1982 Anayasası'nın Temel İlkeleri

180 questions

Question 41Question

19821982 Anayasası'nın Cumhuriyetin niteliklerini düzenleyen 22. maddesinde yer alan "sosyal devlet" ilkesi, devletin ekonomik ve sosyal hayata müdahale ederek sosyal adaleti ve refahı sağlamasını öngörür. Bu ilkeyi gerçekleştirmek amacıyla Anayasa'da çeşitli hukuki araçlar ve yöntemler hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi sosyal devlet ilkesini hayata geçirmek için kullanılan "doğrudan müdahale" araçlarından biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık tutularak hukuka uygunluğun sağlanması

Answer

İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık tutulması, sosyal devletin değil "hukuk devleti" ilkesinin bir gereğidir.
İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olması, yönetimin hukuk kuralları içinde kalmasını sağlayan, bireyleri idarenin keyfi uygulamalarına karşı koruyan ve hukuk devleti (Rechtsstaat) ilkesinin vazgeçilmez bir unsuru olan bir güvencedir. Sosyal devlet ise daha çok "çıktı" odaklıdır; yani toplumsal refahın ve adaletin inşası için yapılan somut müdahalelerle (vergi, kamulaştırma vb.) ilgilenir.

Step-by-Step Solution

1
Kavram analizi yapılması
Sosyal devlet; sosyal adaleti, refahı ve dengeyi sağlamak için ekonomiye aktif müdahale eden devlettir.
Soru kökündeki araçların hangi anayasal ilkeye hizmet ettiğini belirlemek gerekir.
2
Sosyal devlet araçlarının tasnifi
Kamulaştırma, devletleştirme, vergi adaleti, planlama ve sosyal güvenlik hakları sosyal devletin araçlarıdır.
Anayasa'nın 22, 55, 4646, 4747, 7373 ve 166166. maddeleri bu araçları düzenlemektedir.
3
Hukuk devleti gereklerinin ayrıştırılması
İdari yargı denetimi, kanuni hakim güvencesi ve hukuki güvenlik gibi kavramlar hukuk devleti ile ilgilidir.
Hukuk devleti, devletin faaliyetlerinin hukuk kurallarına bağlı olmasını ve bireylerin hukuki güvenceye sahip olmasını sağlar.

Key Concept

Sosyal Devlet ve Hukuk Devleti Araçlarının Ayrımı

Practice More

Sosyal devletin mali sınırlarını düzenleyen 6565. madde ile devletin ödevlerini ve bu ödevlerin yargısal olarak talep edilebilirliğini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 40s
Question 42Question

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sosyal barışı ve adaleti sağlamak amacıyla benimsediği "sosyal devlet" ilkesini gerçekleştirmek için başvurduğu araçlardan biri aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmanın planlanması

Answer

İktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmanın planlanması
İktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmanın planlanması, devletin kaynakları verimli kullanarak toplumun refahını artırmasını amaçlayan temel bir sosyal devlet aracıdır ve 19821982 Anayasası'nda açıkça düzenlenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Sosyal devletin tanımını analiz etme
Sosyal devlet; sosyal adaleti, refahı ve güvenliği sağlamayı amaçlayan devlet modelidir.
Soru kökündeki amacın hangi anayasal araçla sağlandığını bulmak için tanım gereklidir.
2
Anayasal araçları listeleme
Vergi adaleti, planlama, kamulaştırma, devletleştirme ve sosyal haklar sosyal devletin temel araçlarıdır.
Seçenekler arasından sosyal devlete özgü olanı ayırt etmek için bu liste kullanılır.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Kalkınmanın planlanması ifadesi doğrudan sosyal devletin bir aracıdır, diğerleri hukuk veya laiklik devleti ile ilgilidir.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşılır.

Key Concept

Sosyal Devletin Araçları

Hints

1
Sosyal devletin amacı, güçsüzleri korumak ve sosyal adaleti sağlamaktır.
Estimated Time:45s
Question 43Question

19821982 Anayasası'nın 4.4. maddesi; ilk üç maddede yer alan hükümlerin değiştirilemeyeceğini ve bu hükümlerin değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini düzenleyerek anayasanın katı (sert) yapısını ortaya koymuştur. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi söz konusu madde ile koruma altına alınan değiştirilemez hükümler kapsamında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Egemenliğin kayıtsız şartsız Millete ait olduğu

Answer

Egemenliğin kayıtsız şartsız Millete ait olduğu hükmü Anayasa'nın 6.6. maddesinde düzenlendiği için ilk üç maddeyi koruyan değiştirilemezlik zırhı kapsamında yer almaz.
19821982 Anayasası'nın 4.4. maddesi; yalnızca ilk üç maddede yer alan hükümlerin (Devletin şekli, Cumhuriyetin nitelikleri, Devletin bütünlüğü, dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti) değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini açıkça belirtmiştir. Egemenliğin millete ait olması ilkesi ise Anayasa'nın 6.6. maddesinde düzenlendiği için bu özel değiştirilemezlik zırhı dışında kalmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 4.4. maddesinin kapsamını belirlemek.
4.4. madde; Anayasa'nın 1,21, 2 ve 3.3. maddelerinin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini düzenler.
Hangi maddelerin 'değiştirilemez' statüsünde olduğunu anlamak için temel yasal dayanağı belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin hangi maddelerde yer aldığını tespit etmek.
Devletin şekli (1.1. madde), Cumhuriyetin nitelikleri (2.2. madde), devletin bütünlüğü, bayrağı, marşı, dili ve başkenti (3.3. madde) ilk üç madde içindedir. Egemenlik ise 6.6. maddededir.
İfadelerin anayasal konumunu belirleyerek koruma kapsamı dışında kalanı ayırt etmek gerekir.
3
Koruma kapsamı dışında kalan hükmü seçmek.
Egemenliğin millete ait olması hükmü 6.6. maddede olduğu için doğru cevaptır.
Soru kökünde istenen 'kapsam dışı' olma durumunu netleştirmek.

Key Concept

Değiştirilemez hükümlerin kapsamı (Anayasa 1,2,31, 2, 3 ve 4.4. maddeler)
Estimated Time:45s
Question 44Question

19821982 Anayasası’nın “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10.10. maddesi; 20042004 ve 20102010 yıllarında yapılan anayasa değişiklikleri ile kadın-erkek eşitliğinin fiilen sağlanmasına ve dezavantajlı grupların korunmasına yönelik "pozitif ayrımcılık" uygulamalarına anayasal dayanak oluşturacak şekilde genişletilmiştir. Bu düzenlemeler çerçevesinde, kanun önünde eşitlik ilkesinin uygulanmasına dair aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa'nın ilgili maddesi uyarınca, ekonomik bakımdan zayıf olan öğrenciler ve kamu görevlileri lehine getirilen her türlü ayrıcalık, pozitif ayrımcılık kapsamında eşitlik ilkesinin bir istisnası olarak açıkça ismen düzenlenmiştir.

Answer

Ekonomik bakımdan zayıf olan öğrenciler ve kamu görevlileri lehine getirilen ayrıcalıkların pozitif ayrımcılık kapsamında eşitlik ilkesinin bir istisnası olarak düzenlendiğini belirten ifade yanlıştır.
Doğru kabul edilen (yanlış olan) ifadede belirtilen kamu görevlileri ve öğrenciler, 19821982 Anayasası'nın 10.10. maddesinde pozitif ayrımcılık tanınan gruplar arasında ismen ve açıkça sayılmamıştır. Madde metninde sadece kadınlar (20042004 ve 20102010 düzenlemeleri), çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimler (20102010 düzenlemesi) lehine alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı belirtilmiştir. Kamu görevlileri ve öğrencilerin korunması sosyal devlet ilkesinin bir gereği olsa da, bu durum 10.10. maddede düzenlenen 'eşitlikten sapma' (pozitif ayrımcılık) listesinde yer almaz.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 10.10. maddesinde pozitif ayrımcılık tanınan gruplar hatırlanır.
Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler, harp ve vazife malulleri, dul ve yetimler.
Pozitif ayrımcılığın anayasal sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Seçeneklerde sunulan gruplar ile Anayasa metni karşılaştırılır.
Öğrenciler ve kamu görevlilerinin 10.10. maddede ismen sayılmadığı görülür.
Hatalı olan kapsamı tespit etmek için gereklidir.
3
Sosyal devlet ilkesi ile eşitlik ilkesi arasındaki fark analiz edilir.
Öğrenciler ve kamu görevlilerinin korunması sosyal devletin (Madde 22, 4949, 7070 vb.) gereği olsa da, Madde 1010 kapsamında özel bir eşitlik istisnası olarak düzenlenmemiştir.
Kavramsal karışıklığı gidermek ve doğru seçeneğe ulaşmak için gereklidir.

Key Concept

Anayasa Madde 1010 uyarınca pozitif ayrımcılık tanınan grupların sınırlı sayı ilkesine (numerus clausus) tabi olması ve sosyal devlet araçlarıyla karıştırılmaması.
Estimated Time:2m 0s
Question 45Question

1982 Anayasası'nda düzenlenen 'Cumhuriyetçilik' ilkesinin, Anayasa'nın bütünü içindeki hukuki konumu ve bu ilkeye sağlanan anayasal korumanın kapsamı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Cumhuriyet, Türk devletinin temel şekli olup bu hükmün değiştirilmesi veya değiştirilmesinin teklif edilmesi anayasal olarak yasaklanmıştır.

Answer

Cumhuriyet'in devletin temel şekli olduğu ve bu hükmün değiştirilmesinin veya teklif edilmesinin yasaklandığı ifade doğrudur.
1982 Anayasası'nın 1. maddesi 'Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.' diyerek devletin şeklini belirlemiş, 4. maddesi ise bu hükmün değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini belirterek mutlak bir hukuki koruma sağlamıştır. Bu durum, Cumhuriyetçilik ilkesini Türk anayasal düzeninin en temel ve sarsılmaz direği haline getirir.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 1. maddesini analiz etme.
Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu tespit edilir.
Cumhuriyetçilik ilkesinin temel dayanağı 1. maddedir.
2
Anayasa'nın 4. maddesini analiz etme.
İlk üç maddenin değiştirilemezlik ve teklif yasağı zırhına sahip olduğu görülür.
Bu madde, Cumhuriyet ilkesinin anayasal güvencesini belirler.
3
Tarihsel süreci değerlendirme.
Cumhuriyetin 1923 değişikliği ile anayasaya girdiği doğrulanır.
Kronolojik hataları (1921 orijinal metni gibi) elemek için gereklidir.

Key Concept

Cumhuriyetin Devlet Şekli Olarak Değiştirilemezliği
Estimated Time:1m 15s
Question 46Question

1982 Anayasası’nın 2. maddesinde yer alan "Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet" ilkesi; 1961 Anayasası’ndaki "Türk milliyetçiliği" ibaresinden farklı olarak, milliyetçilik anlayışını Atatürk’ün belirlediği ilkeler ve Anayasa'nın Başlangıç kısmında yer alan "millî dayanışma" ve "Türk varlığının devleti ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğü" esaslarıyla somutlaştırmıştır. Bu ilkenin hukuk sistemimizdeki yeri ve mahiyeti dikkate alındığında, Atatürk milliyetçiliği anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Atatürk milliyetçiliği, milletin tanımında kan bağı, dil ve din birliği gibi maddi unsurları kurucu ve zorunlu öğeler olarak kabul ederek, devletin bu unsurları temel alan bir hukuk düzeni kurmasını öngörür.

Answer

Atatürk milliyetçiliği anlayışı maddi (objektif) unsurlara değil, manevi (subjektif) unsurlara dayanır; bu nedenle milletin tanımında kan bağı veya din birliğini zorunlu kurucu öğe olarak kabul etmez.
Doğru yanıt olan seçenek, Atatürk milliyetçiliğini 'objektif' (maddi) kriterlere dayandırmaktadır. Oysa 1982 Anayasası'nda benimsenen anlayış 'subjektif' (manevi) karakterdedir. Bu anlayışa göre millet; sadece aynı kanı taşıyan veya aynı dine inanan insanlar topluluğu değil; ortak bir geçmişe sahip olan, birlikte yaşama arzusunda birleşen ve ortak bir geleceği hedefleyen (ülkü birliği) insanlardan oluşur. Dolayısıyla devletin hukuk düzenini ırk veya din birliği gibi maddi ayrımlar üzerine kurması bu ilkeye aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 2. maddesindeki ifadenin terminolojik kökenini analiz etme
1961'deki 'Türk milliyetçiliği' ifadesinin 1982'de 'Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet' olarak değiştiği ve Başlangıç metniyle ilişkilendirildiği görülür.
Bu değişim, milliyetçiliğin Atatürk ilkeleriyle sınırlandığını ve birleştirici karakter kazandığını gösterir.
2
Subjektif ve Objektif milliyetçilik teorilerini anayasal normlarla karşılaştırma
Maddi unsurları (ırk, din) esas alan anlayışın 'objektif', manevi unsurları (kader birliği, vatandaşlık) esas alan anlayışın 'subjektif' olduğu saptanır.
Atatürk milliyetçiliği, Anayasa'nın 66. maddesi ışığında subjektif bir nitelik taşır.
3
Seçeneklerdeki 'yanlış' hukuksal çıkarımı tespit etme
Milletin tanımında kan bağı ve din birliğini 'kurucu ve zorunlu' öğe olarak gören seçeneğin, Atatürk milliyetçiliğinin 'birleştirici' ve 'insancıl' doğasıyla çeliştiği belirlenir.
Hukuk düzeninin etnik veya dinsel üstünlük üzerine kurulması, Anayasa'nın 2. maddesindeki temel niteliklere aykırıdır.

Key Concept

Subjektif (Manevi) Milliyetçilik Anlayışı

Practice More

1982 Anayasası'nın 66. maddesindeki vatandaşlık tanımı ile Atatürk milliyetçiliği arasındaki ilişkiyi derinlemesine inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 47Question

1982 Anayasası'nın 176176. maddesinde düzenlenen normatif yapı ve Başlangıç metninde yer alan ideolojik ilkeler dikkate alındığında, bu kısmın hukuki niteliği ve içeriği hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Başlangıç metni, Anayasa metnine dahildir; bu nedenle yargısal denetimde bir ölçü norm niteliği taşır ve metinde 'sosyal devlet' ibaresi yerine 'toplumun huzur ve refahı' vurgusuna yer verilmiştir.

Answer

Başlangıç metninin anayasa metnine dahil olması nedeniyle ölçü norm niteliği taşıdığı ve 'sosyal devlet' yerine 'toplumun huzur ve refahı' gibi ifadelerin kullanıldığı seçenek doğrudur.
1982 Anayasası'nın 176. maddesine göre Başlangıç metni anayasa metnine dahildir ve bu özelliğiyle anayasa yargısında ölçü norm olarak kabul edilir. İçerik olarak ise 'Atatürk Milliyetçiliği', 'Milli Egemenlik' ve 'Hürriyetçi Demokrasi' gibi ilkeler zikredilirken, 2. maddede yer alan 'sosyal devlet' terimi yerine Başlangıç metninde toplumun huzur ve refahına yönelik vurgular yapılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 176. maddesinin normatif içeriğini analiz etme.
Başlangıç metninin anayasa metnine dahil olduğu, buna karşın madde kenar başlıklarının dahil olmadığı tespit edilir.
Metnin hukuki statüsünü belirlemek için anayasanın kendi düzenlemesine bakılmalıdır.
2
Yargısal denetimdeki yerini belirleme.
Anayasa metnine dahil olan kısımların Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan denetimlerde 'ölçü norm' olarak kullanılabileceği sonucuna varılır.
Anayasa Mahkemesi, iptal denetiminde anayasa metninin tamamını esas alır.
3
Başlangıç metni ile Madde 2 arasındaki terminolojik farkları karşılaştırma.
Başlangıç metninde 'Hürriyetçi demokrasi', 'Milli egemenlik' ve 'Atatürk milliyetçiliği' gibi terimler geçerken; Madde 2'de yer alan 'Sosyal devlet' kavramının Başlangıç metninde aynı isimle bir ilke başlığı olarak değil, 'toplumun huzur ve refahı' gibi betimlemelerle yer aldığı görülür.
Kavramsal ayrımı ve KPSS seviyesindeki detaycı bilgiyi ölçmek.

Key Concept

Başlangıç Metninin Hukuki Statüsü ve Normatif İçeriği

Practice More

Anayasa'nın 176. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan 'kenar başlıkları' ile 'Başlangıç' metni arasındaki hukuki farkı tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 48Question

1982 Anayasası'nda düzenlenen sosyal devlet ilkesi, devletin toplumsal adaleti, refahı ve sosyal güvenliği sağlamak amacıyla ekonomik hayata aktif müdahalesini öngören çeşitli araçlar ve sınırlar içermektedir. Bu araçların hukuki niteliği ve anayasal çerçevesi dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa'nın 65. maddesinde düzenlenen "mali kaynakların yeterliliği" kriteri, devletin sosyal ve ekonomik ödevlerini yerine getirirken başvurduğu planlama ve sosyal güvenlik gibi araçlar için anayasal bir sınır teşkil eder.

Answer

Anayasa'nın 65. maddesinde yer alan mali kaynakların yeterliliği kriterinin, sosyal devletin sosyal ve ekonomik ödevleri ile araçları (planlama, sosyal güvenlik vb.) üzerindeki sınırlayıcı etkisini belirten ifade doğrudur.
Doğru olan seçenek, 1982 Anayasası'nın 65. maddesine doğrudan atıf yaparak devletin sosyal ve ekonomik görevlerini (dolayısıyla bu görevlerin araçlarını) mali imkanlarla sınırlandıran hükmü vurgulamaktadır. Sosyal devlet, vatandaşa sosyal ve ekonomik haklar sağlarken ve planlama gibi araçları kullanırken devletin bütçe disiplini ve mali kaynak yeterliliği anayasal bir kısıt olarak kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Sosyal devletin araçlarını analiz etme
Planlama, vergi adaleti, kamulaştırma, devletleştirme ve sosyal hakların korunması sosyal devletin temel araçlarıdır.
Soruda geçen araçların hangi ilkeye ait olduğunu netleştirmek gerekir.
2
Anayasal sınırları değerlendirme
Anayasa'nın 65. maddesi, sosyal ve ekonomik ödevlerin "mali kaynakların yeterliliği" ölçüsünde yerine getirileceğini hükme bağlamıştır.
Sosyal devletin ödev ve araçlarının mutlak değil, ekonomik imkanlarla sınırlı olduğunu anlamak sorunun çözüm anahtarıdır.
3
Kavramsal ayrımları kontrol etme
Kamulaştırma (taşınmazlar için) ile devletleştirme (teşebbüsler için) arasındaki fark ve hukuk devleti araçları (yargısal denetim) ile sosyal devlet araçları arasındaki ayrım netleştirilmiştir.
Çeldiricilerin terminoloji hatalarını ve ilke karışıklıklarını tespit etmek için bu ayrım zorunludur.

Key Concept

Sosyal Devletin Mali Sınırı (Madde 65)

Practice More

Sosyal devlet araçları ile hukuk devleti ilkelerinin kesiştiği 'kamulaştırma' ve 'devletleştirme' işlemlerindeki yargısal denetim sürelerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 49Question

19821982 Anayasası’nın 2.2. maddesinde Cumhuriyetin temel nitelikleri arasında sayılan "Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet" ilkesi, 19611961 Anayasası’ndaki "milli devlet" ve "Türk milliyetçiliği" kavramlarından hem terminolojik hem de içeriksel bir farklılaşmayı ifade eder. Bu ilkenin Anayasa’nın Başlangıç metni ve vatandaşlık hukukuna dair hükümleriyle olan ilişkisi dikkate alındığında, Atatürk milliyetçiliği anlayışının kapsamı ve hukuki sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Atatürk milliyetçiliği uyarınca Türk anayasal düzeni; ırk, soy veya dini aidiyet gibi unsurların vatandaşlık statüsünü belirlediği "objektif milliyetçilik" kriterlerini esas alan bir yapı öngörmektedir.

Answer

Türk anayasal düzeninde Atatürk milliyetçiliği, ırki veya dini kriterlere dayalı nesnel (objektif) bir milliyetçiliği değil; vatandaşlık bağı ve ortak ülküye dayalı öznel (subjektif) bir milliyetçilik anlayışını öngörmektedir.
Doğru yanıt olan seçenek, Atatürk milliyetçiliğinin "objektif" (nesnel) kriterlere dayandığını iddia ettiği için yanlıştır. Türk hukuk sisteminde kabul edilen Atatürk milliyetçiliği; ırk, din, mezhep veya soy gibi fiziksel/inançsal verilere (objektif kriterler) değil, bireyin kendisini o millete ait hissetmesi ve vatandaşlık bağı gibi iradi/hukuki verilere (subjektif kriterler) dayanır.

Step-by-Step Solution

1
19611961 ve 19821982 Anayasaları arasındaki terminolojik farkı analiz edin.
19611961'deki "Türk milliyetçiliği" ifadesi 19821982'de "Atatürk milliyetçiliği" olarak güncellenmiştir.
İlkenin kapsamının kurucu değerler çerçevesinde ve bütünleştirici bir dille ifade edilmesi hedeflenmiştir.
2
Subjektif (Öznel) ve Objektif (Nesnel) milliyetçilik kavramlarını karşılaştırın.
Objektif milliyetçilik ırk ve din gibi somut verilere dayanırken; Subjektif milliyetçilik birlikte yaşama iradesi ve vatandaşlık bağına dayanır.
Atatürk milliyetçiliği, Anayasa'nın 66.66. maddesiyle uyumlu olarak subjektif niteliktedir.
3
Başlangıç metni ve madde 6666 arasındaki ilişkiyi kurun.
Milli dayanışma vurgusu ve hukuki vatandaşlık tanımı, ayrımcılığı reddeden bir yapı oluşturur.
Bu unsurlar milliyetçilik ilkesinin demokratik ve eşitlikçi sınırlarını belirler.

Key Concept

Subjektif Milliyetçilik Anlayışı
Question 50Question

Demokrasinin 'siyasi eşitlik' unsuru, her vatandaşın siyasal karar alma sürecine aynı ağırlıkta katılmasını gerektirir. Bu durum, seçmenlerin nitelikleri (eğitim, servet, sosyal statü vb.) ne olursa olsun, her birinin iradesinin sayısal olarak bir birim kabul edilmesini ve istisnasız her seçmenin sadece bir oy hakkına sahip olmasını zorunlu kılar. Buna göre, yukarıda açıklanan durum 1982 Anayasası'nda yer alan seçim ilkelerinden hangisinin bir gereğidir?

Show answer & explanation

Answer: Eşit oy

Answer

Eşit oy ilkesi, her seçmenin sadece bir oy hakkına sahip olmasını ve her oyun sayısal değerinin diğerine denk olmasını ifade eder.
Eşit oy ilkesi, 'bir kişi bir oy' (one person one vote) kuralını temel alır. Bu ilke gereğince, hiçbir seçmene eğitim durumu, mülkiyet, vergi veya toplumsal konum gibi nedenlerle imtiyazlı (birden fazla veya daha güçlü) bir oy hakkı tanınamaz. Sorudaki 'her iradenin sayısal olarak bir birim kabul edilmesi' vurgusu doğrudan oyların matematiksel eşitliğini hedefleyen bu ilkeye işaret etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Siyasi eşitlik kavramının seçim hukukundaki izdüşümü belirlenir.
Siyasi eşitlik, her seçmenin karar mekanizmasına katılım gücünün aynı olmasını gerektirir.
Soruda geçen 'her iradenin bir birim sayılması' ifadesi katılımcıların etkisinin eşitlenmesini hedefler.
2
Seçmen niteliklerinden bağımsız olarak tek oy hakkı kullanımı ilkesiyle eşleştirme yapılır.
Nitelik farkı gözetmeksizin uygulanan sayısal eşitliğin 'eşit oy' olduğu saptanır.
Genel oy ilkesi seçme hakkının kapsamıyla (kimlerin seçebileceğiyle), eşit oy ilkesi ise oyun gücüyle (etkisiyle) ilgilidir.

Key Concept

Eşit Oy İlkesi
Estimated Time:50s
Question 51Question

19821982 Anayasası'nda düzenlenen sosyal devlet ilkesi, devletin toplumsal refahı artırmak, sosyal adaleti tesis etmek ve bireylerin insan onuruna yaraşır bir hayat sürmesini sağlamak amacıyla ekonomik hayata aktif bir şekilde müdahale etmesini öngörmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi devlete bu ilkeyi gerçekleştirmek üzere tanınan "sosyal devlet" araçları arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Kanuni hâkim güvencesinin anayasal olarak tesis edilmesi

Answer

Kanuni hâkim güvencesinin anayasal olarak tesis edilmesi
Kanuni hâkim güvencesinin sağlanması ifadesini içeren seçenek doğrudur çünkü bu kavram, kimsenin tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamamasını ifade eden bir 'hukuk devleti' güvencesidir. Sosyal devlet ise vergi adaleti, planlama, kamulaştırma ve sosyal güvenlik gibi araçlarla toplumdaki ekonomik dengesizlikleri gidermeyi hedefler.

Step-by-Step Solution

1
Sosyal devlet ilkesinin araçlarını belirlemek
Vergi adaleti, planlama, kamulaştırma, devletleştirme, sosyal haklar ve sosyal güvenlik gibi araçlar tespit edilir.
Sosyal devletin ekonomik ve toplumsal adaleti sağlamak için kullandığı somut yöntemlerin bilinmesi gerekir.
2
Hukuk devleti gerekleri ile sosyal devlet araçlarını karşılaştırmak
Kanuni hâkim güvencesinin idari yargı denetimi ve hukuki güvenlik ile birlikte hukuk devletinin bir gereği olduğu tespit edilir.
Seçenekler arasında yer alan ve sosyal müdahale değil, yargısal güvence niteliği taşıyan unsuru ayırt etmek gerekir.
3
Sosyal devlet araçları listesinden olmayan seçeneği işaretlemek
Kanuni hâkim güvencesi içeren seçenek elenir.
Hukuk devleti ilkesine ait bir kavramın sosyal devlet aracı olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılır.

Key Concept

Sosyal Devlet ve Hukuk Devleti araçlarının ayrımı
Estimated Time:1m 0s
Question 52Question

19821982 Anayasası'nda yer alan "sosyal devlet" ilkesi, devletin sosyal adaleti ve refahı sağlamak amacıyla ekonomik ve sosyal hayata aktif müdahalesini öngörür. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi sosyal devlet ilkesini gerçekleştirmek amacıyla kullanılan anayasal araçlardan biridir?

Show answer & explanation

Answer: Kamulaştırma ve devletleştirme usullerinin uygulanması

Answer

Kamulaştırma ve devletleştirme usullerinin uygulanması
Sosyal devlet, toplumsal adaleti tesis etmek için ekonomik hayata müdahale eden devlettir. Kamulaştırma ve devletleştirme, mülkiyet hakkına kamu yararı gerekçesiyle getirilen müdahaleler olup bu müdahalelerin temel amacı toplumun genel refahını ve sosyal adaleti sağlamaktır.

Step-by-Step Solution

1
Sosyal devlet ilkesinin tanımını analiz etme
Sosyal devlet; sosyal adaleti, refahı ve güvenliği sağlayan devlettir.
Soru kökündeki ilkenin amacını belirlemek doğru araçları seçmek için gereklidir.
2
Anayasal araçları sınıflandırma
Vergi adaleti, planlama, kamulaştırma, devletleştirme ve sosyal haklar (isteme hakları) sosyal devlet araçlarıdır.
Hangi kavramın hangi ilkeye hizmet ettiğini belirlemek için teknik bilgi gereklidir.
3
Seçenekleri karşılaştırma ve hukuk devleti araçlarını eleme
Yargısal denetim, kanuni hakim güvencesi ve yargı bağımsızlığı hukuk devleti araçları iken kamulaştırma bir sosyal devlet aracıdır.
Sosyal devlet ile hukuk devleti arasındaki kavramsal karışıklığı gidermek için karşılaştırma yapılır.

Key Concept

Sosyal Devletin Araçları
Question 53Question

1982 Anayasası'nın 2. maddesinde düzenlenen Cumhuriyetin temel niteliklerinden biri olan "insan haklarına saygılı devlet" ilkesi, 1961 Anayasası'ndaki "insan haklarına dayalı devlet" ibaresinden bilinçli bir terminolojik sapmayı ifade etmektedir.

Buna göre, 1982 Anayasası'ndaki bu kavram değişikliğinin hukuk doktrinindeki temel gerekçesi ve birey-devlet ilişkisine yansıyan hukuki niteliği aşağıdakilerden hangisinde en doğru şekilde tanımlanmıştır?

Show answer & explanation

Answer: 1961 Anayasası'ndaki hakları devletin meşruiyet kaynağı ve temeli yapan sübjektif yaklaşım yerine, hakları devlet otoritesi karşısında riayet edilmesi gereken bir sınır olarak kabul eden daha objektif ve otorite-hürriyet dengesini gözeten bir anlayışın benimsenmesi.

Answer

1982 Anayasası'ndaki 'saygılı' ifadesi, hakları devletin kaynağı (temeli) olmaktan çıkarıp, devletin riayet etmesi gereken bir sınır olarak gören yaklaşımı yansıtan seçenekte doğru tanımlanmıştır.
Doğru yanıt, 1961 Anayasası'ndaki hakları devletin temeli yapan anlayış ile 1982 Anayasası'ndaki hakları devlet için bir sınır olarak gören anlayış arasındaki farkı açıklayan ifadedir. 'Dayalı' ifadesi hakları devletin varlık sebebi yaparken, 'saygılı' ifadesi devletin varlığını önceler ancak bu varlığın insan hakları sınırına çarptığını kabul eder.

Step-by-Step Solution

1
1961 ve 1982 Anayasaları arasındaki kelime tercihini karşılaştırın.
1961 'dayalı' (temel/kaynak), 1982 'saygılı' (sınır/ödev) kavramlarını kullanmıştır.
Anayasa koyucunun ideolojik tercihini anlamak için terminolojik fark esastır.
2
Bu değişikliğin devlet-birey ilişkisindeki etkisini analiz edin.
1982 metni, devleti bireyin hakları üzerinde değil, hakları devletin faaliyetlerini sınırlayan birer dışsal değer olarak konumlandırmıştır.
Bu durum, 1982 Anayasası'nın daha devlet merkezli ve otoriteyi önceleyen felsefesiyle uyumludur.

Key Concept

1961 (Dayalı) vs 1982 (Saygılı) Ayrımı
Question 54Question

Sosyal devlet; bireyin sadece hukuki özgürlüğünü değil, aynı zamanda maddi ve manevi varlığını geliştirmesi için gerekli olan asgari hayat standardını ve ekonomik güvenceleri de sağlayan devlet modelidir. 19821982 Anayasası'nda bu ilkeyi hayata geçirmek amacıyla devlete çeşitli ödevler yüklenmiş ve devletin müdahale alanlarını belirleyen araçlar öngörülmüştür.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 19821982 Anayasası'nın "sosyal devlet" anlayışı kapsamında devlete tanıdığı araçlardan veya bu ilkenin anayasal uygulama özelliklerinden biri olarak değerlendirilemez?

Show answer & explanation

Answer: Hiç kimsenin, kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önünde yargılanamayacağı güvencesinin tesis edilmesi

Answer

Hiç kimsenin kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önünde yargılanamayacağı güvencesinin tesis edilmesi (Kanuni Hâkim Güvencesi), sosyal devletin değil, hukuk devleti ilkesinin bir aracıdır.
Doğru cevap olan ifade, Anayasa'nın 3737. maddesinde düzenlenen 'Kanuni Hâkim Güvencesi'dir. Bu ilke, kişilerin yargı organları karşısındaki hukuki güvenliğini sağlamayı amaçladığından 'Hukuk Devleti' ilkesinin temel bir gereğidir. Sosyal devlet ise toplumsal refahı ve adaleti sağlamak için ekonomik müdahalelerde bulunan (vergi adaleti, devletleştirme, planlama gibi) devlet modelidir.

Step-by-Step Solution

1
Sosyal devlet araçlarını tanımla
Sosyal devlet araçları; vergi adaleti, planlama, kamulaştırma, devletleştirme ve toprak reformu gibi ekonomik müdahale yöntemlerini içerir.
Anayasal ilkeler arasındaki görev ve araç ayrımını netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki kavramları anayasal maddelerle eşleştir
Mali güce göre vergilendirme (7373. md.), Devletleştirme (4747. md.), Planlama (166166. md.) ve Mali kaynaklarla sınırlılık (6565. md.) doğrudan sosyal devletle ilgilidir.
Yanlış olanın hangi ilkeye ait olduğunu saptamak için kavramsal analiz gereklidir.
3
Hukuk devleti araçlarını ayırt et
Kanuni hâkim güvencesi (3737. md.), idarenin yargısal denetimi ve hukuki güvenlik gibi unsurlar 'Hukuk Devleti' ilkesinin unsurlarıdır.
Sosyal devlet ile hukuk devleti arasındaki ayrımı (sosyal/ekonomik vs. yargısal/hukuki) netleştirmek sonucuna ulaştırır.

Key Concept

Sosyal Devlet ve Hukuk Devleti Araçlarının Ayrımı

Alternative Method

Soruyu çözerken seçenekleri 'Ekonomik Müdahale' (Sosyal Devlet) ve 'Yargısal/Hukuki Güvence' (Hukuk Devleti) olarak ikiye ayırmak en hızlı yoldur.
Estimated Time:1m 30s
Question 55Question

19821982 Anayasası’nın Cumhuriyetin temel niteliklerini düzenleyen 22. maddesinde yer alan "insan haklarına saygılı devlet" ilkesi, 19611961 Anayasası’ndaki "insan haklarına dayalı devlet" ibaresinden farklı bir felsefi yaklaşımı yansıtmaktadır. Bu iki ibare arasındaki kavramsal fark ve 19821982 Anayasası'nın öngördüğü devlet-birey ilişkisi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: "Saygılı" ifadesi, hakları devletin kurucu unsuru veya asli kaynağı olarak değil, devletin faaliyetleri sırasında riayet etmesi gereken dışsal bir sınır olarak konumlandırarak devlet otoritesini merkeze alan bir yaklaşımı yansıtır.

Answer

Saygılı ifadesi, hakları devletin kurucu unsuru değil, faaliyetleri sırasında uyması gereken bir sınır olarak konumlandırır.
Doğru yanıt olan seçenek, 19821982 Anayasası'nın hazırlık aşamasındaki felsefeyi yansıtmaktadır. "Dayalı" ibaresi hakları devletin meşruiyet kaynağı ve temeli yaparken; "saygılı" ibaresi hakları devletin egemenliğini kullanırken çarpışmaması gereken bir dış sınır (limitation) olarak tanımlar. Bu durum devlet otoritesinin haklardan önce geldiği bir anlayışı işaret eder.

Step-by-Step Solution

1
Terim karşılaştırması yapınız.
1961 Anayasası'ndaki 'dayalı' (human-centered) ile 1982 Anayasası'ndaki 'saygılı' (state-centered) ayrımı belirlendi.
Anayasa hukukunda bu kelime değişikliği, devletin haklara bakış açısındaki ideolojik kaymayı ifade eder.
2
Hukuki niteliği ve konumunu analiz ediniz.
İlkenin 2. maddede yer aldığı ve değiştirilemez olduğu teyit edildi.
Cumhuriyetin temel nitelikleri, anayasal hiyerarşinin en üstünde yer alan korunmuş ilkelerdir.

Key Concept

1982 Anayasası'nda İnsan Haklarına Saygılı Devlet İlkesi ve 1961 Farkı
Estimated Time:2m 30s
Question 56Question

1982 Anayasası’nın 2. maddesinde düzenlenen "hukuk devleti" ilkesi, devletin tüm eylem ve işlemlerinde hukuk kurallarıyla bağlı olduğu ve bireylerin hukuki güvenlik içinde yaşadığı bir düzeni ifade eder. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri olarak, doğrudan bireylerin yargısal süreçteki hukuki güvenliğini ve yargı yerinin önceden belirlenmişliğini koruma altına alan anayasal bir güvencedir?

Show answer & explanation

Answer: Kanuni hâkim güvencesinin sağlanması

Answer

Kanuni hâkim güvencesinin sağlanması
Kanuni hâkim güvencesi, hukuk devletinin vazgeçilmez bir unsurudur. Bu güvence, suç işlendikten veya uyuşmazlık doğduktan sonra o olaya özel mahkeme kurulmasını (tabii hâkim ilkesi ihlali) yasaklar. Böylece bireyler hangi fiilin hangi mahkemede yargılanacağını önceden bilirler, bu da hukuki belirlilik ve güvenliği sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Hukuk devleti ilkesinin kapsamını analiz et
Hukuk devleti; idarenin yargısal denetimi, yargı bağımsızlığı, hukuki güvenlik ve belirlilik gibi unsurları içerir.
Soruda istenen yargısal süreçle ilgili güvenceyi bulmak için ilkenin alt dallarını belirlemek gerekir.
2
Seçenekleri anayasal ilkelerle eşleştir
Milli gelir, vergi adaleti ve kamulaştırma 'sosyal devlet' ile; seçim ilkeleri ise 'demokratik devlet' ile ilgilidir.
Kavramsal sınırları belirleyerek hukuk devletine özgü olmayan unsurları elemek gerekir.
3
Yargısal güvenceyi tespit et
Kanuni hâkim güvencesi, yargı yerinin ve yetkisinin olaydan önce yasayla belirlenmesini sağlayarak bireye hukuki güvenlik sunar.
Doğrudan hukuk devleti ilkesinin subjektif unsuru olan hukuki güvenlik ve belirlilikle ilişkili tek seçenek budur.

Key Concept

Hukuk Devleti İlkesi ve Kanuni Hâkim Güvencesi

Practice More

İdarenin yargısal denetimine getirilen anayasal istisnaları (örneğin HSK kararları, Yaş kararlarının bir kısmı) inceleyerek hukuk devleti ilkesinin sınırlanabileceği durumları araştırın.
Estimated Time:1m 30s
Question 57Question

19821982 Anayasası'nın 22. maddesinde belirtilen 'sosyal devlet' ilkesi, devletin sosyal adaleti, refahı ve güvenliği sağlamak amacıyla ekonomik hayata aktif müdahalesini öngörür. Bu ilke, bireylerin insan onuruna yaraşır asgari bir hayat standardına sahip olmasını hedefler. Sosyal devletin bu amaçlara ulaşmak için kullandığı araçlar, devletin hukuksal işleyişini düzenleyen 'hukuk devleti' ilkesinin gereklerinden farklı bir amaca hizmet eder.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan sosyal devlet ilkesini hayata geçirmek amacıyla anayasal sistemimizde öngörülen araç veya yöntemlerden biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Hukuki belirlilik ilkesi gereği kanunların kural olarak yürürlüğe girmelerinden önceki olaylara uygulanmaması

Answer

Kanunların kural olarak geriye yürütülmemesi ilkesi, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olup sosyal devletin araçları arasında yer almaz.
Doğru cevap olan ifade, kanunların geçmişe yönelik uygulanmamasını öngörür ki bu durum 'Hukuki Güvenlik' ve 'Hukuki Belirlilik' ilkelerinin bir sonucudur. Bu ilkeler doğrudan 'Hukuk Devleti' ilkesinin gerekleri arasında yer alır. Sosyal devlet ise daha çok vergi adaleti, kamulaştırma, devletleştirme ve planlama gibi ekonomik müdahale araçlarını kullanır.

Step-by-Step Solution

1
Sosyal devlet kavramını tanımla.
Sosyal devlet; güçsüzleri güçlüler karşısında koruyan, gelir dağılımında adaleti sağlayan ve bireye asgari yaşam standardı sunan devlettir.
Soruda istenen 'sosyal devlet araçları'nın temel amacını belirlemek gerekir.
2
Anayasal araçları belirle.
19821982 Anayasası'na göre vergi adaleti (m.73m. 73), kamulaştırma (m.46m. 46), devletleştirme (m.47m. 47), planlama (m.166m. 166) ve sosyal güvenlik hakları (m.60m. 60) bu ilkenin araçlarıdır.
Seçeneklerdeki ifadelerin anayasal dayanaklarını kontrol etmek gerekir.
3
Hukuk devleti araçları ile karşılaştır.
Kanunların geriye yürümezliği, idarenin yargısal denetimi ve kanuni hakim güvencesi gibi unsurlar 'Hukuk Devleti'nin gerekleridir.
Sosyal devletin aktif müdahale araçları ile hukuk devletinin prosedürel güvencelerini ayırt etmek gerekir.

Key Concept

Sosyal Devlet Araçları vs. Hukuk Devleti Gerekleri
Estimated Time:1m 30s
Question 58Question

1982 Anayasası'nın 176176. maddesi dikkate alındığında, "Başlangıç" metninin hukuki statüsü ve bu metinde yer alan temel ilkelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Başlangıç metni anayasa metnine dahildir ve metinde "Atatürk Milliyetçiliği" ile "Milli Egemenlik" ilkelerine açıkça yer verilmiştir.

Answer

Başlangıç metni anayasa metnine dahildir ve metinde Atatürk Milliyetçiliği ile Milli Egemenlik ilkelerine açıkça yer verilmiştir.
1982 Anayasası'nın 176176. maddesi, 'Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmı, Anayasa metnine dahildir' hükmünü içerir. Bu metin içerisinde Atatürk Milliyetçiliği, Milli Egemenlik, Hürriyetçi Demokrasi ve Kuvvetler Ayrılığı gibi temel anayasal prensipler açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle Başlangıç metninin hem anayasal bir metin olduğu hem de belirtilen ilkeleri içerdiği ifadesi doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Anayasanın 176176. maddesini analiz etmek.
Başlangıç metninin anayasa metnine dahil olduğu tespit edilir.
Sorunun hukuki statü kısmını belirlemek için ilgili madde hükmüne bakılmalıdır.
2
Başlangıç metninin içeriğini incelemek.
Metinde Atatürk Milliyetçiliği, Milli Egemenlik ve Hürriyetçi Demokrasi gibi ilkelerin bulunduğu görülür.
Metnin barındırdığı ideolojik ve hukuki temelleri doğrulamak gerekir.

Key Concept

1982 Anayasası Başlangıç Metni ve Madde 176

Practice More

Anayasanın 2. maddesinde sayılan Cumhuriyetin nitelikleri ile Başlangıç metninde vurgulanan ilkeler arasındaki farkları karşılaştırınız.
Estimated Time:45s
Question 59Question

Hukuk devleti ilkesinin vazgeçilmez bir unsuru olan "hukuki güvenlik ilkesi" uyarınca, yasama organının takdir yetkisi "kazanılmış haklara saygı" ilkesiyle sınırlandırılmıştır. Anayasa Mahkemesi içtihatlarında "gerçek geriye yürüme" ve "gerçek olmayan geriye yürüme" ayrımı yapılarak, hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil eden durumlar belirlenmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi "gerçek geriye yürüme" kapsamında değerlendirildiği için hukuk devleti ilkesine aykırı bir uygulama olarak kabul edilir?

Show answer & explanation

Answer: Tamamlanmış ve hukuki sonuçlarını tamamen doğurmuş bir işleme, sonradan yürürlüğe giren bir kanun hükmünün uygulanarak kişinin statüsünün geriye dönük olarak aleyhe değiştirilmesi

Answer

Tamamlanmış ve hukuki sonuçlarını tamamen doğurmuş bir işleme, sonradan yürürlüğe giren bir kanun hükmünün uygulanarak kişinin statüsünün geriye dönük olarak aleyhe değiştirilmesi
Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan hukuki güvenlik, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını zorunlu kılar. Yasaların geriye yürümemesi ilkesi uyarınca, tamamlanmış ve tüm hukuki sonuçlarını doğurmuş bir durumun yeni bir kanunla kişi aleyhine değiştirilmesi 'gerçek geriye yürüme' teşkil eder ve bu durum Anayasa'nın 22. maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırıdır.

Step-by-Step Solution

1
Gerçek geriye yürüme kavramını tanımla
Bir kanunun, yürürlüğe girmesinden önce tamamlanmış ve hukuki sonuçlarını doğurmuş olaylara uygulanmasıdır.
Hukuki güvenlik ilkesi, bireylerin geleceği öngörebilmesini gerektirir.
2
Kazanılmış hak (vested right) ile beklenen hak (expected right) ayrımını yap
Kazanılmış hak, tüm şartları gerçekleşmiş haktır; beklenen hak ise henüz şartları tamamlanmamış bir umuttur.
Hukuk devleti sadece kazanılmış hakları mutlak korur; beklenen haklar kamu yararı için değiştirilebilir.
3
Seçenekleri bu ayrım çerçevesinde değerlendir
Kesinleşmiş statüleri bozan düzenleme 'gerçek geriye yürüme'dir; henüz tamamlanmamış süreçleri (emeklilik yaşı gibi) etkileyenler ise 'gerçek olmayan'dır.
Hukuk güvenliğinin asıl sınırı 'tamamlanmışlık' kriteridir.

Key Concept

Hukuki Güvenlik ve Geriye Yürüme Yasağı

Practice More

İdarenin mali sorumluluğu (hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk) ile hukuk devleti ilişkisini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 60Question

1982 Anayasası’nın "Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakları" başlıklı 67. maddesinde düzenlenen seçim esasları ve demokratik devlet ilkesinin sınırları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ceza infaz kurumlarında bulunan tüm tutuklu ve hükümlüler, seçimlerin dürüstlüğü ve güvenliğini sağlama amacıyla oy kullanma hakkından mahrum bırakılmışlardır.

Answer

Ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklular ile taksirli suçlardan hüküm giyen hükümlülerin oy kullanma hakkından mahrum bırakıldığını savunan ifade yanlıştır.
1982 Anayasası'nın 67. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden sadece kasıtlı suçlardan hüküm giyenler oy kullanamaz. Taksirli suçlardan hüküm giyenler ile hiçbir suçtan henüz hüküm giymemiş olan tutuklular oy kullanma hakkına sahiptir. Dolayısıyla cezaevindeki 'tüm' tutuklu ve hükümlülerin yasaklı olduğunu belirten ifade hukuken hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa'nın 67. maddesindeki oy kullanma yasaklarını incele.
Silah altındaki er/erbaşlar, askeri öğrenciler ve hükümlüler (taksirli suçlar hariç) oy kullanamaz.
Genel oy ilkesinin anayasal sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Tutukluların hukuki durumunu analiz et.
Anayasa metninde tutuklulara yönelik bir oy kullanma yasağı bulunmamaktadır.
Masumiyet karinesi ve anayasal hakların dar yorumlanması gereği tutukluların seçmen hakları korunur.
3
Taksirli suçlardan hüküm giyenlerin durumunu değerlendir.
Anayasa, taksirli suç hükümlülerini açıkça yasak kapsamı dışında tutmuştur.
İlgili madde metnindeki parantez içi hüküm ('taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç') bu istisnayı netleştirir.

Key Concept

Genel Oy İlkesi ve Anayasal Kısıtlamalar

Practice More

Seçimlerin yargısal denetimi ve Yüksek Seçim Kurulu'nun yapısını (7 asıl, 4 yedek üye) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 3 / 9Next
1982 Anayasası'nın Temel İlkeleri Practice Questions — KPSS Kamu Yönetimi — Page 3 | Examkin