yatırım kararlarının birbirinden bağımsız olması ve geleceğe dair 'radikal belirsizliğin' (uncertainty) yatırım harcamalarını istikrarsızlaştırması merkezi bir öneme sahiptir. Bu çerçevede, efektif talep yetersizliği sonucu ortaya çıkan eksik istihdam durumunda, ekonominin kendiliğinden tam istihdam düzeyine dönememesinin temel yapısal gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tasarruf ve yatırım kararlarının farklı birimlerce farklı motivasyonlarla alınması ve iş gücü piyasasında nominal ücretlerin aşağı yönlü katı bir yapı sergilemesi

Answer

Tasarruf ve yatırım kararlarının farklı birimlerce farklı motivasyonlarla alınması ve iş gücü piyasasında nominal ücretlerin aşağı yönlü katı bir yapı sergilemesi
Keynesyen sistemde ekonominin kendiliğinden tam istihdama dönememesinin iki temel yapısal nedeni vardır: Birincisi, tasarruf kararları gelirle, yatırım kararları ise faiz ve belirsizlik (animal spirits) ile ilişkili olduğu için tasarrufların otomatik olarak yatırıma dönüşmemesi (efektif talep yetersizliği riskidir). İkincisi, toplam talep azaldığında nominal ücretlerin aşağı yönlü katı olması sebebiyle ekonominin dengeye miktar (üretim ve istihdam kaybı) yoluyla gelmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Say Yasası'nın reddini analiz etme
Arzın değil, efektif talebin üretim düzeyini belirlediği sonucuna varılır.
Klasik modelde üretim kısıtı arz yönlüdür; Keynes'te ise talep yetersizliği işsizliğin ana nedenidir.
2
Tasarruf ve Yatırım (S-I) mekanizmasını inceleme
Tasarruf edenler (hanehalkı) ile yatırım yapanların (firmalar) farklı olması dengeyi bozar.
Klasiklerde faiz mekanizması tasarrufu yatırıma dönüştürürken, Keynes'te belirsizlik ve beklentiler yatırımı tasarruftan bağımsız hale getirir.
3
Ücret ve Fiyat Katılığını değerlendirme
Piyasalardaki aşağı yönlü esneklik eksikliğinin otomatik temizlenmeyi engellediği saptanır.
Nominal ücretler düşmediği sürece, talep şokları fiyatlar yoluyla değil, miktar (istihdam ve üretim) azalması yoluyla dengelenir.

Key Concept

Keynesyen Eksik İstihdam Dengesi ve Efektif Talep Prensibi

Practice More

Keynes'in 'Efektif Talep' kavramını Klasiklerin 'Toplam Arz' merkezli bakışıyla karşılaştıran diğer soruları inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 15Question

Keynes, "Genel Teori"de işçilerin nominal ücretlerdeki bir indirime direnç göstermelerini sadece para yanılsaması ile açıklamaz; aynı zamanda işçilerin diğer emek gruplarına kıyasla durumlarını koruma isteğine (nisbi ücretler) vurgu yapar. Keynesyen analize göre, merkezi olmayan (decentralized) bir iş gücü piyasasında, işçilerin nominal ücret azalışına karşı dirençli olmalarının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nominal ücret indirimlerinin tüm ekonomi genelinde eş zamanlı ve koordineli bir şekilde yapılamaması sebebiyle, ücreti düşen grubun diğer gruplara göre dezavantajlı konuma düşmek istememesi

Answer

Nominal ücret indirimlerinin tüm ekonomi genelinde eş zamanlı ve koordineli bir şekilde yapılamaması sebebiyle, ücreti düşen grubun diğer gruplara göre dezavantajlı konuma düşmek istememesi
Doğru seçenek, Keynes'in nisbi ücretler (relative wages) teorisini vurgulamaktadır. Keynes'e göre iş gücü piyasası parçalı ve merkezi olmayan bir yapıdadır. Bu durumda, belirli bir işçi grubunun nominal ücret indirimini kabul etmesi, diğer grupların ücretleri değişmezse, o grubun nisbi olarak fakirleşmesi anlamına gelir. Bu koordinasyon eksikliği, nominal ücretlerin aşağı doğru katı olmasına yol açan temel kurumsal ve davranışsal bir nedendir.

Step-by-Step Solution

1
Keynesyen istihdam teorisinde ücret yapısını analiz etme
İşçilerin sadece kendi reel gelirlerine değil, diğer işçi gruplarına göre konumlarına (nisbi ücret) önem verdiği saptandı.
Keynes, işçi sendikalarının veya bireysel işçilerin, ekonomideki tüm ücretlerin aynı anda düşeceğine dair bir garanti olmadığını bildikleri için direnç gösterdiklerini savunur.
2
Merkezi olmayan pazarlık sisteminin etkisini değerlendirme
Ekonomide ücret pazarlıkları farklı zamanlarda ve farklı birimlerde yapıldığı için koordinasyon sorunu ortaya çıkar.
Koordinasyon eksikliği, herhangi bir grubun ücret indirimini kabul etmesini 'nisbi ücret kaybı' riski nedeniyle imkansız kılar.
3
Nominal ücret katılığı ve işsizlik ilişkisini kurma
Aşağı doğru katı olan nominal ücretler, toplam talep düştüğünde piyasanın temizlenmesini engeller ve gayri-iradi işsizliğe yol açar.
Klasiklerin aksine, ücretlerin esnek olmaması dengesizliğin sürmesine neden olur.

Key Concept

Nisbi Ücret Hipotezi ve Koordinasyon Başarısızlığı

Practice More

Keynesyen analizde efektif talep yetersizliği ile nominal ücret katılığı arasındaki etkileşimin 'likidite tuzağı' durumunda nasıl sonuçlandığını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 16Question

Klasik iktisatçıların "her işsizliğin aslında iradi bir tercih olduğu" ve piyasaların her zaman kendiliğinden tam istihdamda dengeleneceği yönündeki görüşlerine karşı çıkan Keynesyen modelde, "gayri-iradi işsizliğin" kalıcı hale gelmesinin temel yapısal nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nominal ücretlerin aşağı doğru katı olması ve ekonomideki efektif talep düzeyinin yetersizliği

Answer

Nominal ücretlerin aşağı doğru katı olması ve ekonomideki efektif talep düzeyinin yetersizliği
Keynesyen iktisatta, nominal ücretlerin aşağı doğru katı olması emek piyasasının fiyat mekanizmasıyla temizlenmesini engeller. Efektif talebin (toplam harcamaların) yetersiz olduğu bir ekonomide, bu katılık nedeniyle reel dengeler sağlanamaz ve işçiler cari ücret düzeyinde çalışmaya razı olmalarına rağmen iş bulamazlar; bu durum gayri-iradi işsizlik olarak tanımlanır.

Step-by-Step Solution

1
Emek piyasasına yönelik Keynesyen varsayımı belirle.
Keynes, Klasiklerin aksine nominal ücretlerin aşağı doğru katı (esnek olmayan) olduğunu varsayar.
İşçilerin sendikal örgütlenmeleri, asgari ücret uygulamaları, uzun dönemli sözleşmeler ve nispi ücretlerini koruma isteği ücretlerin düşmesini engeller.
2
İstihdam düzeyini belirleyen temel faktörü analiz et.
İstihdam düzeyi, ekonomideki toplam harcama kararlarının bileşkesi olan efektif talep tarafından belirlenir.
Klasiklerin aksine üretim her zaman tam istihdam düzeyinde gerçekleşmez; talep yetersizliği durumunda üretim ve dolayısıyla istihdam kısılır.
3
Gayri-iradi işsizlik mekanizmasını açıkla.
Cari ücret düzeyinde çalışmak isteyen ancak efektif talep yetersizliği ve ücret katılığı nedeniyle iş bulamayan bireylerin durumu gayri-iradi işsizliği oluşturur.
Bu durum bireysel bir tercih değil, ekonominin kendi başına aşamadığı bir denge hatasıdır (eksik istihdam dengesi).

Key Concept

Gayri-iradi işsizlik ve Nominal Ücret Katılığı
Estimated Time:1m 30s
Question 17Question

Keynesyen makroekonomik modelde, otonom harcamalardaki bir değişikliğin denge gelir düzeyi üzerindeki etkileri sızıntı-enjeksiyon dengesi üzerinden analiz edilmektedir. Marjinal tüketim eğiliminin (cc) 0,750,75, marjinal vergi oranının (tt) 0,200,20 ve marjinal ithalat eğiliminin (mm) 0,100,10 olduğu dışa açık bir ekonomide; otonom yatırım harcamalarında (II) 500500 birimlik bir artış gerçekleşmiştir. Buna göre, ekonomi yeni denge gelir düzeyine ulaştığında toplam sızıntılarda (tasarruf, vergi ve ithalat toplamı) meydana gelecek toplam değişim kaç birimdir?

Show answer & explanation

Answer: 500

Answer

Ekonomi yeni dengeye ulaştığında toplam sızıntılardaki değişim, başlangıçtaki otonom yatırım artışına eşit olacak şekilde 500 birimdir.
Keynesyen analizde makroekonomik dengenin temel şartı, enjeksiyonların (yatırım, kamu harcamaları, ihracat) sızıntılara (tasarruf, vergi, ithalat) eşit olmasıdır. Otonom yatırımlarda gerçekleşen 500 birimlik bir artış, çarpan mekanizması aracılığıyla geliri artıracaktır. Gelir arttıkça vergi, ithalat ve tasarruf miktarları da artacak; bu artışların toplamı başlangıçtaki 500 birimlik yatırım artışına ulaştığında ekonomi yeniden dengeye gelecektir. Bu nedenle, hesaplama yapmaya gerek kalmaksızın sızıntı-enjeksiyon özdeşliğinden hareketle cevabın 500 olduğu söylenebilir.

Step-by-Step Solution

1
Yatırım çarpanını (kk) hesaplayınız.
k=11c(1t)+m=110,75(10,20)+0,10=10,50=2k = \frac{1}{1 - c(1 - t) + m} = \frac{1}{1 - 0,75(1 - 0,20) + 0,10} = \frac{1}{0,50} = 2
Dışa açık ve devletin olduğu bir ekonomide sızıntıları içeren çarpan katsayısını bulmak için.
2
Milli gelirdeki toplam değişimi (ΔY\Delta Y) hesaplayınız.
ΔY=k×ΔI=2×500=1000\Delta Y = k \times \Delta I = 2 \times 500 = 1000 birim.
Yatırım artışının gelir üzerindeki nihai genişletici etkisini belirlemek için.
3
Bireysel sızıntı kalemlerindeki değişimleri hesaplayıp toplayınız.
Vergi değişimi: ΔT=t×ΔY=0,20×1000=200\Delta T = t \times \Delta Y = 0,20 \times 1000 = 200. İthalat değişimi: ΔM=m×ΔY=0,10×1000=100\Delta M = m \times \Delta Y = 0,10 \times 1000 = 100. Tasarruf değişimi: ΔS=(1c)×(ΔYΔT)=0,25×800=200\Delta S = (1 - c) \times (\Delta Y - \Delta T) = 0,25 \times 800 = 200. Toplam: 200+100+200=500200 + 100 + 200 = 500 birim.
Toplam sızıntı artışının enjeksiyon artışına eşitliğini teyit etmek için.

Key Concept

Sızıntı-Enjeksiyon Özdeşliği: Dengede otonom harcama artışı, tüm sızıntıların toplamındaki artışa eşittir.

Hints

1
Makroekonomik dengede otonom enjeksiyonlardaki değişim, sızıntılardaki toplam değişime ne ölçüde eşit olmalıdır?
2
Çarpan katsayısını hesaplayarak önce gelirdeki artışı (1000), ardından bu gelirin ne kadarının vergiye, ithalata ve tasarrufa gittiğini bulun.

Practice More

Eğer ekonomi kapalı olsaydı (m=0m=0), yatırım çarpanının değeri ve toplam sızıntı miktarı nasıl değişirdi?
Estimated Time:2m 0s
Question 18Question

Keynesyen iktisadi düşüncede faiz, Klasiklerin aksine reel bir olgu değil, tamamen parasal bir değişken olarak ele alınır. Buna göre, Keynesyen teoride faiz aşağıdakilerden hangisi olarak tanımlanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Likiditeden vazgeçmenin bedeli

Answer

Keynesyen teoride faiz, likiditeden (nakit tutma arzusundan) vazgeçmenin bedelidir.
Keynesyen iktisatta faiz, bireylerin en likit varlık olan parayı ellerinde tutma arzusundan vazgeçmeleri karşılığında elde ettikleri bedeldir. Bu teori 'Likidite Tercihi Teorisi' olarak adlandırılır ve faizi tasarrufun değil, nakit paranın getirisinden mahrum kalmanın bir karşılığı olarak tanımlar.

Step-by-Step Solution

1
Keynesyen faiz yaklaşımını tanımla
Faiz, tasarrufun ödülü değil, likidite tercihinin bir sonucudur.
Klasiklerden temel ayrım noktasını belirlemek için.
2
Likidite tercihi kavramını analiz et
Bireyler parayı işlem, ihtiyat ve spekülasyon amacıyla nakit tutmak isterler.
Faizin neden bir 'bedel' olduğunu anlamak için.
3
Faizin fonksiyonunu belirle
Faiz, bireylerin ellerindeki nakdi (likiditeyi) bir finansal varlığa (tahvil vb.) aktarmaları için onlara ödenmesi gereken tutardır.
Doğru tanıma ulaşmak için.

Key Concept

Likidite Tercihi Teorisi

Hints

1
Keynesyen teoride faizin 'parasal' bir olgu olduğunu unutmayın.
2
İnsanlar neden parayı yastık altında tutmak yerine bankaya veya tahvile yatırır? Onları buna ikna eden şey nedir?
3
Cevap, nakit paranın (likiditenin) sağladığı kolaylıktan vazgeçmenin karşılığı olan terimdir.

Practice More

Keynesyen para talebi güdülerini (işlem, ihtiyat, spekülasyon) ve bunların gelir/faiz duyarlılıklarını tekrar etmeniz konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:45s
Question 19Question

Keynesyen iktisadi analizde, ekonominin tam istihdam düzeyinin altında bir dengede (eksik istihdam) takılı kalmasının ve işçilerin mevcut cari ücret düzeyinde çalışmaya hazır olmalarına rağmen iş bulamamalarının (gayri-iradi işsizlik) temel teorik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Nominal ücretlerin kurumsal faktörler ve toplu sözleşmeler nedeniyle aşağı doğru katı olması ve istihdam düzeyinin efektif talep tarafından belirlenmesi

Answer

Nominal ücretlerin kurumsal faktörler ve toplu sözleşmeler nedeniyle aşağı doğru katı olması ve istihdam düzeyinin efektif talep tarafından belirlenmesi
Keynesyen analizde nominal ücretler, sendikalar, asgari ücret yasaları ve uzun süreli iş sözleşmeleri gibi faktörler nedeniyle aşağı doğru esnemez. Toplam talep (efektif talep) düştüğünde, ücretler denge seviyesine inmediği için piyasada işgücü arz fazlası oluşur; bu da işçilerin kendi iradeleri dışında işsiz kalmasına neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Klasik ve Keynesyen istihdam varsayımlarını karşılaştırın.
Klasikler ücretlerin tam esnek olduğunu, Keynesyenler ise aşağı doğru katı (sticky) olduğunu savunur.
Ücret katılığı, piyasanın kendiliğinden dengeye gelmesini engelleyen temel unsurdur.
2
Gayri-iradi işsizlik kavramını analiz edin.
Cari ücret düzeyinde çalışmak isteyenlerin iş bulamaması durumu efektif talep yetersizliğine bağlanır.
Efektif talep yetersiz olduğunda, ücretler düşmediği için işgücü arz fazlası (işsizlik) kalıcı hale gelir.

Key Concept

Keynesyen Nominal Ücret Katılığı ve Efektif Talep

Practice More

Keynesyen modelde likidite tuzağı durumunda para politikasının istihdam üzerindeki etkisizliğini inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 20Question

Keynes'in *Genel Teori* adlı eserinde sistemin merkezine yerleştirdiği "Efektif Talep Prensibi" çerçevesinde; toplam arz fiyatı (ZZ) ile toplam talep fiyatı (DD) arasındaki ilişki ve bu ilişkinin istihdam dengesi üzerindeki sonuçları hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kuramsal açıdan doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Efektif talep, toplam arz fiyatı (ZZ) ile toplam talep fiyatının (DD) kesiştiği noktadaki toplam talep fiyatı değeridir; girişimcilerin kâr beklentilerini maksimize eden bu denge istihdam düzeyi, ekonomideki tam istihdam düzeyinin altında gerçekleşebilir.

Answer

Efektif talep, toplam arz fiyatı ile toplam talep fiyatının kesiştiği noktadaki toplam talep fiyatı değeridir ve bu denge tam istihdam düzeyinin altında oluşabilir.
Doğru seçenek, efektif talebi toplam arz ve toplam talep fiyat fonksiyonlarının kesiştiği noktadaki değer olarak tanımlar. Bu nokta, girişimcilerin beklentilerini karşılayan denge noktasıdır ve Keynes'e göre ekonomide kendiliğinden tam istihdamı sağlayan bir mekanizma bulunmadığı için denge eksik istihdamda oluşabilir.

Step-by-Step Solution

1
Fonksiyonların tanımlanması
Toplam arz fiyatı Z=ϕ(N)Z = \phi(N) ve toplam talep fiyatı D=f(N)D = f(N) olarak istihdamın (NN) fonksiyonları şeklinde ifade edilir.
Efektif talep prensibinin matematiksel temelini oluşturmak için.
2
Denge koşulunun belirlenmesi
D=ZD = Z eşitliğinin sağlandığı noktada girişimcilerin kâr beklentileri maksimize olur ve istihdam düzeyi burada sabitlenir.
Girişimcilerin istihdam kararlarını beklenen hasılat ile gerekli minimum hasılatı karşılaştırarak vermesi.
3
Efektif talebin tanımlanması
D=ZD = Z noktasındaki DD (hasılat) değerine "Efektif Talep" denir.
Efektif talebin bir fonksiyon değil, bir denge noktası değerini ifade ettiğini netleştirmek.
4
İstihdam düzeyinin analizi
DD ve ZZ fonksiyonlarının kesiştiği NN (istihdam) düzeyi, tam istihdam düzeyi olan NfN_f değerinden küçük olabilir (NNfN \leq N_f).
Keynesyen kuramın temel sonucu olan eksik istihdam dengesini göstermek.

Key Concept

Efektif Talep Prensibi
Page 1 / 6Next
Keynesyen İktisat Practice Questions — KPSS İktisat | Examkin