Question

Difficulty: MediumKusursuz Sorumluluk: Sosyal Risk İlkesi

Danıştay'ın yerleşik içtihatları ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun ile kabul edilen; toplumsal olaylar veya terör eylemleri sonucunda meydana gelen, idarenin doğrudan bir eylemi ile zarar arasında klasik anlamda bir illiyet bağının kurulamadığı anonim nitelikteki zararların tazmin edilmesi aşağıdaki ilkelerden hangisine dayanmaktadır?

  1. Sosyal risk ilkesiAnswer
  2. B
    Tehlike (Risk) ilkesi
  3. C
    Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi
  4. D
    Hizmet kusuru ilkesi
  5. E
    Mesleki risk ilkesi

Answer

Sosyal risk ilkesi, terör ve toplumsal olaylar gibi idarenin doğrudan bir eylemiyle bağ kurulamayan anonim zararların tazmininde esas alınan kusursuz sorumluluk ilkesidir.
Sosyal risk ilkesi, idarenin kusuru olmasa dahi, devletin toplumun genelini koruma yükümlülüğü çerçevesinde, terör ve toplumsal olaylar gibi anonim eylemler sonucu oluşan zararları tazmin etmesini öngören özel bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu ilkede klasik illiyet bağı şartı aranmaz.

Step-by-Step Solution

1
Zararın niteliğini tespit etme
Zararın terör veya toplumsal olaylar gibi kolektif ve anonim bir olaydan kaynaklandığı görülmektedir.
Sorumluluk türünü belirlemek için zararın kaynağının belirlenmesi gerekir.
2
İlliyet bağı ve kusur durumunu değerlendirme
İdare ile zarar arasında klasik anlamda illiyet bağının bulunmadığı ve idarenin bir kusurunun aranmadığı tespit edilir.
Sosyal risk ilkesinde, klasik sorumluluk hukukundaki illiyet bağı şartı gevşetilmiştir.
3
Hukuki dayanakla eşleştirme
5233 sayılı Kanun ve Danıştay içtihatları uyarınca bu durumun 'Sosyal Risk İlkesi' kapsamında olduğu sonucuna varılır.
Toplumsal risklerin sonuçlarının toplumun geneline yayılması devletin bir yükümlülüğüdür.

Key Concept

Sosyal Risk İlkesi
Estimated Time:1m 15s
Rate this question