İleri teknoloji sistemleriyle çalışan bölgesel bir havacılık bakım ve onarım merkezi (MRO), organizasyon yapısında yeni ihdas edilen 'Aviyonik Sistemler Başmühendisliği' pozisyonu için kapsamlı bir işe alım ve seçim süreci yürütmüştür. Sürece ilişkin insan kaynakları departmanının hazırladığı raporda şu bulgulara yer verilmiştir:
I. İşe alım ihtiyacı doğduğunda öncelikle kurumun mevcut personel yetkinlik envanteri taranmış; ancak yeni nesil bakım teknolojileri için aranan spesifik uluslararası lisanslara sahip personel bulunamadığından mecburi olarak dış kaynaklara başvurulmuştur.
II. Ön eleme aşamasında uygulanan teknik bilgi ve mekanik kavrama testinin istatistiksel analizinde; adayların farklı zamanlarda girdikleri tekrarlı sınavlarda hep aynı puan bandında kaldıkları saptanmıştır. Ancak işe yerleştirilen adayların ilk 6 aylık fiili iş performansları ile sınav puanları arasındaki korelasyonun (ilişki düzeyinin, ) sıfıra çok yakın olduğu tespit edilmiştir.
III. Panel mülakat aşamasında; komisyon üyeleri, ardışık olarak görüşmeye alınan ve sorulara son derece yetersiz cevaplar veren üç adayın hemen ardından mülakata giren 'asgari yeterlilikteki' dördüncü adayı, 'mükemmel' olarak nitelendirmiş ve adaya en yüksek değerlendirme notunu vermiştir.
IV. Süreci hızlandırmak ve olası riskleri baştan elemek amacıyla; oldukça maliyetli ve zaman alıcı olan detaylı güvenlik soruşturması ile kapsamlı sağlık muayenesi işlemleri, henüz özgeçmiş üzerinden ön eleme yapılmadan ve yetenek testleri uygulanmadan tüm başvuru sahiplerine ilk aşamada uygulanmıştır.
Buna göre, yürütülen işe alım ve seçim süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?
- II. durum testin güvenilirliğinin yüksek ancak yordama geçerliliğinin düşük olduğunu gösterirken; III. durum mülakatçıların 'kontrast (zıtlık) etkisi' hatasına düştüğünü kanıtlamaktadır.Answer
- BI. durum dış kaynak kullanımının örgüt kültürüne yeni bir vizyon katma stratejisine dayandığını gösterirken; IV. durum işe alım hunisinin standart ardışık eleme ve maliyet etkinliği mantığına tam olarak uygundur.
- CIII. durumda komisyon üyelerinin yaşadığı değerlendirme sapması 'hale (halo) etkisi' olarak tanımlanır ve bu durum, II. durumdaki testin yapı geçerliliğini doğrudan olumsuz etkilemektedir.
- DII. durumda uygulanan testin paralel formlar güvenilirliği düşük olmakla birlikte eşzamanlı geçerliliği oldukça yüksektir; bu nedenle söz konusu seçim aracının değiştirilmesine gerek yoktur.
- EIV. durumda izlenen işlem sırası, seçim sürecinin yordama geçerliliğini maksimize etmek amacıyla 'değerleme merkezi' (assessment center) uygulamalarında zorunlu tutulan standart bir prosedürdür.