Question

Difficulty: HardMuhafazakarlık

Muhafazakâr ideoloji, insan doğasını tanımlarken liberalizmin 'rasyonel birey' inancından ve sosyalizmin 'toplumsal koşullarla şekillenen iyi insan' varsayımından kesin çizgilerle ayrılır. Muhafazakârlara göre insan; psikolojik olarak aidiyet ve güvenliğe ihtiyaç duyan, ahlaki olarak bencil eğilimler taşıyan ve entelektüel olarak dünyanın karmaşıklığını tam anlamıyla kavrayamayacak sınırlı bir akla sahip 'kusurlu' (imperfection) bir varlıktır.

Muhafazakârlığın bu 'insanın kusurluluğu' argümanından yola çıkarak devlet ve hukuk sistemine ilişkin aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşması beklenir?

  1. A
    Suç eylemlerinin temel nedeni eşitsiz toplumsal yapıdır; bu nedenle suçla mücadelede cezalandırma yerine rehabilitasyon ve yapısal reformlar merkeze alınmalıdır.
  2. B
    Bireyler neyin doğru neyin yanlış olduğunu kavrayabilecek evrensel rasyonaliteye sahip olduklarından, ahlaki kararlar tamamen bireysel vicdana ve özgürlüğe bırakılmalıdır.
  3. C
    Siyasi iktidar, insanın entelektüel sınırlılıklarını aşmasını sağlamak için sivil toplumu tamamen kontrol altına almalı ve kusursuz bir düzen (ütopya) inşa etmelidir.
  4. İnsanın bencil eğilimlerini dizginlemek ve psikolojik güvenlik ihtiyacını karşılamak için, caydırıcılığı yüksek yasalarla desteklenen güçlü bir devlet otoritesine ihtiyaç vardır.Answer
  5. E
    Devletin siyasal meşruiyeti, geleneksel inançlardan veya tarihsel miraslardan ziyade, bireylerin akıl süzgecinden geçirerek imzaladığı yasal ve rasyonel sözleşmelere dayanmalıdır.

Answer

İnsanın bencil eğilimlerini dizginlemek ve psikolojik güvenlik ihtiyacını karşılamak için, caydırıcılığı yüksek yasalarla desteklenen güçlü bir devlet otoritesine ihtiyaç vardır.
Doğru yanıt, muhafazakârlığın 'insanın kusurluluğu' ilkesinin siyasal sonucunu en doğru şekilde yansıtmaktadır. İnsan doğuştan mükemmel ve evrensel düzeyde rasyonel olmadığına göre, toplumda düzenin ve barışın sağlanması ancak dışsal bir güç (otorite) ve caydırıcı kurumlar (hukuk/ceza) vasıtasıyla mümkündür. Muhafazakârların siyasal alanda 'kanun ve nizam' (law and order) konusundaki katı tutumlarının felsefi temeli bu kusurluluk varsayımıdır.

Step-by-Step Solution

1
Öncülün analizi
Soru kökünde muhafazakârlığın insanı psikolojik, ahlaki ve entelektüel açıdan 'kusurlu' bir varlık olarak tanımladığı tespit edilir.
Sorunun çözüm anahtarı olan kavramsal çerçevenin netleştirilmesi.
2
Kusurluluk argümanının siyasete yansımasının değerlendirilmesi
İnsanın ahlaken kusurlu (bencil, suça eğilimli) olması ve aklının sınırlı olması nedeniyle, düzenin bireyler tarafından kendiliğinden sağlanamayacağı, dolayısıyla dışsal bir düzenleyici gücün şart olduğu sonucuna ulaşılır.
Teorik argümanın pratik politika düzlemindeki karşılığını bulmak.
3
Seçeneklerin ideolojik çerçevelerle eşleştirilmesi
Sosyalist (sistemi suçlayan), liberal (rasyonaliteye güvenen), totaliter (ütopya vadeden) ve sözleşmeci seçenekler elenir.
Diğer siyasi ideolojilere ait olan yanlış önermeleri temizlemek.
4
Doğru yargının tespiti
İnsanın yıkıcı eğilimlerini kontrol etmek için katı yasalar ve güçlü otorite savunan seçeneğin, muhafazakârlığın devlet anlayışıyla birebir örtüştüğü doğrulanır.
Soru kökündeki nedensellik bağını doğru kuran seçeneği işaretlemek.

Key Concept

Muhafazakârlıkta İnsanın Kusurluluğu (Human Imperfection) ve Otorite İlişkisi
Rate this question