Muhafazakâr siyasal düşünce; Aydınlanma rasyonalizminin toplumu soyut ilkeler doğrultusunda yeniden tasarlama (toplum mühendisliği) girişimlerine şiddetle karşı çıkar. Michael Oakeshott’un 'siyasetin teknik bilgiden ziyade pratik bilgiye dayanması gerektiği' tezi ile Edmund Burke’ün 'peşin hükümlerin (prejudices) bireysel akıldan daha derin bir kolektif bilgeliği temsil ettiği' savunusu bu karşı çıkışın temelini oluşturur.
Bu perspektiften hareketle muhafazakârların, toplumsal kurumların ani ve köklü değişimine karşı çıkarak 'geleneği' savunmalarının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
- Toplumsal düzenin, bireysel aklın sınırlı kapasitesini aşan ve kuşaklar boyu süzülüp gelen bir tecrübe birikiminin ürünü olmasıAnswer
- BSiyasal meşruiyetin, soyut rasyonel ilkeler doğrultusunda toplumun güncel ve iradi rızasına dayanan bir sözleşme ile kurulması
- CPiyasanın kendiliğinden işleyen düzeninin, bireysel çıkarların takibi yoluyla toplumsal harmoniyi en rasyonel şekilde sağlaması
- DGeleneksel kurumların mutlak doğruluğuna inanarak, her türlü reform girişiminin toplumsal yapıyı kaçınılmaz bir yıkıma sürükleyeceği düşüncesi
- EBireyin devletten önce gelen doğal haklarının, evrensel hukuk ilkeleri uyarınca her türlü siyasal otoriteyi sınırlandırması
Answer
Toplumsal düzenin, bireysel aklın sınırlı kapasitesini aşan ve kuşaklar boyu süzülüp gelen bir tecrübe birikiminin (pratik bilgi) ürünü olması
Muhafazakâr düşünceye göre toplum, rasyonel bir sözleşmenin değil, tarihsel süreçte kendiliğinden oluşan organik bir birikimin ürünüdür. İnsanın sınırlı aklı (entelektüel kusurluluk), bu devasa yapıyı baştan tasarlayamaz. Dolayısıyla, yüzyıllarca ayakta kalan kurumlar ve gelenekler, bireyin sahip olamayacağı kadar derin bir 'kolektif bilgelik' ve 'pratik bilgi' barındırdığı için muhafaza edilmelidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İnsanın Kusurluluğu ve Kolektif Bilgelik (Gelenek)