Kamu hizmetlerinin taşrada yürütülmesinde bürokratik gecikmelerin önlenmesi ve yerel ihtiyaçlara hızla yanıt verilmesi amacıyla ihdas edilen 'yetki genişliği' ilkesi, merkezi yönetimin katı yapısını esneten anayasal bir istisnadır. Bir valinin bu yetkiye dayanarak, merkezi idareye danışmadan aldığı kararların hukuki mahiyeti ve bu süreçteki idari/mali ilişkiler göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Yapılan işlemler doğrudan devlet tüzel kişiliği adına tesis edilir, mali sonuçlar merkezi bütçeye aittir ve vali ile merkez arasındaki hiyerarşik bağ korunmaya devam eder.Answer
- BValinin bu yetkiyi kullanmasıyla birlikte ilgili il idaresi geçici bir kamu tüzel kişiliği kazanır ve harcamalar il özel idaresinin öz kaynaklarından karşılanır.
- CValinin merkeze sormadan karar alabilmesi nedeniyle, merkezi idarenin vali üzerindeki hiyerarşi yetkisi bu alanla sınırlı olmak üzere yerini idari vesayet denetimine bırakır.
- DAnayasal bir ilke olan yetki genişliği, il idaresinin başı olan valiye tanındığı gibi, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kaymakamlar tarafından da doğrudan kullanılabilir.
- EYetki genişliği kapsamında yürütülen faaliyetlerden doğan giderler genel bütçeden karşılansa da elde edilen tüm gelirler o ilin mahalli idare bütçesine irat kaydedilir.
Answer
Yetki genişliği kapsamında yapılan işlemler devlet tüzel kişiliği adına tesis edilir, mali sonuçlar merkezi bütçeye aittir ve vali ile merkez arasındaki hiyerarşik bağ kopmaz.
Doğru seçenek, yetki genişliğinin üç temel sonucunu tam olarak açıklamaktadır: İşlemin devlet tüzel kişiliği adına yapılması (ayrı tüzel kişilik yok), maliyet ve gelirlerin merkezi bütçede toplanması ve merkezin vali üzerindeki hiyerarşik denetiminin (emir ve talimat yetkisinin) saklı kalması.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Yetki Genişliği İlkesi ve Hukuki-Mali Sonuçları
Estimated Time:2m 0s