Muhafazakâr siyasal düşünce geleneğinde, Edmund Burke tarafından kavramsallaştırılan 'önyargı' (prejudice) nosyonu, Aydınlanma rasyonalizminin soyut akıl yürütme yöntemine karşıt bir konumda yer alır. Burke’e göre önyargılar, bireyin kısıtlı akıl yürütme kapasitesinin ötesinde, kuşakların ortak tecrübesini ve 'örtük bilgeliğini' barındıran tarihsel bir mirastır. Bu çerçevede, muhafazakâr düşüncenin toplumsal kurumlar ve siyasal meşruiyet konusundaki temel tutumuyla ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisine ulaşılabilir?
- ASiyasal kurumların meşruiyeti, bireylerin rasyonel bir iradeyle imzaladıkları toplumsal sözleşmeye dayanır.
- BToplumsal değişim, mevcut geleneklerin evrensel rasyonel ilkeler doğrultusunda tasfiye edilmesi sürecidir.
- Kurumsal yapılar, soyut bir rasyonellikten ziyade tarihsel süreçte kristalleşmiş kolektif tecrübenin somut yansımalarıdır.Answer
- DOtorite, toplumun rasyonel bir plana göre yeniden inşasını engelleyen tarihsel bir yük olarak görülmelidir.
- EBireyin önyargılarından arınması, toplumsal düzenin rasyonel bir zeminde yeniden inşası için bir ön koşuldur.
Answer
Kurumsal yapılar, soyut bir rasyonellikten ziyade tarihsel süreçte kristalleşmiş kolektif tecrübenin somut yansımalarıdır.
Doğru yanıt, muhafazakârların kurumları rasyonel birer 'tasarım' (design) olarak değil, tarihin süzgecinden geçmiş 'organik' yapılar olarak gördüğünü ifade etmektedir. Burke'ün önyargı kavramı, bireysel aklın yanılabilirliğine karşı toplumsal birikimin güvenilirliğini vurgular.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Tarihselcilik ve Epistemolojik Karamsarlık