Question

Difficulty: HardMuhafazakarlık

Siyasal ideolojiler, toplumun nasıl bir arada tutulacağı ve düzenin nasıl sağlanacağı konusunda farklı ontolojik temellere dayanır. Muhafazakârlık, insan doğasının rasyonel, ahlaki ve psikolojik açılardan kusurlu ve sınırlı olduğunu varsayar. Bu 'kusurlu insan' yaklaşımı, ideolojinin otorite, devlet ve toplumsal değişim tasavvurunu doğrudan şekillendirir.

Buna göre, muhafazakâr düşüncenin otorite ve düzen anlayışına ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

  1. Otorite, bireylerin rasyonel rızasına dayanan yapay bir sözleşmeden ziyade, toplumsal aidiyet ihtiyacını karşılayan ve kökleri geçmişe dayanan doğal bir gerekliliktir.Answer
  2. B
    Toplumsal düzenin inşasında otorite, toplumu belirli bir ütopya doğrultusunda tamamen dönüştürmeyi hedefleyen sınırsız ve denetlenemez bir aygıt olarak işlev görmelidir.
  3. C
    Otoritenin meşruiyeti, kuşaktan kuşağa aktarılan tarihsel birikimlere değil, bireylerin doğuştan sahip olduğu soyut ve evrensel haklara dayandırılmalıdır.
  4. D
    Otorite, fiili güce ve zor kullanma kapasitesine dayandığı için meşruiyetini toplumsal rızadan veya geleneklerden değil, doğrudan devletin şiddet tekelinden alır.
  5. E
    Otoritenin temel işlevi, toplumsal kurumları her türlü dış etkiye kapatarak, statükonun hiçbir değişime uğramadan mutlak surette korunmasını sağlamaktır.

Answer

Otoritenin rasyonel bir rızadan veya sözleşmeden çok, kusurlu insanın güvenlik ve aidiyet ihtiyacından doğan doğal bir olgu olduğunu savunan ifadedir.
Muhafazakâr ideolojide otorite, insanların bir araya gelip rasyonel hesaplamalarla kurdukları yapay bir mekanizma (toplum sözleşmesi) değildir. Edmund Burke gibi düşünürlerin vurguladığı üzere, insan doğası entelektüel ve psikolojik olarak sınırlı olduğundan, bireyler yönlendirilmeye, düzene ve bir yere ait olmaya ihtiyaç duyarlar. Bu durum, otoritenin ve hiyerarşinin yukarıdan aşağıya doğru, ailenin ebeveynlik rolü gibi doğal ve kendiliğinden gelişmesini sağlar. Toplum organik bir bütün, otorite ise bu bütünün hayatta kalmasını sağlayan, rızadan ziyade aidiyete dayalı tarihsel bir gerekliliktir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki muhafazakâr 'kusurlu insan doğası' (psikolojik, ahlaki ve entelektüel yetersizlik) öncülünün analiz edilmesi.
İnsanın kendi başına kusursuz bir düzen kuramayacağı, bu nedenle yol gösterici, kökleri eskiye dayanan kurumlara ve otoriteye ihtiyaç duyduğu tespit edilir.
İdeolojinin insan doğası varsayımı, onun otorite ve devlet modelinin zeminini oluşturur.
2
Seçeneklerdeki otorite ve düzen yaklaşımlarının farklı siyasal ideolojiler bağlamında sınıflandırılması.
Totaliter (sınırsız dönüştürücü güç), liberal (rasyonel evrensel sözleşme), salt güç (şiddet tekeli) ve reaksiyoner (mutlak statükocu) yaklaşımlar elenir.
Muhafazakâr otorite kavramını diğer siyaset felsefesi kavramlarından net bir biçimde ayırt etmek gerekir.
3
Organik toplum teorisi ile tutarlı olan muhafazakâr argümanın belirlenmesi.
Otoritenin yapay bir sözleşme değil, doğal ve tarihsel bir aidiyet ve gereklilik olduğu sonucuna ulaşılır.
Muhafazakâr siyaset felsefesinin temel ilkesi, toplumun mekanik bir yapı değil, tarihsel sürekliliğe sahip yaşayan bir organizma olmasıdır.

Key Concept

Muhafazakârlıkta Otorite, İnsan Doğası ve Organik Toplum
Estimated Time:1m 15s
Rate this question