Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı bir genel müdürlük, tahsilat süreçlerini dijitalleştirecek yeni bir yazılım altyapısı kurmak üzere bir ihale komisyonu oluşturmuştur. Sürecin başında komisyon; piyasadaki tüm yazılım firmalarını detaylıca incelemeyi, her birinin maliyet-fayda analizini eksiksiz yapmayı ve en yüksek uzun vadeli getiriyi sağlayacak 'tek ve en iyi' yazılımı seçmeyi hedeflemiştir. Ancak ihale takviminin sıkışıklığı, bazı firmaların algoritmalarına dair ticari sır niteliğindeki teknik detayları paylaşmaması ve komisyon üyelerinin binlerce satırlık teknik veriyi eşzamanlı olarak işleyecek bilişsel kapasite ve zamanının bulunmaması nedeniyle bu yaklaşımdan zorunlu olarak vazgeçilmiştir. Nihayetinde komisyon, kurumun temel şartnamesinde yer alan asgari güvenlik ve hız kriterlerini karşılayan ilk yazılım teklifini yeterli bularak onaylamıştır.
Buna göre komisyonun karar verme sürecinde yaşadığı dönüşüm, Herbert Simon'ın literatüre kazandırdığı karar modelleri bağlamında aşağıdakilerin hangisiyle en doğru şekilde açıklanabilir?
- AKarar sürecinin rasyonel planlama aşamalarının dışına çıkarak, tesadüfi problemlerle tesadüfi çözümlerin eşleştiği 'çöp tenekesi modeli'ne ve 'örgütlü anarşi'ye dönüşmesi.
- BÇevresel kısıtlar nedeniyle 'kapsamlı rasyonellik' terk edilerek 'sezgisel rasyonellik' modeline geçilmesi ve yöneticilerin tamamen geçmiş deneyimlerine dayanarak 'optimum' kararı seçmesi.
- 'Tam rasyonellik' varsayımından 'kısıtlı rasyonellik' gerçeğine geçiş yapılması ve 'optimum' karar yerine 'tatminkar (yeterince iyi)' kararın tercih edilmesi.Answer
- DPlanlama aşamalarındaki kronolojik sıranın atlanması sonucu 'modern sistem yaklaşımı'nın benimsenmesi ve dış çevre faktörlerinin baskısıyla 'durumsallık' ilkesine uygun en yüksek faydalı kararın alınması.
- EAmaçların belirlenmesi aşamasında yaşanan bilgi eksikliğinin 'artırımsal (inkremantal) model' ile aşılarak, mevcut yazılımın üzerinde küçük değişiklikler yapılması ve 'uzlaşmacı' bir karara varılması.