Küresel iklim değişikliğiyle mücadele sürecinde, yılında kabul edilen Kyoto Protokolü ile yılında kabul edilen Paris Anlaşması farklı uygulama yöntemleri benimsemiştir. Türkiye'nin yılında taraf olduğu Paris Anlaşması, iklim rejiminde yapısal bir dönüşümü ifade etmektedir.
Buna göre; Paris Anlaşması'nı, Kyoto Protokolü'nün emisyon azaltım sistematiğinden ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
- AEmisyon azaltım yükümlülüklerinin sadece gelişmiş sanayi ülkeleri () için bağlayıcı bir 'yukarıdan aşağıya' modelle belirlenmesi
- Ülkelerin kendi belirledikleri 'Ulusal Katkı Beyanları' () aracılığıyla, tüm tarafların katılımına dayalı 'aşağıdan yukarıya' bir yaklaşım sergilemesiAnswer
- CAnlaşmanın yılında kabul edildiği tarih itibarıyla hukuki olarak yürürlüğe girmiş sayılması ve onay sürecine gerek duyulmaması
- DGelişmekte olan ülkelere ( dışı ülkeler) emisyon azaltımı konusunda hiçbir sorumluluk veya raporlama yükümlülüğü getirmemesi
- EKüresel sıcaklık artışını sanayileşme öncesi döneme göre derece ile sınırlandırmayı hedefleyen bir üst sınır koyması
Answer
Paris Anlaşması'nın temel farkı, tüm tarafların kendi kapasitelerine göre belirledikleri 'Ulusal Katkı Beyanları' (NDC) ile 'aşağıdan yukarıya' bir katılım modeli benimsemesidir.
Paris Anlaşması, Kyoto Protokolü'nün 'yukarıdan aşağıya' ve sadece belirli ülkeleri sorumlu tutan yapısını terk ederek, tüm ülkelerin kendi imkanları dahilinde emisyon azaltım hedefleri sunduğu 'aşağıdan yukarıya' (Ulusal Katkı Beyanları - NDC) sistemini getirmiştir. Bu yaklaşım, küresel katılımı maksimize etmeyi amaçlar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İklim Rejiminde Paradigma Değişimi: Kyoto (Top-down) vs. Paris (Bottom-up)
Estimated Time:1m 30s